DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/2651 E. , 2024/497 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2022/2651 Karar No : 2024/497 TEMYİZ EDEN (DAVALI) :... Kurulu VEKİLİ:Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) :... İSTEMİN KONUSU:Danıştay Beşinci Dairesinin 08/03/2022 tarih ve E:2017/1121, K:2022/840 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedb
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/2651 E. , 2024/497 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2022/2651 Karar No : 2024/497 TEMYİZ EDEN (DAVALI) :... Kurulu VEKİLİ:Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) :... İSTEMİN KONUSU:Danıştay Beşinci Dairesinin 08/03/2022 tarih ve E:2017/1121, K:2022/840 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu'nun... tarih ve ...sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 08/03/2022 tarih ve E:2017/1121, K:2022/840 sayılı kararıyla; Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmeyerek işin esasına geçilmiş; "Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararların Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak, Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede; Davacı hakkında silahlı terör örgütüne üyelik suçundan açılan adli soruşturma sonucunda ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve Sor. No:..., K:... sayılı kararıyla kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği ve anılan kararın 25/06/2019 tarihinde kesinleştiği, Davacının Polis Akademisi Başkanlığı Güvenlik Bilimleri Enstitüsü Müdürlüğü bünyesinde FETÖ/PDY iltisaklı veya irtibatlı kişiler kapsamında yüksek lisans yapması ve ilişiğinin kesilmesine ilişkin bilgi yönünden, Polis Akademisi Başkanlığı Güvenlik Bilimleri Enstitüsü Müdürlüğü tarafından HS(Y)K'ya gönderilen ... tarih ve ... sayılı yazı incelendiğinde, Adalet Bakanlığı personeli olup da Polis Akademisi Başkanlığı Güvenlik Bilimleri Enstitüsü bünyesinde yüksek lisans ya da doktora eğitimi yaparken Enstitüden ilişiği kesilenlerin Ek-1 listesinde gönderildiği belirtildikten sonra 15/07/2016 tarihinde FETÖ/PDY terör örgütü unsurları tarafından gerçekleştirilen başarısız darbe girişiminin ardından, 25/10/1983 tarih ve 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu’nun 4’üncü maddesine istinaden 22/07/2016 tarihinde Olağanüstü Hal ilan edilmesi ve bu kapsamda çıkarılan 667 sayılı “Olağanüstü Hal Kapsamında AlınanTedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname” nin “Yargı mensupları ile bu meslekten sayılanlara ilişkin tedbirler” başlıklı 3’üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan; “ Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen... hâkim ve savcılar hakkında Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Genel Kurulunca meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına karar verilir.” hükmü gereğince ekli listelerdeki öğrenciler veya mezunlar hakkında FETÖ-PDY terör örgütü ile bağlantısı veya iltisakı bulunduğu veya bu yapıyla birlikte hareket ettikleri değerlendirilenlerin disiplin işlemlerine esas tutulmak üzere isimlerinin Enstitü Başkanlıklarına bildirilmesinin istendiği, bu listede yer alan isimlerin FETÖ/PDY terör örgütü ile üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı husunda bir değerlendirmeye yer verilmediği, davalı idare tarafından da dava dosyasına davacının Polis Akademisi Başkanlığı Güvenlik Bilimleri Enstitüsü yüksek lisans eğitimi yapmasında ve ilişiğinin kesilmesinde FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakının etkili olduğuna yönelik somut bilgi ve belgenin sunulmadığının görüldüğü; davacının Polis Akademisi Başkanlığı Güvenlik Bilimleri Enstitüsü'nde yüksek lisans eğitimi yapmasının ve ilişiğinin kesilmesinin örgütsel bir eylemin sonucu olduğuna yönelik davalı idare tarafından dosyaya herhangi bir bilgi-belge sunulmadığından bu iddianın davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmediği, HTS Raporundaki tespitler yönünden, 13/03/2017 tarihli davacıya ait ... numaralı GSM Hattı HTS Analiz Raporu incelendiğinde; 01/06/2014-21/07/2016 tarihleri arasında ve 15-16/07/2016 günü yapmış olduğu görüşmelerin örgütsel saikle yapıldığına ilişkin bir tespitin bulunmadığı, davalı idare tarafından da rapor içeriğindeki bu görüşmelerin örgütsel saikle yapıldığının ispatına yönelik somut bilgi ve belge sunulmadığının görüldüğü; bunun yanında davacı hakkındaki ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve Sor. No:..., K:... sayılı kovuşturma yapılmasına yer olmadığı kararında; ".. HTS analiz çalışmaları neticesinde düzenlenen 13/03/2017 tarihli raporda; davacının kullandığı telefon ile; haklarında FETÖ kapsamında soruşturma yürütülen bir kısım kişilerle görüşmesinin bulunduğunun belirtildiği ancak bu kişilerin genellikle yargı mensubu olduğu ve örgütün üst düzey yöneticisi olduklarına dair de bir tespite yer verilmediği" değerlendirmelerine yer verildiği; 13/03/2017 tarihli HTS Analiz Raporundaki tespitlerin, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koymaya yeterli bir delil olarak değerlendirilmediği, Davacının FETÖ/PDY’nin Emniyet Mahrem Yapılanması içerisinde faaliyet gösteren B.G. isimli şahıs ile 29 adet irtibatının bulunması yönünden, davalı idare tarafından dosyaya sunulan 28/01/2021 tarihli ara karar cevabı ve ekinde yer alan "Bilgi Notu" başlıklı yazı ile tablo incelendiğinde; davacı ile FETÖ/PDY’nin Emniyet Mahrem Yapılanması içerisinde faaliyet gösteren B.G. isimli şahıs arasında mahiyeti belli olmayan (29) irtibatın ve bahse konu bu iki şahsın uzak akrabalık (Teyzesinin eşinin yeğeni) bağının bulunduğu bilgilerine yer verildiği, ancak davalı idare tarafından, dosyaya sunulan irtibat detaylarına ilişkin tablodan davacı ile B.G. arasındaki 04/06/2014-21/06/2016 tarihleri arasında gerçekleştiği anlaşılan 29 irtibatın uzak akrabalık ilişkisi dışında, örgütsel saikle yapıldığına ilişkin herhangi bir bilgi-belge sunulmadığının görüldüğü; başkaca bir delille desteklenmediği görülen anılan bilgi notunun davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat veya iltisakını tek başına ortaya koymaya yeterli bir delil olarak değerlendirilmediği, Davacıyla ilgili soruşturma bilgisi yönünden, Dairelerince yapılan ara kararına davalı idare tarafından verilen cevapta, davacı hakkında Hâkimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesinin ...esas sayılı (Hâkimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin... sayılı) disiplin dosyasının dışında FETÖ/PDY örgütü ile bağlantılı olarak yürütülen veya sonuçlandırılan başka idari soruşturma bulunmadığının belirtildiği, bu disiplin soruşturması kapsamında davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı ve irtibatına ilişkin varsa elde edilen bilgi ve belgelerin neler olduğu ortaya konulmadığından, söz konusu soruşturmanın davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı ve irtibatı bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinde dikkate alınmadığı, Sosyal çevre bilgileri yönünden, davacı hakkında somut bir tespiti içermeyen sosyal çevre bilgilerinin, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varıldığı, Yurt dışı dil eğitimine gönderilmesi yönünden, davacının Adalet Bakanlığının Adli ve İdari Kapasitesinin Güçlendirilmesi Amacıyla Hâkimlerin Yabancı Dil Eğitimi Projesi kapsamında 2006-2007 yılları arasında yurt dışı eğitimine FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı ve/veya iltisaklı olması nedeniyle gönderildiğine ilişkin iddianın başkaca bir delille desteklenmediği görüldüğünden, belirtilen hususun davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat veya iltisakını tek başına ortaya koymaya yeterli bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, Adalet Bakanlığı Kanunlar Genel Müdürlüğünde Tetkik Hâkimi olarak görev yapması yönünden, FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı ve/veya iltisaklı olması nedeniyle ve örgütün amaç ve stratejilerinin gerçekleştirilmesi amacıyla anılan yere atandığına ilişkin iddianın başkaca bir delille desteklenmediği görüldüğünden, belirtilen hususun davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat veya iltisakını tek başına ortaya koymaya yeterli bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı belirtilerek, Dosyada bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davalı idarece bakılmakta olan dosyada davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplarla iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğuna ilişkin yeterli delil sunulmadığı, sunulan delillerin ise davacının iltisakı veya irtibatını ortaya koyacak yeterlilikte ve nitelikte olmadığı, ayrıca ilgili kamu kurumları ve özel kuruluşlarca Dairelerinin 01/11/2021 tarihli ara kararına verilen cevaplarda da davacının iltisakı veya irtibatını ortaya koyan herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı anlaşıldığından dava konusu kararda hukuka uyarlık bulunmadığı, Öte yandan, davalı idarece, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatını ortaya koyacak nitelikte delillerin tespit edilmesi hâlinde yeniden işlem tesis edilebileceği gerekçesiyle, Dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, usule ilişkin itirazlarının neden yerinde görülmediğinin gerekçesinin kararda yer almadığı, dava konusu işlemin bir disiplin işlemi olmadığı, bu nedenle hukuki denetimin disiplin işlemi kapsamında yapılamayacağı ve bu hususun Dairece kabul edilmesine karşın bu uyuşmazlıkta katı bir bakış açısıyla sonuca varıldığı, meslekten çıkarılan bazı hâkim ve savcılar tarafından açılan davalarda Dairenin verdiği bir kısım ret kararlarında yer alan değerlendirmeler ile bu dosyadaki iptal kararının gerekçesinde çelişkilerin bulunduğu; Dairenin değerlendirmeye almadığı her bir delil için başka delillerle desteklenmediği yolundaki gerekçesinin, var olan diğer delillere rağmen başka hangi delillerin olması gerektiği hususunda açıklama yapmamasının ve "örgütsel saik" noktasında idarelerine ispatı imkânsız bir sorumluluk yüklediği, Polis Akademisi Başkanlığı Güvenlik Birimleri Enstitüsünde yüksek lisans yapması, Emniyet mahrem yapılanması içerisinde faaliyet gösteren ve kendi ifadesine göre uzaktan akrabalık bağı dışında hiçbir bağı olmadığı hâlde B.G. ile pek çok irtibatının olması, 2006-2007 yılları arasında neredeyse hiçbir hâkim ve savcının yararlanamadığı veya haberinin dahi olmadığı yurt dışı eğitim imkânından faydalanması, eski HSYK başkanvekili A.H.'nin ve M.K.Ö.'nün itiraf beyanlarında belirtildiği üzere Adalet Bakanlığı ve HSYK'da birkaç istisna dışında alınan tetkik hakimlerin özellikle FETÖ ile mensubiyeti veya yakınlığı olanlar arasından seçilmesine gayret gösterildiği yolundaki ifadelerinin göz ardı edilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, yarıda bıraktığı yüksek lisansa gitmesinde, yurt dışında dil eğitimine gitmesinde, Adalet Bakanlığına tetkik hakimi olarak atanmasında yasa dışı herhangi bir yapı, oluşum ve grubun etkisi olmadığı, Adalet Bakanlığında çalışıp yurt dışı dil eğitimine giden bir çok hâkim ve savcının hâlen görev yapmakta olduğu, yasa dışı herhangi bir yapı, oluşum ve grupla herhangi bir iletişiminin bulunmadığı, hukuki değerden yoksun bilgi notunda ismi geçen kişinin teyzesinin eşinin yakın akrabası olduğu, annesinin yaşına bağlı olarak adı geçen kişinin annesiyle akrabalık bağlamında telefon ile konuştukları, davalı idarenin takdir yetkisini hatalı ve hukuka aykırı olarak kullandığı, temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Kurulumuzun 21/06/2023 tarihli ara kararına davalı idarece verilen cevabın dosyaya sunulması üzerine, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a)Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b)Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1.Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2.Yukarıda özetlenen gerekçeyle dava konusu işlemin iptaline ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 08/03/2022 tarih ve E:2017/1121, K:2022/840 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 06/03/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.