T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 18/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/07/2025 NUMARASI : ... Esas ... Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1-... 2-... VEKİLİ : Av. ... İHBAR OLUNAN : ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Tazminat …
T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 18/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/07/2025 NUMARASI : ... Esas ... Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1-... 2-... VEKİLİ : Av. ... İHBAR OLUNAN : ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) G.KARAR YAZIM TARİHİ : 19/12/2025 İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin maliki olduğu ve tur düzenlemek suretiyle ticari faaliyette bulunduğu ... isimli teknesi ile davalılardan ... şirketi adına kayıtlı ve davalılardan ...'in kaptanlığını yaptığı ... isimli teknenin 15/07/2022 tarihinde çarpışmak sureti ile kaza yaptığını, meydana gelen kazada davalıların teknesinin tam kusurlu bulunduğunu, tarafların birbirlerinden şikayetçi olduklarını, dilekçeleri ekinde sundukları fezlekede de "Denizde Çatışmayı Önleme Tüzüğü", Kural-15: Aykırı Geçiş, "kuvvetle yürütülen iki teknenin çatışma tehlikesi doğuracak şekilde birbirini aykırı olarak geçmeleri halinde, diğer tekneyi sancak (sağ) tarafında gören tekne onun yolundan çıkacak, koşullar elverdiği takdirde diğer teknenin pruvasından (yolundan) geçmekten kaçınacaktır." hükmü gereği olarak da ... isimli davalılara ait teknenin söz konusu kazada kusurlu bulunduğunu, yine levhaya kayıtlı eksper ... tarafından düzenlenen raporda da kusurun tamamının ... isimli teknede olduğunun belirtildiğini, müvekkilinin teknesinin söz konusu kazada ağır hasar aldığını, kullanılamaz hale geldiğini, buna ilişkin müvekkilinin sigortası olan ... Sigorta A.Ş. tarafından hasar dosyası açıldığını, müvekkilinin teknesi ile ilgili ekspertiz çalışması yapıldığını, müvekkilinin gerek eksper aşamasında gerekse kaza tarihi sonrasında teknesini, kullanamadığını ticari faaliyetinden mahrum kaldığını, söz konusu kazanın 15 Temmuz 2022 tarihinde gerçekleştiğini, esnaf tabiri ile tam para kazanılacak dönemde müvekkilinin teknesiz kaldığını, söz konusu tarihlerin tam olarak kurban bayramı sonrası dönemine denk geldiğini, müvekkilinin tur ücreti olarak günlük 500,00 Euro'ya teknesini çalıştırdığını, ayrıca tur şirketleri ve otellerle de anlaşması olan müvekkilinin tüm anlaşmalarını iptal etmek zorunda kaldığını belirterek, müvekkilinin mahrum kaldığı kazanç kaybı olan şimdilik 10.000,00 TL'nin (fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile) davalılardan kaza tarihinden itibaren ticari avans faizi ile tahsili ile müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 18/02/2025 tarihli ıslah dilekçesiyle, müvekkilinin mahrum kaldığı kazanç kaybı olan 141.396,90 TL'nin (fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile) ve pert olan teknesinin kaza tarihindeki değerinden, sigorta şirketi tarafından ödenen bedelin mahsubu ile bakiye bedel olan 1.010.501,13 TL'nin (fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile) davalılardan kaza tarihinden itibaren ticari avans faizi ile tahsili ile müvekkiline verilmesini talep etmiştir. Davalı .... vekili cevap dilekçesinde; davacının dava dilekçesinde müvekkiline ait .... ile kendisine ait ... isimli tekneler arasında 15/07/2022 tarihinde meydana gelen deniz kazasında ... isimli teknenin pert olduğunu, kazada müvekkiline ait teknenin kusurlu olduğunu ve kaza neticesinde teknesini işletememesi nedeniyle mahrum kaldığı kazanç kaybını talep ettiğini, davacının dava dilekçesinde yer verdiği hususlar ve kazanç kaybına ilişkin iddialarının hatalı olduğunu, taleplerinin tamamen fırsattan istifade fahiş nitelikte olduğunu, kazanın oluş biçimi bakımından, müvekkili .... isimli teknesinde misafirleri ile ... koyundan çıkış yapıp ... mevkiine doğru yol aldığını, seyir sırasında davacıya ait ... isimli tekne Denizde Çatmayı Önleme Tüzüğü, Deniz Trafik Ayrım Düzenleri ve denizcilik teamüllerine aykırı şekilde kazaya sebebiyet verdiğini, öncelikle davacı her ne kadar yalnızca teknesinde yer alan kişilerin ifadelerine dayanarak iddiasını payandalamak istese de, kazada asli kusurlu olan tarafın davacıya ait tekne olduğunu, Denizde Çatışmayı Önleme Tüzüğü ve denizcilik teamüllerine göre davacıya ait teknenin kazanın oluşumunda asli kusurlu olduğunu, ... Koyundan çıkış yapan müvekkilinin bölgede faaliyet gösteren her tecrübeli kaptanın bileceği üzere deniz yolu olarak görülen rotada seyrettiğini ve karşıdan diğer teknelere de çapariz vermemek adına saçak altı devam ettiğini, müvekkiline ait tekne seyir halinde iken davacıya ait teknenin, geçiş üstünlüğüne riayet etmeyerek, müvekkilinin rotasına tehlikeli şekilde girdiğini ve tüm çabalara rağmen bu tehlikeli hareket nedeniyle kaza meydana geldiğini, öncelikle davacıya ait teknenin 12 metre uzunluğunda olduğunu, müvekkiline ait teknenin ise neredeyse iki katı uzunlukta olduğunu, kazaya ait video görüntülerinde görüleceği üzere, kazadan hemen sonrasında müvekkilinin izlediği rotada karşı yönden gelen tekneler bulunduğunu, aslen müvekkilinin bir nevi gidiş gelişli olan deniz yolunda seyrettiğini, davacının ise teknesinin aslen deniz yolunu 90 derece keserek kıyı tarafına geçişinde gereken özen ve güvenlik hareketini göstermediğini, her ne kadar taraflara ait sigorta ekspertiz raporlarında bir tekneyi sancak (sağ) tarafında gören teknenin yol vermesi gerektiği belirtilse de, kazaya konu durumda müvekkilinin ... mevkine yol almakta iken, davacıya ait teknenin deniz yolunu keserek kıyıya yanaşmak için güvenli harekette bulunmadığını, iskeleye dönüş yapmadığını sonrasında her iki tarafında çarpışmadan kaçınmak için verdiği çabanın yetersiz kaldığını, bunun asıl nedeni davacının müvekkiline ait rotaya güvensiz şekilde girmesi, bu durum karşısında en azından tornistan yapmadan hareketini devam ettirmesi ve müvekkilinin sancak yapıp Pupa (arka) dan geçmesi gerekirken, davacının motorunu durdurarak kazayı daha da kaçınılmaz hale getirmesi olduğunu, bölgede faaliyet gösteren her deniz adamının kazanın olduğu rotada geçiş üstünlüğü ve kıyı şeridinde yol hakkı manevra kabiliyeti düşük olan ve deniz yolunda giden müvekkile ait gemide olduğunu bildiğini, bu bakımdan kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu davacıya ait Poppy isimli teknenin kaptanı olduğunu, çünkü kaza konusu olayda "Sancakta görülen tekneye yol verilir" kuralı tek başına uygulanmamakla beraber, kazanın oluşumundaki asıl hususun davacıya ait ebat olarak düşük olan teknenin geçiş üstünlüğüne riayet etmemesi ve çatma riski karşısında gerekli manevraların yapmaması olduğunu, sahil seyrinde olan müvekkilinin iskelesinde de seyir rotasında bulunan diğer tekneler olduğundan, müvekkilinin iskele kıramayacağını, kazaya dair haritada da çizdikleri üzere, davacının kesinlikle müvekkiline ait teknenin en az 60 derece ile sancak tarafında kaldığını, Pruvada görülme imkanı bulunmadığını, bu nedenle müvekkiline ait tekne kaptanının davacının arka tarafından geçecek bir imkanı kalmadığını, aksine davacının iskele yaparak müvekkiline ait teknenin arkasında geçmesi gerektiğini, davacının, müvekkiline ait tekneye gerekli telsiz ve sesli ikaz uyarılarının yapıldığını iddia ettiğini, dosyada yer alan ifadelerde de görüleceği üzere davacının kazadan kaçınmak için hiç bir ikaz ve uyarıda bulunmadığını, kaldı ki davacı tarafın tek kişi seyre çıkıp kaza anında dümende dahi değil iken, müvekkiline ait tekne kaptanın yanında çalışan 3000 vardiya zabiti, 500 gross ton yat kaptanı gemici bulunduğunu, tüm bu bilgilere rağmen müvekkilinin davacıya ait teknenin yelken direğini gördüğü anda gerekli manevrayı yapmaya çalıştığını lakin çarpışmadan kaçınamadığını, dava konusu olayda müvekkilinin kusurunun bulunmadığı, denizcilik teamüllerine ve Deniz Trafik Ayrım Düzenlerine aykırı davranan davacının asli kusurlu olduğunun tespiti için dosyanın kusur bilirkişi tarafından incelenmesi gerektiğini, davacının teknesindeki hasarı büyüterek haksız kazanç talep ettiğini, davacının sigorta şirketinin 15/07/2022 tarihinde meydana gelen kazadan sonra 22/07/2022 tarihinde ekspertiz çalışması yaptığını, 26/07/2022 tarihinde yine aynı yerde ikinci ekspertiz çalışmasının 27/10/2022 ve 29/10/2022 tarihlerinde ise üçüncü ve dördüncü ekspertiz çalışmaları yapıldığını, öncelikle kaza tarihi akabinde yapılan ekspertiz çalışmasının pek tabi davacıya ait teknede meydana gelen hasar ve buna ilişkin onarım durumu belirlenebilir vaziyette iken 4 kere ekspertiz çalışması yapılması ve son iki çalışmanın kazadan 3 aydan daha uzun süreler sonra yapılmasının taraflarınca kabul edilemeyeceğini, pert karar tarihinin uzatıldığını, çünkü davacının teknesinde tespit edildiği belirtilen hasarları çoğunun taraflarıyla ilgisi bulunmadığını, hasarın sonradan meydana gelip gelmediği yahut nedeninin ne olduğunun net olmadığını, kaldı ki davacı eksper incelemelerini sürüncemede bırakarak teknesini yatırıp haksız pert kararı, pert ödemesinin geç alarak kazanç kaybına olabildiğince hak kazanmaya çalıştığını, kazanç kaybının hesaplanmasında davacıya ait teknenin yalnızca kazaya ait kısımlarının ortalama onarım süresi dikkate alınması gerektiğini, bu bakımdan dava konusu çarpışma ile ilgisinin bulunması beklenmeyen ve sebebinin ne olduğunu bilemedikleri zararlarında dikkate alınarak zararın yüksek gösterilmesine itiraz ettiklerini, davacının kazanç kaybı sunulan emsal günlük tur fiyatları dikkate alındığında belirlenebilir nitelikte olduğunu, davacı davasını belirsiz alacak davası olarak ikame ettiğini, davacı bakımında zararın meydan gelişi net ve günlük olarak teknenin kazancı tahmin edilebilir iken belirsiz olarak açılan davaya itiraz etmekle beraber davanın reddini talep ettiklerini, davacının dava dilekçesinde teknesini ( her ne kadar fahiş olsa da) günlük 500 Euroya çalıştırdığını beyan ettiğini, kazanç kaybına ilişkin alacak belirsiz nitelikte değil, rahatlıkla belirlenebilir nitelikte olduğunu, talep edilen kazanç kaybı ve iddia edilen günlük tur fiyatının fahiş olduğunu, gerçeğe aykırı olduğunu, piyasadaki ortalamaların neredeyse 5 katı olduğunu, davacının günlük kazanç kaybını belirtirken açıkça haksız kazanç elde etme peşinde olduğunu, dilekçe ekinde sunulan ve ...., Akvaryum koyu rotalı seyahatların 2022 yılına ait ortalama kişi başı fiyatının 300,00 TL olduğunu, 2023 yılında dahi bu miktarın 350-500 TL arasında olduğunu, buna rağmen davacının açıkça gerçeğe aykırı beyan ile günlük en az 500Euro iddia ettiğini, davacının açıkça fahiş şekilde alacak kalemini artırma peşinde olduğunu, davacıya ait teknenin ebat bakımından ufak olup kaza anında dahi 6 misafir ile seyirde olduğunu, davacının iddiasına göre teknesinin kaza tarihinde pert karar tarihine kadar her gün en az 10 misafirli aralıksız fasılasız çalışacağı iddiasının doğru olamayacağını, emsal tur fiyatlarının 300-500 TL arası satış fiyatı olup, bu fiyata mazot, personel, yemek, satıcı diğer acenta komisyonu vs. dahil fiyat olduğunu, yani asıl maliyetin şüphesiz 500 TL'den düşük olduğunu, kazanın 15 Temmuz tarihinde olduğunu, sezon bitimi piyasada 15 Eylül kabul edildiğini, teknenin sezonda her gün tur yapma ihtimali olmakla beraber bazı günler yolcu bulamayıp boş kalma ihtimalinin de yüksek olduğunu, davacının kazanç kaybı adı altında talep ettiği fahiş miktarlara dair hesap bilirkişisinden rapor alınması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı ..., davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yapılan yargılama, toplanan deliller, dava ve savunmalar, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 15/07/2022 tarihinde, davacının maliki olduğu ... isimli tekne ile davalılardan ... şirketi adına kayıtlı ve davalılardan ...'in kaptanlığını yaptığı ... isimli teknenin kaza yaptığı, kaza sonrasında Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından tanzim edilen olay yeri inceleme tutanağında; kendilerine ibraz edilen beyan ve videolara istinaden .... teknesinin Denizde Çatışmayı Önleme Tüzüğü Kural 15' e istinaden asli kusurlu olduğu, ... teknesinin ise kural 5 ve 8 e istinaden tali kusurlu olduğunun değerlendirildiği, mahkemece dava konusu teknenin 3. Bir kişi tarafından pert hali ile satın alınarak ... adı verilerek kullanıldığı anlaşıldığından dosya üzerinden davacının kazanç kaybı talebine ilişkin rapor alınmasına karar verildiği, Gemi Mühendisi bilirkişi ...'in kusur belirleme yetkisi bulunmadığı halde dava konusu edilen çatma olayına ilişkin tarafların kusur oranlarını belirlediği, mahkemece görevlendirilmediği halde, dava konusu teknenin değerini belirleyerek, tekne değeri üzerinden kazanç kaybını hesapladığı bu nedenle mahkemece bilirkişinin uyarıldığı, dosyanın kaptan bilirkişisine tevdi edildiği, 15/09/2024 tarihli kaptan bilirkişi rapora göre, ... ticari yatının kaptanı ... ve Donatanı olan ...'nin çatma olayındaki kusur durumlarının (müteselsilen) 95/100 (yüzde 95) olduğu,... isimli ticari teknenin kaptanı ve olay tarihindeki donatanı olan ... 'ın ise çatma olayındaki kusur durumunun 5/100 (yüzde 5) olduğu yönünde görüş bildirdiği, mahkemece gemi mühendisi bilirkişisinden yeniden rapor alındığı 1. Ek raporda, 1.034.875,4 TL + yasal faiz oranında davacının zararının tespit edildiği, aynı bilirkişinin 2. Ek raporunda ise, 09/01/2023- 09/03/2023 tarihleri arasında Turizm Sezonu dışında olması, Madde 5.1de belirtilen sürece girdiğinden ve günlük ticari kaybının olmadığı değerlendirildiğinden ticari kazanç kaybı olmadığından hesaplama yapılmadığı yönünde rapor tanzim ettiği, bilirkişinin 3 ayrı raporunda kendi içinde çelişkilerin bulunması ve görevlendirilmediği hususlarda rapor tanzim ettiği için bilirkişi ....'in hazırlamış olduğu tüm raporların dosyada hükme esas alınmadığını, mahkemece farklı bir gemi mühendisi bilirkişisine dosyanın tevdi edildiğini, Gemi Mühendisi Bilirkişi ...'in 17/12/2024 tarihli raporuna göre de, meydana gelen olayda davacının müspet zararının 148.838,84TL olarak hesaplandığı, dosya içeriğinde bulunan kusur tespitlerine göre davalının kusur yüzdesi yönünden davacının müspet zararı terditli (ihtimalli) olarak; dava dosyasında bulunan kaptan bilirkişi raporundaki kusur oranına göre 141.396,90TL, davacının sigorta şirketi ekspertiz raporundaki kusur oranına göre 148.838,84TL, davalının sigorta şirketi ekspertiz raporundaki kusur oranına göre 111.629,13TL olarak hesaplandığı yönünde görüş bildirdiğini, davacı vekili tarafından 18/02/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile davasını ıslah ettiği, kazanç kaybı talebi ile açılan davaya pert bakiye bedeli talebini de ekleyerek ıslah harcını tamamladığını, mahkemece davacının davalılardan pert bakiye bedeli alacağı olup olmadığı hususunda Gemi Mühendisi Bilirkişi ....'den ek rapor tanzimi istendiği ve 18/04/2025 tarihli ek raporda; dava konusu ... isimli teknenin kaza tarihi 15/07/2022 itibari ile rayiç değerinin 700.000,00TL takdir edildiğini, dava dosyasının ihbar edildiği ... Sigorta A.Ş.'nin 432.235,95-TL 'lik hasar tutarını ... Sigorta A.Ş. 'ye ödediğini, dosya içeriğinde bulunan kusur tespitlerine göre davacının davalılardan bakiye pert alacağı terditli (ihtimalli) olarak; dava dosyasında bulunan kaptan bilirkişi raporundaki kusur oranına göre 115.262,92-TL, davacının sigorta şirketi ekspertiz raporundaki kusur oranına göre 144.078,65-TL, davalının sigorta şirketi ekspertiz raporundaki kusur oranına göre 0-TL olarak hesaplandığı yönünde görüş bildirdiği, mahkemece itibar edilen ve hükme esas alınan Kaptan Bilirkişisinin 15/09/2024 tarihli raporunda belirlenen kusur oranı ve Gemi Mühendisi Bilirkişi ...'in hazırladığı raporlarının nazara alındığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davacının Ticari Kazanç Kaybı talebinin kabulü ile, 141,396,90TL'nin kaza tarihi olan 15/07/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak alınarak davacıya verilmesine, davacının pert bakiye bedeli talebinin kısmen kabulü ile 115.262,92 TL'nin kaza tarihi olan 15/07/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, kararda kabule hükmedilen hususların uyuşmazlığın konusuna, maddi vakıaya ve usule aykırı olması nedeniyle kararın bozulması ve yeniden yargılama yapılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının dava dilekçesinde; uyuşmazlığa konu tekne kazasında davalıların kusurlu olduğunu, kaza nedeniyle ... isimli teknesini çalıştıramadığını, turizm dönemi denk gelen döneme dair ticari kazanç kaybını talep ettiğini, her ne kadar davacı günlük tur ücretini gerçeğe aykırı şekilde fahiş talep etmiş olsa da, alınan bilirkişi raporları ve cevap dilekçeleri ekinde yer alan günlük tur ilanı görüntüleri doğrultusunda, rasyonel ve gerçeğe uygun günlük tur bilet fiyatı tekne kapasitesi ile çarpıldığını, bu rakamın turizm dönemine denk gelen gün hesabı ile çarpılarak, mazot, yemek, çekek bedeli gibi giderlerin mahsubu ile ticari günlük kazanç rakamı bulunduğunu, her ne kadar hükme esas alınan son raporda ticari günlük kazanç gerçeğe yakın şekilde tespit edilse de, bilirkişi ... tarafından düzenlenen 25/04/2024 tarihli ilk raporda; dava konusu olmamasına ve mahkemece talep edilmemesine rağmen davacının teknesine rastgele 1.800.000-TL değer biçildiğini ve aslında davacının bakiye pert zararının da bulunduğu yönünde kötü niyetli yahut iş bilmez şekilde yol gösterilmeye çalışıldığını, bilirkişinin bu tespiti yaparken dahi salt 1.800.000-TL demekle yetindiğini, hiçbir dayanak ve denetime elverişli inceleme ortaya koymadığını, hatta bilirkişinin asıl talep ve dava konusu olan ticari kazanç kaybını hesaplarken 300TLx60Günx8Kişi hesabına göre 144.000-TL bilet geliri tespit ettiğini, fakat Yakıt Gideri 31.674 TL, Tur Yemek Gideri 60.000 TL, Personel Gideri/Gemici Günlük Gideri 36.000 TL, Çekek Yeri/Tekne Bakım Gideri 45.136 TL rakamlarını tenzil edip "eksi (-) 28.810 TL Ticari Kazanç Kaybı" bulduğunu, buna ek olarak davacının sigorta şirketinden sovtaj bedeli dair aldığı 764.000-TL ve gelir gider hesabında ortaya çıkan (eksi) - 28.810 rakamını, gerçeğe aykırı ihdas ettiği 1.800.000-TL rakamında çıkararak hiçbir mesnedi ve mantığı olmayan 1.007.190-TL gibi bir sonuca ulaştığını, bilirkişinin buna ek olarak, yine farklı bir hesaplama yöntemi ile aynı gelir gider hesaplama işlemini yaptığını, o hesaplama sonucunda +85.674-TL rakamı bularak, gereği halinde bu rakamından 1.007.190-TL üzerine eklenebileceğini beyan ettiğini, bilirkişi ....'in, kendi yetki alanı ve uzmanlığı olmamasına rağmen kazanın oluş biçimi bakımından kusur değerlendirmesi yaptığını, ilk rapora yapmış oldukları itirazlar ve mahkemenin uyarısına rağmen aynı raporu ek rapor olarak mahkemeye sunduğunu, bilirkişinin davayı, davanın konusunu ve işin mahiyetini anlamadığını, yerel mahkemeye yaptıkları itirazlar doğrultusunda bilirkişinin uyarıldığını, dosyanın akabinde kusur incelemesi için kaptan bilirkişi....'a, hesap incelemesi için ...'e tevdi edildiğini, öncelikle bilirkişinin tekne rayiç değeri üzerine bir tespitte bulunmasının mantıki ve hukuki zemini olmadığını, mahkemeden böyle bir talepte bulunulmadığını, işbu davanın tekne değeri ile ilgili olsa dahi, davacının teknesinin 1.800.000 TL olmasının mümkün olmadığını, çatışma sonrası, davacı tarafın sigorta şirketi ... Sigorta tarafından atanmış eksperin 21/12/2022 tarihli incelemesinde; davacıya ait tekne poliçe limitinin 700.000 TL olduğu, teknenin kaza tarihindeki piyasa rayiç değerinin poliçe limiti ile aynı olduğunun belirtildiğini, bu miktarın dahi kendi başına gerçeği yansıtmadığını, taraflarınca yapılan araştırmada davacının teknesinin değeri kaza tarihindeki emsallerine kıyasla en fazla 400.000-450.000 TL olduğunu, öte yandan davacıya ait teknenin her ne kadar çok büyük bir zarara uğramasa da, davacı tarafından perte çıkarıldığını, bu pert işlemi neticesinde davacının denize elverişli haldeki teknesine davacının sigortası tarafından sovtaj değeri için teklifler alındığını, en yüksek teklifin ... Otelcilik tarafından 160.000 TL olarak verildiğini, ağır zarar görmemiş bir teknenin sovtaj değerinin en fazla 160.000-TL iken, teknenin gerçek hayattaki reel piyasa değerinin 700.000 TL olamayacağının açık olduğunu, tüm bunlara karşın davacı tarafın, bilirkişinin tekne değeri hakkındaki hatalı değerlendirmesine itibar ettiğini, teknesinin değerini 1.800.000-TL zannettiğini ve davasını 18/02/2025 tarihli dava dilekçesi ile tamamen ıslah ettiğini, harçlandırdığını ve bakiye pert bedelini de davasına dahil ettiğini, hesaplama bilirkişisi .... tarafından 18/04/2025 tarihinde tanzim edilen ek raporda davacı teknesinin kaza tarihinde en fazla 700.000-TL olacağı, sigorta şirketlerinin eksper raporları dikkate alınarak ve döneme ait tekne ilanları incelenerek tespit edildiğini, bu nedenle esasen küçük bir kazaya rağmen 160.000-TL sovtaj ödenen teknenin 700.000-TL değer tespiti bile fazla olduğunu, kaldı ki 1.800.000-TL gibi bir rakamın bahis konusu bile edilemeyeceğini, bakiye pert bedeli bulunmadığını, irrasyonel talebin kabulünün hatalı olduğunu, itiraz ve beyan dilekçelerinde defaatle anlatılmasına karşın mahkemenin bakiye pert bedeline hükmetmesinin hatalı olduğunu, davacının teknesinin 700.000-TL olduğu varsayıldığında, çekme ve karapark tutarı 36.314,60-TL olarak belirlendiğinde ara toplamın 736.314,60-TL olduğunu, yani davacının tekne değeri bakımından maksimum değerinin 736.314,60-TL olduğunu, davacının sigorta şirketi 160.000-TL'lik sovtajın bedeli dışında hasar tutarı 576.314,60-TL'yi zaten davacıya ödediğini, bu rakamın sovtaj bedelini içermediğini, sovtajın davacıda kaldığını, sovtaja dair en yüksek teklifi ... Otelcilik Ltd. Şti.'nin verdiğini, davacı teknenin sovtajını da 160.000-TL üzerinden sattığı için toplam cebine giren paranın zaten 736.134-TL olduğunu ve bakiye bir pert bedeli kalmadığını, davacı (aslında teknenin hak ettiğinde fazla) 736.134-TL alarak tamamen tatmin olduğunu, teknesini bir şekilde perte çıkarttırarak maddi kazanç sağlama amacını tamamladığını, tüm bunlara rağmen yerel mahkemenin bakiye pert bedeli ihdas etmesini ilk nedeninin, 18/04/2025 tarihli bilirkişi raporunu detaylı ele almaksızın raporda yazana sıkı sıkıya bağlı kalma hatası olduğunu, davacının sigorta şirketinin davacıya 576.314,60-TL ödedikten sonra bu rakamı müvekkilinin sigorta firmasından rücuen talep ettiğini, lakin müvekkilinin sigorta firmasının kazadaki kusur oranını %75-%25 olarak hesapladığı için sigorta şirketleri arasından .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas dosyasından rücu davası ortaya çıktığını, lakin bu davanın işbu dava ile veya bakiye pert bedeli ile ilgisi bulunmadığını, davacının zaten teknesinin değeri azami ederini aldığını, davacının bakiye veya eksik kalan bir zararı bulunmadığını, son alınan 18/04/2025 tarihli raporda, davacının teknesinin 700.000-TL ettiği, 36.314,60-TL çekek bedeli eklendikten sonra toplam rakamdan 160.000-TL sovtaj bedeli ve 576.314,60 sigorta ödemesi yapılmış olmasına rağmen bilirkişinin sigortalar arasındaki rücu davasını hatalı şekilde işbu dava kapsamında değerlendirdiğini, müvekkilinin sigorta şirketinin 3/4 - 1/4 oranını dikkate alarak rücuen davacının sigorta şirketine yapmış olduğu ödemedeki 1/4 oranına denk gelen bakiye kısım davacının bakiye zararı olmadığını, yalnızca sigortalar arasındaki rücu hususu olduğunu, davacının sigortası, davacının zararını tamamen ödediğini, davacının çekek bedelini ve sovtaj bedelini de aldığını ve sigorta şirketinin davacıya yapmış olduğu ödemeye dair haklara halef olduğunu, aksi düşünüldüğünde zaten, davacının tüm hakkını kendi sigorta şirketinde aldığından, davacının sigorta firması rücu davası konusu olan 1/4'lük kısma denk gelen (576.314,60 eksi 432.235,95-TL) zaten sigortalar arası talep aşkın bir ödeme ortaya çıkacağını, bu davanın konusu olmamasına rağmen hükme karıştırılması zaten mükerrer ödeme hususunu gündeme getireceğini, esasen olması gereken, tekne değeri + Çekek bedelinden, davacıya yapılan 576.314,60-TL tazminin tenzil edilip davacının aldığı 160.000-TL sovtaj bedeli de düşürülerek bakiye pert bedeli olmadığının tespiti olduğunu, fakat yerel mahkemenin de bu ayrımı dikkate almadığını ve hatalı şekilde bakiye pert bedeline hükmettiğini, davacının aldığı ödemelere ait dekontlar dosyada yer almasına rağmen bu hususu hem bilirkişi hem mahkemenin dikkate almadığını, günün sonunda davacının hesabına 540.000-TL Tekne Bedeli + 160.000-TL Tekne Sovtaj bedeli + 36.314,60-TL Çekek bedeli olma üzere toplamda 736.314,60-TL para girdiğini ve bakiye yahut eksik bir zarar kalmadığını, bu nedenle yalnızca ticari kazanç kaybı bakımından hüküm kurulması gerekirken, bakiye pert bedeli bakımından da hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, ticari kazanç kaybı bakımından hesaplamanın, tur ücreti, turizm dönemi, giderler bakımından tutarlı ve denetime elverişli olduğunu, ticari kazanç kaybı bakımından sundukları ilanlar ve bilgiler kapsamında günlük tur bilet fiyatının 300 TL olduğunu, her ne kadar davacının kişi başı günlük 500 Euro gibi fahiş bir rakam istese de, bu iddiasını destekleyemediğini ve gerçek rakamın ortaya çıktığını, bununla beraber davacının, günlük iş yapan tekne olmasına rağmen, teknesinin otelleri ile sözleşmeleri olduğunu, anlaşmalı işleri olduğunu ve bunlarında karşılanması gerektiğini iddia etse de, gerçeğe aykırı bu talebini de destekleyemediğini, teknenin çalışma dönemine denk 3 ay bulunduğu, 15/07/2022 (kaza tarihi)- 15/10/2022 arası olacağı değerlendirmesinin de doğru olduğunu, tekne turizminde sezonun 15. Mayısta başlayıp 15 Ekim'de bittiğini, teknenin faaliyeti sırasında giderleri bakımından yapılan hesaplamada yer verilen kur, mazot fiyatı tutarlı olduğunu, fakat ticari kazanç kaybının hesabında çıkan rakama %95-%5 kusur oranı uygulandığından ve hükme esas alınan kusur oranı da hatalı tayin edildiğinden ticari kazanç kaybı bakımından da hükmün bozulması, yapılacak yeniden yargılama ile 141.396,90-TL değil 111.629,13-TL'ye hükmedilmesi gerektiğini, kusur oranın hatalı tespit edildiğini, kaptan bilirkişinin kitabı bilgide kusurun %75-%25 olması gerektiğini söylemesine rağmen kişisel tutumu ve yaptırımı nedeniyle %95-%5 şeklinde tespitinde hatalı olduğunu, meydana gelen kaza neticesinde iki tarafın sigorta şirketleri ayrı ayrı eskper raporu tanzim ettiğini, müvekkiline ait teknenin sigortacısı ... Sigorta eksperi tarafından düzenlenen........ numaralı 22/12/2022 tarihli eksper raporunun 6. sayfasından kusur oranı %75 tarafları, %25 davacı taraf olacak şekilde tespit edildiğini, dosya kapsamından uzman görüşü olarak Yat Kaptanı ...'dan kusura ilişkin rapor alındığını, raporun 10. sayfasında kusurun aslında %15 hatta %20 davacı tekne kaptanı aleyhine verilebileceğinin belirtildiğini, lakin bilirkişinin, aynı sayfanın sonunda denizcilik ve yatçılık sektöründe artık ehil kişilerini çalışmadığından bahisle bu husustaki hassasiyetini yersiz şekilde dosyaya izafe ettiğini, 11. sayfada ise yol hakkı verme hususunda günümüzdeki uygulamaları eleştirmek adı altında taraflarını cezalandırma sonucuna vardığını, davacı tarafın tek kişi seyre çıkıp kaza anında dümende dahi değil iken, müvekkiline ait tekne kaptanı 3000 vardiya zabiti, 500 gross ton yat kaptanı olduğunu, her ne kadar 3/4'lük kusurun oluşumunda "Denizde Çatışmayı Önleme Tüzüğü" Kural 14 ve Kural 15'e aykırılık nedeniyle tarafları sorumlu görünse de, aynı tüzükte yer alan kural 8'e göre 1/4 kusurun davacı tarafta olduğunu, gelinen noktada bir bilirkişinin fahiş hatası nedeniyle yargılamanın uzadığını, yargılama masraflarının katlandığını, dosyanın daha da karışık hale geldiğini, yerel mahkemenin hukuki değerlendirmeye girmeden son rapordaki rakama sıkı sıkıya bağlı kalarak, hatalı hüküm kurduğunu, davalılar olarak istinaf ve tehir-i icra için ayrı ayrı teminat mektubu sunmanın getirdiği maddi külfetin taraflarına yüklendiğini, buna karşın davacının kötü niyetli yapmış olduğu tam ıslah sonucu bakiye pert bedeline dair reddedilen rakam üzerinden nisbi karşı vekalet ücreti ödemesi gerekirken Avukatlık Asgari Ücret tarifesi 13/3 hükmü koruması sayesinde cüz'i bir karşı vekalet ücreti ödemekle kaldığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. Davalı .... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacının Ticari Kazanç Kaybına yönelik davanın tamamen ıslah edildiğini ve bakiye pert bedeli talebinde bulunulduğunu, raporda davacıya ait teknenin kaza tarihi değerinin, poliçe değeri ile uyumlu olduğu ve 700.000 olacağının tespit edildiğini, bu tespitin, beyan ve cevap dilekçeleri ile aynı doğrultuda olduğunu, hem kaza sonrası davacının sigorta şirketi .... Sigorta eksper raporunda hem de müvekkiline ait sigorta ... Sigorta eksper raporunda, tekne değerinin poliçe değeri olan en fazla 700.000-TL civarında olacağı değerlendirmelerinin de yer aldığını, bu nedenle uyuşmazlığa konu bir bakiye pert bedelinin bulunmadığının ortaya çıktığını, bilirkişi raporunun son kısmında kusur oranlarına göre aradaki bir bedel hesaplaması yapılmasına da gerek kalmadığını, çünkü bilirkişinin davacının sovtaj bedeli olarak 09/01/2023 tarihinde 160.000 TL aldığını, 700.000 TL'den sovtaj düşülüp üzerine Çekme Karapark bedeli 36.314,60-TL eklendikten sonra ortaya çıkan 576.314,60-TL'nin davacının sigorta şirketi tarafından 10/01/2023 tarihinde zaten davacıya ödendiğini bilmediğini/dikkate almadığını, 576.314,60-TL davacıya kendi sigorta şirketi tarafından 10/01/2023 tarihinde zaten ödendiğini, 160.000-TL sovtaj bedelinin de alınması ile davacının karşılanacak başka zararı kalmadığını, tüm bu açık hususlara rağmen, ticari kazanç kaybının yanında bakiye pert bedeline de hükmedilmesinin hatalı olduğunu, bunun yanında, kazanın meydana gelişine ve kusuru oranına dair açıklamalarının dikkate alınmadığını, kazanın oluş biçimi bakımından, müvekkilinin Arancia isimli teknesiyle ile ... ... koyundan çıkış yapıp ... mevkiine doğru yol aldığını, seyir sırasında davacıya ait ... isimli teknenin Denizde Çatmayı Önleme Tüzüğü, Deniz Trafik Ayrım Düzenleri ve denizcilik teamüllerine aykırı şekilde kazaya sebebiyet verdiğini, öncelikle davacının her ne kadar yalnızca teknesinde yer alan kişilerin ifadelerine dayanarak iddiada bulunsa da, kazada daha kusurlu olan tarafın davacıya ait tekne olduğunu, akvaryum koyundan çıkış yapan müvekkilinin bölgede faaliyet gösteren her tecrübeli kaptanın bileceği üzere deniz yolu olarak görülen rotada seyrettiğini ve karşıdan diğer teknelere de çapariz vermemek adına saçak altı devam ettiğini, müvekkiline ait tekne seyir halinde iken davacıya ait teknenin, geçiş üstünlüğüne riayet etmeyerek, müvekkilinin rotasına tehlikeli şekilde girdiğini ve tüm çabalara rağmen bu tehlikeli hareket nedeniyle kazanın meydana geldiğini, öncelikle davacıya ait teknenin 12 metre uzunluğunda olduğunu, müvekkiline ait teknenin ise neredeyse iki katı uzunlukta olduğunu, kazaya ait video görüntülerinde görüleceği üzere, kazadan hemen sonrasında müvekkilinin izlediği rotada karşı yönden gelen tekneler bulunduğunu, aslen müvekkilinin bir nevi gidiş gelişli olan deniz yolunda seyrettiğini, davacının ise teknesinin aslen deniz yolunu 90 derece keserek açıktan kıyıya geçişinde gereken özen ve güvenlik hareketini göstermediğini, her ne kadar taraflara ait sigorta ekspertiz raporlarında bir tekneyi sancak (sağ) tarafında gören teknenin yol vermesi gerektiği belirtilse de, kazaya konu durumda, müvekkil ... mevkine yol almakta iken, davacıya ait tekne deniz yolunu keserek kıyıya yanaşmak için güvenli harekette bulunmamış, iskeleye dönüş yapmamış sonrasında her iki tarafında çarpışmadan kaçınmak için verdiği çaba yetersiz kaldığını, bunun asıl nedeninin davacının müvekkiline ait rotaya güvensiz şekilde girmesi, bu durum karşısında en azından tornistan yapmadan hareketini devam ettirmesi ve müvekkilinin sancak yapıp Pupa (arka) dan geçmesi gerekirken, davacının motorunu durdurarak kazayı daha da kaçınılmaz hale getirmesi olduğunu, davacının teknesinin sadece durdurduğu, kaçınma manevrası yahut geri motora geçmediği ifade tutanaklarında da yer aldığını, bölgede faaliyet gösteren her deniz adamının kazanın olduğu rotada geçiş üstünlüğü ve kıyı şeridinde yol hakkının manevra kabiliyeti düşük olan ve deniz yolunda giden müvekkiline ait gemide olduğunu, bu bakımdan kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu davacıya ait .... isimli teknenin kaptanı olduğunu, çünkü kaza konusu olayda "Sancakta görülen tekneye yol verilir" kuralı tek başına uygulanmamakla beraber, kazanın oluşumundaki asıl hususun, davacıya ait ebat olarak düşük olan teknenin geçiş üstünlüğüne riayet etmemesi ve çatma riski karşısında gerekli manevraları yapmaması olduğunu, sahil seyrinde olan müvekkilinin iskelesinde de seyir rotasında bulunan diğer tekneler olduğundan, müvekkilinin iskele kıramayacağını, kazaya dair haritada da çizdikleri üzere, davacının kesinlikle müvekkiline ait teknenin en az 60 derece ile sancak tarafında kaldığını, pruvada görülme imkanı bulunmadığını, bu nedenle müvekkiline ait tekne kaptanının davacının arka tarafından geçecek bir imkanı kalmadığını, aksine davacının iskele yaparak müvekkiline ait teknenin arkasından geçmesi gerektiğini, davacının dilekçesinde, teknesini perte çıktığını, kazanın büyüklüğü nedeniyle bir daha teknesini kullanamadığını belirttiğini, kazaya ait görüntülerde de görüleceği üzere, ne müvekkilinin teknesinde ne de davacının teknesinde ciddi bir hasar oluşmadığını, yalnızca bir kaç ezik ve çatlaktan ibaret kazada, davacının tamamen bu kazayı fırsata döndürerek hasarı yükselterek sovtaj bedelini almak, ve fahiş miktar kazanç kaybı alarak, teknesini hiç kullanmadan dahi haksız kazanç elde etmek peşinde olduğunu, davacının sigorta şirketinin 15/07/2022 tarihinde meydana gelen kazadan sonra 22/07/2022 tarihinde ekspertiz çalışması yaptığını, 26/07/2022 tarihinde yine aynı yerde ikinci ekspertiz çalışması, 27/10/2022 ve 29/10/2022 tarihlerinde ise üçüncü ve dördüncü ekspertiz çalışmaları yapıldığını, öncelikle kaza tarihi akabinde yapılan ekspertiz çalışmasını pek tabi davacıya ait teknede meydana gelen hasar ve buna ilişkin onarım durumu belirlenebilir vaziyette iken 4 kere ekspertiz çalışması yapılması ve son iki çalışmanın kazadan 3 aydan daha uzun süreler sonra yapılmasının taraflarınca kabul edilemeyeceğini, pert karar tarihinin uzatıldığını, çünkü davacının teknesinde tespit edildiği belirtilen hasarları çoğunun taraflarıyla ilgisi bulunmadığını, hasarın sonradan meydana gelip gelmediği yahut nedeninin ne olduğunun net olmadığını, kaldı ki davacının eksper incelemelerini sürüncemede bırakarak teknesini yatırıp haksız pert kararı, pert ödemesinin geç alarak kazanç kaybına olabildiğince hak kazanmaya çalıştığını, kaza anında olanlarla ilgili bilirkişinin tek dayanağının, çatışma videosundaki kasıtlı söylemelerden ibaret olduğunu, çatışma anında müvekkilinin teknesine ulaşan hiçbir korna yahut telsiz bildirimi olmadığını, bilirkişi raporunda dikkate alınmayan diğer hususun, davacının teknesinin ... Koyuna girdiği düşünülemeyeceğini çünkü müvekkilinin teknesinin çoktan koy çıkışından uzaklaştığını, bilirkişi raporundakinin aksine 2-3 Knot yarım yol seyir ile devam ettiğini, denizcilik teamüllerine hakim, seyir, uzunyol, yat kaptanlığı yapmış her kişinin manevra kabiliyeti nedeniyle küçük tekne "her zaman değil, çatışma kaçınılmaz olduğunda" kaçınma için mevzuatın sorumlu kıldığı işlemleri yapması gerektiğini bildiğini, raporda yer alanın aksine davacının teknesinin sancak baş omuzdan gelmesinin mümkün olmadığını, kaldı ki bu şekilde bir çatışma yaşansa davacının teknesinin batmış olması gerektiğini, bunun dışında davacının teknesinin 12 yolcusu olup yalnızca 1 personel kaptanı olduğunu ve kuvvetle muhtemel o sırada dümende olmadığını, dümende olsa davacının teknesinin kaçınma manevralarının yeterli olacağını, davacının da sözlerinde yalnızca tekneyi boşa aldığını ve manevra yapmadığını söylediğini, müvekkilinin uzun yol yük gemilerinde Vardiya Zabıtı ve Kaptanlık ehliyeti bulunduğunu, bununla beraber 149 Gross Ton yat kaptanlığı ehliyeti bulunup ROC Telsiz ehliyetine sahip olduğunu, 26 yıllık denizcilik ve kaptanlık hayatında kullanmadığı tekne kalmayan müvekkili bakımından denizcilik teamülleri ve ilgili mevzuat bakımından kusurun yanlış tespit edildiği işbu bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini, kusur bilirkişi raporunda da, esasen davacıya ait teknenin ilgili mevzuata aykırı hareketinin olduğunun sabit olduğunu "Çatışmanın kaçınılmaz olması halinde" davacı tekne kaptanının mevzuat tarafından sorumlu olduğu fiil ve önlemleri yapmaması, dümende kendisinin bulunmaması nedeniyle en az yüzde 20 kusurunun olduğu denizcilik pratiği ve tecrübesi olan her kaptanın bilebileceği bir durum olduğunu, kaldı ki kusur bilirkişisinin de tüm bu mevzuat bilgisini verdiğini, davacının esasen yüzde 20 kusurlu olması gerektiğini söylediğini lakin taraflarıyla hiçbir ilgisi olmayan hususlar ve kişisel bir çıkarım nedeniyle kusur oranını hatalı tespit ettiğini, müvekkilinin denizcilikte geçirmiş olduğu 30 senenin vermiş olduğu tecrübe ve birikim ile aslında kusur bilirkişisinin varsayım ve korumak istediği yararlara katıldığını, lakin mevzuat ve uygulamadaki karşılığın tespitinin yanlış olduğunu, işbu çatışma hususunun müvekkilinin çevresindeki bir çok seyir teknesi ve yük gemisi kaptanları ile istişare edildiğini, ortak bir konsensusla kusurun tek tarafa yüklenemeyeceği kanaati oluştuğunu, kusura dair açıklamaları minvalinde, her ne kadar ticari kazanç kaybı hesaplama metodu ve tespitleri tutarlı olsa da, kusurun halen %95-%5 olarak tayin edilmesi ve bakiye pert bedeline hükmedilmesinin yerinde olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; İstinaf başvurusuna konu uyuşmazlık, çatmadan kaynaklı kazanç kaybı ile bakiye pert bedeli talebine ilişkindir. Davacının maliki olduğu .... isimli tekne ile, davalılardan ... Turizm şirketi adına kayıtlı ve diğer davalı ...'in kaptanlığını yaptığı .... isimli tekne arasında 15/07/2022 tarihinde çatma meydana geldiği, hükme esas alınan kusur raporuna göre, davalı gemi kaptanının %95 oranında, davacıya ait teknenin kaptanının ise %5 oranında kusurlu bulunduğu görülmektedir. Dosyadaki belgelere, mevcut delil durumuna, kararın dayandığı delillerle belirtilen gerekçelere, özellikle kazaya karışan teknelerin sigorta şirketleri arasında görülen ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas,....Karar sayılı dosyasında alınan kusur bilirkişi raporunda davalı tekne kaptanının %100 kusurlu bulunmasına, istinaf edenin tarafı nazara alındığında yeniden kusur raporu alınmasına gerek olmadığına, yine kusur durumu uyarınca hükmedilen kazanç kaybı bedelinde isabetsizlik bulunmadığı göre, davalıların aşağıdaki bendin dışındaki sair istinaf itirazlarının reddi gerekir. Davalılar vekili, meydana gelen kaza neticesinde, davacının sigorta şirketi tarafından davacıya 576.314,60-TL pert bedeli ödendiğini savunmuş ve dekont sunmuş olmasına rağmen, mahkeme tarafından davacıya sigorta şirketi tarafından ödeme yapılıp yapılmadığı araştırılmadan, bakiye pert bedeline hükmedilmesi yanlış olmuştur. Açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalılar vekilinin istinaf talebinin KABULÜ İLE; ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/07/2025 tarih, ... Esas ... Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-Davalılar tarafından yatırılan 3.930,80 TL istinaf karar harcının talepleri halinde kendilerine iadesine, 4-Davalılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 5-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, 6-Davalıların istinaf başvurusu kabul edildiğinden İİK'nın 36/5. maddesi uyarınca icranın geri bırakılması için yatırılan teminatın talep halinde iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi.18/12/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.