Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/79 E. , 2024/4175 K. T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2021/79 Karar No : 2024/4175 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Madencilik İnş. Akar. Nak. Taah. Tur. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF(DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı VEKİLİ : Av.... 2- ...Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av.... DAVALI YANINDA KATILAN : ... Spor Kulübü VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:...…
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/79 E. , 2024/4175 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2021/79 Karar No : 2024/4175 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Madencilik İnş. Akar. Nak. Taah. Tur. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF(DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı VEKİLİ : Av.... 2- ...Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av.... DAVALI YANINDA KATILAN : ... Spor Kulübü VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İstanbul ili, Eyüpsultan ilçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi yolu üzeri No:...'de bulunan S:... sayılı I-B grubu işletme ruhsatı bulunan alanla ilgili olarak, ruhsat alanının proje alanı ile çakışan kısımlarının taksir edilmesine ilişkin Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü tarafından tesis edilen ... tarih ve ... sayılı işlemin ve bu işlemin dayanağı olan Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı oluru ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı olurunun iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; yapılacak olan spor kompleksinin yerinin, ilgili idarelerin ortak çalışması ile araştırılmak suretiyle belirlendiği, ... Spor Kulübü Derneği tarafından yapılacak olan spor kompleksinin faaliyete geçtiğindeki istihdam edilecek kişi sayısı ve ülke ekonomisine yapacağı katma değerin, davacı tarafından ruhsat kapsamında yürütülmekte olan çimento kili üretimi ile ilgili işletme sahasının topluma katacağı kamu yararından ve katma değerinden üstün olduğu, davacı tarafından ruhsat sahasında yapılmış olan faaliyetlerin ve yatırımların, inşaat, yıkıntı ve hafriyat atıklarının dışarıdan temini ile kırma-eleme tesislerinden geçirilerek, nitelikli malzeme elde edilerek, yine işletme izni alanı içerisinde kurulu olan hazır beton tesisinde kullanımına yönelik olduğu, ruhsat kapsamındaki çimento kili üretimine yönelik olmadığı, öte yandan 2016 ve 2017 yıllarına ilişkin satış ve stok beyanında bulunmadığı, 2018 yılı için beton santrali için yapılan kazıda çıkan kil için sevkiyat gösterildiği, dolayısıyla yatırım giderinin ödenmemesine ilişkin kararın yerinde olduğu anlaşılmakla, dava konusu ruhsat alanından proje ile çakışmalı kısmın taksir edilmesine, yatırım giderinin bulunmaması nedeniyle de proje sahibi tarafından da herhangi bir ödeme yapılmasına gerek olmadığına, Genel Müdürlük tarafından gerekli işlemlerin yürütülmesi gerektiğine ilişkin uygun görüş kapsamındaki Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün ... günlü ve... sayılı işlemi ve bu işleme dayalı olarak anılan işlemde bahsi geçen hususlara Bakan tarafından onay verilmesine yönelik Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının ... günlü ve ... sayılı işlemi ile 3213 sayılı Kanun'un 7. maddesinin 15. fıkrası hükmü gereğince Bakanlık olurundan hareketle önceki iki işleme dayalı olarak ...Spor Tesisleri Projesi alanı ile çakışan 4.24 hektarlık kısmının taksir edilmesi neticesinde yeni işletme ruhsatı ve işletme izni alanı belirlenmesine dair Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü tarafından tesis edilen ... günlü ve ... sayılı işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, proje sahibi spor kulübünün mağdur olmaması için ruhsatının 7,89 hektarlık bir alana indirildiği dava konusu işlemlerle ruhsat alanının önemli bir kısmının taksir edildiği, faaliyetinin fiilen imkansız hale getirildiği madenciliğin spor kompleksine göre daha üstün kamu yararı taşıdığı, keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasını istemelerine karşın sadece idarenin beyanları esas alınarak hüküm kurulduğu, bu nedenle sulh hukuk mahkemesinde delil tespiti yaptırdıkları, o dosyada üretim ve sevke hazır kil maden ocağının bulunduğunun belirtildiği, madenlerin bulunduğu yerde üretilmesinin zorunlu olduğu, yatırımcı kulübe başka alanlar teklif edilmesine rağmen bu alan üzerinde tesis yapmaya karar verdiği, çakışma halinde öncelikle başka bir altenatif alan olmadığına dair ilgili tarafça bilgi belge sunmanın zorunlu olduğu, ancak Maden Kanununda yatırım için başka bir alternatif alan bulunmaması şartı arandığı, olayda başkaca alternatifler varken bu hususun göz ardı edildiği, taksirden sonra geriye kalan alanın yüksek elektrik gerilim hatları ortasında kaldığı, bu alanda faaliyette bulunmalarının olanaksız olduğu, maden işletme ruhsatlı alanın irtifak hakkına konu edilmesi mümkün olmadığından irtifak hakkı sözleşmesine ilişkin tesis edilen işlemin geri alınması gerektiği, yatırımcı kulübün basına verdiği demeçlerde pademi sürecinde de olsa tesise başlayacakları yönünde beyanlarda bulunduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idareler tarafından, davacı tarafça çimento kili üretimine yönelik ocak açılmadığı, sahadaki faaliyetlerin inşaat, yıkıntı ve hafriyat atıklarının değerlendirilmesine yönelik olduğu, ruhsata konu maden üretimine yönelik sahada herhangi bir yatırım yapılmamış olduğundan yatırım gideri hesaplanmadığı, davanın reddine yönelik kararın hukuk ve usule uygun olduğu savunulmaktayken, davalı idare yanında katılan tarafından spor kompleksi yapılmasında üstün kamu yararı bulunduğu, işleme konu taşınmaz üzerinde spor tesisi yapmak üzere irtifak hakkı tesisi için ön izin verildiği, davacının ruhsatına uygun olarak madencilik faaliyeti yürütmediği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı şirket İstanbul ili, Eyüpsultan ilçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi yolu üzeri No:...'de bulunan alanla ilgili olarak 24.02.2016-2026 tarihleri arasında geçerli ... sayılı I-B grubu işletme ruhsatının sahibidir. Davacı tarafından ÇED Gerekli Değildir belgesi, İşyeri Açma ve Çalışma ruhsatı alınarak davalı idareye sunulmasının ardından davacı adına 7,89 hektarlık alan için 30.06.2016 tarihinde işletme izni düzenlenmiştir. İstanbul Valiliği tarafından Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğüne gönderilen 30.05.2018 tarihli yazı ile İstanbul ili dahilinde yapılması planlanan ...Kulübü Spor Tesisleri projesine ait koordinatlar verilerek bu alanda yer alan parsellerin tahsisine ilişkin kurum görüşü istenilmesi üzerine saha, Genel Müdürlüğün teknik heyetince 08-11.06.2018 tarihinde mahallinde tetkik edilmiştir. Yapılan tetkik neticesinde projenin gerçekleşmesi halinde davacı uhdesinde bulunan ... sayılı I-B grubu işletme ruhsat sahasında yapılacak madencilik faaliyetlerinin engelleneceği ve yaklaşık 1.174,600,00 metreküp çimento kili kaynağının atıl kalacağı tespit edilmiştir. Davalı idarece davacıdan ve projeyi gerçekleştirecek Spor Kulübünden yatırım gideri raporu istenilmiştir. Her iki tarafça da anılan raporların sunulmasından sonra Yatırım Gideri Tespit Komisyona tarafından 07-10.09.2018 tarihleri arasında saha mahallinde tetkik edilmiş ve davacının I-b grubu işletme ruhsat sahasında, işletme izin alanı içerisinde mahallinde tetkik öncesi yapılan tüm yatırımların, inşaat, yıkıntı, hafriyat atıklarının kırma- eleme tesislerinden geçirilerek nitelikli malzeme elde edilere hazır beton tesisinde kullanma amacına yönelik olduğu, ruhsata konu çimento kili üretim, cevher hazırlama ve zenginleştirilmesine istinaden herhangi bir yatırımın bulunmadığı tespit edilmiştir. Diğer taraftan davalı idarece 28.12.2018 tarihli yazı ile Gençlik ve Spor Bakanlığından konuya ilişkin görüşü istenilmiş, anılan idarenin 07.03.2019 tarihinde verilen görüşünde, mülkiyeti kısmen Genel Müdürlüklerine, kısmen Hazineye kısmen de ... Spor Kulübüne ait olan taşınmazlar üzerindeki ... Spor Tesislerinin, bilgileri dahilinde ... Spor Kulübü tarafından ... Mahallesinde kain 60.141,23 m2 lik alan üzerine taşınması planladığı belirtilmiştir. Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarihli ... sayılı oluru ile ''sosyoekonomik faydası daha yüksek olduğu tespit edilen Spor Kompleksi projesi lehinde işlem yapılmasında kamu yararı görüldüğü, yatırımın gerçekleşmesi halinde maden işletme faaliyeti yapılamaz hale geleceğinden ... sayılı ruhsat sahasının bu alandaki faaliyetlerinin kısıtlanmasına, ruhsat alanından proje ile çakışmalı kısmın taksir edilmesine, yatırım gideri bulunmadığından proje sahibi ...Spor Kulübü tarafından herhangi bir ödeme yapılmasına gerek olmadığına ve Genel Müdürlüklerince gerekli işlemlerin yürütülmesine karar verilmiştir. Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarihli ...sayılı olur Bakanlığa sunularak Maden Kanunu'nun 7. maddesinin 15. fıkrası gereği ''Olur'' verilmesi talep edilmiş, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın ... tarihli ... sayılı işlemi ile olur verilmiştir. Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarihli ... sayılı işlemi ile davacının işletme ruhsatının ... Spor Tesisleri Proje alanı ile çakışan 4,24 hektarlık kısmı idarece taksir edilerek 3,48 ve 0,17 hektar olmak üzere iki poligonda faaliyette bulunabileceği belirtilmiştir. Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: Maden Kanunu'nun 7. maddesinin 15. fıkrasında "Madencilik faaliyetleri ile Devlet ve il yolları, otoyollar, demir yolları, havaalanı, liman, baraj, enerji tesisleri, petrol, doğalgaz, jeotermal boru hatları, su isale hatları gibi kamu yararı niteliği taşıyan ya da gerçek veya tüzel kişilere ait diğer yatırımların birbirlerini engellemesi, maden işletme faaliyetinin yapılamaz hale gelmesi, yatırım için başka alternatif alanların bulunamaması durumunda, madencilik faaliyeti ve yatırımla ilgili karar, kamu yararı açısından yatırımların önceliği ve önemini tespit etmek üzere, ilgili Bakanlığın uygun görüşü alınarak Bakanlık tarafından verilir. Bakanlık tarafından alınan bu kararlar, kamu yararı kararı yerine geçer. Maden işletme faaliyetinin yapılamaz hale geldiği alanın ruhsattan taksir edilmesine veya ruhsatın iptal edilmesine Bakanlık tarafından karar verilir." hükmüne yer verilmiştir. Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan 21.09.2017 tarihli 30187 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maden Yönetmeliği'nin 121. Maddesinin 1. Fıkrasında, " Madencilik faaliyetleri ile Devlet ve il yolları, otoyollar, demir yolları, havaalanı, liman, baraj, enerji tesisleri, petrol, doğalgaz, jeotermal boru hatları, su isale hatları gibi kamu yararı niteliği taşıyan veya gerçek/tüzel kişilere ait diğer yatırımların birbirlerini engellemesi, maden işletme faaliyetinin yapılamaz hale gelmesi, yatırım için başka alternatif alanların bulunamaması durumunda, madencilik faaliyeti ve yatırımla ilgili karar, Kurul tarafından verilir." düzenlemesine, maddenin 2. fıkrasında "Madencilik faaliyetleri ile birinci fıkrada sayılan yatırımların aynı alana isabet etmesi halinde yatırımcı veya maden ruhsat sahibi tarafından Genel Müdürlüğe müracaat edilir. Yatırımcı, yatırım için başka alternatif alan olmadığına dair bilimsel ve teknik bilgi ve belgeleri Genel Müdürlüğe vermek zorundadır." düzenlemesine, maddenin 3. fıkrasında "Genel Müdürlüğün mahallinde yaptığı/yaptırdığı inceleme üzerine yapılan değerlendirmeler sonucunda, kamu yararı niteliği taşıyan yatırımlar ile madencilik faaliyetlerinin birbirini engellediği, yatırımın gerçekleştirilmesi halinde maden işletme faaliyetinin yapılamaz hale geleceği, planlanan yatırımın, ruhsatın işletme izni veya görünür rezerv alanı ya da ruhsata dayalı olarak üretim yapılan tesis alanı ile çakıştığının tespit edilmesi durumlarında heyet tespitlerine ilişkin yapılacak işlemler ile ilgili Genel Müdürlük kararı taraflara gönderilir. İlgili taraflardan bu aşamadaki bilgi, belge ve görüşlerinin bir ay içinde bildirilmesi istenilir. Bu sürede tarafların anlaşmaya vardıklarını bildirmeleri durumunda işlemler sonlandırılır. Bu sürede, tarafların görüş bildirmemeleri veya anlaşmaya varamamaları halinde işlemler resen yürütülür. Bu aşamadan sonra Genel Müdürlükçe konunun Kurula götürülmesine karar verilir. Kurulun kararına mesnet teşkil etmek üzere Genel Müdürlükçe bir rapor hazırlanır veya hazırlattırılır." düzenlemesine, maddenin 5. fıkrasının e bendinde ''Kısıtlaması yapılan alan dahilindeki ruhsata dayalı olarak, ruhsat sahasında ve/veya dışında kurulmuş ruhsat sahibine/rödövansçıya/faaliyeti gerçekleştirene ait geçici tesislerin sadece bu ruhsat sahasından üretilen maden ile beslenmek üzere kurulmuş olması kaydıyla ödenir.'' düzenlemesine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dava konusu işlemlerden sonra davacı tarafından 03.05.2019 tarihli dilekçeyle idareye başvurularak ruhsat alanlarının kamu yararı kararı alınan proje lehine olacak şekilde 36,89 hektardan 7,89 hektar alana insiyatifleri dahilinde küçültüldüğü, 7,89 hektarlık alanın tamamen rezerv alanı ve mevcutta kurulu tesislerinin bulunduğu alan olduğu, gereksiz olan alanın taraflarınca ruhsat alanından çıkarıldığı, kamu yararı kararına istinaden dava konusu işlemlerle taksir edilen 4,24 hektarlık alanın, tesis alanı ve rezervin yoğun olduğu alanı kapsadığı, ruhsatından azami ölçüde fedakarlık yapılarak kullanabilecekleri en az limite kadar ruhsatlarını küçülterek gereğini yaptıkları, buna karşın kendilerinden hiç görüş alınmadan ruhsatlarının taksir edilerek mevcut tesis ve rezerv alanının çalışamayacakları ölçüde ve yatırımlarını yok eder bir şekilde taksir edilerek büyük bir hak kaybına uğratıldığı belirtilerek yeni bir heyet marifetiyle mağduriyetlerinin giderilmesi talep edilmiştir. Davacı tarafından dava konusu işlemlerle ruhsat alanından 4,24 hektarlık alanın taksiri sonucu kalan 3,48 ve 0,17 hektarlık alanlardan fiilen madencilik faaliyetinde bulunmasının mümkün olmadığı, kendisine bırakılan alanın yüksek gerilim hattının ortasında kaldığı, ilk derece Mahkemesince keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmadan karar verildiği ileri sürülmektedir. Olayda davalı idarece proje ile madencilik faaliyetinin değerlendirilmesi neticesinde davalı yanında katılan Spor Kulübünün spor kompleksi yatırımı lehine işlem yapılmasında kamu yararı görüldüğünden bahisle davacının ruhsatının küçültülmesi yoluna gidilmişse de, dava konusu işlemle davacının ruhsatından taksir edilen yerin (4,24 hektarlık yerin) davalı yanında katılanın projesinin bütünlüğü kapsamında ne amaçla kullanılacağı, bu alanın tesisin bütünlüğü bakımından elzem olup olmadığı, diğer bir ifadeyle bu alanın taksir edilmesinde üstün kamu yararı açıklığa kavuşturulmadan, madencilik faaliyetinin kısıtlanması yoluna gidildiği görülmüştür. Davalı idarece davacının ruhsatı kapsamında sahada faaliyetinin olmadığı, işletme izinli sahasında yapılan tüm yatırımların inşaat, yıkıntı, hafriyat atıklarının kırma eleme tesislerinden geçirilerek nitelikli malzeme elde edilerek hazır beton tesisinde kullanma amacına yönelik olduğu, ruhsata konu çimento kili üretim, cevher hazırlama ve zenginleştirilmesine istinaden bir yatırımın bulunmadığı anlaşıldığından yatırım gideri ödenmesine gerek olmadığına karar verilmiştir. Mahkemesi tarafından davalı idarece kamu yararı daha üstün bulunan spor kompleksi projesi lehine işlem tesis edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Temyizen incelenen kararda kamu yararı daha fazla bulunan spor kompleksi yatırımı lehine işlem yapılmasında hukuka aykırılık bulunmamakla birlikte, davacının ruhsatından taksir edilen alanın, lehine karar verilen spor kompleksi projesinin bütünlüğü açısından (davacının ruhsatından taksir edilen 4,24 hektarlık yer bakımından) kamu yararı değerlendirilmesi yapılmadan verilen kararda hukuka uygunluk bulunmadığı, madenlerin bulunduğu yerde üretilmesi zorunluluğu karşısında alanın, davacının ruhsatından taksir edilmesindeki sebeplerin açıklığa kavuşturularak, bu alanın ruhsat alanından taksirinde yer alan kamu yararının açıklanarak, lehine karar verilen spor kompleksi yatırımının bu alanda ne türde bir tasarrufta bulunacağı noktasında araştırma yapılmadan sadece genel olarak spor kompleksi projesi lehine işlem tesisinin hukuka uygun olduğu gerekçesi ile verilen kararın eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak verildiği sonucuna varılmıştır. Öte yandan davacının ruhsatı iptal edilmemişse de davacı tarafından taksir dışında kalan alanda fiilen madencilik yapılmasının iş güvenliği ve sağlığı ile ticari sebeplerle mümkün olmadığı ileri sürüldüğünden, davacının bu iddiasının, bölgede keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak karşılanması gerektiği, ruhsat alanın küçültülmesiyle madencilik faaliyetinin yapılamaz hale gelip gelmeyeceği değerlendirilerek, bu durumun lehine karar verilen Spor kompleksi projesinde, alanın ne amaçla veya şekilde kullanılacağı, bu alanın proje bütünlüğü açısından önemi ve yeri bakımından ruhsattan taksir edilen yer ile davacının uhdesinde kalan yer için keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekirken eksik inceleme sonucu verilen kararda hukuki isabet bulunmamıştır. Bu durumda Mahkemesince öncelikle lehine işlem tesis edilen spor kompleksi projesinde davacının ruhsat alanının kullanılmasının yapılacak projenin bütünlüğü açısından önemi ve alanın ruhsattan taksir edilmesi gerekip gerekmediğinin anlaşılabilmesi için gerekli araştırma yapıldıktan sonra, davacının yukarıda bahsedilen iddiaları bakımından bölgede keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması ve çıkan sonuca göre yeni bir karar verilmesi gerekliliği karşısında eksik inceleme ve araştırma sonucu verilen kararın bozulmasına karar verilmiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Kullanılmayan ... TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine, 4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak 05/07/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY : (X)- Dava İstanbul ili, Eyüpsultan ilçesi, ...Mahallesi, ... Caddesi yolu üzeri No:...'de bulunan ... sayılı I-B grubu işletme ruhsatı bulunan alanla ilgili olarak, ruhsat alanının proje alanı ile çakışan kısımlarının taksir edilmesine ilişkin Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü tarafından tesis edilen... tarih ve ... sayılı işlemin ve bu işlemin dayanağı olan Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve ...sayılı oluru ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı olurunun iptali istemiyle açılmıştır. Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan 21.09.2017 tarihli 30187 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maden Yönetmeliği'nin 121. maddesinin 5. fıkrasının e bendinde ''Kısıtlaması yapılan alan dahilindeki ruhsata dayalı olarak, ruhsat sahasında ve/veya dışında kurulmuş ruhsat sahibine/rödövansçıya/faaliyeti gerçekleştirene ait geçici tesislerin sadece bu ruhsat sahasından üretilen maden ile beslenmek üzere kurulmuş olması kaydıyla ödenir.'' kuralına yer verilmiştir. Olayda davacının 1-b grubu çimento kili işletme izinli sahasında ruhsatına entegre olarak kurduğu ve gerekli izinleri alarak çalıştırdığı katı atık entegre tesisine ''dışardan temin'' suretiyle ruhsat alanına malzeme getirerek bu malzemeleri sahada kurulu bulunan hazır beton tesisinde kullanma amacına yönelik bir faaliyette bulunduğu, ruhsata konu çimento kili üretimi, cevher hazırlama ve zenginleştirilmesine ilişkin herhangi bir yatırımının bulunmadığı, işletme iznine konu maden kapsamında sahada çimento kili işletmek amaçlı bir çalışma yürütülmediği, bu durumun mahallinde tetkik heyetlerince ortaya konulduğu, ruhsattan taksir edilen yerin davacı tarafından mevcuttaki rezerv alanı ve kurulu tesis alanı olduğu iddiasına karşılık ise yukarıda yer verilen mevzuat kuralı uyarınca bu tesisin ''sadece bu ruhsat sahasından üretilen maden ile beslenmek üzere kurulmuş olmadığı'' anlaşıldığı, bu nedenle ruhsatı kapsamında faaliyette bulunmayan davacıya maden mevzuatı kapsamında ödenecek bir yatırım gideri olmadığı, yatırım gideri oluşabilmesi için belirli kriterlerin sağlanması gerektiği, davacının ise bu kriterleri sağlamadığı anlaşıldığından kamu yararı daha fazla bulunan spor kompleksi projesi lehine işlem tesisinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan davacının ruhsat alanının kısıtlanması nedeniyle yatırım gideri kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmayan zararların genel hükümlere göre tazmini için ayrı bir tazminat davasında ileri sürülebilecek iddialarının işbu davada dinlenmesinin mümkün olmadığı düşüncesiyle ilk derece Mahkemesinin davanın reddine yönelik kararına karşı Bölge İdare Mahkemesince verilen istinaf başvurusunun reddine yönelik kararına yukarıda açıklanan gerekçeler eklenerek kararın onanması gerektiği düşüncesiyle çoğunluk tarafından verilen karara katılmıyoruz.