(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2012/16357 E. , 2013/8181 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İtirazın iptali Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabul
**(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2012/16357 E. , 2013/8181 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İtirazın iptali Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Davacı vekili, dava dilekçesinde, kira sözleşmesine kefil olan davalının kira alacağının tahsili için yapılan icra takibine itiraz ettiğini, itirazın haksız olduğunu, kiracı tarafından 01.10.2008 tarihinde kira sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile icra inkar tazminatının hüküm altına alınmasını istemiştir. Davalı vekili ise, davanın süresinde açılmadığını, sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğunu, kiracının ölümü nedeniyle kefalet ilişkisinin sona erdiğini bildirerek davanın reddini savunmuştur. Takipte dayanılan ve hükme esas alınan 01.06.2008 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli kira sözleşmesi hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmeyi ... kiracı, davalı ... ise müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzalamışlardır. Takibin kiracının ölümü nedeniyle mirasçıları ... ve ... ile davalı kefil aleyhine yapıldığı anlaşılmıştır. Yapılan bu takipte aylık 2.750-TL'den 2008 Ekim-Kasım-Aralık aylarına ilişkin kira bedellerinin tahsili istenmiştir. Ödeme emri davalı kefil ...'e 30.12.2009 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı ... 07.01.2010 tarihli itirazında kira sözleşmesinin 01.10.2009 tarihinde feshedilerek karşı tarafa bildirildiğini, takibin mükerrer yapıldığını, kiracının Ağustos 2008 tarihinde öldüğünü, sözleşmenin sona erdiğini, taşınmazın 3.kişiye kiraya verildiğini belirterek itiraz etmiş ve bu itirazını yargılama sırasında da yinelemiştir. İcra takibi önce ... 3. İcra Müdürlüğü'nde başlatılmış, yetki itirazı üzerine daha sonra ... İcra Müdürlüğü'nde takibe devam edilmiş olması nedeniyle aynı alacak için mükerrer takibin bulunmadığı, dava tarihi itibariyle davanın asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılmasının usule aykırı olmadığı, kiracının ölümü nedeniyle kiracılık ilişkisinin kiracının mirasçıları ile devam ettiğinden davalının bu yöndeki savunmalarına itibar edilmeyerek işin esasının incelenmesinde bir usulsüzlük görülmemiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü, kiralananın hangi tarihte tahliye ve teslim edildiği noktasında toplanmıştır. Davacı kendilerine yasal anahtar teslimi yapılmadığını, kiralananın tasarrufunu Kasım ayı ortalarında ele geçirdiklerini ileri sürmüş, davalı ise sözleşmenin feshedildiğinin davacıya bildirildiği 01.10.2008 tarihinde anahtarın teslim edildiğini bildirmiştir. Kiralananın tahliye edilerek anahtarın davacı kiraya verene teslim edildiğini kanıtlama yükü davalıya aittir. Davalının bu durumu, dairemizin yerleşik içtihatlarına göre yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. Davalı tahliye ve anahtar teslimini yazılı belge ile kanıtlayamadığından, 21.03.2011 tarihli delil listesinde sair delillere dayandığı gözetilerek, sair deliller arasında yemin delili de bulunduğundan, davalının davacıya anahtar teslimi yönünden yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak anahtar teslim tarihinin belirlenmesi, yemin teklif edilmemesi durumunda davacının beyan ettiği tahliye tarihinin esas alınması gerekir. Davacı vekili 14.02.2012 tarihli oturumundaki beyanda kiralananı 2008 Kasım ayı ortalarında teslim aldıklarını beyan etmiştir. Ay ortası ibaresinin ayın 15'ini ifade ettiği gözetilerek, tahliye tarihinin 15.11.2008 tarihi olduğunun kabulü gerekir. Tahliye tarihi bu şekilde belirlendikten sonra, davalının sorumluluğunun tahliye tarihine kadar olan kira parasından, tahliye tarihinden sonra da kiralananın yeniden aynı şartlarla kiraya verilebileceği makul süre kirası olduğu gözetilerek sonuca gidilmelidir. Bu nedenlerle, kiralananın hangi tarihte tahliye ve teslim edildiği yöntemince belirlenerek, davalının bu tarihe kadar kira parasından ve bu tarihten sonra erken tahliye nedeniyle makul süre kirasından sorumlu olduğu benimsenerek, oluşacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır. Kabule göre de, mahkemece hüküm altına alınan bir aylık makul süre kirası, mahallinde keşif yapılarak bilirkişi raporuyla belirlendiğine göre, ortada likit bir alacağın varlığından söz edilemeyeceğinden, icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi hatalı olmuştur. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin temyiz itirazının incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 08/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.