Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait işyerinin davalı tarafından 25/05/2015 - 25/05/2016 tarihlerini kapsar şekilde ... numaralı poliçeyle sigortalandığını, 06/12/2015 tarihinde işyerinde yaşanan hırsızlık olayı sonrası 136 adet otomobil lastiğinin çalındığını, davalıya zararın karşılanması talebiyle başvuruda bulunulduğu ve ... no'lu hasar dosyasının açıldığını, müvekkili tarafından sigorta genel şartlarına uygun müracaata rağmen ödeme yapmayan davalı sigorta şirketinin temer
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin şekerleme üretimi yaparak yurtdışına ihraç ettiğini, yapmış olduğu ihracat bedelinin ödenmemesi riskini teminat altına almak için davalı ile 17/02/2014 tarihli poliçe ile Kısa Vadeli İhracat Kredi Sigortası sözleşmesi imzalandığını, poliçenin 01.03.2014 - 28.02.2015 günleri arasında ihraç edeceği ürünlerin ödenmemesi riskini 1.000.000,00 USD teminat altına aldığını, 2014 yılında Polonya'da yerleşik ... şirketine yapılan dört ihracattan 10.069,75.USD ve 34.438,40.TL lik bedellerin tahsil edilemediğini, bu durumun 02.09.2014 günü davalı sigortacıya bildirildiğini, davalı sigortacının 16.02.2015 günlü cevabi yazısı ile söz konusu satışlarda alıcı firmanın ... firması olarak gözüktüğünü, bu firmanın alıcı limit onayında belirlenen ... firması ile ayrı tüzel kişilik olduğunu, ... şirketi için tahsis edilmiş alıcı limit onayı bulunmadığından bir işlem yapılamayacağının bildirildiğini, bu iki firma arasında fiili ve hukuki irtibat bulunduğunu, bu iki şirketin ilişkilerinin merkez/şube kapsamında kaldığına dair yazışmalar yapıldığını, Ankara ....Noterliğinden keşide edilen 02.Nisan.2015 gün ... yevmiyeli ihtarda ödemenin talep edildiğini, davalının Üsküdar ....Noterliğinden keşide ettiği 16.Nisan.2015 gün ... yevmiyeli cevabi ihtarında talepleri ret ettiğini, iki firma arasında merkez/şube ilişkisi olduğunu ve poliçeye istinaden 75.000.USD alıcı limiti tahsis edildiğini, kaldı ki poliçe 21.maddesine göre, sigortalının sevkiyat bildiriminde bulunmuş olmasına rağmen alıcı limit onayı talep etmediği hallerde, ilgili sevkiyata ilişkin aylık sevkiyat bildirim formu resen alıcı limit talebi olarak kabul edileceğini, TTK1405.maddesi ile değerlendirildiğinde yapılan bildirimler teklifname hükmünde olup, primlerin ödendiğini ve TTK 1421 e göre sigortacının sorumluluğunun başladığını, davalı tarafça herhangi bir itiraz olmadığından ve bu işlemler için ek prim tahakkuk ettirildiğinden ... firmasına yapılan sevkiyatlar açısından dahi ana sözleşmeye bağlı sigorta sözleşmesi kurulduğunu, söz konusu zararın oluşmasında müvekkilinin kusurunun olmadığını, kaldı ki davalının öğrenme tarihini takip eden bir ay içinde herhangi bir itiraz ileri sürülmediğini, belirterek, 49.129.USD'nin 16.04.2015 gününden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sigortanın geçerli olabilmesi için, sigortalının alıcı firmaları doğru şekilde tespit ederek, doğru alıcı firmalar için alıcı limiti başvurunda bulunmaları, sigortacının alıcıya yönelik geçerli bir alıcı limiti onayı düzenlemesi gerektiğini, doğru alıcının tespit edilmesi yükümlülüğünün sigortalıya ait olduğunu, bu hususun poliçenin 20/a maddesinde kayıt altına alındığını, davacı tarafından gönderilen 10.01.2013 günlü alıcı limit başvurusunda ... firması için alıcı limit onay talebinde bulunulduğunu, bu firma adına limit onayı düzenlendiğini, davacı firmaya gönderildiğini ve davacıdan herhangi bir itiraz gelmediğini, her bir alıcı için kod tahsis edildiğini, sistem kayıtlarının kod bazında tutulduğunu, alıcı firmanın kodunun 181359 olduğunu, davacı firmanın ihracatını gerçekleştirdiği firmanın farklı bir firma olmasına rağmen, 07.05.2014 günlü aylık sevkiyat bildiriminde davacının bu kodu kullandığını, ihracatların sigortalı tarafından beyan edilen bilgiler çerçevesinde sisteme aktarıldığını, buna bağlı olarak prime konu edildiğini veya edilmediğini, davacının ... firmasına ait ... kodu beyan etmesi üzerine primin hesaplandığını, poliçenin 23 ve 25.maddelerine göre, primin tahakkuk etmesinin tazminat ödeme için tek koşul olmadığını, her ay itibarı ile iki bin civarında sigortalı firmanın on binlerce sevkiyatı bildiriminin alıcı kodu bazında sisteme kaydedildiğini, sigortalıların bildirimlerinin pek çoğunda firma unvanının tamamının yazılmadığını veya piyasada bilinen isimleri ile bildirdiklerini, müvekkilinin Bakanlar Kurulu kararı ile kurulduğunu, Sigortacılık Kanunun 1/3 maddesine göre sigortacılık kanunun hükümlerine tabi olmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.