Başvurucu, 10/3/2011 tarih ve 6191 sayılı Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanunu’nun 10. maddesi ile 27/7/1967 tarih ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu’na eklenen geçici 32. maddesinde düzenlenen haklardan yararlanmak için yaptığı başvurunun reddi üzerine açtığı davanın reddedilmesi nedeniyle, Anayasa’nın 10. maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesinin ve 36. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
Başvurucu, 10/3/2011 tarih ve 6191 sayılı Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanunu’nun maddesi ile 27/7/1967 tarih ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu’na eklenen geçici maddesinde düzenlenen haklardan yararlanmak için yaptığı başvurunun reddi üzerine açtığı davanın reddedilmesi nedeniyle, Anayasa’nın maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesinin ve maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Başvuru, 4/1/2013 tarihinde Şanlıurfa İdare Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. İdari yönden yapılan ön incelemede başvurunun Komisyona sunulmasına engel bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca, 28/11/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, astsubay statüsünde görev yapmakta iken 1996 yılı Ağustos ayında alınan Yüksek Askerî Şûra (YAŞ) kararıyla resen emekliye sevk edilerek Türk Silahlı Kuvvetlerinden (TSK) ilişiği kesilmiştir. Başvurucu hakkında düzenlenen 9/9/1996 tarihli iddianame üzerine açılan davada Devlet Güvenlik Mahkemesinin 20/5/1998 tarihli kararı ile başvurucunun 15 yıl ağır hapis cezası ile cezalandırılmasına ve ömür boyu kamu hizmetlerinden yasaklanmasına karar verilmiş, karar 8/12/1998 tarihinde Yargıtay tarafından onanmıştır. Başvurucu tarafından bu karara karşı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) yapılan başvuru üzerine anılan Mahkeme 20/11/2007 tarih ve B. No:49276/99 sayılı kararı ile Devlet Güvenlik Mahkemesinin yapısındaki sorun nedeniyle başvurucunun Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme) maddesinde tanımlanan adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ve ihlalin başvurucu için yeterli adli tatmin sağlaması nedeniyle tazminat talebinin reddine karar vermiştir. AİHM aynı kararda, ilgilinin talebi üzerine yeni bir dava açılmasının ya da yargılamanın yeniden başlatılmasının ihlalin giderilmesi için prensip olarak uygun olacağını belirtmiştir. 6191 sayılı Kanun’un maddesinin (7) numaralı fıkrası ile 926 sayılı Kanun’a eklenen geçici madde, 12/3/1971 tarihi sonrasındaki yargı denetimine kapalı idari işlemler veya YAŞ kararlarıyla TSK’dan ilişiği kesilenlere bazı haklarının iadesinin sağlanması amacıyla idareye başvuru imkânı getirmiş ve bu hükümden yararlanabilmek için 6191 sayılı Kanun’un yürürlük tarihinden itibaren 60 gün içinde Milli Savunma Bakanlığına başvurulması gerektiği hükme bağlanmıştır. Başvurucunun, 926 sayılı Kanun’a eklenen geçici madde kapsamından yararlandırılması talebiyle yaptığı 29/3/2011 tarihli başvuru, Milli Savunma Bakanlığının 5/7/2011 tarihli işlemi ile reddedilmiştir. İşlem gerekçesi şöyledir: “… hakkınızda tesis edilen idari işlemin dayanağı fiillerin vasıf ve mahiyeti dikkate alınarak,…” Başvurucu tarafından, anılan işlemin iptali istemiyle açılan davada Askeri Yüksek İdare Mahkemesi (AYİM) Birinci Dairesi 20/11/2012 tarih ve E.2012/738 ve K.2012/1264 sayılı kararı ile davayı reddetmiştir. Karar gerekçesi şöyledir“… davacının 926 sayılı Kanunun Geçici 32’nci maddesinden yararlanabilmek için gerekli olan “yargı denetimine kapalı işlemlerle TSK’dan ilişiği kesilmiş” olmak şartını taşıdığı görülmektedir.Davacının disiplin durumu incelendiğinde; yasa dışı örgütsel faaliyetlere katıldığı, bölücü terör örgütü üyelerine yardım ettiği ve soruşturma için muhafaza altına alındığı yerden kaçtığı yönünde tespit yapıldığı, bu kapsamda; 2 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesi tarafından 1998 tarihli ve 1998/29-61/111 Esas Karar sayılı karar ile “Devlet hakimiyeti altında bulunan toprakları bölmek amacıyla kurulmuş silahlı çete mensubu olmak” suçundan 15 yıl ağır hapis cezası ile cezalandırılmasına ve TCK’nnı 31’inci maddesi uyarınca ömür boyu kamu hizmetlerinden yasaklanmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Davacının bu durumuyla, bir kamu görevi yürütmesinin, kamuda görev yapmasının ve 926 Sayılı TSK Personel Kanunun Geçici 32’nci maddesinden yararlandırılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.” Karar, başvurucuya 17/12/2012 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu, 4/1/2013 tarihinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapmıştır.B. İlgili Hukuk 926 sayılı Kanun’un geçici maddesinin birinci, ikinci ve dördüncü fıkraları şöyledir:“12 Mart 1971 tarihinden bu Kanunun yayımı tarihine kadar, yargı denetimine kapalı idari işlemler veya Yüksek Askerî Şûra kararları ile Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiği kesilenler veya vefatları hâlinde hak sahipleri, bu madde hükümlerinden yararlanabilmek için altmış gün içinde Milli Savunma Bakanlığına başvururlar.Milli Savunma Bakanı, başvurunun kabulüne veya reddine en geç altı ay içinde karar verir. Milli Savunma Bakanı, hazırlık amacıyla sadece gerekli yazışmaların yapılması hususunda yardımcı olmak üzere gerektiğinde komisyonlar kurabilir ve bu komisyonlara, ilgili bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşlarından temsilci çağırabilir. İlgililerin, Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiklerinin kesilmesine esas bilgi ve belgeler Genelkurmay Başkanlığınca en geç altmış gün içinde Milli Savunma Bakanlığına gönderilir.… Başvurunun reddi hâlinde, bu ret işlemine karşı ilgililer altmış gün içinde Askerî Yüksek İdare Mahkemesinde dava açabilirler.”