10. Hukuk Dairesi 2024/6015 E. , 2025/6222 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2222 E., 2024/565 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 58. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/168 E., 2023/441 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince
**10. Hukuk Dairesi 2024/6015 E. , 2025/6222 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2222 E., 2024/565 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 58. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/168 E., 2023/441 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmek ve de davacılar vekili tarafından duruşma talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma talenbinin kabulüne karar verildikten sonra duruşma için 15.04.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü murafaalı temyiz eden davacılar adına Av. ... ile davalı adına Av. ... geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek bırakılan günde Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili özetle; söz konusu kazanın meydana gelmesinde hem davalı Kurum hem de dava dışı ... Mimarlık Ltd. Şti."nin kusur sorumluluğu bulunduğunu, şartname ve sözleşme hükümleri bir bütün olarak dikkate alındığında davalı kurumun dava konusu yapım işinin sevk ve idaresi ile iş güvenliği konusunda sahip olduğu yetkileri nedeni ile asıl işveren sıfatı ile meydana gelen zararlardan sorumlu olacağını, dava konusu yapım işinde de davalı kurum yetkililerine dava dışı şirket çalışanlarına yönelik işin görülmesi sırasında her türlü konuda talimat verme ve yapılacak işin tamamının davalı kurum yetkilileri tarafından denetlenmesi yetkisi verildiğini, dava dışı şirket çalışanları ile davalı kurum yetkilileri arasında bağımlılık unsuru oluştuğunu, bu durum davalı kurumun asıl işveren sıfatı kazanmasını sağlandığını beyanla ... için 668.910,11 TL, ... için 84.806,47 TL, ..., ..., ..., ..., ..., ... için ayrı ayrı 618,02 TL olmak üzere toplam 757.424,70 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile ... için 60.000,00 TL, ... için 50.000,00 TL, ... için 40.000,00 TL, ... için mirasçılarına ödenmek üzere 50.000,00 TL olmak üzere toplam 200.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili özetle; müvekkili olan Kurumun ... PTT Merkez Müdürlüğü binasının tadilat işini ihaleye çıkardığını, ... Mimarlık'ın en düşük teklifi vererek ihaleyi aldığını, Akdedilen 21.11.2007 tarihli sözleşmenin 6. maddesinde yer alan “Bu sözleşme anahtar teslimi götürü bedel sözleşme olup ihale dokümanında yer alan uygulama projeleri ve buna ilişkin mahal İistelerine dayalı olarak işin tamamı yüklenici tarafından teklif edilen 272.200.00 TL üzerinden yapılacaktır.” hükmü gereğince tadilat işini müvekkili olan Kurumun ... Mimarlık'a anahtar teslimi şeklinde ihale ettiğini, yer tesliminin 26.11.2007 tarihinde yapıldığını, müteahhit firmanın yer tesliminden hemen sonra çalışmalara başladığını ve çalışmaya başladığını kuruma dahi bildirmeden kaza meydana geldiğini, Yapı İşleri Genel Şartnamesinde; Yapı Denetim Görevlilerinin Görev ve Sorumluluklarının belirtildiğini, Kurum bünyesindeki Yapı Denetim Görevlisinin sorumluluğunun yüklenicinin gerek teknik şartnameye ve gerekse idari şartnameye uygun olarak yapım işini gerçekleştirip gerçekleştirmediğini kontrol etmek olduğunu, basitçe tadilatı yapılan binanın fen ve teknolojiye uygun olarak yapılıp yapılmadığını yapının imar planına uygun olup olmadığını, rengini, kalitesini sözleşmede belirtilen şartlara uygun olup olmadığını kontrol etmek olduğunu, yapılarda kullanılan malzemenin TSE standartlarına uygun olmasını ve her aşamadaki imalatın projesine uygun ve kaliteli yapılmasını sağlamak olduğunu, yoksa bağımsız işveren durumunda olan ...'nın işçilerinin işçi sağlığı ve iş güvenliği konularında denetim ve kontrol sorumluluğunun Kurum bünyesindeki Yapı Denelim Görevlilerinin sorumluluğu altında olmadığını, ...'nın denetim ve kontrolü altında olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle ... sigortalının işvereninin dava dışı ... Mimarlık Şirketi olduğu, davalıya husumet düşmeyeceğinden bahisle davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle, eldeki davanın adli yargı kolunda açılmasının temel sebebinin Danıştay 10. Dairesinin 2013/4354 E. 2016/2743 K. sayılı 17.05.2016 tarihli kararı olduğunu, görülmekte olan işbu dava idare mahkemesinde görülen davanın devamı niteliğinde olduğunu, iş mahkemesi görevli olmadığı halde davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf gerekçelerinin hatalı değerlendirildiğini, İlk Derece Mahkemesince dava konusu uyuşmazlığın iş sözleşmesinden değil ... sözleşmesinden kaynaklandığı kabul edildiğinde görevli yargı merciin belirtilmesi için dava dosyasının Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesi ve iş bu davanın Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye dek ertelenmesine karar verilmesi gerektiğini, Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, vekalet ücreti yönünden kararın hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. VI. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, meydana gelen iş kazası neticesinde vefat eden sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Dosya kapsamından, davalının kendisine ait olan ve fakat inşaa halinde bulunmayan bir binanın onarım işini davacılar murisinin işvereni olan dava dışı ... Mimarlık İnş. Tic. Ltd. Şti.’ne verdiği, ... sigortalının açıklanan onarım işinde çalışmakta iken 2007 yılında kaza geçirip, 2008 yılında vefat ettiği, davacıların 2009 yılında müteveffanın işvereni olan şirkete karşı adli yargıda, PTT ye karşı 2011 yılında idari yargıda dava (tam yargı davası) açtıkları, İdare Mahkemesince 2013 yılında “idareye yüklenecek bir hizmet kusurunun bulunmadığı, sırf taşınmazın sahibi olması nedeniyle idareye yükletilecek bir tazmin sorumluluğunun da bulunmadığı” gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği, Danıştay 10. Dairesinin 17.05.2016 tarih, 2013/4354 Esas, 2016/2743 Karar sayılı kararı ile PTT ve şirket arasında asıl/alt işveren ilişkisi bulunduğu, bu haliyle adli yargı İş Mahkemelerinin görevli olduğundan bahisle İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verildiği, Trabzon İdare Mahkemesince bozmaya uyularak 2019 yılında yargı kolu açısından görevsizlik kararı verildiği, kararın 2020 yılında kesinleştiği, davacılar vekilince süresi içerisinde İş Mahkemesinde temyiz incelemesine konu eldeki tazminat dava dosyasının açıldığı, eldeki dosyada İlk Derece İş Mahkemesince davalının anahtar teslim ... sözleşmesi nedeniyle asıl işveren sıfatının bulunmadığı, davacının işvereninin dava dışı ... Mimarlık olduğu, davalıya husumet düşmeyeceğinden bahisle davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği gerekçeleri ile davanın reddine karar verildiği, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı taraflarca istinaf yoluna başvurulduğı, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 1. maddesinde “İş Kanunu’na göre işçi sayılan kimselerle (o kanunun değiştirilen ikinci maddesinin Ç, D ve E fıkralarında istisna edilen işlerde çalışanlar hariç) işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya İş Kanunu'na dayanan her türlü hak iddialarından ... hukuk uyuşmazlıklarının çözülmesi ile görevli olarak lüzum görülen yerlerde iş mahkemeleri kurulur” düzenlemesine yer verilmiştir. Benzer şekilde 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5. maddesinde “(1) İş mahkemeleri; a) 5953 sayılı Kanun'a tabi gazeteciler, 854 sayılı Kanun'a tabi gemiadamları, 22.5.2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu'na veya 11.1.2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun İkinci Kısmı'nın Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan ... her türlü hukuk uyuşmazlıklarına, b) İdari para cezalarına itirazlar ile 5510 sayılı Kanun'un geçici 4. maddesi kapsamındaki uyuşmazlıklar hariç olmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İş Kurumunun taraf olduğu İş ve Sosyal Güvenlik Mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklara, c)Diğer kanunlarda iş mahkemelerinin görevli olduğu belirtilen uyuşmazlıklara, ilişkin dava ve işlere bakar.”düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda davanın tek davalısı olan ... A.Ş.'nin asıl işveren sıfatının bulunmadığı açık olduğuna göre eldeki davanın kaza tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41. ve devamı maddeleri çerçevesinde genel hükümlere tabi bir tazminat davası olarak görülüp çözüme kavuşturulması gerekmektedir. Mahkemece bu görevin genel mahkemelere ait olduğu gözden kaçırılmak suretiyle davalının anahtar teslim ... sözleşmesi nedeniyle asıl işveren sıfatının bulunmadığı, davacının işvereninin dava dışı ... Mimarlık olduğu, davalı Kuruma husumet düşmeyeceğinden bahisle davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden ilgililere iadesine, Davacılar avukatı yararına takdir edilen 28.000,00 TL duruşma avukatlık ücretinin davalı şirkete yükletilmesine, davalı şirket avukatı yararına takdir edilen 28.000,00 TL duruşma avukatlık ücretinin davacılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.