10. Hukuk Dairesi 2023/7555 E. , 2023/11566 K. MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/729 E., 2023/320 K. KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmay…
**10. Hukuk Dairesi 2023/7555 E. , 2023/11566 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/729 E., 2023/320 K. KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmek ve de duruşma talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma talebinin kabulüne karar verildikten sonra duruşma için 24.10.2023 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü duruşmalı temyiz eden davalı adına gelen olmadı. Davacılar adına Av. ... geldi. Gelenin yüzüne karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklaması dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek bırakılan günde Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçelerinde özetle; davacılar murisinin davalı şirketin Irak ülkesindeki şantiyesinde, elektirik teknisyeni olarak çalışmakta iken geçirdiği iş kazası sonucunda vefat ettiğinden bahisle eş için 285.534,31 TL maddi, 100.000,00 TL manevi, çocuk ... için 13.785,63 TL maddi, 25.000,00 TL manevi, çocuk ... için 30.417,88 TL maddi, 25.000,00 TL manevi, çocuk ... için 86.317,93 TL maddi, 25.000,00 TL manevi, çocuk ... için 119.926,22 TL maddi, 25.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmişlerdir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacılar murisinin kaza tarihi itibariyle müvekkili şirketin işçisi olmadığını, dolayısıyla müvekkili şirkete husumet düşmeyeceğini, davanın husumetten reddinin gerektiğini, kabul etmemekle birlikte davacı tarafça esasa ilişkin olarak ileriye sürülen iddiaların da kabul edilemeyeceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 14.12.2017 tarih ve 2014/23 Esas, 2017/652 Karar sayılı kararıyla davalı vekilince husumet itirazı ileri sürülmüş ise de, davacının iş kazası tarihinde işvereni olduğu iddia edilen ... Con Ltd. Şti. ile davalı şirketin ticaret sicil kayıtlarından aynı adreste faaliyet gösterdikleri, davalı tarafından murise maaş ödemelerinin yapıldığı, Basra Başkonsolosluğu cenaze nakil belgesinde teslim edilecek kişi olarak davalının ve yetkilisinin gösterildiği, vefat nedeni ile Irak yetkili makamlarınca hazırlanan belgelerde işveren olarak ... İnşaat adlı Türk şirketinin gösterildiği, tanık beyanları dikkate alındığında davacılar murisinin davalı şirketin yurt dışı şantiyesinde çalışmakta iken iş kazası geçirmesi nedeni ile husumet itirazının dikkate alınmadığı, davalıya ait işyerinde, inşaat alanında, davacı murisi kazalı işçinin, işyerinde bulunan kampın elektrik hattını kontrol etmek istemesi esnasında, konteynerin altında bulunan bir kablodan kaynaklı olarak elektrik akımına kapılarak yaşamını yitirmesi olayında, davalı işverenin işyeri ortamına uygun olmayan bir halde elektirik kablolarının açıkta olması, tesisat üzerinden topraklama ve kaçak akım rölesi de tesis edilmemiş olması, eğitim ve denetim konusundaki yetersizlikler nedeni ile kusurlu olduğu, 30.10.2015 tarihli kusur raporundaki kusur dağılımının dosya kapsamına ve olayın oluşuna uygun kabul edildiği, davaya konu iş kazasında davalı işverenin %85, davacılar murisi işçinin %15 oranında kusurlu olduklarından bahisle maddi tazminat istemlerinin kabulüne, eş lehine 50.000,00 TL, çocuklar lehine 20.000,00'er TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin 14.12.2017 tarih ve 2014/23 Esas, 2017/652 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 24.10.2019 tarih, 2018/435 Esas, 2019/2194 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından bahisle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Dairemizin 02.02.2021 Tarih, 2020/7191 Esas, 2021/1056 Karar Sayılı Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 02.02.2021 tarih, 2020/7191 Esas, 2021/1056 Karar sayılı kararı ile Bölge Adliye Mahkemesince davacılar murisinin Kurum kayıtlarında işvereni olarak görülen dava dışı ... Con Ltd. Merkezi Irak Türk. İst. Şubesi ile davalı ... İnşaat ve Taahhüt A.Ş. arasında organik bağ bulunduğu, hiç değilse davacılar murisinin sigortalı gösterildiği anılan şirketin davalı ... İnşaat şirketinin taşeronu yani alt işvereni olduğu yönündeki; esasen hangi gerekçeye dayanılarak davalının hüküm altına alınan tazminat tutarlarından sorumlu tutulması gerektiğine ilişkin net bir belirleme yapmayan gerekçesi ile istinaf isteminin reddine karar verilmesi hatalı olduğu gibi İlk Derece Mahkemesince iş kazasının meydana geldiği işyeri ile ilgili olarak eldeki dava dosyasında işveren olarak nitelendrilen davalı ... İnşaat ve Taahhüt A.Ş.‘nin Kurum kayıtlarına göre işverenlik sıfatı bulunmadığı sabit olduğuna göre dava dışı ... Con Ltd. Merkezi Irak Türk. İst. Şubesi ile davalı arasındaki hukuki ilişki tespit edilip irdelenmeden yazılı şekilde karar verilmesinin isabetsiz olduğundan bahisle davalı tarafın sair temyiz itirazları incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulduktan sonra verilen 08.09.2021 tarih, 2021/159 Esas, 2021/429 Karar sayılı karar ile bozma ilamı dışında kalan hususlar hakkında yeniden bir inceleme yapılmadığı, bozma ilamı içeriği dikkate alınarak davalının işverenlik sıfatının belirlendiği, tüm dosya kapsamı ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 2018/435 Esas sayılı istinaf ilamı birlikte değerlendirildiğinde söz konusu istinaf ilamında da belirtildiği üzere; dava dilekçesine ekli sunulan 13.11.2012 tarihli Al Huvaır Polis Merkezine ait yeminli tercümeli tahkikat hakimliğine başlıklı yazıda Al Khuyut Bölgesinde bulunan ...-İnşaat şirketi adlı Türk şirketinde ...'ın elektrik çarpması sonucunda vefat ettiğinin bildirildiği, yine Basra Başkonsolosluğunun 14.11.2012 tarihli cenaze nakil belgesi tercümesinde murisin cenazesinin ...(... İnşaat)'e teslim edileceğinin kayıtlı olduğu, davacılar murisinin 10.11.2012-13.11.2012 tarihleri arası kayden sigortalı gösterildiği 121815 sicil sayılı dava dışı ... Con Ltd. Merkezi Irak Türkiye İstanbul Şubesi ile davalı şirketin ticari kayıtlı adreslerinin 23.03.2012 tarihli Türkiye Sicil Gazetesi ilanları itibariyle aynı olduğu hususları yanında yargılama aşamasında dinlenilen davacı tanıklarından murisin kayın biraderi ...'ın murisin davalı şirket ile anlaşarak tekrar Basra'ya gittiğini, vefatı sonrası murisin cenazesini havaalanında davalı şirket(... İnşaat) çalışanı ...'in teslim ettiğine dair beyanı, davacı tanığı ...'nın kaza geçirdiğinde murisin Basra'da davalı şirkette(... İnşaat) elektrik teknisyeni olarak çalışmakta olduğu beyanı, diğer davacı tanığı ...'ın 11.11.2012 de murisle aynı uçakla Basra'ya gittikleri, murisin davalı şirketin Basra'daki şantiyesine gittiğine dair beyanı ile murisin daha önce davalı şirkette kayıtlı çalışmalarının da olması hep birlikte değerlendirildiğinde davacılar murisinin kayden sigortalı gösterildiği ... Con Ltd. Merkezi Irak Türkiye İstanbul Şubesi ile davalı ... İnşaat arasında organik bağ bulunduğu, ayrıca davalı firma ile ... Con Ltd. Şti. arasındaki organik bağın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nin 31.Hukuk Dairesinin 09.07.2019 tarih 2018/1750 Esas 2019/1564 Karar sayılı ilamı ile kesinleştiği, bu nedenle davalının husumet itirazının dikkate alınmadığı, bozma öncesi karar gibi davacıların destekten yoksunluk zararlarının 20.03.2017 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda davacılardan ... için 285.534,31 TL, ... için 119.926,22 TL, ... için 86.317,93 TL, ... için 30.417,88 TL, ... için 13.785,63 TL olduğunun kabul edildiği, manevi tazminat miktarının ise kazadan dolayı davacıların duyduğu acı, tarafların kusur ve sosyal ve ekonomik durumları, iş kazasının ölümle sonuçlanmış olması dikkate alınarak davacı eş ... için 50.000,00 TL, davacı çocuklar ... için 20.000 TL, ... için 20.000 TL, ... için 20.000 TL, ... için 20.000 TL olarak belirlendiğinden bahisle davacıların maddi tazminat istemlerinin kabulüne, eş lehine 50.000,00 TL, çocuklar lehine 20.000,00'er TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir. C. Dairemizin 31.05.2022 Tarih, 2021/13097 Esas, 2022/8242 Karar Sayılı Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin 08.09.2021 tarih, 2021/159 Esas, 2021/429 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemiz'n 31.05.2022 Tarih, 2021/13097 Esas, 2022/8242 Karar sayılı kararı ile dosya kapsamındaki Kurum tahkikat evrakları arasında yer alan ... ... & ... şirketi ile dava dışı ... Technique for General Contrancting Ltd. şirketleri arasında 19.04.2012 tarihinde akdedilmiş sözleşmenin Türkçe’ye çevirisi yapılıp, tarafların bu sözleşme hakkındaki beyanları alınmadan sonuca gidilmiş olmasının hatalı olduğu, anılan sözleşmenin Türkçe‘ye çevirisi yapılarak sözleşmeci şirketlerin davalı ... İnşaat ve Taahhüt A.Ş. ve dava dışı ... Con Ltd. Merkezi Irak Türkiye İstanbul Şubesi ile bağlantısı, sözleşmenin konusu ve kapsamının neye ilişkin olduğu noktasında tarafların beyanının alınması, buradan hareketle davalı ... İnşaat ve Taahhüt A.Ş. ile dava dışı ... Con Ltd. Merkezi Irak Türkiye İstanbul Şubesi arasındaki hukuki ilişkinin belirlenip nitelendirilmesi, gerektiği takdirde kusurun oran ve aidiyetinin yeniden belirlenmesi, yeniden bilirkişi hesap raporu alınmasının gerekmesi halinde davacı tarafın hükmü temyiz etmemiş olması nedeniyle bilinen dönemin başlangıç ve bitiş tarihlerinin değiştirilmemesi gerektiğini, aynen hükme esas hesap raporundaki tarihlere göre hesaplama yapılması gerektiğini gözetip, diğer yönlerden oluşan usuli kazanılmış hakları da dikkate alarak çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle davalı tarafın sair temyiz itirazları incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir. D.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen 23.03.2023 Tarih, 2022/729 Esas, 2023/320 Karar Sayılı Kararı İlk Derece Mahkemesi 23.03.2023 tarih, 2022/729 Esas, 2023/320 Karar sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, bozma ilamı dışında kalan hususlar hakkında yeniden bir inceleme yapılmadığı, bozma ilamı içeriği dikkate alınarak ... ... & ... şirketi ile dava dışı ... Technique for General Contrancting Ltd. şirketleri arasında 19.04.2012 tarihinde akdedilmiş sözleşmenin Türkçe‘ye çevirisinin yaptırıldığı, sözleşmenin konusu ve kapsamının neye ilişkin olduğu noktasında tarafların beyanının alındığı, mahkemece verilen önceki kararlarda belirtilen hususlar dışında farklı bir durumun tespit edilemediği, tüm dosya kapsamı ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 2018/435 Esas sayılı istinaf ilamı birlikte değerlendirildiğinde söz konusu istinaf ilamında da belirtildiği üzere; dava dilekçesine ekli sunulan 13.11.2012 tarihli Al Huvaır Polis Merkezine ait yeminli tercümeli tahkikat hakimliğine başlıklı yazıda Al Khuyut Bölgesinde bulunan ...-İnşaat şirketi adlı Türk şirketinde ...'ın elektrik çarpması sonucunda vefat ettiğinin bildirildiği, yine Basra Başkonsolosluğunun 14.11.2012 tarihli Cenaze Nakil Belgesi tercümesinde murisin cenazesinin ... (... İnşaat) 'e teslim edileceğinin kayıtlı olduğu, davacılar murisinin 10.11.2012-13.11.2012 tarihleri arası kayden sigortalı gösterildiği 121815 sicil sayılı dava dışı ... Con Ltd. Merkezi Irak Türkiye İstanbul Şubesi ile davalı şirketin ticari kayıtlı adreslerinin 23.03.2012 tarihli Türkiye Sicil Gazetesi ilanları itibariyle aynı olduğu hususları yanında yargılama aşamasında dinlenilen davacı tanıklarından murisin kayın biraderi ...'ın murisin davalı şirket ile anlaşarak tekrar Basra'ya gittiğini, vefatı sonrası murisin cenazesini havaalanında davalı şirket(... İnşaat) çalışanı ...'in teslim ettiğine dair beyanı, davacı tanığı ...'nın kaza geçirdiğinde murisin Basra'da davalı şirkette(... İnşaat) elektrik teknisyeni olarak çalışmakta olduğu beyanı, diğer davacı tanığı ...'ın 11.11.2012'de murisle aynı uçakla Basra'ya gittikleri, murisin davalı şirketin Basra'daki şantiyesine gittiğine dair beyanı ile murisin daha önce davalı şirkette kayıtlı çalışmalarının da olması hep birlikte değerlendirildiğinde davacılar murisinin kayden sigortalı gösterildiği ... Con. Ltd. Merkezi Irak Türkiye İstanbul Şubesi ile davalı ... İnşaat arasında organik bağ bulunduğu, ayrıca davalı firma ile ... Con Ltd. Şti. arasındaki organik bağın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 31.Hukuk Dairesinin 09.07.2019 tarih 2018/1750 Esas 2019/1564 Karar sayılı ilamı ile kesinleştiği, bu nedenlerle davalının husumet itirazının dikkate alınmadığından bahisle davacıların maddi tazminat istemlerinin kabulüne, eş lehine 50.000,00 TL, çocuklar lehine 20.000,00'er TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesi'nin 23.03.2023 tarih, 2022/729 Esas, 2023/320 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, müteveffanın 30.04.2012 tarihine kadar müvekkili şirkette çalışmış olmasına karşın kaza geçirdiği tarihte müvekkili şirketin çalışanı olmadığını, husumete itiraz ettiklerini, olay tarihinde müteveffanın işvereni olmayan müvekkilinin dava konusu olayda hiçbir sorumluluğu ve kusuru bulunmadığını, dava konusu olayın müvekkili şirket işyerinde meydana gelmediğini, müteveffanın geçirdiği kazanın Sosyal Güvenlik Kurumu Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı'nın İnceleme Raporu ile değerlendirildiğini, bu rapor incelendiğinde de müteveffanın olayın meydana geldiği 13.11.2012 tarihinde müvekkili ... İnşaat ve Taahhüt A.Ş. çalışanı olmadığını, dava dışı ... Con Ltd Şti işçisi olduğunun anlaşılacağını, davacı tanık ifadelerinin sadece duyuma dayalı ifadeler olduğunu, davacı tanıklarının hiçbirinin davacı ile kaza tarihinde birlikte çalışmadığını, bu durumun tanık ifadeleri ile de sabit olduğunu, dosyadaki kendi tanıklarının ifadesi dikkate alınmadan, salt davacı tanıklarının sadece duyuma dayalı beyanları dikkate alınarak verilen hükme itiraz ettiklerini, yerel mahkeme tarafından müteveffanın ücretinin yanlış tespit edildiğini, Mahkeme tarafından hükme bağlanan maddi tazminat miktarlarının da müteveffanın yanlış tespit edilen 1.200,00 ABD Doları ücreti üzerinden hesaplanması nedeniyle öncelikle yapılan bu yanlış hesaplamaya itiraz ettiklerini, hüküm verilirken esas alınan bilirkişi raporlarının hatalı olduğunu, iş kazasının SGK tarafından incelendiğini, 600,00 ABD Doları üzerinden hesaplama gördüğünü, gelir ve maaş bağlantısının da 600,00 USD üzerinden yapıldığını, peşin sermaye değerine de 600,00 ABD Doları üzerinden ulaşılmış olmasına rağmen Mahkeme ve bilirkişi tarafından davacı tanıklarının ifadelerinden yola çıkarak müteveffanın maaşının 1.200,00 ABD Doları kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacı eşin henüz genç olduğunu ve yeniden evlenme imkanı bulunduğunu, bu nedenle hesap yapılırken evlenebilme şansı indiriminin uygulanması gerektiğini, davacı çocuklar için destekten yoksun kaldıkları yılların fazla hesaplandığını, hüküm altına alınan manevi tazminatların fazla olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 nci maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21 inci maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun ... nci maddesi, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 8 inci ve 31 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Dosya kapsamından, tahkikat evrakları arasındaki 19.04.2012 tarihli sözleşmede ...& ... şirketinin sözleşmenin “birinci tarafı”, dava dışı ... Con Ltd. şirketinin ise sözleşmenin “ikinci tarafı” olarak nitelendirildiği, sözleşmenin ilk 7 maddesinde şirketler arasındaki hukuki ilişkinin açıklandığı, dava dışı ... şirketinin davalı ... İnşaat şirketine iş gücü temin ettiği, sigortalılık bildirimleri ... şirketi üzerinden yapılıyor ve işçilerin ücretleri ... şirketi tarafından ödeniyor ise de ... şirketinin işçilerinin ... şirketinin yürütmekte olduğu işte çalıştıkları, ... şirketinin sözleşme süresi boyunca işçinin konaklamasından ve bir defaya mahsus ülkelerine gidiş-geliş biletinden sorumlu olduğu, bu iş karşılığında ... şirketinin ... şirketine iş gücü bedeli üzerinden %2 oranında kâr verdiği anlaşılmaktadır. 4857 sayılı Kanun'un 2 nci maddesine göre bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişiye işçi, işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişiye yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlara işveren, işçi ile işveren arasında kurulan ilişkiye iş ilişkisi denir. İş Kanunu'nun 2 nci maddesinin 7 nci fıkrasına göre bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur. 5510 sayılı Kanun'un 12/6 ncı maddesi ile de asıl işveren, bu Kanunun işverene yüklediği yükümlülüklerden dolayı alt işveren ile sorumlu tutulmuştur. 4857 sayılı Kanun'un 2/7 nci maddesi ile işçilerin İş Kanunu'ndan, sözleşmeden ve toplu iş sözleşmesinden doğan hakları, 5510 sayılı Kanun'un 12/6 ncı maddesi ile de Kurumun alacakları ve işçinin sosyal güvenlik hakkı daha geniş koruma-güvence altına alınmak istenmiştir. Aksi halde, 4857 veya 5510 sayılı Kanun'dan kaynaklanan yükümlülüklerinden kaçmak isteyen işverenlerin işin bölüm veya eklentilerini muvazaalı bir biçimde başka kişilere vermek suretiyle yükümlülüklerinden kaçması mümkün olurdu. Asıl işveren ile alt işverenin birlikte sorumluluğu "müteselsil sorumluluktur". Asıl işveren, doğrudan bir hizmet sözleşmesi bulunmamakla birlikte İş Kanunu'nun 2 nci maddesinin 6 ncı fıkrası gereğince alt işverenin işçilerinin iş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle uğrayacakları maddi ve manevi zarardan alt işveren ile birlikte müteselsilen sorumludur. Bu nedenle meslek hastalığına veya iş kazasına uğrayan alt işverenin işçisi veya ölümü halinde mirasçıları tazminat davasını müteselsil sorumlu olan asıl işveren ve alt işverene karşı birlikte açabilecekleri gibi yalnızca asıl işverene veya alt işverene karşı da açabilirler. Alt işverenden söz edebilmek ve asıl işvereni, aracının borçlarından sorumlu tutabilmek için bir takım zorunlu unsurlar bulunmaktadır. a) İşyerinde işçi çalıştıran bir asıl işveren bulunmalıdır. Sigortalı çalıştırmayan “işveren” sıfatını kazanamayacağı için, bu durumdaki kişilerden iş alanlar da aracı sayılmayacak ve anılan madde kapsamında dayanışmalı sorumluluk doğmayacaktır. b) Bir başka işveren, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin bir işte veya bir işin bölüm veya eklentilerinde iş almalı ve sigortalı çalıştırmalıdır. c) İşverenlik sıfatını, alınan işte ve o iş nedeniyle sigortalı çalıştırılması sonucunda kazanmış olması aranacaktır. Bu kişinin diğer bir takım işyerlerinde çalıştırdığı sigortalılar nedeniyle kazandığı işverenlik sıfatının sonuca etkisi bulunmamaktadır. d) İşverenden alınan iş, işverenin sigortalı çalıştırdığı işe göre ayrı ve bağımsız bir işyeri olarak değerlendirilebilecek nitelikte olmamalıdır, aksi halde iş alan kimse aracı değil, bağımsız işveren niteliğinde bulunacaktır. e) İşin bütünü başka bir işverene bırakıldığında, iş anahtar teslimi verildiğinde veya işveren kendi iştigal konusu olmayan bir işi kendisi sigortalı çalıştırmaksızın bölerek ihale suretiyle farklı kişilere vermişse, iş sahibi (ihale makamı) Yasanın tanımladığı anlamda asıl işveren olmayacağından, bir alt-üst işveren ilişkisi bulunmayacaktır. f) Alt işverenin aldığı iş, işverenin asıl işinin bölüm ve eklentilerindeki işin bir kesimi yada yardımcı işler kapsamında bulunmalıdır. Asıl işverenden alınan iş, onun sigortalı çalıştırdığı işe göre ayrı ve bağımsız bir nitelik taşımaktaysa, işi alan kimse alt işveren değil, bağımsız işveren sayılacaktır. Bu noktada belirleyici yön; yapılan işin, diğerinin bütünleyici, yardımcı parçası olup olmadığıdır. İş yerindeki üretimle ilgili olmayan ve asıl işin tamamlayıcısı niteliğinde bulunmayan bir işin üstlenilmesi halinde, alt işverenden söz etme olanağı kalmayacak, ortada iki bağımsız işveren bulunacaktır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 24.05.1995 gün ve 1995/9-273-548 sayılı kararı da aynı yöndedir.) Somut olayda; Dairemizin 31.05.2022 tarih, 2021/13097 Esas, 2022/8242 Karar sayılı bozma kararı ile 19.04.2012 tarihli sözleşmenin Türkçe'ye çevirisinin yapılarak irdelenmesi ve taraflar arasındaki hukuki ilişkinin belirlenmesi gerektiğinin belirtildiği, İlk Derece Mahkemesince sözleşmenin Türkçe'ye çevirisinin yaptırıldığı, ne var ki temyiz incelemesine konu son kararda davalı ile dava dışı ... şirketi arasında organik bağ bulunduğu kabulünden hareketle sonuca gidildiği, bu haliyle uyulmasına karar verilen bozma ilamının gereğinin yerine getirilmediği, sözleşmenin gereği gibi irdelenmediği, sözleşme hükümlerine göre dava dışı ... şirketinin işçi temin eden şirket olduğu, açıklanan sebeplerle davalı şirket ile dava dışı ... şirketi arasında asıl işveren / alt işveren ilişkisi bulunup bulunmadığı noktasında bir değerlendirme yapılması gerekirken bu yönde bir irdeleme yapılmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece yapılacak iş, 19.04.2012 tarihli sözleşme hükümleri kapsamında dava dışı ... şirketinin işçi temin eden şirket olduğunu göz önünde bulundurmak suretiyle davalı şirket ile dava dışı ... şirketi arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunup bulunmadığı noktasında irdeleme yapmak, yeniden kusur raporu alınmasının gerekmesi halinde elektrik mühendisi iş güvenliği uzmanlarından oluşan bilirkişi heyetine somut olayı inceleterek kusurun oran ve aidiyetini belirlemek, yeniden hesap raporu alınması halinde hükme esas bilirkişi hesap raporundaki bilinen/iskontosuz, bilinmeyen/iskontolu dönem başlangıç ve bitiş tarihlerininin değiştirilmemesi gerektiğini dikkate almak, usuli kazanılmış hakları da gözeterek çıkacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Bozma sebebine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgilisine iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 21.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.