Başvuru, hukuka aykırı gözaltı nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; gözaltına alınma sırasında ve gözaltındayken darbedilme nedeniyle kötü muamele yasağının; kaybolan eşyalar nedeniyle de mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, hukuka aykırı gözaltı nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; gözaltına alınma sırasında ve gözaltındayken darbedilme nedeniyle kötü muamele yasağının; kaybolan eşyalar nedeniyle de mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 27/4/2015 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu 10/10/2014 tarihinde saat 45 sıralarında İstanbul'un Taksim Meydanı'nda devriye görevi yapan polis ekipleri tarafından durdurulmuş; ayaklarının yanında iki gram uyuşturucu madde bulunduğu gerekçesiyle hakkında yasal işlem yapılmak üzere Taksim Polis Merkezi Amirliğine götürülmüştür. Cumhuriyet savcısı tarafından, şüphelinin uyuşturucu madde bulundurma suçundan ifadesinin alınarak salıverilmesi talimatı verilmiştir. Saat 40'ta başvurucunun adına kayıtlı pasaport ve nüfus cüzdanının kaybolduğuna ilişkin Kayıp Eşya Formu düzenlendiği anlaşılmaktadır. Başvurucu; Taksim Polis Merkezi Amirliğinde saat 50'de alınan ifadesinde Taksim Meydanı'nda gezmekte iken tanımadığı sivil kişilerle sözlü tartışma yaşaması üzerine polis memurlarının gelerek kendisine kimlik sorduklarını, kaba üst araması yaptıklarını ve bir suç unsuruna rastlamadıklarını, uyuşturucu maddeyi ayaklarının yanında yerde bulduklarını, uyuşturucu maddenin kendisine ait olmadığını ve söz konusu madde ile ilgili olarak ifadesini almak için kendisini polis merkezine getirdiklerini beyan etmiştir. Başvurucu, ifadesi alındıktan sonra 00 sıralarında serbest bırakılmıştır. A. Başvurucu Hakkında Yürütülen Adli Süreç Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme, bulundurma ve kullanma suçundan başvurucu hakkında yürütülen soruşturmada İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca 25/2/2015 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmiştir. Başvurucunun bu karara itiraz edip etmediğine ilişkin olarak dosya kapsamında bilgi ve belge bulunmamaktadır. B. Başvurucunun Şikâyeti Üzerine Polis Memurları Hakkında Yürütülen Adli Süreç Sağlık Raporu Dosya kapsamında başvurucu hakkında yakalama ve salıverilme aşamalarında alınmış bir adli muayene raporu bulunmamaktadır. Başvurucu 10/10/2014 tarihinde 52'de İstanbul Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesine darp -kolluk görevlisi ya da üçüncü kişi tarafından olduğu belirtilmeksizin- şikâyeti ile başvurmuştur. Düzenlenen adli muayene raporunda; sol el bilekte ağrı, göğüs ön duvarında ağrı, sağ zigoma (elmacık kemiği) üzerinde ağrı ve ödem bulunduğu belirtilmiştir. Raporda, yaralanmanın gerçekleşmiş olabileceği zaman diliminin belirtilmemiş olduğu anlaşılmaktadır. Yaralanmanın hastane tarafından adli makamlara bildirildiğine ilişkin bilgi ve belge bulunmamaktadır. Taraf Beyanları Başvurucu 10/10/2014 tarihinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği dilekçeyle sebepsiz yere gözaltına alındığını, gözaltına alınırken polis memurlarınca darp edildiğini, kendisine cebir uygulandığını ve ters kelepçe takıldığını, kötü muameleye maruz kaldığını, polis merkezinde de şiddetin devam ettiğini, kendisine zorla belgeler imzalatıldığını, sağlık raporu alınması taleplerinin karşılanmadığını, avukat sağlanmadığını, üzerinde uyuşturucu bulunduğuyla ilgili olarak kendisine iftira atıldığını, sırt çantasının kaybedildiğini ya da çalındığını belirterek polis memurlarından şikâyetçi olmuştur. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığındaki nöbetçi Cumhuriyet savcısı tarafından başvurucunun müşteki sıfatıyla 10/10/2014 tarihinde beyanı alınmıştır. Başvurucunun beyanı şöyledir: "Olay gecesi taksim Meydanı'nda üzerimde uyuşturucu bulunduğu iddiası ile gözaltına alındım. Bu arada alkollüydüm. Üzerimde bulunan çanta kayboldu. Kim tarafından ne şekilde alındığını bilmiyorum. Ben gözaltına alınırken de görevli polis memurları tarafından darp edildim." İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ilgili polis memurlarının şüpheli sıfatıyla ifadeleri alınmıştır. i. E.B.nin 11/12/2014 tarihinde alınan ifadesi şöyledir: " ...10/10/2014 tarihinde gece mesaisinde güven timleri tarafından yada diğer önleyici polis memurları tarafından polis merkezimize getirilen şahısların müracaat yada ifadelerini alırız. METİN ÖZKARA'nın kayıp eşya müracaat formunu zorla imzalattığımız hususu doğru değildir. METİN ÖZKARA'nın üzerinde çıkan uyuşturucu nedeniyle savunmasının alındığı tutanakta imza bana aittir. Kesinlikle polis merkezinde METİN ÖZKARA'ya yönelik herhangi bir kötü muamele yada darp cebir uygulamadım. Diğer ifadeyi yazan arkadaşım A. Y.'in de böyle bir davranışta bulunduğunu görmedim..." ii. H.E.nin 13/1/2015 tarihinde alınan ifadesi şöyledir: "...ben olay tarihinde Kobani olayları nedeniyle önleyici kolluk görevi olarak Devriye Ekipler Büro Amirliğinde görev yapıyordum. 10/10/2014 tarihinde ben polis memuru Y.A., E.K., ve S.G. ile birlikte Taksim Meydanında durumundan şüphelendiğimiz daha önceden ismini bilmediğimiz ve kimlik kontrolünde METİN ÖZKARA isimli şahıs olduğunu öğrendiğimiz bir şahsın durumunda şüphelendik. Kaba üst aramasını yaptık. Ayaklarının yanında yerde şeffaf naylon içerisinde daralı ağırlığı yaklaşık 2 gram gelen ot diye tabir edilen uyuşturucu madde olduğunu düşündüğümüz maddeyi bulduk. Bu maddeyi kendi rızası ile verip vermeyeceği sorulduğunda; evet teslim ediyorum dedi. Şahsın aranması olup olmadığını sorguladık. Aranması olmadığını anladıktan sonra uyuşturucu madde nedeniyle hakkında yasal işlemlerin yapılması için aynı gün saat 25 suları Taksim Polis Merkezi Amirliğine teslim ettik. Bundan sonra Taksim Polis Merkezi ile METİN ÖZKARA hakkında ne gibi işlemler yapıldığını bilmiyorum. Hatırladığım kadarıyla tutanağa geçmedik ancak şahsın alkollü olduğunu hatırlıyorum. Ben kesinlikle kendisine kötü muamelede bulunmadım. Darp etmedim. Onun eşyalarına herhangi bir zarar vermedim. Görevimi kötüye kullanmadım..." iii. Y.A.nın 13/1/2015 tarihinde alınan ifadesi şöyledir: "...olay tarihinde Kobani olayları nedeniyle önleyici kolluk görevi olarak Devriye Ekipler Büro Amirliğinde görev yapıyordum. 10/10/2014 tarihinde ben polis memuru H.E., E.K. ve S. . ile birlikte Taksim Meydanında durumundan şüphelendiğimiz daha önceden ismini bilmediğimiz ve kimlik kontrolünde METİN ÖZKARA isimli şahıs olduğunu öğrendiğimiz bir şahsın durumunda şüphelendik. Kaba üst aramasını yaptık. Ayaklarının yanında yerde şeffaf naylon içerisinde daralı ağırlığı yaklaşık 2 gram gelen ot diye tabir edilen uyuşturucu madde olduğunu düşündüğümüz maddeyi bulduk. Bu maddeyi kendi rızası ile verip vermeyeceği sorulduğunda; evet teslim ediyorum dedi. Şahsın aranması olup olmadığını sorguladık. Aranması olmadığını anladıktan sonra uyuşturucu madde nedeniyle hakkında yasal işlemlerin yapılması için aynı gün saat 25 suları Taksim Polis Merkezi Amirliğine teslim ettik. Bundan sonra Taksim Polis Merkezi ile METİN ÖZKARA hakkında ne gibi işlemler yapıldığını bilmiyorum. Hatırladığım kadarıyla tutanağa geçmedik ancak şahsın alkollü olduğunu hatırlıyorum. Ben kesinlikle kendisine kötü muamelede bulunmadım. Darp etmedim. Onun eşyalarına herhangi bir zarar vermedim. Görevimi kötüye kullanmadım..." iv. A.Y.nin 22/1/2015 tarihinde alınan ifadesi şöyledir: "...10/10/2014 tarihinde gece mesaisinde güven timleri tarafından yada diğer önleyici polis memurları tarafından polis merkezimize getirilen şahısların müracaat yada ifadelerini alırız. METİN ÖZKARA'nın kayıp eşya müracaat formunu zorla imzalattığımız hususu doğru değildir. METİN ÖZKARA'nın üzerinde çıkan uyuşturucu nedeniyle savunmasının alındığı tutanakta imza bana aittir. Kesinlikle polis merkezinde METİN ÖZKARA'ya yönelik herhangi bir kötü muamele yada darp cebir uygulamadım. Diğer ifadeyi yazan arkadaşım E.B.'nin böyle bir davranışta bulunduğunu görmedim, müşteki METİN ÖZKARA'ya kayıp eşya müracaat formunu ben teslim etmedim. Bu müracaat formundaki imza sadece METİN ÖZKARA'nın isminin altında görebildiğim kadarıyla METİN'in kendi imzasıdır. Kayıp eşya için müracaat formunda benim yalnızca adım yazmaktadır. Benim imzam yoktur. Yine aynı formda E.B.'nin de imzası yoktur. Ben bu şekilde bir kayıp eşya form tutanağı düzenlemedim. Yalnızca müştekinin uyuşturucu madde bulundurmak eylemin nedeniyle şüpheli olarak almış olduğumuz 10/10/2014 tarihli ifade tutanağının benim ismimim olduğu yerdeki imza bana aittir..." Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca 22/1/2015 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir. Kararın gerekçesi şöyledir: "...olay tarihinde müştekinin uyuşturucu madde bulundurmak suçundan gözaltına alındığı ve hakkında yasal işlemlerin yapılması için Taksim Polis Merkezi Amirliğine götürüldüğü, burada uyuşturucu madde bulundurmak suçundan hakkında tahkikat yapıldığı esnada şüpheli olarak ifadesinin alındığı ancak bu ifadesinde çantasının veya eşyalarının kaybolduğu yönünde herhangi bir beyanda bulunmadığı, şüpheli polis memurlarının kendisine yönelik darp ve cebir kullandıkları yönündeki iddialarının soyut nitelikte olduğu, bu kapsamda müştekinin iddialarının soyut nitelikte olduğu ve şüpheliler hakkında kamu davası açmayı gerektirecek nitelikte ve yoğunlukta delil ve kanıya ulaşılamadığı..." Başvurucunun itirazı, İstanbul Sulh Ceza Hâkimliğinin 4/3/2015 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Anılan karar, 27/3/2015 tarihinde tebliğ edilmiş ve otuz günlük başvuru süresi içinde 27/4/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuştur. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun maddesi şöyledir: "(1) Gözaltına alınan kişilerin bulundurulacakları nezarethanelerin maddî koşulları, bu kişinin hangi görevlinin sorumluluğuna bırakılacağı, sağlık kontrolünün nasıl yapılacağı, gözaltı işlemlerine ilişkin kayıt ve defterlerin nasıl tutulacağı, gözaltına alınmanın başlangıcında ve bu tedbire son verildiğinde hangi tutanakların tutulacağı ve gözaltına alınan kişiye hangi belgelerin verileceği ile kolluk tarafından gerçekleştirilen yakalama işlemlerinin yürütülmesinde uyulacak kurallar, yönetmelikte gösterilir." 1/6/2005 tarihli ve 25832 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği'nin maddesinin birinci fıkrası şöyledir: "Yakalanan kişinin gözaltına alınacak olması veya zor kullanılarak yakalanması hâllerinde hekim kontrolünden geçirilerek yakalanma anındaki sağlık durumu belirlenir."