11. Ceza Dairesi 2025/5733 E. , 2025/16377 K. "" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/370 E., 2024/260 K. SUÇLAR: Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması ... 8. …
11. Ceza Dairesi 2025/5733 E. , 2025/16377 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/370 E., 2024/260 K. SUÇLAR: Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması ... 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.05.2024 tarihli ve 2023/370 Esas, 2024/260 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158/1-f-l-son, 43/1, 62, 52/2-4 ve 53. maddeleri uyarınca neticeten 5 yıl 12 gün hapis ve 39.580,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 22.10.2025 tarihli ve 2024/26395 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.11.2025 tarihli ve ... sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.11.2025 tarihli ve ... sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, 1-Müştekinin beyanında ... Bankası adına sigorta şirketi tarafından arandığını, hata olmasından dolayı kendisine ödeme yapacaklarını söyledikleri ve banka kart şifresini onaylamasını istedikleri ve şifreyi yazınca hesabından 5.000 Türk lirası para çekildiği ve daha sonra yanlışlık olduğunu söyleyip hesabına kendisinin nakit avans kısmından 20.000,00 Türk lirası parayı gönderdikleri ve fazla para yatırıldığını söyleyerek 13.360,00 Türk lirası para istediklerini ve kendisinin 13.360,00 Türk lirası miktarındaki parayı sanık adına verilen hesaba yatırdığını ve sonradan dolandırıldığını anladığını belirtmesi karşısında, sanığın aynı telefon görüşmesi sırasında 2 kez menfaat temin etmesi eyleminin değişik zamanlarda işlenmiş sayılamayacağı anlaşıldığından 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde, 2- Kabule göre, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 158/1-f,l, 43... maddeleri uyarınca 4 yıl 12... gün hapis cezasının doğru olarak belirlenmesine rağmen, sonuç hapis cezasının 5 yıl 12 gün olduğundan söz edilerek çelişkiye yol açacak şekilde yazılı şekilde karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun'un "Kanun Yararına Bozma" başlıklı 309. maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinde; "Bozma nedenleri: ... d) Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder." Denilmektedir. 2. 5237 sayılı "Zincirleme suç" başlıklı 43/1. maddesinde; "1) Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır. (Ek cümle: 29/6/2005 – 5377/6 md.) Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır." Hükmü yer almaktadır. 3. 5237 sayılı Kanun'un "Cezanın belirlenmesi" başlıklı 61. maddesi; "(1) Hakim, somut olayda; a) Suçun işleniş biçimini, b) Suçun işlenmesinde kullanılan araçları, c) Suçun işlendiği zaman ve yeri, d) Suçun konusunun önem ve değerini, e) Meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığını, f) Failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığını, g) Failin güttüğü amaç ve saiki, Göz önünde bulundurarak, işlenen suçun kanuni tanımında öngörülen cezanın alt ve üst sınırı arasında temel cezayı belirler. (2) Suçun olası kastla ya da bilinçli taksirle işlenmesi nedeniyle indirim veya artırım, birinci fıkra hükmüne göre belirlenen ceza üzerinden yapılır. (3) Birinci fıkrada belirtilen hususların suçun unsurunu oluşturduğu hallerde, bunlar temel cezanın belirlenmesinde ayrıca göz önünde bulundurulmaz. (4) Bir suçun temel şekline nazaran daha ağır veya daha az cezayı gerektiren birden fazla nitelikli hallerin gerçekleşmesi durumunda; temel cezada önce artırma sonra indirme yapılır. (5) Yukarıdaki fıkralara göre belirlenen ceza üzerinden sırasıyla teşebbüs, iştirak, zincirleme suç, haksız tahrik, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı ve cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebeplere ilişkin hükümler ile takdiri indirim nedenleri uygulanarak sonuç ceza belirlenir. (6) Hapis cezasının süresi gün, ay ve yıl hesabıyla belirlenir. Bir gün, yirmidört saat; bir ay, otuz gündür. Yıl, resmi takvime göre hesap edilir. Hapis cezası için bir günün, adlî para cezası için bir Türk Lirasının artakalanı hesaba katılmaz ve bu cezalar infaz edilmez. (7) (Ek: 29/6/2005 – 5377/7 md.)Süreli hapis cezasını gerektiren bir suçtan dolayı bu madde hükümlerine göre belirlenen sonuç ceza, otuz yıldan fazla olamaz. (8) (Ek: 29/6/2005 – 5377/7 md.) Adlî para cezası hesaplanırken, bu madde hükmüne göre cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine yönelik artırma ve indirimler, gün üzerinden yapılır. Adlî para cezası, belirlenen sonuç gün ile kişinin bir gün karşılığı ödeyebileceği miktarın çarpılması suretiyle bulunur. (9) (Ek: 6/12/2006 – 5560/1 md.) Adlî para cezasının seçimlik ceza olarak öngörüldüğü suçlarda bu cezaya ilişkin gün biriminin alt sınırı, o suç tanımındaki hapis cezasının alt sınırından az; üst sınırı da, hapis cezasının üst sınırından fazla olamaz. (10) Kanunda açıkça yazılmış olmadıkça cezalar ne artırılabilir, ne eksiltilebilir, ne de değiştirilebilir." Şeklindedir. 4. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; sanığın telefonla aradığı katılana kendisini sigorta şirketi çalışanı olarak tanıtarak bankacılık şifresini ele geçirip, aynı telefon konuşması sırasında hileli hareketler ile katılandan 18.360,00 TL haksız menfaat temin ettiğinin iddia ve kabul olunduğu olayda, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı gözetilmeden fazla ceza tayini; ayrıca nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 158/1-f-l-son, 43/1 ve 62. maddeleri uyarınca ceza tayin edilirken "4 yıl 12... gün hapis ve 39.580,00 TL adli para cezası" olarak belirlenen sonuç cezanın, hüküm fıkrasının (4) numaralı bölümünde "SONUÇ OLARAK SANIĞIN 5 YIL 12 GÜN HAPİS VE 1979 GÜN KARŞILIĞI 39.580,00 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA" şeklinde belirtilmesi suretiyle hükümde çelişkiye neden olunması Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun'un 309/4-d. maddesi uyarınca bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından giderilmiştir. II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. ... 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.05.2024 tarihli ve 2023/370 Esas, 2024/260 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle, KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun'un 309/4-d. maddesi uyarınca bozma nedeninin daha hafif bir cezayı gerektirdiği belirlendiğinden; hüküm fıkrasının (2), (3) ve (4) numaralı bölümlerinin tamamen çıkartılmasına, yerlerine sırasıyla "Sanığa verilen cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak 5237 sayılı TCK'nın 62/1 maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirilerek 4 yıl 10 gün hapis ve 1583 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına" ve "Sanığa verilen adli para cezasının sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu dikkate alınarak TCK'nin 52/2 maddesi gereğince günlüğü takdiren 20 TL'den paraya çevrilmesine karar verilerek sonuç olarak sanığın 4 yıl 10 gün hapis ve 1583 gün karşılığı 31,660.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına" bölümlerinin eklenmesine, hüküm fıkrasındaki numaraların buna göre teselsül ettirilmesine, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, infazın belirlenen şekilde yapılmasına, kararın diğer kısımlarının aynen bırakılmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.12.2025 tarihinde karar verildi.