2. Hukuk Dairesi 2005/7730 E., 2005/9943 K. 2. Hukuk Dairesi 2005/7730 E., 2005/9943 K. - TEMYİZ EDİLEBİLEN KARARLAR- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 335 ] - 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 404 ] Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Davacı T… …. S… ….. vekili taraf…
2. Hukuk Dairesi 2005/7730 E., 2005/9943 K. **2. Hukuk Dairesi 2005/7730 E., 2005/9943 K.** **- TEMYİZ EDİLEBİLEN KARARLAR**- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 335 ] - 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 404 ] **"İçtihat Metni"** Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Davacı T… …. S… ….. vekili tarafından hasımsız olarak açılan davada, davacı ile Hanife Kutlu'nun boşanması üzerine velayet kendisine verilen annenin 12.9.2002 tarihinde vefat ettiği belirtilerek küçüğün velayetinin davacı babaya verilmesinin talep edildiği yargılama sırasında yapılan araştırma sonucunda Kartal 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.6.2003 tarih ve 2002/456 Esas, 2003/244 Karar sayılı ilamıyla Tahir Saygılı'nın eski eşi Hanife Kutlu'yu taammüden öldürmek ve 6136 sayılı Kanuna Muhalefet suçundan onsekiz yıl üç ay ağır hapis cezası ve ağır para cezası ile mahkumiyetine karar verildiğinin ve halen cezaevinde bulunduğunun anlaşılması üzerine Küçük Bilge'nin velayetinin anneannesi Serhat Kutlu'ya verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 335. maddesinde "Ergin olmayan çocuk ana ve babasının velayeti altındadır." hükmü yer almaktadır. Aynı Kanunun 404. maddesinde de velayet altında bulunmayan küçüklerin vesayet altına alınacağı düzenlenmiştir. Sözü edilen yasal düzenlemelere göre velayet hakkı, münhasıran anne ve babaya tanınan bir hak olup, evlat edinme hali hariç, anne ve baba dışında hiç kimseye tevdi olunamayacağından hüküm gerekçesine göre davanın reddine karar verilmesi ve küçüğe vasi tayin edilmesi için durumun vesayet makamına bildirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, 27.6.2005 oybirliğiyle karar verildi.