Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/12485 E. , 2024/6528 K. T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/12485 Karar No : 2024/6528 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Çimento Fabrikaları Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Kocaeli İli, D…
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/12485 E. , 2024/6528 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/12485 Karar No : 2024/6528 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Çimento Fabrikaları Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Kocaeli İli, Darıca İlçesi, ... Mahallesinde bulunan, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmazın 19.087,00 m²'lik kısmının "fabrika alanı, iskele, yeşil alan, otopark ve yol" olarak kullanılmak suretiyle fuzulen işgal edildiğinden bahisle 27/02/2010-26/02/2015 tarihleri arasındaki dönem için davacıdan istenilen 2.790.353,40-TL tutarlı 31/12/2020 tarihli ecrimisil ihbarnamesine yapılan itirazın reddine ilişkin Kocaeli Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün ... tarih ve ...sayılı ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; uyuşmazlığın çözümü için Mahkemece taşınmaz mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda özetle; davalı İdare tarafından 19.087,00 m2 olarak tespit edilen işgale konu alanın yüz ölçümünün, 16.972,59 m2 olarak belirlendiği, ecrimisile konu taşınmazın bulunduğu civarda emlak piyasasında yapılan araştırmada; söz konusu taşınmaz için dönem başı 2010 yılı rayiç kira birim bedelinin 28,60 TL/m2/yıl olduğu kanaatine varılmış olup 27/02/2010-26/02/2015 tarihleri arasındaki dönem için toplam ecrimisil bedelinin ise 2.886.848,97-TL olarak hesaplandığı" belirtildiğinden iş bu rapor hükme esas alınabilecek nitelikte bulunduğundan, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki 19.087,00 m² yüzölçümlü taşınmazın, 16.972,59 m²'sinin "fabrika alanı, iskele, yeşil alan, otopark ve yol" olarak kullanımından ötürü davacının fuzuli şagil sayılacağı ve bu kullanım nedeniyle tespit tarihi olan 26/02/2015'den geriye doğru beş yıllık süre (27/02/2010 - 26/02/2015 dönemi) için davacıdan ecrimisil istenebileceği açık olup, ecrimisil ihbarnamesine yapılan itirazın reddine ilişkin dava konusu ecrimisil düzeltme ihbarnamesinde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, temyize konu İdare Dava Dairesi kararının gerekçesiz olduğu, taşınmaz tespit tutanağının düzenlenmesinden sonra 15 günlük süre içinde ecrimisil ihbarnamesinin düzenlenmediği, 5 yıl içinde tarh edilmeyen ecrimisil alacağının zamanaşımına uğradığı, davanın reddinin hukuka aykırı olduğu belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile temyize konu kararın onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan haliyle 75. maddesinin 1. fıkrasında, "Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malları ve Vakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmaz malların, gerçek ve tüzelkişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden, bu Kanunun 9 uncu maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle, idareden taşınmaz ve değerleme konusunda işin ehli veya uzmanı üç kişiden oluşan komisyonca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere tespit ve takdir edilecek ecrimisil istenir. Ecrimisil talep edilebilmesi için, Hazinenin işgalden dolayı bir zarara uğramış olması gerekmez ve fuzuli şagilin kusuru aranmaz." hükmü, 92.maddesinde ise; "Bu Kanunda sürelerin hesaplanmasında hüküm bulunmayan hallerde, Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır." hükmü yer almıştır. Anılan Kanun'un 74. maddesine dayanılarak çıkarılan Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik'in 84. maddesinin 1. fıkrasında, "Hazine taşınmazlarından kiraya verilen, irtifak hakkı kurulan veya kullanma izni verilerin dışında kalanların fiili durumları, İdarece hazırlanan program dâhilinde tespit edilir. Taşınmazların tespitleri yılda en az bir defa yapılır, ancak tespit programlarının süresi beş yıldan fazla olamaz..."; 85. maddesinin 1. fıkrasında, "Hazine taşınmazlarının kişilerce işgale uğradığının tespit edilmesi hâlinde, tespit tarihinden itibaren onbeş gün içinde "Taşınmaz Tespit Tutanağı"na dayanılarak, tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere bedel tespit komisyonunca ecrimisil tespit ve takdir edilir."; 86. maddesinin 1. fıkrasında, "Takdir edilen ecrimisiller, takdir tarihinden itibaren onbeş gün içinde ecrimisil ihbarnamesi düzenlenerek fuzuli şagile, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre öncelikle elden veya iadeli taahhütlü mektupla, bu şekilde tebliğ edilemeyenler diğer usullere göre tebliğ edilir."; 2. fıkrasında, "Ecrimisil işlemine karşı, tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde ilgili İdareye dilekçeyle müracaat edilerek düzeltme talebinde bulunulabilir." ve 3. fıkrasında, "Düzeltme talepleri, talep tarihinden itibaren en geç otuz gün içinde bu amaçla oluşturulacak komisyonlarca karara bağlanır ve sonucu karar tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde düzenlenecek Ecrimisil Düzeltme İhbarnamesi ile ilgilisine tebliğ edilir." düzenlemeleri yer almaktadır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesinde, "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir." kuralı yer almaktadır. Görüldüğü üzere; 2886 sayılı Kanun'da, tespit tutanağı ile idarenin bilgisi dahiline giren işgalden dolayı tespit tarihinden itibaren en fazla beş yıl geriye doğru gidilerek ecrimisil istenilebileceği, beş yılı aşan ecrimisil alacağının ise zaman aşımına uğrayacağı kabul edilmiş iken, tespit üzerine takdir edilecek ecrimisil hakkında en geç hangi sürede ecrimisil ihbarnamesi düzenleneceği ve fuzuli şagile tebliğ edileceğine ilişkin bir kurala yer verilmemiştir. Tespit tutanağının düzenlendiği tarih ile işgalin, diğer bir ifadeyle ecrimisil alacağının idarenin bilgisi dahiline girdiği, bu tarihten itibaren idarece söz konusu alacak hakkında belirli bir süre içerisinde idari bir işlem tesis edilerek ilgilisine tebliği gerektiği açıktır. Kanun koyucu tarafından, tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yılı geçmemek üzere ecrimisil tespit ve takdir edilmesi kuralı getirilirken, ecrimisilin Borçlar Kanunu'nun genel hükümleri çerçevesinde on yıllık zaman aşımı süresine tabi olduğundan hareketle, aynı Kanun'daki kiralar konusundaki beş yıllık zaman aşımı süresine tâbi tutulduğunun amaçlandığı görülmüştür. Dosyanın incelenmesinden, Kocaeli İli, Darıca İlçesi, ... Mahallesinde bulunan, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmazın 19.087,00 m²'lik kısmının "fabrika alanı, iskele, yeşil alan, otopark ve yol" olarak kullanılmak suretiyle ... Çimento A.Ş. tarafından işgal edildiğinin 26/02/2015 tarihli Taşınmaz Tespit Tutanağı ile tespit edilmesi üzerine, ... tarih ve ... sayılı Ecrimisil Kıymet Takdir Kararı ile 27/02/2010-26/02/2015 tarihleri arasındaki dönemi için 2.790.353,40-TL ecrimisil bedeli takdir edildiği, anılan şirketin 21/05/2020 tarih ve 10082 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlanan ilan ile tasfiyesiz infisah / birleşme yoluyla ...Çimento San. ve Tic. A.Ş. tarafından devralındığı, bu şirketin de ünvanını ... Çimento Fabrikaları A.Ş. olarak değiştirmesi ile birlikte davacı ... Çimento Fabrikaları A.Ş. tarafından ecrimisil ihbarnamesine yapılan itirazın, Kocaeli Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı ecrimisil düzeltme ihbarnamesi ile reddedilmesi üzerine, anılan ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Yukarıda yer verilen mevzuatın ve dosyanın birlikte değerlendirilmesi sonucunda; ecrimisile konu olabilecek taşınmaz bir malın işgale uğradığının tespiti halinde, tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere ecrimisil bedelinin tespit ve takdir edileceği, Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça her alacağın on yıllık zaman aşımına tâbi olduğu yönündeki kural uyarınca tespit tarihinden itibaren en geç beş yıl içinde ecrimisil ihbarnamesi düzenlenerek fuzuli şagile tebliğ olunacağı hususu dikkate alındığında, dava konusu işlemde belirtilen taşınmazın 26/02/2015 tarihinde işgal edildiğinin tespit edildiği, bu tarihten itibaren beş yıllık süre aşıldıktan sonra 28/12/2020 tarihinde ecrimisil ihbarnamesi düzenlendiği anlaşıldığından dava konusu ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin dayanağı olan ecrimisil ihbarnamesinin süresinde düzenlenmediği sonucuna varılmıştır. Bu durumda, süresinde düzenlenmeyen ecrimisil ihbarnamesine itiraz edilmesi sonucunda itirazın reddine ilişkin olarak düzenlenen dava konusu işlemde hukuka uygunluk, temyize konu kararda ise hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kabulüne, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 19/11/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X) KARŞI OY : 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan haliyle 75. maddesinin 1. fıkrasında, "Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malları ve Vakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmaz malların, gerçek ve tüzelkişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden, bu Kanunun 9 uncu maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle, idareden taşınmaz ve değerleme konusunda işin ehli veya uzmanı üç kişiden oluşan komisyonca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere tespit ve takdir edilecek ecrimisil istenir. Ecrimisil talep edilebilmesi için, Hazinenin işgalden dolayı bir zarara uğramış olması gerekmez ve fuzuli şagilin kusuru aranmaz." hükmü yer almıştır. Anılan Kanun'un 74. maddesine dayanılarak çıkarılan Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik'in 84. maddesinin 1. fıkrasında, "Hazine taşınmazlarından kiraya verilen, irtifak hakkı kurulan veya kullanma izni verilerin dışında kalanların fiili durumları, İdarece hazırlanan program dâhilinde tespit edilir. Taşınmazların tespitleri yılda en az bir defa yapılır, ancak tespit programlarının süresi beş yıldan fazla olamaz..."; 85. maddesinin 1. fıkrasında, "Hazine taşınmazlarının kişilerce işgale uğradığının tespit edilmesi hâlinde, tespit tarihinden itibaren onbeş gün içinde "Taşınmaz Tespit Tutanağı"na dayanılarak, tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere bedel tespit komisyonunca ecrimisil tespit ve takdir edilir."; 2. fıkrasında, "Ecrimisilin tespit ve takdirinde; İdarenin zarara uğrayıp uğramadığına ve işgalcinin kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın, taşınmazın işgalci tarafından kullanım şekli, fiili ve hukuki durumu ile işgalden dolayı varsa elde ettiği gelir, aynı yer ve mahalde bulunan emsal nitelikteki taşınmazlar için oluşmuş kira bedelleri veya ecrimisiller, varsa bunlara ilişkin kesinleşmiş yargı kararları, ilgisine göre belediye, ticaret odası, sanayi odası, ziraat odası, borsa gibi kuruluşlardan veya bilirkişilerden soruşturulmak suretiyle edinilecek bilgiler ile taşınmazın değerini etkileyecek tüm unsurlar göz önünde bulundurulur. İşgalin şekli, Hazine taşınmazının konumu ve taşınmazdan elde edilen gelir gibi unsurlar itibariyle asgari ecrimisil tutarlarını belirlemeye Bakanlık yetkilidir."; 86. maddesinin 1. fıkrasında, "Takdir edilen ecrimisiller, takdir tarihinden itibaren onbeş gün içinde ecrimisil ihbarnamesi düzenlenerek fuzuli şagile, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre öncelikle elden veya iadeli taahhütlü mektupla, bu şekilde tebliğ edilemeyenler diğer usullere göre tebliğ edilir."; 2. fıkrasında, "Ecrimisil işlemine karşı, tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde ilgili İdareye dilekçeyle müracaat edilerek düzeltme talebinde bulunulabilir." ve 3. fıkrasında, "Düzeltme talepleri, talep tarihinden itibaren en geç otuz gün içinde bu amaçla oluşturulacak komisyonlarca karara bağlanır ve sonucu karar tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde düzenlenecek Ecrimisil Düzeltme İhbarnamesi ile ilgilisine tebliğ edilir." düzenlemeleri yer almaktadır. Görüldüğü üzere; 2886 sayılı Kanun'da, tespit ve takdir edilecek ecrimisil alacağı tespit tarihinden geriye doğru beş yıllık bir süre ile sınırlanmış iken, tespit ve takdir edilen ecrimisil alacağının tahakkukuna ilişkin ecrimisil ihbarnamesinin düzenlenmesi ve ilgilisine tebliğ edilmesi süresi ile ilgili bir kuralın yer almadığı; bu hususun anılan Kanun'a dayanılarak yürürlüğe konulan Hazine Taşınmazların İdaresi Hakkında Yönetmelik ile düzenlendiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, taşınmazın fuzulen işgal edildiğinin tespit edildiği tarihten geriye doğru takdir edilen beş yıllık ecrimisil alacağı hakkında, yukarıda yer verilen Yönetmelik'te belirtilen süre içerisinde ecrimisil ihbarnamesi düzenlenerek ilgilisine tebliği gerekmektedir. Buna göre; uyuşmazlıkta işgalin davalı idarece tespit edildiği tarihinden geriye doğru beş yıl için takdir edilen ecrimisil alacağı için tespit ve takdir tarihinden itibaren onbeş gün içinde ecrimisil ihbarnamesi düzenlenerek fuzuli şagile tebliğ edileceğinden, 26/02/2015 tarihli tespit tutanağının üzerinden geçen süre dikkate alındığında, 28/12/2020 tarihli dava konusu ecrimisil ihbarnamesinin mevzuatta öngörülen sürede düzenlenmediği anlaşılmıştır. Nitekim, işgalin tespit edildiği tarih itibariyle geriye doğru beş yıllık süre için ecrimisil istenilebileceği, ancak taşınmazın bu tarih itibariyle tahliyesinin zorunlu olduğu dikkate alındığında, tespit tarihinden sonra işgalin varlığından söz edilebilmesi için yeniden bir tespit yapılması gerektiği, bu yönden işlem yapmayan idareye mevzuatta öngörülmeyen keyfi bir uygulama süresi tanınarak tahakkuk işlemlerinin belirsiz bir zamana yayılmasının kamu yararına aykırı olması yanında, hukukun öngörülebilirlik ilkesi ile de bağdaşmadığı açıktır. Bu durumda, süresinde düzenlenmeyen dava konusu işlemde hukuka uygunluk, İdare Dava Dairesi kararında ise hukuki isabet bulunmamaktadır. Yukarıda belirtilen gerekçe ile temyize konu kararın bozulması gerektiği oyuyla çoğunluk kararına katılmıyorum. (XX) KARŞI OY : 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan haliyle 75. maddesinin 1. fıkrasında; "Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malları ve Vakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmaz malların, gerçek ve tüzelkişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden, bu Kanunun 9 uncu maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle, idareden taşınmaz ve değerleme konusunda işin ehli veya uzmanı üç kişiden oluşan komisyonca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere tespit ve takdir edilecek ecrimisil istenir. Ecrimisil talep edilebilmesi için, Hazinenin işgalden dolayı bir zarara uğramış olması gerekmez ve fuzuli şagilin kusuru aranmaz." hükmü yer almıştır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesinde, "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir."; 151. maddesinde ise, "Süreler hesaplanırken zamanaşımının başladığı gün sayılmaz ve zamanaşımı ancak sürenin son günü de hak kullanılmaksızın geçince gerçekleşmiş olur. Zamanaşımı sürelerinin hesaplanmasında da, borçların ifasındaki sürelerin hesaplanmasına ilişkin hükümler uygulanır." denilmiştir. Görüldüğü üzere; 2886 sayılı Kanun'da, tespit ve takdir edilecek ecrimisil alacağı tespit tarihinden geriye doğru beş yıllık bir süre ile sınırlanmış iken, tespit ve takdir edilen ecrimisil alacağının ecrimisil ihbarnamesine bağlanması suretiyle tahakkuk ettirilmesi ve ilgilisine tebliğ edilmesi süresine ilişkin bir kuralın yer almadığı, Kanun'daki atfın Borçlar Kanunu'nun genel zamanaşımının düzenlendiği 146. maddesine yapılmadığı, sürelerin hesaplanmasına yönelik 151. maddesine ilişkin olduğu, dolayısıyla 2886 sayılı Kanun'dan kaynaklanan ecrimisil alacağının tahakkuku aşamasında bu Kanun dışında başka bir kanunun uygulanamayacağı anlaşılmaktadır. Buna göre, 2886 sayılı Kanun'daki ecrimisil alacağının tespit tarihinden geriye doğru beş yıllık sürenin, ecrimisil alacağının tahakkuk ettirilmesi ve ilgilisine tebliğ edilmesi için de uygulanması gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır. Bu durumda, taşınmaz malın işgale uğradığının tespiti halinde, tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere tespit ve takdir edilen ecrimisil alacağı hakkında, tespit tarihinden itibaren en geç beş yıl içinde ecrimisil ihbarnamesi düzenlenmesi ve ilgilisine tebliği gerekmektedir. Uyuşmazlıkta, ecrimisile konu taşınmazın 26/02/2015 tarihli taşınmaz tespit tutanağı ile tespit edildiği, bu tutanağa dayanılarak 27/02/2010-26/02/2015 tarihleri arasındaki dönem için 2.790.353,40-TL tutarında ecrimisil istenilmesine ilişkin... tarih ve ... sayılı ecrimisil ihbarnamesinin düzenlenip davacıya 12/01/2021 tarihinde tebliğ edildiği görülmekle, süresinde düzenlenmeyip tebliğ edilmeyen ecrimisil ihbarnamesine yapılan itirazın reddine ilişkin olarak düzenlenen ecrimisil düzeltme ihbarnamesinde hukuka uygunluk, İdare Dava Dairesi kararında ise hukuki isabet bulunmamaktadır. Yukarıda belirtilen gerekçe ile temyize konu kararın bozulması gerektiği oyuyla çoğunluk kararına gerekçe yönünden katılmıyorum.