10. Hukuk Dairesi 2024/2026 E. , 2024/4326 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1142 E., 2023/1950 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Karaman 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/603 E., 2023/41 K. Taraflar arasındaki sürekli iş göremezlik oranının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mah
**10. Hukuk Dairesi 2024/2026 E. , 2024/4326 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1142 E., 2023/1950 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Karaman 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/603 E., 2023/41 K. Taraflar arasındaki sürekli iş göremezlik oranının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin geçirdiği iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı SGK Başkanlığı vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; "1-Davanın kabulü ile davacının davalı ... Başkanlığında çalışmakta iken 07.04.1995 tarihinde geçirdiği iş kazası neticesinde Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulu tarafından düzenlenen 22.09.2022/2562 No'lu Kararı uyarınca %14,1 oranında meslekte kazanma gücünü kaybetmiş sayılacağının tespitine," karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının ilk olarak 01.06.1982 tarihinde mevsimlik işçi olarak Belediye nezdinde çalışmaya başladığı, 14.07.1997 tarihinde hizmet süresini tamamlaması sebebiyle emekliye ayrıldığı, emekli olduktan sonra yaşlılık aylığı bağlandığı, belediyede çalışmakta iken 07.04.1995 tarihinde bir iş kazası geçirdiği ve bu kazaya ilişkin tutanak tanzim edildiği, kaza tutanağının ve kaza sonrası davacı hakkında düzenlenen sağlık raporlarının haricinde herhangi bir bilgiye ulaşılamadığı, iş kazasının meydana gelmesindeki kusur oranı ve sorumluluk durumu yönünden belediyenin somut bir hukuki mesuliyeti bulunmadığı, davacının maluliyet raporunun kaza tarihi olan 1995 yılında yürürlükte olan Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne göre düzenlenmesi gerektiği gerekçeleriyle, yerel mahkemece verilen kararın kaldırılarak müvekkili Belediye yönünden hukuki yarar ve husumet yokluğu sebebiyle davanın reddine karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. 2.Davalı ... Başkanlığı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 3. İhtisas Kurulunun 07.06.2021/10121 karar numaralı raporunda ve Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. Üst Kurulunun 22.09.2022/2562 karar numaralı raporunda yanlış yönetmelik hükümlerine göre değerlendirme yapıldığı, kaza tarihi olan 07.04.1995 tarihinde Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü yürürlükte olmasına rağmen Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 3. İhtisas Kurulu ve Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. Üst Kurulu tarafından, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde rapor düzenlendiği, hastanın yeniden muayenesi ile temin edilen bulgulara dayalı kararın yeni bir karar olduğu, dosyada alınan ATK raporlarında, davacının sonradan muayenesi ve sonradan yapılan tahlillerine göre tespitler yapıldığı, davacının yeni raporlarıyla Kurum'a talepte bulunması halinde değerlendirmenin, Kurumun sağlık kurullarınca da yapılabileceği, davanın açılmasında hukuki yarar olmadığı ve Kurum aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçeleriyle, Yerel Mahkemece verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...davacının davalı ... nezdinde 01.06.1982-14.07.1997 tarihleri arasında temizlik işçisi olarak çalıştığı, davacının davalıya ait işyerinde çalışmakta iken 07.04.1995 tarihinde iş kazası geçirdiği, geçirdiği iş kazası neticesinde sürekli iş göremezlik derecesinin tespiti amacıyla İzmir SGK İl Müdürlüğü Kurum Sağlık Kurulu tarafından düzenlenen 24.04.2019 tarih ve *********** sayılı rapora göre davacının meslekte kazanma gücü kayıp oranının %1 olarak belirlendiği, bu karara karşı kazazede sigortalının itiraz etmesi neticesinde Yüksek Sağlık Kurulu tarafından düzenlenen 31.07.2019 tarih ve 2019/13318 sayılı rapora göre davacının meslekte kazanma gücü kayıp oranının % 1 olarak tespit edildiği, başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda bulunmadığına ve kontrol muayenesi gerekmediğine karar verildiği, bu karara karşı davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine dosyanın ATK 3. İhtisas Kuruluna gönderildiği, ATK 3. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 07/06/2021 tarih ve 10121 sayılı rapora göre davacının meslekte kazanma gücü kayıp oranının % 14,1 olduğunun, başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda bulunmadığının mütalaa edildiği, davacının sürekli iş göremezlik dereceleri arasında çelişki bulunması ve taraf vekillerinin itirazları nedeniyle dosyanın ATK 2. Üst Kuruluna gönderildiği, ATK 2.Üst Kurulu tarafından düzenlenen 22.09.2022 tarih ve 2562 sayılı raporda; davacının, ... Başkanlığının 24.04.2019 tarih ve *********** sayılı kararında çalışır tarihi (sürekli iş göremezliğe girdiği tarih) olarak bildirilen 21.04.1996 tarihinden, E cetveline (yaşına) göre % 14,1 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağının, başka birinin geçici veya sürekli bakımına muhtaç durumda bulunmadığının tespit edildiği, böylelikle davacının 07.04.1995 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu % 14,1 oranında meslekte kazanma gücü kaybettiğinin belirlendiği, yargılama giderleri yönünden kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı, sonuç olarak yerel mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu ..." gerekçesiyle istinaf istemlerinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı işveren vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, sürekli iş göremezlik oranının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 13, 19, 95 nci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Dosya kapsamı incelendiğinde, 07.05.1995 tarihinde meydana gelen iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının tespiti istemli işbu davada, en son Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulunca 11.10.2008 tarihli Çalışma gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde yapılan değerlendirmeye göre 21.06.1996 tarihinden itibaren E cetveline göre %14,1 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiğinin bildirilmesi üzerine, yukarıda yazılı şekilde karar verildiği ne var ki hükmün eksik araştırma ve incelemeye dayalı olduğu anlaşılmıştır. 2.Sürekli iş göremezlik ve malullük halinin belirlenmesinde izlenecek yol; 5510 sayılı Kanun'un “Sağlık Raporlarının Usul ve Esaslarına dair 95 inci maddesinde (506 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinde) hükme bağlanmıştır. Buna göre, Kurum sağlık tesisleri tarafından raporlara dayanılarak verilen kararlara karşı ilgililerin S.S. Yüksek Sağlık Kuruluna itiraz hakları mevcuttur. Söz konusu kurulun raporlarının Kurumu bağlayacağı diğer ilgililer yönünden bağlayıcı olmayıp, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı veya tıp fakültelerinin ilgili ana bilim dalı konseylerinden Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü çerçevesinde inceleme ve araştırma yapılmasını isteyebilecekleri 28.06.1976 tarih ve 6/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararının gereğidir. Öte yandan; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17.02.2010 gün ve 2010/21-60 Esas, 2010/90 Karar sayılı ilamı ile 06.10.2010 gün ve 2010/10-390 Esas, 2010/448 Karar sayılı ilamların da belirtildiği üzere Adli Tıp Kurumu Başkanlığının ilgili ihtisas kurulu ile üniversitelerin tıp fakülteleri ilgili bilim dalı başkanlıklarınca ya da S.S. Yüksek Sağlık Kurulunca düzenlenen raporlar arasında çelişkinin mevcut olması halinde, çelişkinin Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp Üst Kurulu tarafından giderilerek, sigortalının sürekli iş göremezlik oranı ve başlangıç tarihi kesin olarak karara bağlanması da zorunludur. 3.Kazanın meydana geldiği tarih dikkate alındığında öncelikle o tarihteki mevzuatın dikkate alınması gerektiği belirgin olup, kaza tarihinde yürürlükte olan Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü çerçevesinde Kurumun Yüksek Sağlık Kurulu'ndan ve sonrasında Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulundan rapor alınıp gerektiğinde en son Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 24.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.