1. Hukuk Dairesi 2014/10452 E. , 2016/4439 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar vekili tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 12.04.2016 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılardan ..., davacı ... ve vekili Avukat ... geldiler, davetiye tebliğine rağmen temy…
**1. Hukuk Dairesi 2014/10452 E. , 2016/4439 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar vekili tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 12.04.2016 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılardan ..., davacı ... ve vekili Avukat ... geldiler, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilenler vekili Avukat gelmedi, yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Davacılar, mirasbırakan...'un 53 ve 259 parsel sayılı taşınmazlardaki paylarını davalıların baskısı ve yanlış yönlendirmesi sonucu satış suretiyle davalılara temlik ettiğini, yapılan işlemlerin kendilerinden mal kaçırma amaçlı bedelsiz ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek miras payları oranında tapu iptal ve tescile karar verilmesini istemişlerdir. Davalılar, satış işleminin gerçek olduğunu, iddiaların yerinde bulunmadığını belirtip davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, taraf muvazaası iddiasının yazılı delil ile kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; mirasbırakanın 53 ve 259 parsel sayılı taşınmazlardaki paylarını 7.12.2009 tarihli resmi akit ile davalılara satış suretiyle temlik ettiği, murisin 25.8.2010 tarihinde ölümü ile mirasçı olarak ilk eşinden olma çocukları davacıların kaldığı, davalıların ise murisin ikinci eşi Ahmet'in önceki eşinden olma çocukları olduğu anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada mirasbırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir.