TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/155 Esas KARAR NO : 2026/16 DAVA : İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/02/2025 KARAR TARİHİ : 09/01/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/01/2026 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kooperatif faaliyeti dev…
T.C. ...4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/155 Esas KARAR NO : 2026/16 DAVA : İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/02/2025 KARAR TARİHİ : 09/01/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/01/2026 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kooperatif faaliyeti devam ederken konutlarını kura çekerek hak sahiplerinin belirlendiğini, sonrasında 2009 yılında ferdileşerek ortakların tapularının verildiğini, kooperatifin 2012 yılında tasfiyeye girdiğini, tasfiye devam ederken yapı kullanma izninin alındığını, davalı ortağın tasfiye kararı sonrasında istifa ettiğini, oysa kooperatifin aleyhine açılan davalar ve masrafların olduğunu, sgk, emlak ve diğer borçların halen ödenmeye devam ettiğini, 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 81/2 maddesi uyarınca tasfiye haline girmiş kooperatiflerde çıkma veya çıkarılma halinde ortağın konutunun geri alınmadığını, ancak bunlar tasfiye masrafları olduğundan tasfiyeye girmiş kooperatiften istifa eden ortakların da bu tasfiye masraflarını ödemek zorunda olduğunu, davalının kooperatif bağımsız bölümünü aldıktan sonra istifa ettiğini, 07.09.2024 tarihli genel kurulda tasfiye payı olarak nitelendirilebilecek ödeme kararı alındığını, Ancak ödeme yapılmadığını, alacağın tahsili için davalı aleyhine ...6. Genel İcra Dairesinin 2025/3561 Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak davalının haksız itirazıyla takibin durduğunu, Kooperatifler hukukuna göre her ne kadar 81.maddeye göre konutların ferdileşmesi tasfiye kararından itibaren bir yıl içinde yapılması öngörülmüş ise de ortaklara tahsis edilen konutların ferdileştirilmesi kat irtifakı kurulmasından itibaren her zaman mümkün olduğunu, bunu engelleyen herhangi bir düzenlemenin olmadığını, bu nedenledir ki tasfiye kararı alınmadan ortaklara tahsis edilen konutların ortaklar adına ferdileştirildiğini, davalı tasfiye kararından sonra istifa etmiş olduğu için tasfiyeden sonra ortağa verilen konut yolsuz tescil haline gelmeyeceği için kendisinden tapunun iptalini istemenin mümkün olmadığını, ancak tasfiyeden sonra istifa ettiğinden istifadan önceki aidatlar ile istifadan sonraki tasfiye masraflarının talep edildiğini" iddia ederek, takibe vaki itirazın iptaline, takibin devamına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı kooperatif yönetiminin kooperatifin uhdesinde bulunan bir taşınmazın satışından elde ettiği geliri (2012/1-12, 2016/1-12 dönemleri kurumlar vergisi, 2012/10-12 dönemi kurumlar geçici vergisi, 2012/12, 2016/3 dönemler katma değer vergisi) Maltepe Vergi Dairesi'ne beyan etmediğini, bu kusurlu davranışı ile yasal temsilcisi olduğu kooperatif tüzel kişiliği aleyhine cezalı vergi tahakkukuna neden olduğunu, vergi borcunun ...Bölge İdare Mahkemesi 2.Vergi Dava Dairesinin 2023/926 E.-2024/719 K.sayılı ilamı ile kesinleştiğini, vergi borcunun ödenmesi için 07/09/2024 tarihinde genel kurul yapıldığını, genel kurulda her üyenin 15.000 TL ödemesinin kararlaştırıldığını, dava konusu icra takibinin bu gerekçe ile başlatıldığını, İcra takibine konu vergi borcunun 2012 yılında doğduğunu, bundan 13 yıl sonra 2025 yılında talepte bulunulduğunu, dolayısıyla alacağın zaman aşımında olduğunu, dava dilekçesindeki kooperatiften istifa tarihi, kooperatifin tasfiyeye giriş tarihi gibi bilgilerin de hatalı olduğunu, dolayısıyla dava dilekçesindeki "tasfiyeden sonra istifa etmiştir" beyanının doğru olmadığını, kooperatiften noter ihtarı tebliği ile istifa tarihinin 23/10/2012, kooperatifin tasfiye kararı aldığı genel kurul tarihinin ise 21/02/2013 olduğunu, dolayısıyla tasfiye kararından sonra değil, öncesinde istifa ettiğini, İstifa nedeniyle ortaklık sıfatı kalmadığından kooperatif genel kurullarına katılamayacağı için belirlenen aidatlardan sorumlu olmadığını, ortaklar arasında hak ve yükümlülükler açısından eşitlik esası gereği, istifa etmiş eski ortakların sorumluluklarının istifadan önceki aidatlar, eski ortağın yararlandığı inşaat gideri, tasfiye aşamasında tasfiye faaliyeti nedeniyle yapılan giderler olduğunu, dava konusu vergi borcu kooperatifin tasfiyeye girmesinden önce doğmuş olmakla birlikte; ödemesinin tasfiye döneminde yapılması hasebiyle tasfiye gideri olarak değerlendirilmesi durumunda da istifa eden eski ortaktan talep edilemeyeceğini, çünkü kooperatifin tasfiyesi aşamasında yapılan; muhasebe ücreti, yeme-içme masrafı, yol masrafı, kira masrafı, kooperatifin çalışanına ödediği ücret, kooperatif yönetiminin kusurlu davranışı ile ihmal ederek doğumuna neden olduğu vergi borcu gibi fiili katılımın olmadığı (ve aidat olarak ortaklardan talep edilen) giderlerden, mevzuat gereği eski ortak olarak sorumlu olmadığını, cezalı vergilerin kooperatif yönetiminin ihmal ve kusurlu davranışı ile kamusal yükümlülüğünü yerine getirmemesinden kaynaklandığını, kooperatif yöneticilerinin kooperatif tüzel kişiliğinin yasal temsilcisi olarak kusurlu davranışları ile neden oldukları zararlardan şahsen sorumlu oldukları 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu ve 6102 sayılı TTK da düzenlendiğini, ayrıca 6335 sayılı Kanun'un 28. ve 41. Maddelerinde ''Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar'' hükmü olduğunu, yine 213 sayılı VUK 10. maddesinde de vergi ve buna bağlı alacaklar yönünden kanuni temsilcinin kusura dayalı sorumluluğu düzenlendiğini" iddia ederek davanın reddedilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava "Davacının, davalı aleyhine ...Genel 6. İcra Müdürlüğü’nün 2025/3561 Esas sayılı dosyası ile başlattığı fatura alacağına dayalı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın iptali " istemine ilişkindir. Talep, cevap, davacının ticari defterleri, UYAP TAKBİS kayıtları, yapılan bilirkişi incelemesi sonucu dosyaya ibraz edilen 17/06/2025 tarihli ön rapor, 11/09/2025 tarihli rapor ve 21/10/2025 tarihli ek rapor ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 17/06/2025 tarihli bilirkişi heyeti ön raporunda;"Dava dosyası kapsamında sayın mahkemenin "davacının davalıdan takip ve dava tarihi itibariyle alacaklı olup olmadığı alacaklı ise miktarının tespiti için rapor tanzim edilmesinin istenilmesine" şeklindeki görevlendirme kararı uyarınca inceleme ve değerlendirmelerde bulunulabilmesi için dosya kapsamında davacı kooperatifin genel kurullarınca alınmış genel kurul kararlarının (toplantı tutanaklarının) yer almadığı ve ayrıca davalı kooperatifin ticari defter (yönetim kurulu karar, genel kurul karar ve ortaklar defteri) ve muhasebe kayıtları ile davacı ortağa ilişkin muavin defter kayıtları dava dosyası kapsamında yer almadığından ve söz konusu kayıtların yerinde incelenmesi mümkün olmayıp, söz konusu kooperatif kayıtları heyetimize ibraz da edilmediğinden, sayın mahkemenin görevlendirme kararında belirtilen hususlarda inceleme ve değerlendirme yapılabilmesi için davalı kooperatifin kuruluşlundan itibaren genel kurul kararları ile yine davalı kooperatifin dava konusuna ilişkin muhasebe kayıt ve belgelerinin, davalı ortağa ilişkin muavin defter kayıtları ile ticari defter ve kayıtlarının (yönetim kurulu karar, genel kurul karar ve ortaklar defteri) dava dosyasına sunulması durumunda sayın mahkemenin görevlendirme kararı kapsamında rapor tanzim edilerek sunulabileceği" şeklinde görüş ve kanaatte bulunulmuştur. 11/09/2025 tarihli bilirkişi heyeti raporunda; "Davalı ...'nun davacı T.H.S.S. Yeşil Erdem Konut Yapı Kooperatifi'nin üyesi bulunmakta iken ...36. Noterliğinden keşide edilen 18.10.2012 tarihli ve 20433 yevmiye nolu ihtarnamesi ile kooperatif ortaklığından (üyeliğinden) istifa suretiyle ayrıldığı, davalı Kooperatife ait Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yer alan ilanların incelenmesinde ise kooperatifin 24.03.2013 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan genel kurul kararı ile de kooperatifin tasfiyesine karar verilerek tasfiye işlemlerine başlandığı, Davacı kooperatifin 07.09.2024 tarihli genel kurul toplantısının 5 numaralı gündem maddesinde alınan genel kurul kararı ile bir defaya mahsus Ekim-2024 ayı sonuna kadar hisse başına 15.000 TL aidat ödemesinin alınmasına yönelik genel kurul kararının alındığı ve bu karar sonrasında kooperatif yönetimince kooperatif üyelerine gönderilen tarihsiz yazıda, 2023 yılına ilişkin genel kurulun 07.09.2024 tarihinde yapıldığı, toplantıda kooperatife Maltepe Vergi dairesi tarafından tahakkuk ettirilen vergilerin ödenmesi için her üyenin Ekim 2024 ayı içinde 15.000 TL aidat ödemesi kararının alındığı, genel kurulda alınan karar doğrultusunda 31.10.2024 ayı içinde 15.000 TL'nin ödenmesi gerektiği hususlarının yer aldığı, Davacı kooperatif tarafından 07.09.2024 tarihli genel kurul toplantısında alınan karar uyarınca 31.10.2024 tarihine kadar ödenmesi kararı alınan 15.000 TL tutarındaki aidatın davalı yan tarafından ödenmediğinden bahisle 20.01.2025 tarihinde ...6.Genel İcra Dairesi'nin 2025/3561 Esas sayılı dosyası ile 15.000 TL asıl alacak, 1.800 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 16.800 TL'nin, asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek aylık %4 faiz ve ferileri ile birlikte tahsili amacıyla icra takibine geçildiği, söz konusu takipte ödeme emrinin davalı borçluya 21.01.2025 tarihinde tebliğ edildiği, davalının itirazı üzerine takibin 24.01.2025 tarihi itibariyle durduruğu ve işbu dava ile davalının vaki takibe itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesi için işbu davanın açılmış olduğu, Dosya kapsamında davacı kooperatif ticari defter ve kayıtları yer almadığından ve söz konusu kayıtların yerinde incelemesi de yapılmadığından davalı ortağın davacı kooperatif ortaklığından istifa suretiyle ayrılması neticesinde davacı kooperatif tarafından kendisine tahsis ve tapu devri yapıldığı belirtilen konutunu davacı kooperatife iade edip etmediğine dair bir bilgi ve belgeye ulaşılamamış olmakla birlikte, davacı yan tarafından davalı yanın edindiği konutunu kooperatife iade etmediğinin beyan edildiği, davalının da bu hususun aksine, kendisine ortaklığı nedeniyle devredilen konutunu istifası nedeniyle ve sonrasında kooperatife iade ettiğine yönelik bir beyanda da bulunulmadığı ve bu hususun taraflar arasında çekişmesiz olduğu, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 81/2.fıkrası uyarınca, amacına ulaşılarak dağılma sürecine girmiş olan kooperatiflerden çıkan veya çıkarılan ortağın konutu veya işyeri çıkma veya çıkarılma sebebiyle geri alınamayacağı ancak, bu eski ortakların daha sonra oluşabilecek tasfiye masraflarına katılacakları düzenlenmiş olup, bu aşamaya gelmeyen bir kooperatifte ise, kendisine ferdileşme ile konut tahsis ve teslim edilen ortağın istifa beyanının kendisine tahsis ve/veya teslim edilen konutu kooperatife bırakma iradesini taşıyıp taşımadığının tespitinin ya da kooperatifçe istifa eden ortaktan intikal ettirdiği konutu değil de tasfiye masraflarını talep edilmesi durumunda ise tasfiye masraflarına hükmedilmesi de gerekeceğinden her ne kadar davalı yan davacı kooperatif ortaklığından istifa suretiyle ayrılmış ise de istifa tarihi itibariyle kooperatifçe tasfiye kararı alınmamış olsa da tasfiye sürecine girme aşamasında olması, davalı yanın kooperatif ortaklığından istifa etmesine rağmen bu istifası nedeniyle kooperatiften edindiği konutunu kooperatife iade etmemiş olması ve ayrıca davacı kooperatif tarafından ise ortaklıktan istifa eden davalı yandan kooperatifçe intikal ettirilen konutun değil tasfiye masraflarının talep edilmesi nedenleriyle davalı yanın davacı kooperatifin tasfiye masraflarından sorumlu olacağı, Bu kapsamda, tasfiye halinde bulunan davacı kooperatifin 07.09.2024 tarihli genel kurul toplantısında alınan karar ile de ortaklardan bir defaya mahsus olarak 31.10.2024 tarihine kadar 15.000 TL tutarında aidat alınmasına da karar verildiği, bu şekilde alınmasına karar verilen tutarın ise tasfiye masrafı (gideri) niteliğinde bulunduğu ve yine dosya kapsamında söz konusu tutarın davalı yan tarafından ödendiğine dair bir bilgi ve beyan da yer almadığından, davalı yanın söz konusu tasfiye masrafından sorumlu olacağı, her ne kadar davacı yan tarafından başlatılan icra takibi ile davalı yandan 15.000 TL asıl alacak ile işlemiş faiz olarak ise 1.800 TL olmak üzere toplam 16.800 TL'nin tahsili için icra takibine geçilmiş ise de, icra takibine konu tasfiye masrafının belirlendiği 07.09.2024 tarihli genel kurul toplantısında söz konusu tasfiye masrafının vadesinde ödenmemesi durumunda ortaklardan gecikme faizi (cezası) alınmasına yönelik alınmış bir kararın bulunmadığı gibi genel kurul tarihi itibariyle kooperatif ortağı bulunmayan davalı eski ortağa, bu kararın tebliğ edilerek tasfiye masraflarının talep edildiğine dair bir belgenin de dosya kapsamında yer almaması nedenleriyle davalı yanın icra takip tarihi olan 20.01.2025 tarihi itibariyle davacı kooperatife 15.000 TL tutarında tasfiye masraflarından hissesine düşen borcunun bulunacağı" şeklinde görüş ve kanaatte bulunulmuştur. 21/10/2025 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda;"Bu kapsamda, tasfiye halinde bulunan davacı kooperatifin 07.09.2024 tarihli genel kurul toplantısında alınan karar ile ortaklarından bir defaya mahsus olarak 31.10.2024 tarihine kadar 15.000 TL tutarında aidat alınmasına karar verildiği, bu şekilde alınmasına karar verilen tutarın tasfiye masrafı (gideri) niteliğinde bulunduğu ve yine dosya kapsamında söz konusu tutarın davalı yan tarafından ödendiğine ve yine davalı yanın istifa sonrasında kooperatiften edindiği konutunu kooperatife iade ettiğine dair bir bilgi ve beyanda yer almadığından, davalı yanın söz konusu tasfiye masrafından sorumlu olacağı, her ne kadar davacı yan tarafından başlatılan icra takibi ile davalı yandan 15.000 TL asıl alacak ile işlemiş faiz olarak ise 1.800 TL olmak üzere toplam 16.800 TL'nin tahsili için icra takibine geçilmiş ise de, icra takibine konu tasfiye masrafının belirlendiği 07.09.2024 tarihli genel kurul toplantısında söz konusu tasfiye masrafının vadesinde ödenmemesi durumunda ortaklardan gecikme faizi (cezası) alınmasına yönelik alınmış bir kararın bulunmadığından davalı yanın icra takip tarihi olan 20.01.2025 tarihi itibariyle davacı kooperatife 15.000 TL tutarında tasfiye masraflarından hissesine düşen borcunun bulunacağı" şeklinde görüş ve kanaatte bulunulmuştur. Yukarıda içerikleri açıklanan birbirleri ile uyumlu olup, hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu sonucuna varılan bilirkişi heyeti raporu ve ek raporu dikkate alındığında; her ne kadar raporlarda asıl alacak dışında takipte işletilen faiz tutarı bakımından bu konuda kooperatif genel kurulunda alınmış bir karar ya da ticari defterlerde kayıt bulunmadığı belirtilmiş ise de kooperatif asıl alacağı sabit olmakla ve 15.000,00 TL olarak belirlenen aidat ( tasfiye masrafları) tutarının 31/10/2024 tarihine kadar ödenmesi gerektiği üyelere bildirildiği için bu tarihten sonra ödenmeyen tutarlar bakımından davalı temerrüdü oluştuğundan, davacının faiz isteminde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı sonucuna varılarak, davanın faiz alacak tutarı kalemi de dikkate alınarak, kabulüne karar vermek gerekmiştir. Yine davalı zaman aşımı itirazında bulunmuş ise de söz konusu alacağın gelinen aşamada ödenebilir hali gelmesi ve doğduğu tarihteki muhatabı olan üyelere bildirilmesi 2024 yılı içinde olabildiği için davalının zaman aşımı itirazı da dikkate alınmamış ve davalının kooperatiften istifa ettiği iddiası bakımından ise istifanın kooperatifin tasfiye sürecinde yapılmış olması ve davalının kooperatiften edindiği konutu kooperatife iade etmemesi ayrıca davalıdan konutun iadesi değil tasfiye masrafları istenildiği için davalı cevaplarına itibar edilmeyerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, ...Genel 6.İcra Dairesi'nin 2025/3561 Esas sayılı icra dosyasında takibe yapılan itirazın iptali ile takibin 15.000,00 TL asıl alacak ve 1.800,00 TL işlemiş faiz olmak üzere takip talebindeki koşullar ile devamına, Hükmolunan alacağın (16.800,00 TL) % 20'si oranında belirlenen 3.360,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine, 2-Alınması gereken 1.024,65-TL harçtan peşin alınan 615,40-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 409,25-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanıp takdir edilen 16.800,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 4-Bu dava kapsamında davacı tarafından yapılan 930,00-TL tebligat ve müzekkere gideri, 615,40- TL Peşin Harç, 615,40-TL Başvuru harcı ve 87,50-TL Vekalet harcı olmak üzere toplam 2.248,30-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 5-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. Maddesi uyarınca alınması gereken 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 7-Kullanılmayan gider avansı var ise yatırana iadesine, Dair; davacı vekili ile davalı asilin yüzüne karşı miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkçı okunup usulen anlatıldı. 09/01/2026 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır