(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/23616 E. , 2012/24142 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili müvekkilinin davalı şirke…
**(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/23616 E. , 2012/24142 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili müvekkilinin davalı şirkette çalışmakta iken terfiler ettirildiği, yurt dışına gönderildiğini ancak dönüşte, eski statüsünden daha aşağı bir konumda çalışması için davalı şirket tarafından teklifte bulunulduğunu, müvekkilinin bunu kabul etmediğini, bu nedenle davalı şirketin iş sözleşmesini feshettiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili davacının işveren vekili yardımcısı olduğunu, işe iade güvencesi kapsamı dışında olduğunu, davacının pozisyonunun yurt dışından geldiğinde dolu olması nedeni ile ücretli ve ücretsiz izin kullandırıldığını, kendisine aynı statü ve ücretle teklifler yapıldığını, davacının bu teklifleri reddettiğini, davacının bu süre içinde 5 ay boşta kaldığını ve ücretlerinin tam olarak ödendiğini, davalı şirket tarafından iş sözleşmesinin feshinin son çare olması durumuna riayetle davacıya 4. kez aynı statü ve nitelikte teklifte bulunulduğunu, davacının ısrarla teklifleri reddetmesi üzerine son çare olarak iş sözleşmesinin bağlılık ve doğruluk kurallarına uyulmadığı nedeni ile haklı olarak feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece davacının davasında haklı olduğu, davalı işverenin iş akdinin feshinde haklı yada geçerli bir neden ortaya koyamadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca işçinin iş güvencesi hükümlerinden yararlanabilmesi işçinin işletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekili ve yardımcıları veya işyerinin bütününü sevk ve idare eden ve işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisi bulunan işveren vekili konumunda bulunmaması gerekir. İş güvencesinden yararlanamayacak işveren vekilleri her şeyden önce, işletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekilleri ile yardımcıları olduğuna göre, işletmenin tümünü yöneten genel müdürler ile yardımcıları iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayacaktır. Ancak belirtelim ki, işyerinde genel müdür veya genel müdür yardımcısı unvanının kullanılması tek başına iş güvencesi kapsamı dışında bulunma sonucunu doğurmaz. Önemli olan, kendisine temsil yetkisi verilip verilmediği ve işletmenin bütününü yönetip yönetmediğidir; bu hususta görev tanımı ve konumuna bakmak gerekir.