11. Ceza Dairesi 2017/11913 E. , 2020/6052 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte fatura düzenleme, defter ve belge gizleme HÜKÜM : Mahkumiyet ... Vergi Dairesi Başkanlığı‘nın 24.08.2010 tarih ve 3364 sayılı mütalasına uygun olarak düzenlenen ... Cumhuriyet Başsavcılığı‘nın 2010/9501 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında 2008 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan açılan kamu davası ile ilgili hüküm kurulmadığı anlaşılmakla, 2008 takvim yılında sahte …
**11. Ceza Dairesi 2017/11913 E. , 2020/6052 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte fatura düzenleme, defter ve belge gizleme HÜKÜM : Mahkumiyet ... Vergi Dairesi Başkanlığı‘nın 24.08.2010 tarih ve 3364 sayılı mütalasına uygun olarak düzenlenen ... Cumhuriyet Başsavcılığı‘nın 2010/9501 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında 2008 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan açılan kamu davası ile ilgili hüküm kurulmadığı anlaşılmakla, 2008 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan mahkemesince hüküm kurulması mümkün görülmüştür. 1- 2009 ve 2010 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarından kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın temyiz talebinin incelenmesinde; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.11.2018 tarihli 2018/427 Esas ve 2018/517 Karar sayılı ilamı ile sahte fatura düzenleme ve kullanma suçlarında suça konu faturaların, 213 sayılı VUK'nin 230. maddesine göre yalnızca unsurlarının tespiti amacıyla incelenmesinde zorunluluk bulunmadığının anlaşılması karşısında, tebliğnamedeki bu yönde bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiş, 2009 ve 2010 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarından açılan kamu davalarında, her bir takvim yılında işlenen sahte fatura düzenleme suçlarının birbirinden ayrı ve bağımsız suçları oluşturduğu, her takvim yılı için ayrı ayrı hüküm kurulması, ayrıca aynı takvim yılına ait birden fazla fatura düzenlenmesi hâlinde zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden ve hangi takvim yılından hüküm kurulduğu da belirtilmeksizin, sanığın eylemi tek suç kabul edilerek ve zincirleme suç hükümleri de uygulanmayarak eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni sayılmamış, 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışılarak değerlendirildiği, fiillerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı, incelenen dosyaya göre kurulan hükümlerde eleştiriler dışında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmış, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan, hükümlerin ONANMASINA, 2- Defter ve belge gizleme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın temyiz talebinin incelenmesinde; Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;