1. Hukuk Dairesi 2007/4942 E. , 2007/5746 K. "" MAHKEMESİ : KARTAL 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 08/02/2007 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, İstanbul Büyükşehir Belediyesince denizden doldurulan alan dahilinde bulunan büfe ve eklentilerin dava dışı şahsa sözleşme ile kiralandığını, ancak Milli Emlak Daire Başkanlığınca tahliye ve yıkım kararı alındığını, anılan yerin dolgu alanı olup, 1580 Sayılı Yasanın 159. maddesine göre belediyelere terk edilmiş alanlar oldu…
**1. Hukuk Dairesi 2007/4942 E. , 2007/5746 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : KARTAL 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 08/02/2007 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, İstanbul Büyükşehir Belediyesince denizden doldurulan alan dahilinde bulunan büfe ve eklentilerin dava dışı şahsa sözleşme ile kiralandığını, ancak Milli Emlak Daire Başkanlığınca tahliye ve yıkım kararı alındığını, anılan yerin dolgu alanı olup, 1580 Sayılı Yasanın 159. maddesine göre belediyelere terk edilmiş alanlar olduğunu, ancak davalının muaraza yarattığını ileri sürerek, elatmanın önlenmesi ile denizden doldurulmuş alanda kalan muhdesatların belediyeye ait olduğunun tespiti ile muarazanın meninin istemiştir. Davalı, denizden dolgu alanlarının devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, kıyı-kenar çizgisi içinde kaldığını yapıların yasal dayanağı bulunmadığını bildirip, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacı iddiası sabit görülerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. -KARAR- Dava, denizden doldurulan çekişmeli yerin ve üzerinde bulunan muhdesatların davacıya ait olduğunun tespiti ile dolgu alanına davalının elatmanın önlenmesi ve çekişmenin giderilmesi isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Ne varki, hükme yeterli bir araştırmanın yapıldığını söyleyebilme olanağı yoktur. Bilindiği üzere; çeşitli zamanlarda, muhtelif yasalarla denizden doldurulan yerlerle ilgili bazı düzenlemeler getirildiği bilinmektedir. Bunlardan ilki yürürlük tarihi 1 Eylül 1930 olan 1580 Sayılı Belediye Kanununun 159. maddesi hükmüdür. Buna göre; belediye marifetiyle deniz, nehir ve gölden doldurulmuş olan yerlerin tasarruf, idare ve nezareti Belediyelere bırakılmış ancak mülkiyetinin devri yönünden belediyeye bir hak tanınmamıştır. Sonradan yürürlüğe giren ve 1580 Sayılı Yasayı ortadan kaldıran 28.12.2004 günlü 5272 Sayılı Belediye Yasasının 79. maddesi de yine taşınmazın mülkiyeti açısından belediyelere bir hak tanımadığı gibi, Belediye yetkilerinde kısıtlamalara gidilerek bu gibi yerlerin yalnız tasarrufunun, dolgu yapan belediyeye bırakılacağı yönünde benzer hükme yer vermiş, bu yasayı yürürlükten kaldıran ve halen mer'i olan 5393 Sayılı Yasada da değişik bir düzenleme getirilmemiştir.Öyleyse, belediyelerin bu düzenlemeler gereğince dolgu olgusundan kaynaklanan mülkiyete ilişkin bir hak edinmesi olanağının bulunduğu söylenemez. Kaldı ki; 17.4.1990 Tarihinde yürürlüğe konulan 3621 Sayılı Kıyı Kanununun 7. maddesinde de benzer bir düzenlemeye yer verilmiş; bazı usul ve esaslar dairesinde denizden dolgu yapılabileceği hüküm altına alınmış, ne varki dolgu yapan adına yine mülkiyet yönünden bir hak öngörülmemiştir.