Başvuru, haksız olarak konutu terk etmeme adli kontrol tedbiri uygulanması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, haksız olarak konutu terk etmeme adli kontrol tedbiri uygulanması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Beşiktaş ve Sarıyer İlçesi Umumi Hıfzısıhha Kurulları tarafından 5/1/2021 tarihinde alınan kararla COVID-19 salgınının yayılmasının engellenmesi ve toplum sağlığının korunması için toplantı, miting, yürüyüş, oturma eylemi, forum, açık hava toplantısı, gösteri, basın açıklaması gibi faaliyetlerin yapılması 5/2/2021 tarihine kadar yasaklanmıştır. Adından İstanbul Valiliğince (Valilik) de yasaklama kararı alınmıştır. Bir üniversiteye rektör atanmasını protesto etmek amacıyla 1/2/2021 tarihinde bazı sivil toplum kuruluşları ve topluluklar tarafından sosyal medya ve basın yoluyla bir üniversitenin kampüsünün önü ve çevresinde toplantı, gösteri yürüyüşü, basın açıklaması yapılması yönünde çağrıda bulunulduğu güvenlik güçlerince tespit edilmiştir. Güvenlik güçlerince hazırlanan tutanağa göre 1/2/2021 tarihinde bu çağrı üzerine basın açıklaması ve protestoya katılmak amacıyla toplanan gruba Valilik tarafından alınan yasaklama kararı birçok defa tebliğ edilmiştir. Grubun dağılmamakta ısrar etmesi, sözlü ve fiilî karşı koyması üzerine güvenlik güçlerince gruba müdahalede bulunulmuş ve aralarında başvurucunun da bulunduğu toplamda 101 kişi yakalanarak gözaltına alınmıştır. Başvurucu; Cumhuriyet savcısı huzurundaki ifadesinde özetle protesto amacıyla olay yerinde bulunduğunu, dağılmaları yönünde kendilerine uyarı yapılmadığını belirtmiştir. Güvenlik güçlerince hazırlanan fezlekede ise başvurucunun katıldığı protestolara, hakkında görevi yaptırmamak için direnme ve mala zarar verme suç kaydı bulunduğuna ve MLKP örgütüne dair yürütülen bir soruşturma kapsamında gözaltına alındığına dair bilgilere yer verilmiştir. Ayrıca başvurucunun 1/2/2021 tarihinde slogan atarak eylem yapan ve dağılmamakta ısrar eden grupta yer aldığına dair fotoğrafı sunulmuştur. Aralarında başvurucunun da yer aldığı birçok şüpheli hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosu tarafından 6/10/1983 tarihli ve 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nun maddesinde düzenlenen kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama suçundan konutu terk etmeme adli kontrol tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi talep edilmiştir. Talepte suçun vasfı, mevcut delil durumu, eylem yoğunluğu gerekçeleriyle adli kontrol tedbiri uygulanmasının talep edildiği bildirilmiştir. İstanbul Sulh Ceza Hâkimliği ( Sulh Ceza Hâkimliği) 2/2/2021 tarihinde başvurucu ve diğer bazı şüpheliler hakkında "... toplanan deliller, kolluk görevlilerince düzenlenmiş olan tutanak içerikleri, görüntü izleme ve tespit tutanakları ile soruşturma dosyasındaki tüm bilgi ve belgeler nazara alındığında şüphelilerin kaçma ve delilleri karartma ihtimalinin bulunduğu, şüphelilerin eylem yoğunlukları, şüphelilerin üzerine atılı suçun düzenlendiği kanun hükümlerinde atılı suç için öngörülen cezanın alt ve üst hadleri göz önüne alındığında şüpheliler hakkında herhangi bir adli kontrol tedbiri uygulanmaksızın serbest bırakılması halinde, hakkında yürütülecek soruşturma ve kovuşturmayı sonuçsuz bırakmaya matuf eylemde bulunabileceği ve kaçma ihtimali bulunması karşısında, şüpheliler hakkında istenilen... konutunu terk etmemek suretiyle adli kontrol altına alınması talebinin ölçülü ve orantılı olduğu sonuç ve kanısına varılarak......" gerekçesiyle konutu terk etmeme adli kontrol tedbirinin uygulanmasına karar vermiştir. Başvurucunun itirazı İstanbul Sulh Ceza Hâkimliği ( Sulh Ceza Hâkimliği) tarafından 12/2/2021 tarihinde reddedilmiştir. Ret kararında "... kararda kuvvetli suç şüphesini gösteren delil ve vakıaların soruşturma dosyasının içeriğine uygun şekilde ortaya konulduğu; adli kontrolü gerektiren nedenlerin ve adli kontrol tedbirinin ölçülülük ilkesine uygun olduğunu gösteren delillerin somut olgularla gerekçelendirilerek açıklandığı, açıklamaların soruşturma dosyası içeriğine de uygun olduğu; şüpheli hakkında uygulanmasına karar verilen adli kontrol tedbirlerinin de kanuna, soruşturmanın amaç ve kapsamına, şüphelinin durumuna uygun olduğu..." ifadelerine yer verilmiştir. Başvurucu ret kararını 19/3/2021 tarihinde öğrenmiş ve 30/3/2021 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Bireysel başvuru sonrasında Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden yapılan incelemede, başvurucu hakkında kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açıldığı tespit edilmiştir. İddianamede; 1/2/2021 tarihinde bazı sivil toplum kuruluşları ve topluluklar tarafından sosyal medya ve basın yayın yoluyla bir üniversitenin çevresinde toplantı, gösteri yürüyüşü, basın açıklaması yapılması yönünde çağrılarda bulunulduğu, Umumi Hıfzıssıhha Kurulları ve ardından Valilik tarafından toplantı, miting, yürüyüş, oturma eylemi, basın açıklaması gibi faaliyetlerin yapılmasının 5/2/2021 tarihine kadar yasaklandığı, sosyal medya çağrıları sonrasında bildirilen tarihte toplanmaya başlayan gruplara yasaklama kararının güvenlik güçleri tarafından bildirildiği ve dağılmaları yönünde birçok kez ikazda bulunulduğu ancak grupların uyarıları dikkate almayarak yürüyüşe geçip slogan atmaya başladıkları, kademeli olarak güç kullanılarak gruplara müdahale edildiği belirtilmiştir. İstanbul Asliye Ceza Mahkemesi (Asliye Ceza Mahkemesi) 29/6/2021 tarihinde dosyanın geldiği aşamayı gözeterek başvurucu hakkındaki konutu terk etmeme adli kontrol tedbiri dâhil tüm tedbirlerin kaldırılmasına karar vermiştir. Yargılama Asliye Ceza Mahkemesi nezdinde derdesttir. Komisyonca, başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne, yargılama giderlerini ödemekten geçici olarak muaf tutulmasına ve iddialarının kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.