Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/5495 E. , 2024/5914 K. T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2022/5495 Karar No : 2024/5914 TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR: 1- (DAVACILAR) 1- ... 2- ... VEKİLİ : Av. ...- Av. ... 2- (DAVALILAR) 1- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... 2- ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının, taraflarca temyizen incelenerek bozu…
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/5495 E. , 2024/5914 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2022/5495 Karar No : 2024/5914 TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR: 1- (DAVACILAR) 1- ... 2- ... VEKİLİ : Av. ...- Av. ... 2- (DAVALILAR) 1- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... 2- ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının, taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacılar tarafından; müteveffa ...'ın evlerinin önünden geçen sulama kanalına düşerek sakat kaldığı, ana kanalın önüne koyulmuş olan taş yığınlarına takılı halde davalı Dörtyol Belediyesi'nin sulama suyundan görevli personelce bulunduğu, kanal çevresinde idarelerin can ve mal güvenliği açısından hiç bir önlem almaması nedeniyle hizmet kusurları bulunduğu ileri sürülerek, müteveffa ... açısından fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere geçici iş göremezlik karşılığı 1.000,00.-TL, kalıcı maluliyet nedeniyle 7.000,00.-TL (miktar artırımı sonrası 67.829,44.-TL), bakıcı gideri zararı için 1.000,00.-TL (miktar artırımı sonrası 100.826,38.-TL) , tüm tedavisi boyunca yol, konaklama, tıbbi malzeme ihtiyacı ve genel olarak yapılan harcamalar karşılığı 1.000,00.-TL (2.060,00.-TL) olmak üzere 10.000,00.-TL (miktar artırımı sonrası 170.715,82.-TL) maddi ve 60.000,00.-TL manevi; baba ve anne için ise ayrı ayrı olmak üzere 20.000,00.-TL manevi tazminatın olay tarihi olan 09.06.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; UYAP kayıtlarında yapılan incelemede davacılardan ...'ın 19.03.2019 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması üzerine, 2577 sayılı Kanun'un 26/1maddesi gereği ... açısından dosyanın Mahkemelerinin 16.07.2019 tarihli kararı ile işlemden kaldırıldığı, 12.11.2019 tarihli dilekçe ile ... mirasçıları olan davacılar ... ve ... adına davayı takip edeceklerini belirtmesi ve ekinde Dörtyol Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen mirasçılık belgesini sunması üzerine, Mahkemelerinin 19.11.2019 tarihli ara kararı ile ... açısından dosyanın yeniden işleme konulmasına karar verildiği, uyuşmazlıkta tarafların sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, var ise hangi oranda sorumluluklarının bulunduğunun belirlenmesinin bilimsel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinin anlaşılması üzerine Mahkemelerinin 20.02.2020 tarihli ara kararı ile keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği, mahallinde yapılan keşif sonrası hazırlanarak dosyaya sunulan 10.08.2020 havale tarihli raporda özetle; tehlike arz eden kanaletin çevresinde kazazedeyi bir başına denetimsiz bırakmış olmasından dolayı kazazede adına velisinin %40 (yüzde kırk) oranında; iş sağlığı ve güvenliğini sağlamak için yasak, uyarı, uyulması zorunlu davranış ve bilgilendirmeye ihtiyaç olan noktalarda ilgili yönetmelik uyarınca güvenlik ve sağlık işaretleri koymayan, kanaletin fiziki alt yapısı gözetilerek, kenarındaki şevden düşmeyi önleyici yönde, korkuluk, bariyer bulundurmayan, risk değerlendirmesi ve analizi yapmayan, tehlike arz eden yerlerde ‘’dışarıdan’’ üçüncül kişilerden gelecek tehlikelere karşı yeterli seviyede önlem almayan kanaletin işletmesinden sorumlu Belediyenin olayın meydana gelmesinde % 60 (yüzde altmış ) oranında kusurlu olduğu, mecut belge ve bilgilere göre başkaca kişi veya kişilerin kusurlu olmadıkları görüş ve kanaatine varılmıştır." şeklinde görüş belirtildiği, raporun taraflara tebliğe çıkarıldığı, rapora karşı davalı idarelerce itiraz edilmiş ise de, itirazların raporu esaslı olarak kusurlandırmadığı, karara esas alınabileceği sonuç ve kanaatine varıldığı, buna göre kanalın bulunduğu yer ve geçmiş olduğu hat da dikkate alınarak kanala düşmeyi önleyici yönde korkuluk, bariyer, tel örgü bulundurmayan, gerekli risk analizleri yaparak önleyici tedbirler almayan Hatay Büyükşehir Belediyesi ile sulama kanalının çevresini yerleşime açan ve bu yönden planlama yapan ayrıca olayın meydana geldiği tarihte (09.06.2006) kanalın bakım ve gözetiminden sorumlu olan Dörtyol Belediye Başkanlığının kusurlarının bulunduğu anlaşıldığından, davacılara yönelik tazmin sorumluluğu açısından iki idarenin de sorumlu olacağı, davacıların uğradığı zararın kusur sorumluluğu ilkesi uyarınca tazmin edileceği açık olduğundan; olay sebebiyle zararın hesaplanmasına gelince; maddi tazminat talebi yönünden; müteveffa ...'ın ölüm olayının meydana geldiği 19.03.2019 tarihine kadar geçici iş göremezlik, kalıcı sakatlık ve bakım gideri tazminatı ile tüm tedavisi boyunca yol, konaklama, tıbbi malzeme ihtiyacı ve genel olarak yapılan harcamalarına karşılık oluşan zararın bulunup bulunmadığının hesaplanması amacıyla Mahkemelerinin ara kararı ile aktüerya alanında uzman bilirkişi marifetiyle inceleme yapılmasına karar verildiği, bilirkişi tarafından hazırlanıp dosyaya sunulan 15.02.2021 havale tarihli raporda tarafların kusur durumları da dikkate alınarak müteveffa ...'ın 19.03.2019 tarihine kadar kalıcı sakatlık-sürekli iş göremezlik tazminatı alacağının 67.829,44.-TL, bakım gideri alacağının 100.826,38.-TL, tedavi giderleri ve dosya kapsamında hesaplanan yol giderleri karşılığı alacağının 2.060,00.-TL olduğunun tespit edildiği, tedavi süresince geçici iş göremezlik alacağının bulunmadığının belirtildiği, anılan raporun beyanları alınmak üzere taraflara tebliğ edildiği, rapora davalı idarelerce itiraz edilmiş ise de, raporda hesaplama ve tespitler yönünden maddi bir hata yapılmadığı ayrıntılı bir şekilde hesaplamanın ve tespitin yapıldığı görüldüğünden, raporun Mahkeme kararına esas alınabilir nitelikte olduğu, davacılar vekilince dava dosyasına sunulan 09.03.2021 tarihli dilekçe ile 2577 sayılı Kanun'un 16/4. maddesi kapsamında miktar artırım talebinde bulunduğu anlaşıldığından davacılardan müteveffa ...'ın 67.829,44.-TL kalıcı sakatlık- sürekli iş göremezlik zararının; 100.826,38.-TL.-TL bakım gideri maddi zararının ve 2.060,00.-TL tedavi ve yol gideri zararının davalı idarece tazmin edilmesi gerektiği, müteveffanın yaşı dikkate alındığında geçici iş göremezlik maddi zarar talebinin reddi gerektiği, manevî tazminat talebi yönünden; söz konusu olayın meydana gelmesine tarafların etkisi, kusur durumları, müteveffa ...'ın hizmetin kusurlu olarak işletilmesine bağlı olarak kalıcı sakat kaldığı, günlük aktivitelerini dahi yerine getiremeyecek durumda olduğu, akabinde vefat ettiği, haliyle, olaya bağlı olarak davacıların elem ve ızdırap duyacağı açık olup, olayın oluş şekli, tarafların kusurlarının ağırlığı dikkate alındığında takdiren müteveffa ... için için 60.000,00.-TL, anne ... ile baba ... için ayrı ayrı 20.000,00.-TL olmak üzere toplam 100.000,00-TL manevi tazminat miktarının zenginleşmeye yol açmayacak nitelikte ve hakkaniyetli olduğu sonucuna varıldığı, tazminine karar verilen maddi/manevi tazminat miktarına davalı idareye başvurulduğu 25.05.2015 tarihinin yasal faizin başlangıç tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu maddi zarar tazmini isteminin kısmen kabulü ile kısmen reddine, manevi tazminat isteminin kabulüne, müteveffa ... için kabul edilen; a)- 67.829,44.-TL kalıcı-sürekli iş göremezlik zararı alacağının, 100.826,38.-TL bakım gideri alacağının ve 2.060,00-TL tedavi ve yol gideri alacağının ve 60.000,00.-TL manevi tazminat alacağının 25.05.2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen davalı idarelerce ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı mirasçılık belgesinde belirtilen paylar oranında davacılara ödenmesine, b)-1.000,00.-TL geçici iş göremezlik alacağı tazmin isteminin ise reddine, c)- Anne ... ile baba ... için ayrı ayrı 20.000,00.-TL olmak üzere 40.000,00-TL manevi tazminatın 25.05.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen davalı idarelerce davacılara ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Mahkemece hükmedilen maddi tazminatın dava dilekçesindeki miktar olan 10.000,00 TL'lik kısmının idareye başvuru tarihi olan 25.05.2015 gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idareler tarafından davacılara ödenmesine, sonradan ıslah edilen 160.715,00 -TL maddi tazminatın ise ıslah dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği 31.03.2021 tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek davalı idarelerce davacılara ödenmesine şeklinde düzeltilmesine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacıların İddiaları: Tazmini istenilen miktarın talep artırım dilekçesiyle artırılmış olan gerçek zarara ilişkin olduğu, gerçek zararın ise mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda veya talep artırım dilekçesi sunulan tarihte değil idarelere başvuru yapılan tarihte ortaya çıktığı, ancak zarar miktarı tam olarak bilinemediğinden dava açarken zararın tamamının talep edilmediği, bu nedenle artırılan bedel de dahil olmak üzere dava değerinin tamamına idarenin temerrüde düştüğü tarih olan 25.05.2015 tarihi itibarıyla faiz işletilmesi gerektiği belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür. Dörtyol Belediye Başkanlığının İddiaları: Usule ilişkin olarak davanın süre aşımı nedeniyle reddi gerektiği, öte yandan 2014 yılında Hatay Belediyesinin Büyükşehir Belediyesi olmasından sonra bahsi geçen sulama kanalının tüm sorumluluğunun Hatay Büyükşehir Belediyesine devredildiği, dava tarihi itibarıyla husumetin Hatay Büyükşehir Belediyesine yöneltilmesi gerekirken Dörtyol Belediyesine yöneltilmesinin doğru olmadığı, esasa ilişkin olarak davacıların tüm maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerekirken aleyhe verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, davacı taraf vekili için hesaplanan vekalet ücreti hesabının doğru hesaplanmadığı, yine yargılama giderleri bakımından kabul ve ret oranı üzerinden hesaplamanın yanlış yapıldığı belirtilerek kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür. Hatay Büyükşehir Belediye Başkanlığının İddiaları: Usule ilişkin olarak, kazanın 09.06.2006 tarihinde meydana geldiği, bu tarih itibarıyla kaza konusu yerin Dörtyol Belediyesinin yetki ve sorumluluğunda olduğu, kaza tarihi itibarıyla İdarelerinin henüz kurulmaması ve tüzel kişiliğinin bulunmaması nedeniyle İdarelerinin de olayda sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğu, öte yandan bilirkişi raporunda Su Yapıları Denetim Hizmetleri Yönetmeliğinin 6/2. maddesinde, aynı maddenin birinci fıkrasında belirtilen su yapılarının denetim hizmetlerinin DSİ tarafından yapılacağının belirtildiği, 5216 sayılı Kanunun 7/1-r bendinde belirtilen "su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek, bunun için gerekli baraj ve diğer tesisleri kurmak, kurdurmak ve işletmek, derelerin ıslahını yapmak, kaynak suyu veya arıtma sonunda üretilen suları pazarlamak" görevi Büyükşehir Belediyesinin görevleri arasında sayılmış ise de bu iş ve işlemlerin 6360 sayılı Kanun gereği 13.03.2014 tarihli ve 2014/6072 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile kurulan Hatay Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünün görevi ve yetkisi kapsamında kaldığı, İdarelerinin hasım mevkiinden çıkarılması gerektiği; esasa ilişkin olarak; 2577 sayılı Kanunun 13. maddesi uyarınca tam yargı davalarında idareye başvuru şartı zorunluluğu bulunduğu, davacıların idarelerine yaptığı herhangi bir başvurunun bulunmadığı, öte yandan davada süre aşımının bulunduğu, kazanın oluşu ve neticeleri bakımından İdarelerine atfedilebilecek herhangi bir kusurun bulunmadığı, ilgili kurumun %60 oranında kusurlu olduğuna dair kanaatın hukuka aykırı olduğu, kazanın ailenin ihmalkar davranışları sebebiyle ve tam kusuru neticesinde meydana geldiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğu, vefat tarihi itibarıyla 18 yaşını doldurmayan müteveffa adına kalıcı zarar tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu, aktüerya raporunda hesaplama hatalarının mevcut olduğu, bakıcı giderleri ve ulaşım bedellerine yönelik yapılan hesaplamaların hatalı olduğu belirtilerek kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Hatay Büyükşehir Belediye Başkanlığının Savunması: Davacının tüm alacak kalemlerine faiz başlangıç tarihinin 25.05.2015 olması gerektiğine yönelik iddiasının hukuka aykırı olduğu, davanın kısmi dava olarak açıldığı, talep edilmeyen kısım bakımından zamanaşımı süresinin işlemeye devam edeceği, bu nedenle talep edilmeyen/ıslah ile artırılan kısma ilişkin faiz işleme tarihi bakımından dava tarihinin esas alınamayacağı belirtilerek temyiz talebinin reddi gerektiği savunulmuştur. Davacıların Savunması: Hatay Büyükşehir Belediyesinin temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının sadece faiz başlangıç tarihi açısından düzeltilerek onanması gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Temyize konu kararın, davacıların maddi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile kabul edilen kısma ilişkin faiz başlangıç tarihi açısından yapılan inceleme: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Yine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasının b bendinde "temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştay'ın kararı düzelterek onayacağı" hükme bağlanmıştır. Temyize konu Mahkeme kararı taraflarca temyiz edilmiş olup; uyuşmazlıkta, talep edilen tazminatın miktar artırım dilekçesiyle artırılan kısmına yürütülecek faizin başlangıç tarihi yönünden değerlendirme yapılmıştır. Davacının dava açarken yüksek oranlı yargılama harçları vb. nedenlerden dolayı tazmini isteminde bulundukları bedel dava dilekçesinde düşük belirtilmiş ise de, davacının tazminine karar verilmesi konusunda gerçek iradelerini yansıtan miktarın, ıslah ile arttırılan gerçek zararları olduğunun, bu gerçek zararın esasen idarelere başvuru tarihinde bir başka deyişle idarelerin temerrüde düşürüldüğü tarihte ortaya çıktığı, ancak davacı tarafından miktarı tam olarak bilinemediğinden ve tespit edilemediğinden dava açılırken talep edilemeyen bir zarar olduğunun kabulü, bu kabul doğrultusunda da ıslahla arttırılan dava değerinin tamamına davalı idareye ilk başvurma tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olduğunun kabulü gerekmektedir. Nitekim; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 09/06/2020 tarih ve E:2019/53, K:2020/853 sayılı kararı da bu yöndedir. Bu durumda; Bölge İdare Mahkemesince verilen kararın hüküm fıkrasının; "Mahkemece hükmedilen maddi tazminatın 10.000,00 TL kısmının idareye başvuru tarihi olan 25.05.2015 gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idareler tarafından davacılara ödenmesine, sonradan ıslah edilen 160.715,00 -TL maddi tazminatın ise ıslah dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği 31.03.2021 tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek davalı idarelerce davacılara ödenmesine" ilişkin kısmının; "170.715,00-TL maddi tazminatın idarenin temerrüde düşürüldüğü tarih olan 25/05/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idarelerce davacılara ödenmesine" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz istemlerinin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının hüküm fıkrasının; "Mahkemece hükmedilen maddi tazminatın 10.000,00 TL kısmının idareye başvuru tarihi olan 25.05.2015 gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idareler tarafından davacılara ödenmesine, sonradan ıslah edilen 160.715,00 -TL maddi tazminatın ise ıslah dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği 31.03.2021 tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek davalı idarelerce davacılara ödenmesine" ilişkin kısmının; "170.715,00-TL maddi tazminatın idarenin temerrüde düşürüldüğü tarih olan 25/05/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idarelerce davacılara ödenmesine" şeklinde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 26/11/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.