10. Hukuk Dairesi 2017/5129 E. , 2018/1263 K. "" Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, aksine kurum işleminin iptali ile meslek hastalığı nedeniyle meslekte kazanma gücü kaybı oranının tespiti ile 12.11.2008 tarihinden itibaren gelir bağlanması ile işleyen faizleri ile birlikte davalı kurumdan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, bozmaya uyularak ilamında belirtildiği şekilde, davanın kabulüne, davacının 12.11.2008 tarihinde tespit edilen meslek hastalığı nedeniyle iş göremezlik o…
**10. Hukuk Dairesi 2017/5129 E. , 2018/1263 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, aksine kurum işleminin iptali ile meslek hastalığı nedeniyle meslekte kazanma gücü kaybı oranının tespiti ile 12.11.2008 tarihinden itibaren gelir bağlanması ile işleyen faizleri ile birlikte davalı kurumdan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, bozmaya uyularak ilamında belirtildiği şekilde, davanın kabulüne, davacının 12.11.2008 tarihinde tespit edilen meslek hastalığı nedeniyle iş göremezlik oranının %13,2 olduğunun tespiti ile birlikte 12.11.2008 tarihini takip eden aybaşından itibaren maluliyet aylığı bağlanması gerektiğinin ve her bir aylığın hak ediş tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili gerektiğinin tespitine, karar verilmiştir. Hükmün, davalı Kurum ile davalı işveren avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalılar avukatlarının, sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Eldeki davada; davacının işverene karşı açtığı tazminat dosyasının yargılaması sırasında alınan Adli Tıp Genel Kurulu raporunun dikkate alınması suretiyle karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamakta ise de, 14.01.1954-25.12.1980 tarihleri arası geçen 506 sayılı Yasa kapsamındaki çalışmaları nedeniyle yaşlılık aylığı aldığı anlaşılan davacı hakkında, 5510 sayılı Kanunun 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve “Aylık ve gelirlerin birleşmesi” başlıklı 54. maddenin “c” bedinde yer alan “Malûllük, yaşlılık, ölüm sigortaları ve vazife malûllüğü ile iş kazası ve meslek hastalığı sigortasından hak kazanılan aylık ve gelirler birleşirse, sigortalıya veya hak sahibine bu aylık veya gelirlerden yüksek olanın tamamı, az olanın yarısı, eşitliği halinde ise iş kazası ve meslek hastalığından bağlanan gelirin tümü, malûllük, vazife malûllüğü veya yaşlılık aylığının yarısı bağlanır.” Hükmünün de dikkate alınması suretiyle bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. 3-Diğer taraftan, Mahkemelerce verilen hükümlerin Hukuk Muhakemeleri Yasası'nın 294 ve 297. maddelerinde tanımlanan unsurları taşıması ve “…taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi…” yönündeki hükümlerinin kararın yazımında dikkate alınması gerekli olup; Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ise de, bağlanacak aylıkların yasal 3 aylık kurum işlem süresi dikkate alınarak işleyecek yasal faiz ile birlikte denilerek, faiz başlangıcının hangi tarih olduğu açıkça belirtilmeden, infazda tereddüt oluşturacak şekilde, hüküm kurulması isabetsizdir.