1. Hukuk Dairesi 2016/3676 E. , 2019/82 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVALILAR : ... VD. DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine…
**1. Hukuk Dairesi 2016/3676 E. , 2019/82 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVALILAR : ... VD. DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, mümkün olmazsa tenkis ve tazminat isteklerine ilişkindir Davacı, mirasbırakan babası ...'nun, Mayıs/2002 tarih, 1 sıra no ve 66/2 cilt numarasında kayıtlı taşınmazını davalı oğlu İsmail'e, yine 11 ada 1 parsel sayılı taşınmazını da sonrasında davalı oğlu İsmail’e devredilmesi amacıyla güvendiği aile dostu olan diğer davalı ...’ya satış suretiyle temlik ettiğini, tüm işlemlerin muvazaalı ve mirastan mal kaçırma amacıyla yapıldığını ileri sürerek, tapu kayıtlarının iptali ile tüm mirasçılar adına tesciline, olmadığı takdirde tenkise, bu talebin de kabul edilmemesi halinde tazminata hükmedilmesini istemiştir. Davalı ..., taşınmazı bedeli karşılığında satın aldığını, ayrıca mirasbırakan tarafından davacıya da birçok taşınmaz verildiğini ve halen muris adına kayıtlı başkaca taşınmazların bulunduğunu, devrin muvazaalı olmadığını, davalı ... tüm işlemlerin mirasbırakanın iradesine uygun olarak yapıldığını ve taşınmazı bedelini ödeyerek satın aldığını belirterek davanın reddini savunmuşlar, diğer davalılar davaya cevap vermemişlerdir. Mahkemece, 2002/ Mayıs 1 sıra nolu taşınmazın kadastroca tespit edildiği gerekçesiyle bu taşınmaz bakımından tefrik ve görevsizlik kararı verilmiş, 11 ada 1 parsel yönünden de aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Hemen belirtmek gerekir ki, Mayıs/2002 tarih 1 sıra nolu taşınmaz yönünden yazılı olduğu şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Çekişme konusu 11 ada 1 parsel sayılı taşınmaza gelince; dosya içeriği ve toplanan delillerden, taşınmazın tamamı mirasbırakan adına kayıtlı iken, 1/5 payını 04.03.1998 tarihinde satış yolu ile davalı kızı Nebahat’e, taşınmazda kalan 4/5 payından 1/5 payını 21.12.1999 tarihili satış akdi ile dava dışı torunu (davacının oğlu)...’na, kalan 3/5 payını da 23.03.2004 tarihinde satış suretiyle davalı ...’ya temlik ettiği kayden sabittir. Bilindiği üzere, uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir.