6. Hukuk Dairesi 2022/1122 E. , 2023/1385 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi EK KARAR TARİHİ : 06.12.2021 SAYISI : 2017/477 E., 2021/53 K. DAVALILAR : 1- ... Mirasçıları a) ... b) ... c)... d) ... e) ... (kendi adına asaleten çocukları ...ve ... 'ya velayeten) vekili Avukat ... 2-... vekili Avukat ... 3- ... Yapı Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. vekili Avukat ... FERİ MÜDAHİLLER : 1- ... İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. 2- ... Konakları Site Yönetimi vekili Avukat ... DAHİLİ DAVALILAR
**6. Hukuk Dairesi 2022/1122 E. , 2023/1385 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi EK KARAR TARİHİ : 06.12.2021 SAYISI : 2017/477 E., 2021/53 K. DAVALILAR : 1- ... Mirasçıları a) ... b) ... c)... d) ... e) ... (kendi adına asaleten çocukları ...ve ... 'ya velayeten) vekili Avukat ... 2-... vekili Avukat ... 3- ... Yapı Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. vekili Avukat ... FERİ MÜDAHİLLER : 1- ... İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. 2- ... Konakları Site Yönetimi vekili Avukat ... DAHİLİ DAVALILAR : 1-... vekili Avukat ... 2-... vekili Avukat ... ve diğer 46 kişi TEREKE İDARE MEMURLARI : ... vekili Avukat ... TEREKE İDARE MEMURU : ... TEMSİLCİ : ... DAVA TARİHİ : 12.01.2007 HÜKÜM/KARAR : Ret Taraflar arasında görülen tapu iptal tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı, davacı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda 11.04.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.. Belli edilen günde davacı vekili avukat ... ile davalı ... mirasçıları vekili avukat ..., davalı ... Yapı San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili avukat ... , davalı ... vd. vekili Av. ..., tereke temsilcisi ... ve dahili davalı ... 'nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı arsa sahibi şirket ile davalılardan yüklenci ... Yapı San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında 16.01.1996 tarihinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşmeyi davacı arsa sahibi şirket adına ... ile davalı ..., yüklenici şirket adına da davalı ...’ın imzaladığını, davalı ...’nın davacı şirketteki hisselerini 30.01.1996 tarihinde devrederek davacı şirketin ortaklığından ayrıldığını, bu tarihten sonra, şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili müdür ...’nın iradesine aykırı olarak, sözleşmeye konu davacı şirkete ait arsanın devri konusunda sahte vekaletname düzenlenerek, arsanın davalı ...’ya devredildiğini, bu hususta alınan ortaklar kurulu kararında ...’nın imzasının taklit edildiğini, ... ortak olmadığı halde ortakmış gibi imza attığını, akabinde sözleşmeye konu parsellerin davalı ... tarafından davalı yüklenici şirkete, yüklenici şirketten de diğer bir davalı ...’a devredildiğini, söz konusu devirlerin geçersiz olduğunu, arsanın tamamı yüklenici şirkete devredilerek arsa sahibi şirketten mal kaçırıldığını, davalılar arasındaki ilişkilerin muvazaalı olduğunu ileri sürerek, ... pafta 708 parsel sayılı arsa üzerinde davalı ... adına kayıtlı toplam 6610/11650 oranına karşılık gelen bağımsız bölümlerin tapu kayıtlarının iptali ile davacı şirket adına tescilini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı şirket müdürü ... tarafından vekaletname ile parsellerin müvekkiline devredildiğini, müvekkili tarafından da yüklenici şirkete devredildiğini, yüklenici şirketin arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı olarak parsel üzerine 24 adet villa inşaa ettiğini, bu villalardan 8 tanesinin müvekkiline diğerlerinin yüklenici şirkete ait olduğunu, müvekkilinin iyiniyetle kendisine ait 8 villadan 3 tanesini ve 261.000,00 TL’yi ...’ya verdiğini, davanın haksız ve kötüniyetli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. 2.Davalılar ... ve ... Yapı San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin onayı olmadan sözleşmeye konu parsellerin davacı şirket tarafnıdan, ...’ya satıldığını, bunun üzerinde bedelini ödeyerek söz konusu parselleri adı geçenden satın aldıklarını, daha sonra başka parseller ile tevhid ederek inşaatları tamamladıklarını, taşınmazların maliki olan ... adına kat irtifakı tesis edildiğini, müvekkillerinin, davacı ile yaptıkları arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tüm edimlerini yerine getirdiklerini, tapu devirlerinde usulsüzlük bulunmadığını, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca davacı şirkete devredilmesi kararlaştırılan 11, 12, 17, 18, 19, 20, 22 ve 23 no.lu villardan davacı şirket yetkilisi ...’ya yıllardır tüm inşaat aşamasında gelip görüp beğendiği 17, 18 ve 22 no.lu villaların devredildiğini, diğer 5 villaya ilişkin olarak ... ile aralarında ihtilaf çıktığından işbu davanın açıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 19.12.2013 tarihli ve 2017/17 Esas, 2013/685 Karar sayılı kararı ile davacı şirket ile davalı ... Yapı San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin 16.01.1996 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin tarafı oldukları, eldeki davada bu sözleşmenin geçersizliğinin ya da feshinin talep edilmediği, sözleşmeye konu parsellerin, arsa sahibi şirketin eski ortağı ... tarafından gerçekleştirilen bir takım usulsüz işlemler ile davalı yüklenici şirkete ve ondan da yüklenici şirket yetkilisi ...’a devredildiği sabit ise de yüklenici şirketin sözleşmeyi konu parselleri başka parseller ile tevhid ederek 48 adet villa inşa ettiği, bu villalardan 3 tanesini davacı şirket yetkilisi ...’ya 13.11.2006 tarihinde tapuda devrettiği, 16.01.1996 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin tarafı olan davacı arsa sahibi şirketin, yapılan tüm bu işlemlere ve inşaata zimnen muvafakat ettiğinin kabulü gerektiği, zira bu zamana kadar sözleşmenin feshinin veya geçersizliğinin ileri sürülmediği, yapılan tüm işlemlerin sözleşmenin ifasına yönelik olduğu, bu aşamadan sonra tapudaki devirlerin yoklukla malul olduğunu ileri sürmenin TMK’nın 2. maddesi hükmüne aykırı olacağı, tapuların iptaline karar verilmesinin uygulamada bir fayda sağlamayacağı, ayrıca davalıların eylem birliği içerisinde olduğunun ispat edilemediği, davacı şirketin 16.01.1996 tarihli sözleşmeye dayalı hakları için ayrıca dava açabileceği, yine aynı şekilde davalı ...’nın eylemleri nedeniyle uğradığı zararları var ise bunlar için de adı geçene karşı dava açabileceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalılardan ... vekillerince temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 13.10.2016 tarihli ve 2015/6490 Esas, 2016/4519 Karar sayılı kararıyla, sözleşmeye konu parsellerin, başka parseller ile tevhid edildiği, üzerine villalar yapılarak kat irtifakı tesis edildiği ve bir kısım bağımsız bölümlerin davada yer almayan üçüncü kişilere devredildiği, dava konusu talebin niteliğine göre, tapuda malik olarak görünen kişilerin de davada taraf olarak yer almalarının sağlanması ve taraf teşkili tamamlandıktan sonra işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek re’sen bozulmuş, davalılardan ... vekilinin temyiz itirazları reddedilmiş, bozma nedenine göre davacı şirket vekilinin temyiz itirazları incelenmemiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma kararı gereğince diğer tapu maliklerinin davaya dahil edildiği, davacı tarafın 16.01.1996 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geçersizliğini ya da feshini istemediği, kendi yükümlülüklerini de ne şekilde yerine getirdiğini izah etmediği, sözleşmeye konu parsellerin bir takım usulsüz işlemlemler ile yükleninci şirkete devredildiği, bu durumda tescilin yolsuz olduğu kabul edilebileceği, ancak devreden ve devralan kişilerin 16.01.1996 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin tarafı oldukları, davacı şirketin bu sözleşmenin akibetini neden araştırmadığını açıklamadığı, parsellerin devri sonrası tevhid ile oluşan yeni parselde yüklenici şirketin 48 adet villa inşa ettiği, bunlardan 3 tanesinin de davacı arsa sahibi şirket yetkilisine 13.11.2006 tarihinde devredildiği, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin tarafı olan davacı arsa sahibi şirketin, yapılan tüm bu işlemlere ve inşaata zimnen muvafakat ettiğinin kabulü gerektiği, yapılan bu işlemlerin sözleşmenin ifasına yönelik olduğu, bu aşamada tapu devirlerinin geçersiz olduğunun ileri sürülmesinin TMK’nın 2. maddesindeki kural ile bağdaşmayacağı, ayrıca davalıların eylem birliği içerisinde olduğunun ispat edilemediği, tapuların iptaline karar verilmesinin uygulamada bir fayda sağlamayacağı, davacı şirketin 16.01.1996 tarihli sözleşmeye dayalı hakları için ayrıca dava açabileceği, yine aynı şekilde davalı ...’nın eylemleri nedeniyle uğradığı zararları var ise bunlar için de adı geçene karşı dava açabileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz başvuru dilekçesinde; davalı ...’nın sahte vekaletnameye ve ortaklar kurulu kararına dayalı olarak sözleşmeye konu parselleri davalı şirkete devrettiğini, söz konusu belgelerin sahteliğinin mahkeme kararları ile sabit olduğunu, şirketin taşınmazlarını hukuka aykırı olarak ele geçirdiğini, davalı adına oluşturulan tescilin yolsuz olduğunu, öte yandan, inşaatları davalı yüklenici şirketin yapmadığını, davalı ...’ın ayrı arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesiyle işi dava dışı ... ,...A.Ş. isimli şirkete verdiğini, yapılan imalat karşılığı davalı ...’ye 8 adet daire verildiğini, tescillerin yolsuz olduğunu, mülkiyet hakkını geçirmediğini, tapudaki tedbir kararına rağmen daire satın alanları iyiniyet iddiasında bulunamayacağını, ...’nın 3 adet villayı bedelini ödeyerek iktisap ettiğini, davalıların birlikte hareket ederek haksız kazanç sağladıklarını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2. maddesi atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428, 438/7,8,9. maddeleri ile 439/2. maddesi 3. Değerlendirme 1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesinin atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439/2. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Yargıtay duruşmasında vekili hazır bulunan, davalılar ... mirasçıları, davalı ... Yapı San. ve Tic. Ltd. Şti., davalı ... vd. yararına takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin, davacıdan tahsili ile adı geçen davalılara ödenmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 11.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.