Başvuru, terör olaylarından dolayı köyü terk etmeye mecbur kalınması nedeniyle 17/7/2004 tarihli ve 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun kapsamında yapılan başvurunun kısmen kabul edilmesi ve tazminat miktarı az bulunarak idare ile uyuşmazlık tutanağı imzalanması akabinde başvurunun kabul edilmeyen kısmı için açılmış olan davanın reddedilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının; ret işlemine karşı açılan davaya ilişkin yargılama işlemlerinin adil olmaması
Başvuru; terör olaylarından dolayı köyü terk etmeye mecbur kalınması nedeniyle 17/7/2004 tarihli ve 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun kapsamında yapılan başvurunun kısmen kabul edilmesi ve tazminat miktarı az bulunarak idare ile uyuşmazlık tutanağı imzalanması akabinde başvurunun kabul edilmeyen kısmı için açılmış olan davanın reddedilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının; ret işlemine karşı açılan davaya ilişkin yargılama işlemlerinin adil olmaması, makul sürede sonuçlanmaması nedenleriyle adil yargılanma hakkının; terör olayları sebebiyle köyü terke mecbur kalınması nedeniyle özel hayatın gizliliği ilkesinin, Kürt kökenli olunması nedeniyle ayrımcılığa maruz bırakıldığı iddiası ile eşitlik ilkesinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 19/3/2014 tarihinde Diyarbakır Bölge İdare Mahkemesi vasıtasıylayapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.İkinci Bölüm Birinci Komisyonu 5/2/2016 tarihinde,makul sürede yargılanma hakkının ihlali iddiası dışında kalan diğer iddiaların kesin olarak kabul edilemez olduğuna; makul sürede yargılanma hakkının ihlali iddiasının kabul edilebilirlik ve esas yönünden incelenmesi için dosyanın Bölüme gönderilmesine karar vermiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Diyarbakır ili Hani ilçesi Akçayurt köyünde ikamet etmekteyken1994 yılında yoğun terör olaylarının yaşanması nedeniyle güvenlik güçleri tarafından göçe zorlandığını iddia etmiştir. Başvurucu 24/11/2004 tarihinde 5233 sayılı Kanun kapsamına giren zararlarının karşılanması talebiyle Diyarbakır Valiliği Zarar Tespit Komisyonuna (Komisyon) başvurmuştur. 16/6/2008 tarihli ve 2008/1-2391 sayılı Komisyon kararının ilgili kısmı şöyledir;"... Başvurucunun zarar gördüğünü iddia ettiği zararlarla ilgili olarak mahallinde yapılan keşifte halihazırda bulunan yapıların ölçümünün yapıldığı ayrıca köy muhtarı ve köy heyetiyle yapılan görüşmelerde yapıların tadilat gördüğü, tadilat oranlarınında belirlenemediği, dolayısıyla yapıların zarar görmemesi nedeniyle yapılar yönünden reddine, 4/10/2004 tarih ve 2004/7955 sayılı Yönetmelik hükümlerinde belirtilen şartlara uygun olması nedeniyle müracaatçıya; sulu arazi için 504 TL, susuz arazi için 880 TL, meyve kuru erik için 32 TL, meyve kuru badem için 140 TL, kuru bağ için 538 TL malvarlığına ulaşamama nedeniyle oluşan; toplam 094 TL ödenmesine ..." Zarar Tespit Komisyonu kararı akabinde 5233 sayılı Kanun’un maddesi gereğince davet yazısı ile birlikte sulhname örneği başvurucu vekiline gönderilmiştir. Sulhname teklifi kabul edilmeyerek uyuşmazlık tutanağı, 17/6/2008 tarihinde başvurucu vekili tarafından imzalanmıştır. Komisyon kararında hükmedilen miktarın gerçek zararı karşılamadığından bahisle başvurucu tarafından Diyarbakır İdare Mahkemesinde davası açılmıştır. Diyarbakır İdare Mahkemesinin 30/9/2009 tarihli ve E.2008/1641, K.2009/1896 sayılı kararı ile tazminata hükmedilmiştir. Kararın gerekçesinin ilgili bölümü şöyledir: “… Davacının tazminat başvurusu üzerine zarar tespit komisyonu tarafından yapılan keşif sonucu düzenlenen 2005 tarihli keşif tutanağında davacıya ait 135 m2 ev, 135 m2 ahır, 24 dekar sulu, 15 dekar kıraç tarla, 9 dekar bağ, 2 erik, 2 badem ağacı tespit edilmiştir.Dava konusu olayımızda davacının terörden zarar gördüğü konusunda bir tartışma bulunmamaktadır. Davacı dava konusu işlemin arazi, meyve ve bağ için toplam 00-TL ödenmesine ilişkin kısmının doğruluğunu kabul etmekte-her ne kadar dava dilekçesinde erik ve badem ile ilgili belirlemeye yer verilmemiş ise de aksi bir yorum davacının davalı idarece kabul edilen hakkının kaybına sebep olacaktır-, ayrıca ev ve ahır için 00 TL, yanan ev eşyaları için 00 TL tazminat istemektedir.İnşaat Mühendisi tarafından hazırlanan 2005 tarihli raporda yapının tamamında tadilat yapılmış olduğu, binanın 18 yaşında olduğu, ancak tadilat oranının tespit edilemediği, bu nedenle hesaplama yapılamadığı belirtilmiştir. Davalı idare, davacının ev ve ahır zararının olduğunu kabul etmekte; fakat davacının yapılarının tadilat görmesi ve tadilat oranının tespit edilememesi nedeniyle hesaplama ve dolayısıyla ödeme yapılamadığını ve bu nedenle ev ve ahır için davacıya tazminat ödenemeyeceğini ileri sürmektedir.Mahkememizin 2009 tarihli ara kararı ile davacının yapılarında yapılan tadilat oranları belirlenip, belirlenen tadilat oranları üzerinden ödenmesi gereken tazminat miktarının hesaplanarak buna ilişkin bilgi ve belgelerin gönderilmesinin istenildiği, gelen cevabi yazıda yapıdaki tadilat oranının belirlenememesi nedeniyle İller İdaresi Genel Müdürlüğü'nün 2007 tarih ve 1125 sayılı görüşü doğrultusunda ev için 364,00 TL. ahır için 414,00 TL olmak üzere toplam 778,00 TL ödenmesi gerektiği belirtilmiştir.Davacı tarafından, yanan ev eşyaları için 000,00 TL tazminat talep etmişse de, bu hususun hukuken kabul edilebilir hiçbir bilgi ve belge ile kanıtlanamaması nedeniyle bu isteminin karşılanmasına olanak bulunmamaktadır.Buna göre. ev ve ahır için 778,00 TL, arazi, meyve ve bağ için 094,00 TL olmak üzere 00 TL'nin davacıya ödenmesi gerektiği, bu miktarı aşan kısmın ise reddi gerektiğisonucuna varılmıştır.Açıklanan nedenlerle, davacının tazminat isteminin kısmen kabulüne, 872,00TL maddi tazminatın uyuşmazlık tutanağının düzenlendiği 2008 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikle davalı idarece davacıya ödenmesine..." Kararın idare tarafından temyiz üzerine, Danıştay Onbeşinci Dairesinin 21/9/2011 tarihli ve E.2011/3358, K.2011/1564 sayılı ilamıyla hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir; "... Dosyadaki bilgi ve belgeler ile aynı köye ilişkin Dairemiz esaslarına kayıtlı diğer dava dosyalarının birlikte incelenmesinden; davacının ikamet ettiği Diyarbakır ili, Hani ilçesi, Akçayurt köyünün "terör eylemleri" veya "terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler" nedeniyle idarece veya köy halkı tarafından tamamen boşaltılmadığı anlaşılmaktadır.Bu durumda, aralarında davacının da bulunduğu Akçayurt köyü halkının bir kısmının köyü terk etmeleri nedeniyle uğradıkları zararın, 5233 sayılı Kanun hükümlerine göre idarece karşılanmasına hukuki olanak bulunmadığından, İdare Mahkemesi tarafından davanın reddi yolunda karar verilmesi gerekirken, davacının tazminat isteminin kısmen kabulü yolunda verilen kararda hukuki isabet bulunmamaktadır. ..." Bozma kararı üzerine Diyarbakır İdare Mahkemesi 31/1/2012 tarihli ve E.2011/2112, K.2012/165 sayılı kararı ile davanın reddine hükmedilmiştir. Kararın gerekçesinin ilgili bölümü şöyledir:"Dava dosyasında bulunan ve Mahkememizin 2009/1461 sayılı dosyasında yapılan ara kararı üzerine gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesinden; Diyarbakır İli, Hani İlçesi, Akçayurt Köyü'nün Diyarbakır İline ait boşalan/boşaltılan köyler listesinde yer almadığı, genel nüfus sayımları ve tespitlerine göre Akçayurt Köyü’nde 1990 yılında 317, 1997 yılında 82, 2000 yılında ise 79 kişinin yaşadığı, köyde koruculuk sisteminin uygulanmadığı, 2010 tarihli Jandarma araştırma tutanağına göre Akçayurt Köyü’nün terör nedeniyle boşaltılan köylerden olmadığının belirtildiği, köyde genel ve mahalli seçimlerin düzenli olarak yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, yukarıda yer verilen açıklama ve tespitlere göre, terör olayları sebebiyle tamamen boşalmadığı/boşaltılmadığı, köyde kısmi göçler yaşandığı, dolayısıyla 5233 sayılı Kanun kapsamına giren dönemlerde normal yaşam düzeyini sağlayacak asgari güvenlik ortamının bulunduğu sonucuna varılan Akçayurt köyü halkının bir kısmının, kişisel güvenlik kaygıları veya ekonomik ve sosyal sebepler sonucu yaşadıkları köyü terk etmeleri nedeniyle uğradıkları zararların 5233 sayılı Kanun kapsamında tazminine hukuken olanak bulunmadığından davacının tazminat istemi yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, davanın reddine..." Kararın başvurucu tarafından temyiz üzerine Danıştay Onbeşinci Dairesinin 11/12/2012 tarihli ve E.2012/5378, K.2012/13676 sayılı ilamıyla hükmün onanmasına karar verilmiştir. Karar düzeltme talebi, aynı Dairenin 26/11/2013 tarihli ve E.2013/8701, K.2013/9160 sayılı kararı ile reddedilmiştir. Karar düzeltme kararı, başvurucuya 10/3/2014 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 19/3/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.