18. Ceza Dairesi 2016/213 E. , 2016/8537 K. "" KARAR Hakaret suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 04/02/2015 tarihli ve 2015/17084 soruşturma, 2015/12342 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin Ankara 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 10/04/2015 tarihli ve 2015/1421 değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yar…
**18. Ceza Dairesi 2016/213 E. , 2016/8537 K.** **"İçtihat Metni"** KARAR Hakaret suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 04/02/2015 tarihli ve 2015/17084 soruşturma, 2015/12342 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin Ankara 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 10/04/2015 tarihli ve 2015/1421 değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04/06/2015 gün ve 187443 sayılı istem yazısıyla dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi: İstem yazısında; “5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 160. maddesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür." şeklindeki düzenleme karşısında. Cumhuriyet Savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, somut olayda şikayetçinin hakaret iddiasına ilişkin olarak tanık beyanlarına başvurulmadan kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği cihetle, eksik inceleme ile karar verildiği gözetilerek, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir. Hukuksal Değerlendirme: Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesinin 1. fıkrasında, "Cumhuriyet Savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar." 2. fıkrasında, "Cumhuriyet Savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adli kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür." 170. maddesinin 2. fıkrasında, “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler." 172. maddesinin 1. fıkrasında, “Cumhuriyet Savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir.” hükümleri düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un “Cumhuriyet Savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinde ise;