İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 15/01/2026 YAZIM TARİHİ : 15/01/2026 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/06/2022 tarih ve 2020/598 Esas, 2022/587 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda; İDDİALARIN ÖZETİ : Davacı vekili dava…
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/2163 KARAR NO : 2026/52 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 03/06/2022 NUMARASI : 2020/598 Esas 2022/587 Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ...- DAVALI : ... -.. DAVANIN KONUSU : Alacak İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 15/01/2026 YAZIM TARİHİ : 15/01/2026 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/06/2022 tarih ve 2020/598 Esas, 2022/587 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda; İDDİALARIN ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı ile müvekkili şirketin ... Bayi/Distribütörü (... Meşrubat Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti.) kanalı ile taraflar arasında 01.04.2019 tarihli sözleşme imzalandığını, sözleşmenin 2. maddesinde işletici iş yerinde şirketin yetkilendirmiş olduğu bayi ve distribütör vasıtasıyla dağıtımını yaptığı bira ürünlerini tüketici taleplerine uygun, düzenli ve süreklilik arz edecek şekilde satın almayı müşteri talebini karşılayacak şekilde etkin olarak bulundurmayı ve satmayı kabul ve taahhüt ettiğini, taraflar arasında yapılan bu sözleşmenin 12. maddesinde davalı iş yerinin açılmasına veya işletilmesine katkıda bulunmak ve iş yerindeki ticari faaliyetlerini arttırmak amacıyla müvekkili şirket kanalı ile sözleşmeye bağlı olarak davalıya 16.000,00.TL katkı payı ödenmesi yönünde mutabakata varıldığını, davalı tarafa katkı payı ödendikten sonra sözleşme hükümlerine aykırı davranarak ticari ahlaka uygun olmayan bir davranış sergilediğini ve Eylül 2019 tarihi itibariyle tamamen müvekkili şirketten mal/ürün almadığını ve sözleşmenin 2. maddesini ihlal ettiğini belirterek ödeme tarihinden itibaren Merkez Bankası tarafından uygulanan avans işlemlerindeki güncel faiz oranı üzerinden hesaplanacak ticari faizi ile birlikte 16.000,00.TL katkı payının davalıdan tahsilini ayrıca sözleşmenin 20.maddesi gereği 16.000,00 TL cezai şarta hak kazandığını iddia ederek davalıdan 32.000,00 TL talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; kendisinin öncesinden davacının müşterisi olduğunu, hakkında açılan davada davacının ... bayisi olan ... Meşrubatın 01.04.2019 tarihli sözleşme akdedildinin söylendiğini, ancak sözleşmenin 2 maddesinde bayi vasıtasıyla dağıtım yaptığı bira ürünlerini tüketiciye arz edecek şekilde satın almaya, bulundurmaya ve satmayı kabul ettiğini, bu anlaşma ile 16.000,00.TL katkı payı ödenmesine karar verildiğini ve ödendiğini, davacının hiç satış yapmadan sözleşmeyi ihlal etti denilmekte ise de kendisinin Eylül 2019 tarihine kadar bu anlaşmanın hükümlerini yerine getirdiğini, satışı yaptığını ve yapmaya da devam ettiğini, Eylül 2019 tarihinden itibarende kiracısı bulunduğu iş yeri mülkiyet sahibinin iş yerini tahliye edip kendisine teslim etmesini istemesi üzerine Eylül 2019 tarihi itibariyle iş yerini kapatıp mülkiyet sahibine teslim etmek zorunda kaldığını, bu durumu gerek Maliyeye, gerekse SGK ya iş terkini (işi bıraktığını) bildirdiğini, covit 19 hastalığı nedeni ile de başka bir iş yeri bulamadığını, sözleşmeyi ihlal etmediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/06/2022 tarih ve 2020/598 Esas, 2022/587 Karar sayılı kararı ile; TTK m.18/3 gereğince tacirler arasında, diğer tarafın temerrüte düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılacağının düzenlendiğini, dava dilekçesi ve eklerinde davacı tarafından davalının sözleşmeyi ihlali nedeniyle feshine ilişkin herhangi bir beyan ve TTK m.18/3'te belirtilen bir ihbarın bulunmadığını, buna göre sözleşmenin davacı tarafça usulüne uygun şekilde feshedilmemiş olduğunu, sözleşmenin dava tarihi itibariyle ayakta olduğu, bununla birlikte sözleşmenin 12. maddesinde yapılan katkının iş yerindeki ticari faaliyetin arttırılması, pazarlama ve satış harcamalarına destek olmak amacıyla aktarıldığını, sözleşme süresince bir defaya mahsus olmak üzere ve her hangi bir hedefe yahut rakip ürünlerin satılması koşuluna bağlı olmaksızın katkının ödeneceği kararlaştırılmış olup, sözleşmenin feshedilmemesi nedeniyle bu katkının istenilemeyeceğinin kabulü gerektiği (Yargıtay Hukuk 19. Dairesinin 10.10.2017 tarih, 2016/9217 E ve 2017/6767 K.), cezai şarta talebi yönünden ise sözleşmede belirlenen cezai şartın seçimlik cezai şart olduğunu, zira borçlunun borcunu sözleşmeye uygun olarak ifa etmemesi, özellikle edimin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesine bağlı olarak kararlaştırıldığı ve aynen ifadan da vazgeçildiğini, bundan başka sözleşmenin 20. maddesinde de ceza şartın işleticinin feshe sebep olması şartına bağlandığı, ancak yukarıda belirtildiği üzere dava tarihi itibariyle sözleşmenin feshine ilişkin herhangi bir ihbarında bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf talebi ile; dava açılmazdan önce, katkı payı alacağın istediğine dair zorunlu arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu, taahhütlü mektupla, telgrafla bile fesih bildirimi yapılabiliyor iken, arabulucu aracılığıyla, arabulucu tarafından dosyaya sunulmuş olan arabuluculuk son tutanağında da açıkça yazıldığı üzere, davalıya verilen katkı payının, müvekkili firmaya iadesine yönelik talebin, arabulucu tarafından davalı tarafa ... Kargo ile davet mektubunun gönderildiğini, davet mektubunun davalıya tebliğ ve teslim edildiğini, ayrıca davalının kullandığı ... nolu telefonla sürekli aranıp mesaj gönderildiği ancak davalı tarafın toplantıya katılmadığı hususunun açıkça ortada olduğunu, mahkemenin sözleşmenin 12. maddesi ile 20. maddesi arasında çelişki olduğu ve bu sebeple 20. maddenin uygulanamayacağı şeklindeki görüşüne gelince; sözleşmenin 12. maddesi ile 20. maddesi arasında en ufak bir çelişki bulunmadığını, mahkemenin, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 12. maddesinde yazılı "herhangi bir hedefe yahut rakip ürünlerin satılması koşuluna bağlı olmaksızın" kelimelerini cımbızla seçip, hatalı bir şekilde sözleşmede çelişki olduğu sonucuna varmış olup, ortada herhangi bir çelişki bulunmadığını, taraflar arasında akdedilerek imzalanan 01.04.2019 tarihli 7 sahife ve 26 maddeden oluşan Açık Satış Noktası Sözleşmesi bir bütün olarak okunup değerlendirildiğinde, sözleşme hükümlerinin gayet açık olduğunu, sözleşmenin hiçbir çelişki barındırmadığını, sözleşmede davalı tarafa, 12.000 Litre, müvekkili firmaya ait ürünleri satması karşılığında 16.000,00.TL katkı payı ödemesi yapılacağını, davalı tarafın almış olduğu katkı payı karşılığında, sözleşmenin 2. Maddesi uyarınca müvekkili firmanın bayisi aracılığıyla dağıtımını yaptığı bira ürünlerini, tüketici taleplerine uygun, düzenli ve süreklilik arz edecek şekilde etkin olarak bulundurmayı ve satmayı taahhüt ve kabul ettiğini, bu nedenlerle; usul ve yasaya aykırı mahkemenin davanın reddine yönelik işbu kararının ortadan kaldırılarak, talep doğrultusunda haklı davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/598 Esas, 2022/587 Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı, HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, alacak talebine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dosya istinaf aşamasındayken davalının nüfus kaydının incelenmesinden 29/12/2022 tarihinde öldüğü anlaşılmıştır. Dava devam ederken taraflardan birinin ölmesi halinde MK 27/1. maddesi gereğince ölen kişinin taraf ehliyeti son bulur. Bu nedenle, davaya ölen tarafa karşı veya onun tarafından devam edilmesine imkan yoktur. Ölü kişi adına hüküm kurulamaz. Yalnız öleni ilgilendiren yani mirasçılara geçmeyen haklara ilişkin davalar tarafın ölümü ile konusuz kalır. Yalnız ölen tarafı ilgilendirmeyen, yani mirasçıları da ilgilendiren, mirasçıların malvarlığı haklarını etkileyen davalar tarafın ölümü ile konusuz kalmaz. Bu davalara, ölen tarafın mirasçıları tarafından veya ölen tarafın mirasçılarına karşı devam edilir. Öte yandan; yargılama sırasında taraflardan birinin ölmesi halinde, ölen tarafın ehliyeti sona ereceğinden, ölen tarafın vekili varsa ölüm ile vekalet ilişkisi de kural olarak sona erer (TBK m.43/1, 513/1). Vekilin davaya devam etmesi mümkün olmayıp, sadece bu kişinin mirasçıları tarafından davaya devam edilebilir. Somut olayda; davalı tarafın dosya İstinaf aşamasındayken 29/12/2022 tarihinde vefat ettiği anlaşıldığından, öncelikle, vefat eden davalının nüfus kaydının incelenerek, mirasçılarına usulüne uygun tebligat yapılıp, mirası reddetmeyen mirasçılarının mecburi dava arkadaşı olarak yöntemince davaya katılımı sağlanmak, mirasçılar davayı birlikte takip etmekten kaçınırlarsa, terekeye temsilci tayin ettirmek suretiyle, taraf teşkili sağlandıktan sonra, ortaya çıkacak sonuca göre esas hakkında bir karar verilmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın esası ve davacı vekilinin istinaf sebepleri incelenmeksizin, kararın HMK'nun 353/1-a.4 maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın, taraf teşkili hususundaki eksiklikler tamamlanıp yeniden hüküm kurulmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1)-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/06/2022 tarih ve 2020/598 Esas, 2022/587 Karar sayılı kararına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2)-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/06/2022 tarih ve 2020/598 Esas, 2022/587 Karar sayılı kararının HMK'nun 353/1-a.4 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3)-Dava dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere .... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE, 4)-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin alınan 80,70.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ve talep halinde istinaf eden davacıya İADESİNE, 5)-Davacı tarafından istinaf için yapılan yargılama giderinin esas hüküm ile birlikte İlk Derece Mahkemesince karara BAĞLANMASINA, 6)-6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesi'ne İADESİNE, 7)-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından lehe vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 8)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a-4 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle kesin olmak üzere 15/01/2026 tarihinde karar verildi. ... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır