10. Hukuk Dairesi 2017/3294 E. , 2017/8520 K. "" Mahkemesi :İş Mahkemesi Davacı, almakta olduğu ölüm aylığının iptaline ilişkin Kurum işleminin iptalini, ödenmeyen aylıkların ödenmesini,yeniden aylık bağlanmasını ve borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tar…
**10. Hukuk Dairesi 2017/3294 E. , 2017/8520 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi Davacı, almakta olduğu ölüm aylığının iptaline ilişkin Kurum işleminin iptalini, ödenmeyen aylıkların ödenmesini,yeniden aylık bağlanmasını ve borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Dava; davacının aldığı ölüm aylığını, 5510 sayılı Kanunun 56/2 fıkrası uyarınca iptal eden kurum işleminin iptali ile davacının Kuruma borcu olmadığının tespiti, ödenmeyen aylıkların ödenmesi,yeniden aylık bağlanması istemine ilişkindir. Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının murisinin 09.01.2005 tarihinde öldüğü ve davacının 22.04.2005 tarihinde anlaşmalı olarak boşandığı, kontrol memuru tarafından tutulan 09.01.2015 tarihli raporda; "davacının boşanmış olduğu eşi ile aynı adreste birlikte yaşadığı, bu nedenle hak sahipliğinin 5510 sayılı Kanun’un 5754 sayılı Kanun’la yürürlüğe giren 56. maddesi fıkrası kapsamında iptal edilmesi, aylıkların 01.10.2008 tarihinden kesilmesi, ödenen tutarlar içinde aynı Kanun’un 96. maddesine istinaden işlem yapılması kanaatine varıldığının" belirtildiği, Kadir Cengiz tarafından verilen imzalı ihbar dilekçesi üzerine başlatılan bu bu idari soruşturmada, 7.1.2015 tarihinde mahallinde yapılan soruşturma sonucu oluşturulan raporda “boşandıktan sonra 18.02.2007 tarihinden itibaren nüfusta aynı adreste oturmaya devam ettikleri, aile hekimliği kayıtlarına göre davacı ve dava dışı eski eşin aynı adreste gözüktükleri, 16.12.2014 tarihli zabıta araştırmasına göre birlikte yaşadıklarının tespit edildiği” gerekçelerine dayandığı görülmüştür. Davanın, yasal dayanağı 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 56'ncı maddesinin ikinci fıkrasıdır. Fıkrada “Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar, 96'ncı madde hükümlerine göre geri alınır.” düzenlemesine yer verilmiştir. Anılan madde 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 5510 sayılı Yasanın 56 maddesinin Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne yapılan 2009/86 Esas numaralı başvurunun, 28.04.2011 tarihinde verilen karar ile reddedilmiştir.