2. Hukuk Dairesi 2011/15495 E. , 2012/24424 K. MAHKEMESİ :Küçükçekmece 1. Aile Mahkemesi TARİHİ :10.05.2011 Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı koca tarafından, kişisel ilişki ile yoksulluk ve iştirak nafakaları yönünden; davalı-davacı kadın tarafından ise, kocanın kabul edilen boşanma davası, kusur belirlemesi, tazminat ile yoksulluk ve iştirak nafakalarının miktarı yönü…
**2. Hukuk Dairesi 2011/15495 E. , 2012/24424 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Küçükçekmece 1. Aile Mahkemesi TARİHİ :10.05.2011 Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı koca tarafından, kişisel ilişki ile yoksulluk ve iştirak nafakaları yönünden; davalı-davacı kadın tarafından ise, kocanın kabul edilen boşanma davası, kusur belirlemesi, tazminat ile yoksulluk ve iştirak nafakalarının miktarı yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 12.10.2012 günü duruşmalı temyiz eden davacı-davalı S..G...vekili Av. A.. G.. ve karşı taraf temyiz eden davalı-davacı F.. G..vekili Av. E.. G.. D...geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-davacı kadının tüm, davacı-davalı kocanın ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre davalı-davacı kadın yararına takdir edilen yoksulluk nafakası çoktur. Mahkemece Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. 3-Velayeti davalı-davacı anneye bırakılan müşterek çocuk Hira 20.04.2010 doğumludur. Çocukla ana-baba arasında kişisel ilişki düzenlenirken çocuğun yararlarının ön planda tutulması gerekir. Mahkemece davacı–davalı baba ile çocuk arasında 20.04.2013-20.04.2017 döneminde kurulan kişisel ilişki süreleri çocuğun bedeni ve fikri gelişmesine engel olacağı gibi, davalı-davacı annenin velayet görevini gereği gibi yerine getirmesine de engel olacak ve anneyi eve bağımlı hale getirecektir. Şu halde davacı-davalı baba ile küçük arasında yatıya da kalacak şekilde daha uygun süreli kişisel ilişki kurmak gerekirken, yazılı şekilde hüküm verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 2 ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, duruşma için taktir olunan 900 TL. vekalet ücretinin F..'den alınıp S...'ye verilmesine, aşağıda yazılı temyiz ilam harcının temyiz eden F...'ye yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna 90.00 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, istek halinde temyiz peşin harcının yatıran S...'ye geri verilmesine, iş bu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.12.10.2012 (Cuma)