12. Ceza Dairesi 2023/4746 E. , 2025/1768 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/181 E., 2022/1400 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki t
**12. Ceza Dairesi 2023/4746 E. , 2025/1768 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/181 E., 2022/1400 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi; I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı, tutuklama ve hükümlülük nedeniyle 100.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, gözaltı ve hükümlü olarak geçirdiği süreler için tazminat şartlarının oluştuğuna, bu nedenle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Boyabat Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/280 Esas – 2013/129 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının nitelikli hırsızlık suçundan 17.09.2012-09.10.2012 tarihleri arasında toplam 22 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda davacının nitelikli hırsızlık, mala zarar verme ve konut dokunulmazlığı ihlal suçlarından mahkumiyetine karar verildiği ve kararın temyiz edilmeden 19.03.2012 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen bu karar üzerine davacının cezasını infaz etmek üzerine 21.10.2019 tarihinde cezaevine alındığı, sanığın yargılandığı dosyada başka bir sanık hakkında verilen mahkumiyet kararları üzerine dosyanın temyiz edildiği ve kararın Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 2014/4099 Esas, 2015/5666 Karar sayılı ilam ile temyiz eden sanık yönünden bozulduğu, bunun üzerine davacı tarafından yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunduğu, ancak mahkemece bu talebin reddine karar verilerek kanun yararına bozma yoluna gidilip gidilmeyeceğinin değerlendirilmesi için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği ve infazın durdurulduğu, 15.10.2020 tarihinde davacının tahliye edildiği, kanun yararına bozmada "sirayet hususunun mahallince değerlendirilmesi gerektiği" belirtilerek dosyanın mahkemesine gönderildiği ve Mahkemece yeni esasa kaydedildiği, Boyabat Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/279 Esas, 2021/484 Karar sayılı ilamı ile davacının üzerine atılı suçlardan beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 08.09.2021 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı ancak 22 gün olan tutukluluk süresi infaz görmediğinden, CMK 141. Maddesinde de tahdidi olarak sayılan tazminat isteme koşulları arasında " hükümlülükte" geçen sürelerin sayılmadığı anlaşıldığından kanunda öngörülen yasal şartların oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR 1.Tazminat talebinin dayanağı olan Boyabat Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/280 Esas – 2013/129 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında yapılan yargılama sonunda davacı hakkında nitelikli hırsızlık, mala zarar verme ve konut dokunulmazlığı ihlal suçlarından mahkumiyetine karar verildiği, kararın 19.03.2013 kesinleştiği ve 21.10.2019 tarihinde infazına başlandığı, kararın diğer sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 2014/4099 Esas, 2015/5666 Karar sayılı ilamı ile temyiz eden sanık yönünden hükmün bozulması üzerine davacı (sanık) yönünden bozma ilamının sirayet etmesi hususu açısından kanun yararına bozma yoluna gidilip gidilmeyeceğinin Cumhuriyet Başsavcılığı açısından değerlendirilmesi gerektiği ve bu husus sonuçlanana kadar infazın durdurulduğu ve kanun yararına bozma yoluna gidilmesi üzerine bu hususun mahallince değerlendirilmesi gerektiği şeklindeki karar üzerine Boyabat Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/279 E., 2021/484 K. sayılı kararı ile nitelikli hırsızlık, konut dokunulmazlığı ihlal ve mala zarar verme suçlarından beraatine hükmedildiği, davacının 5271 sayılı Kanun'un 144 üncü maddesinin birinci fıkrasında sayılan tazminat isteyemeyecek kişilerden de olmadığı göz önünde bulundurularak davacının 21.10.2019-15.10.2020 tarihleri arasında hükümlü geçirdiği süre bakımından tazminata hak kazanacağı gözetilmeden yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi, 2.Davacı vekilinin, davacının gözaltına alınması nedeniyle de tazminat isteminde bulunduğu anlaşılmakla, davacı hakkında gözaltı kararının olup olmadığı sorularak gözaltına alınmış ise gözaltına alma-serbest bırakma müzekkerelerinin Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde aslının veya onaylı örneğinin dosya arasına alınması ve gözaltı süresi ile ilgili olarak da tazminat talebinin değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.02.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.