14. Ceza Dairesi 2016/1451 E. , 2016/4449 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı (iki kez), çocuğun basit cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (üç kez) HÜKÜM : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı (iki kez) ve çocuğun basit cinsel istismarı suçlarından mahkûmiyet, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraat ( üç kez) İlk derece mahkemesince veri
**14. Ceza Dairesi 2016/1451 E. , 2016/4449 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı (iki kez), çocuğun basit cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (üç kez) HÜKÜM : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı (iki kez) ve çocuğun basit cinsel istismarı suçlarından mahkûmiyet, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraat ( üç kez) İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanık hakkında mağdureler... ile ...'a yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan (üç kez) verilen beraat hükümlerinin incelenmesinde; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141, 5271 sayılı CMK'nın 34/1, 230, 289/9 ve 1412 sayılı CMUK'nın 308/7. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının, Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması ve Yargıtayın bu işlevini yerine getirmesi için gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaat, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği ve hükmün 5271 sayılı CMK'nın 230. maddesine uygun şekilde gerekçe içermemesinin 1412 sayılı CMUK'nın 308/7. maddesinde kesin hukuka aykırılık hali olarak düzenlendiği gözetilmeden yazılı şekilde gerekçesiz hükümler kurulması, Sanık hakkında mağdureler... ile ...'a yönelik beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan (iki kez) kurulan hükümlerin incelenmesinde; Mağdureler ... ile ...'ın aşamalardaki beyanları, savunma, adli raporlar ve tüm dosya kapsamından, sanığın hareketlerini sonuna kadar götürebilmesi imkân dâhilinde bulunduğu halde bundan vazgeçerek icra hareketlerine kendiliğinden son verdiğinin anlaşılması karşısında, hakkında 5237 sayılı TCK'nın 36. maddesinde düzenlenen gönüllü vazgeçme hükümleri uygulanmak suretiyle mevcut haliyle eylemlerinin çocuğun basit cinsel istismarı olarak kabul edilmesi gerekirken, suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçuna teşebbüsten hükümler kurulması, Mağdurelerin annesi ile resmi nikah olmaksızın birliktelik yaşayan sanığın TCK'nın 103/3. maddesi anlamında üvey baba olmamakla birlikte nüfus kaydına göre onbeş yaşını tamamlamayan mağdureler ile aynı evde yaşaması nedeniyle koruma ve gözetim yükümlülüğü içinde bulunması karşısında, hakkında müsnet suçtan belirlenen temel cezanın TCK'nın 103/3. maddesi ile arttırılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle eksik ceza tayini, Sanık hakkında TCK'nın 103/4. maddesinin uygulanmasına karar verilmiş ise de, bu hususa ilişkin delillerin neler olduğunun karar yerinde tartışılmaması, Mağdur ...'ın soruşturma evresinde alınan beyanında son eylem tarihi olarak 2014 yılı Eylül ayını belirtmesi ve diğer mağdure ...'nın da eylemlerin nihai olarak 2014 yılı Temmuz ayının sonlarında gerçekleştiğini ifade etmesi karşısında, sanığın zincirleme şekilde işlediği eylemlerin bittiği bu tarihlerin suç tarihi olarak belirlenip buna göre yürürlükte olan 6545 sayılı Kanunun 59. maddesi ile değişik 103/2. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hükümler kurulması, Hükümlerden sonra Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü, 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi yönünden kısmi iptal kararı verildiğinden, anılan husus nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması, Kabul ve uygulamaya göre de; Olay nedeniyle mağdurelerin ruh sağlığının bozulup bozulmadığının tespiti bakımından, Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulu veya Adli Tıp Kurumu Kanununun 7, 23 ve 31. maddeleri gereğince usulüne uygun şekilde teşekkül ettirilmiş Yüksek Öğretim Kurumlarından veya birimlerine bağlı hastanelerden, rapor alındıktan sonra, sanık hakkında TCK'nın 103/6. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerekirken, ... Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi tarafından düzenlenen 15.10.2014 tarihli, mağdurelerin ruh sağlıklarının bozulduğuna ilişkin raporlara dayanılarak eksik araştırma ile yazılı şekilde hükümler kurulması, Sanık hakkında mağdure ...a yönelik çocuğun basit cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince; Mağdurenin annesi ile resmi nikah olmaksızın birliktelik yaşayan sanığın TCK'nın 103/3. maddesi anlamında üvey baba olmamakla birlikte nüfus kaydına göre onbeş yaşını tamamlamayan mağdure ile aynı evde yaşaması nedeniyle koruma ve gözetim yükümlülüğü içinde bulunması karşısında, hakkında müsnet suçtan belirlenen temel cezada TCK'nın 103/3. maddesi uyarınca arttırım yapılması ve lehe Kanunun da buna göre belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Hükümden sonra Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü, 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi yönünden kısmi iptal kararı verildiğinden, anılan husus nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması, Kanuna aykırı, katılan mağdureler vekilleri ile sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.