18. Ceza Dairesi 2016/15421 E. , 2017/2171 K. "" Gürültüye neden olmak suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 183/1, 62, 52/2. maddeleri gereğince 1.000,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Kocaeli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/02/2016 tarihli ve 2015/499 esas, 2016/73 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Kocaeli 2.…
**18. Ceza Dairesi 2016/15421 E. , 2017/2171 K.** **"İçtihat Metni"** Gürültüye neden olmak suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 183/1, 62, 52/2. maddeleri gereğince 1.000,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Kocaeli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/02/2016 tarihli ve 2015/499 esas, 2016/73 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 17/02/2015 tarihli ve 2016/322 değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11/07/2016 gün ve 271890 sayılı istem yazısıyla Dairemize gönderilen dava dosyası incelendi. İstem yazısında; “Dosya kapsamına göre; 1-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.01.2013 tarih ve 2013/15 sayılı ve Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 12/09/2013 tarihli ve 2012/28099 esas, 2013/22065 sayılı ilamlarında, mahkemesince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği hallerde dahi itiraz merciinin hem maddi olay hem de hukuki yönden inceleme yapabileceğinin belirtildiği, Yine Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 09/09/2015 tarihli ve 2015/17216 esas, 2015/24958 sayılı ilamı ile de, vekalet ücretine hükmedilmemesi sebebiyle yapılan itirazın merciin sınırlı denetim yapma yetkisi bulunduğundan bahisle reddedilmesi üzerine söz konusu bu hükmün bozulmasına karar verildiği, Ayrıca Anayasa Mahkemesinin 26/02/2015 tarihli ve 2013/6217 başvuru sayılı kararında "Kanuni düzenlemeler ve içtihat karşısında başvurucu lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi, ilgili yasal mevzuatın lafız ve amacına açıkça aykırı olup, başvurucunun Anayasanın 36. maddesinde güvence altına alınan hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir." şeklinde belirtildiği, Yukarıdaki bahsi geçen kararlarla birlikte, 1136 Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1. maddesi gereğince, kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine vekalet ücreti tayin olunması gerektiği şeklindeki hükümler gereğince, sanığın mahkumiyetine karar verilmesi karşısında, vekili bulunan katılan kurum lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Hükümleri gereğince vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın bu nedenle kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde,