8. Ceza Dairesi 2017/2756 E. , 2019/2941 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli mala zarar verme, konut dokunulmazlığını bozma HÜKÜM : Mahkumiyet Gereği görüşülüp düşünüldü: Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılmaz hale getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazl
**8. Ceza Dairesi 2017/2756 E. , 2019/2941 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli mala zarar verme, konut dokunulmazlığını bozma HÜKÜM : Mahkumiyet Gereği görüşülüp düşünüldü: Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılmaz hale getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddi varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilan yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir. Türk Medeni Kanunun ''Mülkiyet hakkının içeriği'' başlıklı 683. maddesi: ''Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir'' hükmü ile malikin mülkiyet hakkını yasal sınırları içinde kullanabilme yetkisini düzenlemiştir. Öte yandan, anılan Kanunun taşınmaz mülkiyet hakkının kısıtlamalarını düzenleyen ''komşu hakkı'' bölümünde yer alan 740. maddesi ise, başkasının mülküne taşarak zarar veren dal ve köklerin, zarar gören mülk sahibi tarafından kesilebileceği ve kendi mülkiyetine geçirebileceği hükmünü içermektedir. Görüleceği üzere bu madde ile de mülkiyetin taşkın kullanımına kısıtlama getirilmiştir. Buna göre mülk sahibi bu hakkını, önceden istemde bulunmasına karşın taşan dal ve kökler uygun bir süre içinde kaldırılmadığı takdirde kendisi kullanabileceği gibi, bu zararın mahkeme aracılığı ile giderilmesini de isteyebilir. Sanığın katılana ait 3 adet vişne ağacını kökünden kestirerek mala zarar verme suçunu işlediği iddia ve kabul edilen olayda; sanığın, kendi arazisine ağaçların köklerinin zarar verdiği için katılana uyarılarına ve ilgili makamlara başvurularına rağmen taşkınlığın giderilmemesi üzerine ağaçları kestiğini savunması, dosya kapsamında sanığın sunmuş olduğu 15.08.2012 tarihli tespit raporunda da arazisinde oluşan zararın giderilmesi için meyve ağacının kesilmesi gerekliliğinin uygun görüldüğünün belirtilmesi karşısında; sanığın vişne ağaçlarını kesme hususunda Şarkışla Cumhuriyet Başsavcılığı'na ve Şarkışla Kaymakamlığı'na yaptığı başvurulara ilişkin evrak ile 15.08.2012 tarihli tespit raporunun aslı ya da onaylı örneğinin alınarak sanığın eyleminin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 740. maddesinin 1. fıkrasında düzenlenen hukuka uygunluk sebebi kapsamında kalıp kalmadığı tartışılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırmayla yazılı şekilde sanık hakkında her iki suçtan da mahkumiyet hükmü kurulması, Kabule göre de; Sanık hakkında dikili ağaç, fidan veya bağ çubuğu hakkında mala zarar verme suçundan doğrudan TCK.nun 152/1-c maddesi gereğince hüküm kurulması gerekirken, TCK.nun 151/1. maddesi gereğince verilen cezada TCK.nun 152/1-c maddesi uyarınca yarı oranında arttırılması, Yasaya aykırı, Cumhuriyet Savcısının, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.