Ceza Genel Kurulu 2009/9-7 E. , 2009/24 K. "" Tebliğname :264125 Yargıtay Dairesi : 9. Ceza Dairesi Sanık Ü.Y..’un dikkatsizlik ve tedbirsizlik sonucu birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olmak suçundan, 765 sayılı TCY’nın 455/2-son, 59, 647 sayılı Yasa¬nın 4, 765 sayılı TCY’nın 72 ve 647 sayılı Yasanın 4. maddeleri uyarınca 2.888.00 YTL adli para cezasıyla cezalan¬dırılmasına, cezasının 647 sayılı Yasanın 5. maddesi uyarınca taksitlendirilmesine, hakkında TCY’…
**Ceza Genel Kurulu 2009/9-7 E. , 2009/24 K.** **"İçtihat Metni"** Tebliğname :264125 Yargıtay Dairesi : 9. Ceza Dairesi Sanık Ü.Y..’un dikkatsizlik ve tedbirsizlik sonucu birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olmak suçundan, 765 sayılı TCY’nın 455/2-son, 59, 647 sayılı Yasa¬nın 4, 765 sayılı TCY’nın 72 ve 647 sayılı Yasanın 4. maddeleri uyarınca 2.888.00 YTL adli para cezasıyla cezalan¬dırılmasına, cezasının 647 sayılı Yasanın 5. maddesi uyarınca taksitlendirilmesine, hakkında TCY’nın 40. maddesinin uygulanmasına ilişkin Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 01.10.2007 gün ve 22-314 sayılı hüküm, Sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Ceza Dairesince 07.04.2008 gün ve 1538-3308 sayı ile; “Hükümden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesiyle değişik CMK.nun 231. maddesindeki ‘hükmün açıklanmasının geri bırakılması’na ilişkin düzenleme karşısında suçun niteliği, hükmolunan cezanın tür ve miktarı gözetilip dosyada bulunan adli sicil kaydı da değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun yeniden tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması,” isabetsizliğinden sair yönleri incelenmeksizin bozulmuştur. Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesince 01.07.2008 gün ve 224-267 sayı ile; “Mahkememizin 2007/314 sayılı kararında sanığa temel ceza olarak neticeten 2 yıl 7 ay 7 gün hapis cezası verildiği, belirlenen bu temel cezanın 2 yılın üzerinde olduğu, CMK’nun 231/6. fıkrasının sanık hakkında uygulanabilmesi için 5. fıkraya göre temel cezanın azami 2 yıl olmasının gerekmesi, aynı maddenin 7. fıkrasına göre de hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının seçenek yaptırım uygulanmadan önce değerlendirilmesinin gerekmesi karşısında, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar vermenin mümkün olmadığı” gerekçeleriyle önceki hükümde direnilmiştir. Bu hükmün de Sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Yargıtay C.Başsavcılığının “bozma” istemli, 07.01.2009 gün ve 264125 sayılı tebliğnamesi ile Birinci Başkanlığa gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca incelenmiş, aşağıda belirtilen gerekçelerle karara bağlanmıştır. TÜRK MİLLETİ ADINA CEZA GENEL KURULU KARARI Sanık hakkında taksirli suçtan hükmedilen 2 yıl 7 ay 7 gün hapis cezasının, 647 sayılı Yasanın 4. maddesindeki taksirli suçlardan hükmolunan hürriyeti bağlayıcı cezanın uzun süreli de olsa paraya çevrilebileceğine ilişkin hükmü uyarınca, adli para cezasına çevrilmesine karar verilen somut olayda, Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasındaki uyuş¬mazlık, taksirli suçlarda, adli para cezasına çevrilen iki yıldan fazla hapis cezaları yönün¬den hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilemeyeceği, noktasında toplanmaktadır.