12. Ceza Dairesi 2021/6363 E. , 2025/2393 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2133 Esas., 2019/833 Karar SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 527…
**12. Ceza Dairesi 2021/6363 E. , 2025/2393 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2133 Esas., 2019/833 Karar SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 53/6. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl 6 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; kusur raporuna itiraz edildiğine, sanığa fazla ceza verildiğine, sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir. Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; asli kusurlu sanık hakkında az ceza verildiğine, her bir katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken tek vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 05.10.2016 günü saat 08.00 sıralarında gündüz vakti, 6.60 metre genişliğinde, iki istikametli, virajlı, eğimli asfalt kaplama yolda, ölen sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki 07 HMU 76 plakalı kamyonet ile Bozkır istikametinden İl yolunu takiben Hadim istikametine doğru seyretmekte iken olay mahalline geldiğinde karşı yönden gelen ve sağa yönelen virajda şerit ihlali yaparak seyir şeritine giren sanık sürücü ...'in yönetimindeki 06 FS 2073 plaka sayılı kamyonet ile karşılıklı çarpışmaları neticesi iki kişinin ölümü ve yaralanmasıyla sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde, kaza tespit tutanağında; araçlara ait fren izine rastlanılmadığı, kaza yerinde her iki yöne hitaplı viraj levhasının bulunduğu, kaza tespit tutanağı ve soruşturma aşamasında düzenlenen 07.03.2017 tarihli bilirkişi raporunda, olayın meydanü gelmesinde sürücü ...'in asli derecede kusurlu olduğunun belirtildiği, Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesinin 23/08/2017 tarihli adli raporda: sanık sürücü ...'in sevk ve idaresindeki kamyonet ile seyri sırasında yola gereken dikkatini vermemiş sağ şeridi takiben seyrini sürdürmeye önem ve özen göstermemiş, mevcut hızı ile (hız azaltmadan) viraja girerek kendi seyir şeridi içerisinde, tutamadığı vasıta ile karşı yön şeridine geçmiş bu tavrı ile karşı yönden gelen ölen sürücü yönetimindeki kamyonet ile karşılıklı ve tedbirsizce çarpışarak meydana getirdiği olayda dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket etmiş olmakla asli derecede kusurlu olduğunun mütalaa edildiği, Yerel Mahkemece iki kişinin ölümü ve birden fazla kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde sanığın asli kusurlu olduğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii ile katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.03.2025 tarihinde karar verildi.