8. Ceza Dairesi 2020/4100 E. , 2021/17780 K. Korku kaygı veya panik yaratabilecek tarzda silahla ateş etme suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 170/1-c, 21/2 ve 62/1. maddeleri gereğince 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Samsun 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/11/2019 tarihli ve 2019/55 esas, 2018/569 sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak; 5237 sayılı Kanun’un 21. maddesinin 2. fıkrasının; “Kişinin, suçun kanunî tanımındaki uns…
**8. Ceza Dairesi 2020/4100 E. , 2021/17780 K.** **"İçtihat Metni"** Korku kaygı veya panik yaratabilecek tarzda silahla ateş etme suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 170/1-c, 21/2 ve 62/1. maddeleri gereğince 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Samsun 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/11/2019 tarihli ve 2019/55 esas, 2018/569 sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak; 5237 sayılı Kanun’un 21. maddesinin 2. fıkrasının; “Kişinin, suçun kanunî tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen, fiili işlemesi hâli” şeklinde olduğu, fıkra gerekçesinde ise; “Olası kast durumunda suçun kanuni tanımında yer alan unsurlardan birinin somut olayda gerçekleşebileceği öngörülmesine rağmen, kişi fiili işlemektedir. Diğer bir deyişle, fail unsurların meydana gelmesini kabullenmektedir.” şeklinde olası kastın uygulanma şartlarının belirlendiği, 5237 sayılı TCK’nın 22/2. maddesinde “dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla, bir davranışın suçun kanuni tanımında belirtilen neticesi öngörülmeyerek gerçekleştirilmesi” şeklinde tanımlandığı nazara alındığında, Somut inceleme konusu olayda, sanık ...'ın babasına ait av tüfeğini, kendi evinin odasında namlusu müştekilerin evine dönük olduğu halde temizlediği esnada tüfeğin ateş alması sonucu mağdurların balkon kapısı ve camlarının zarar gördüğü, Mahkemesince sanığın tüfeği temizlerken ateş alabileceğini öngörmesi gerektiği halde öngermediği şeklinde izahat yapılarak olası kastla hareket ettiğinden bahisle hüküm kurulması karşısında; somut olayda sanığın taksirle hareket ettiği, olası kastının bulunmadığı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 170/1-c maddesinde düzenlenen suçun taksirle işlenemeyen suçlardan olduğu, bu itibarla sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 30.04.2020 gün ve 2020/1433 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20.05.2020 gün ve KYB/2020-47339 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi. TÜRK MİLLETİ ADINA Gereği görüşülüp düşünüldü: Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçunun kasten veya olası kast ile işlenebileceği, taksirle işlenmesinin mümkün olmadığı, olası kastla suçun işlenebilmesi için, sanığın gerçekleşmesi muhtemel sonuçları öngörmesine rağmen bu sonuçları kabullenmesi, neticenin gerçekleşmesine aldırmaması ve eylemine "olursa olsun" bilinciyle devam etmesi gerektiği, taksir de ise kendi yetenekleri, algılama gücü, tecrübeleri, bilgi düzeyi ve içinde bulunduğu koşullar altında objektif olarak var olan dikkat ve özen yükümlülüğünü öngörebilecek ve yerine getirebilecek durumda olması, ancak neticenin istenmemesine rağmen sonucun meydana gelmesi gerektiği; Somut olayda; hükümlü ...'ın babasına ait av tüfeğini, kendi evinin odasında namlusu müştekilerin evine dönük olduğu halde temizlediği esnada tüfeğin ateş alması sonucu mağdurun balkon kapısı ve camının zarar gördüğü, mahkemesince hükümlünün tüfeği temizlerken ateş alabileceğini öngörmesi gerektiği halde öngöremediği şeklinde açıklayarak olası kastla hareket ettiğinden bahisle hüküm kurulması karşısında; hükümlünün taksirle hareket ettiği, olası kastının bulunmadığı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 170/1-c maddesinde düzenlenen suçun taksirle işlenemeyen suçlardan olduğu ve olayda suç işleme kastının bulunmadığı anlaşıldığından hükümlünün beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, Yasaya aykırı ve Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen ihbarname içeriği bu nedenle yerinde görüldüğünden, Samsun 7. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 07.11.2019 tarih ve 2019/55 Esas, 2018/569 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanunun CMK.nın 309/4-d maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanığın kastının bulunmaması nedeniyle, CMK.nın 223/2-c maddesi uyarınca BERAATİNE, hükmedilen cezanın infaz edilmemesine, dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.09.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.