10. Hukuk Dairesi 2023/9013 E. , 2023/8327 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :İş Mahkemesi HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı SGK …
**10. Hukuk Dairesi 2023/9013 E. , 2023/8327 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :İş Mahkemesi HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının müteveffa eşi ...'in, davalı ... Mobilya Dekorasyon San. ve Tic. A.Ş'ye ait işyerinde 09.07.1975 tarihinden itibaren yaklaşık beş yıl çalışmasına rağmen çalışmalarının ve ödenen primlerin sigorta cetvelinde görünmediğini, eşinden dolayı kendisine ölüm aylığı tahsisi ilgili sigorta müdürlüğünden talep edilmiş ise de, 14.09.2012 tarihli cevabi yazıda davacının eşinin 15 gün sigortalı çalışmasının olduğunun belirtildiğini ileri sürerek, müteveffa eşinin 09.07.1975 başlangıç tarihli olmak üzere davalıya ait işyerinde sigortalı olarak çalıştığının tespiti ile ödenmeyen primlerin davalı işveren tarafından ödenmesine karar verilmesini istemiş; 05.02.2019 tarihli duruşmada davacı vekili, davacının eşinin 1975 yılının 7. ayından 1977 yılının sonuna kadar davalı işyerinde çalıştığının tespitini istemiştir. II.CEVAP Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; işe giriş bildirgesinin verildiğini, ancak yasal diğer belgelerin bulunmadığı durumlarda çalışma olgusunu ortaya koyabilecek inandırıcı ve yeterli kanıtların aranması gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı davaya cevap vermemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin 22.10.2019 tarihli ve 2013/130 - 2019/313 E.K. sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı SGK vekili, davacının davasını ispat edemediğini, hükme esas alınan tanıkların beyanları ve kapsam tarihlerinin yetersiz olduğunu, kayıtlı bordro tanığı dinlenmesi gerektiğini, davacının ay be ay günlük çalışma ve ücretine ilişkin tespit hükmü kurulmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 24.06.2021 tarihli ve 2020/1469 - 2021/895 E.K. sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu belirtilerek, istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması ve Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi üzerine, davalı vekili SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Daire kararında, "dosya içerisindeki kayıt ve belgelerden, 03.10.1955 doğumlu davacının murisi ...’in 06.02.1983 tarihinde vefat ettiği, muris adına düzenlenen ve Kuruma kayıtlarına 24.07.1975 tarihinde intikal eden 09.07.1975 tarihli işe giriş bildirgesinin 146195.32.12 sicil sayılı davalı işverenlikten verildiği ve 09.07.1975-14.07.1975 tarihleri arasında 13 gün hizmet bildiriminde bulunulduğu, ... Mobilya Dekorasyon San. ve Tic. A.Ş. unvanlı davalı işyerinin 15.06.1973-08.03.1996 tarihleri arasında kanun kapsamında olduğu, ticaret sicil kayıtlarının getirtildiği, dönem bordrolarının dosya arasına alındığı, tanıkların dinlendiği, somut olayda, murisin 1975 yılı Temmuz ayından 1977 yılı sonuna kadar davalı işyerinde çalıştığının tespitinin istendiği eldeki davada, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de hükmün eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğu, yapılması gereken işin, davacının fiilen askerlikte geçirdiği süreler ile hastalık veya firar nedeniyle askerlikten sayılmayan sürelere ilişkin bilgi ve belgeler ilgili askerlik şubesinden getirtilmeli, çalışma süresi ve niteliğinin ona göre değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek, hüküm bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin 16.03.2023 tarihli ve 2022/155 - 2023/209 E.K. sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak, bozma ilamı doğrultusunda murisin askerlik bilgilerine ilişkin kayıtlar celp edilmiş, Askerlik Şubesi tarafından gönderilen yoklama dönemine ilişkin kütük incelendiğinde; murisin eğitim birliğine 21.03.1975 tarihinde sevk edildiği, katılış tarihinin 24.03.1975 tarihi olduğu, eğitim birliğinden ayrılış döneminin kayıtlarda yer almadığı, bu nedenle 09.07.1975 tarihinde yapılan işe girişi itibariyle askerlik görevinden ayrıldığının olaya uygun düşeceği değerlendirilmiş, yine kayıtlarına göre kıtaya katılış tarihinin 28.07.1975 olduğu, davacının murisinin 09.07.1975 tarihinde başlayan hizmetinin kıtaya katıldığı dönemden önceki on günlük makul süreye kadar devam ettiği hususu olaya uygun görülerek, murisin 09.07.1975-18.07.1975 tarihleri arasında çalıştığı, kıtaya katılışından on gün önce işten ayrıldığı kabul edilmiş, 28.07.1975 tarihinde katılışından sonra askerlik hizmetine dair bilgiye rastlanılmadığı ifade edildiğinden, murisin firarına ilişkin kayda itibar edilerek, kıtaya katılış tarihi olan 28.07.1975 tarihinden sonraki on günlük dönemde çalışmadığı, firardan sonraki on günlük süre sonunda yeniden işe başladığı değerlendirilerek, işe başlangıç tarihi 09.08.1975 tarihi olarak kabul edilmiş ve dosya kapsamındaki bozma öncesi yapılan araştırmalara istinaden bu hizmetin 31.12.1977 tarihine kadar devam ettirildiği gerekçesiyle, 1-Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, -Davacının murisi ...'in (TC:***********) ... Mobilya Dekorasyon Sanayi ve Ticaret A.Ş. unvanlı ve 146195.34.12 sicil numaralı iş yerinde Kuruma bildirilen süreler haricinde 09.07.1975-18.07.1975 ve 09.08.1975-31.12.1977 tarihleri arasında dönemin asgari kazanç miktarı ile hizmet akdine bağlı sigortalı olarak çalıştığının tespitine, -Davacının 19.07.1975-08.08.1975 tarihleri arasına ilişkin talebinin Askerlik Şubesi tarafından gönderilen katılış ve firar kayıtları esas alınarak reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı SGK vekili, bozma kararındaki eksikliklerin giderilmediğini, Mahkemece eksik inceleme ve araştırmaya dayalı karar verildiğini, Kurum fer'i müdahil olduğundan aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının davalı işverene ait işyerinde 1975 yılının 7. ayından 1977 yılının sonuna kadar Kuruma bildirilmeyen sürelerde çalıştığının tespitine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu maddesi olup bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır. 2.Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirir. (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 tarihli, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı Kararı). Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 tarihli ve 13/5 sayılı YİBK). 3. Değerlendirme İnceleme konusu eldeki davada, davacı muris eşinin 1975 yılının 7. ayından 1977 yılının sonuna kadar davalı şirket işyerinde çalıştığının tespitini istemiş, Mahkemece bozmaya uyularak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmediğinden, hüküm hatalı ve yanılgılı değerlendirmeye dayalıdır. Yıldızeli Askerlik Şubesinin 05.10.2022 günlü yazısına göre; yükümlü ...'in 21.03.1975 tarihinde eğitim birliği olan 57 nci Top.Er Eğt.Tug. K.lığı/ Bornova'ya sevk edildiği, 24.03.1975 tarihinde eğitim birliğine katıldığı, kısa süreli firar suçundan 13.05.1975 tarihinde 25 gün oda hapsi ile cezalandırıldığı ve firarda geçen 5 günü de süreye dahil edilerek 30 gün geç terhisine karar verildiği, kayıtlardaki bilgilerden firar başlangıç ve firar bitiş tarihlerinin tespit edilemediği, 28.07.1975 tarihinde kıta birliği olan 2 nci Kor.Top.Gr.K.lığı Gelibolu ...'ye katıldığı, 28.02.1981 tarihinde aynı birliğe ikinci kez katılışının bulunduğu, arada geçen sürede askerlik hizmetine dair bilgiye rastlanılmadığı, kıta birliğinde iken 10.06.1981 tarihli karar ile 15 gün oda hapsi cezası ile cezalandırıldığı ve yine yükümlünün 19.08.1981 tarihinde 5 ay süre ile cezalandırılarak, Gelibolu Askeri Ceza Evine sevk edildiği, cezaevinden tahliyesine ve sonrasında birliğine katılış yapıp yapmadığına dair bilgiye rastlanılmadığı, Yıldızeli İlçe Nüfus Müdürlüğünün 16.02.1983 gün ve 98 sayılı yazıları ile 06.02.1983 tarihinde öldüğü bildirildiğinden 21.02.1983 tarihinde kaydının kapatıldığı bilgisinin verildiği görülmektedir. Somut olayda, murisin 28.07.1975 tarihinde kıta birliğine katıldıktan sonra ne kadar süre daha askerde kaldığı hangi tarihte terhis olduğu/firar ettiği dosya içeriğinden anlaşılmadığı gibi askerlik şubesinden gelen yazıda da 28.02.1981 tarihinde aynı birliğe ikinci kez katılışının bulunduğu, arada geçen sürede askerlik hizmetine dair bilgiye rastlanılmadığının bildirilmesi karşısında, bu husus açıklığa kavuşturulmadan yazılı şekilde karar tesisi isabetsiz olmuştur. Yapılacak iş, murisin 28.07.1975 - 28.02.1981 tarihleri arasında askerlik yaptığı süreler ilgili askerlik şubesinden, kıta birliğinden, gerekirse Milli Savunma Bakanlığından sorularak, gelen bilgi ve belgeler değerlendirilmek suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.