22. Hukuk Dairesi 2017/7418 E. , 2017/11438 K. MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, müvekkilinin davalılardan... Turizm Seyahat A.Ş.’de 06.03.1996 -01…
**22. Hukuk Dairesi 2017/7418 E. , 2017/11438 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, müvekkilinin davalılardan... Turizm Seyahat A.Ş.’de 06.03.1996 -01.12.2011 tarihleri arasında hareket amiri olarak çalıştığını, davalılardan... Turizm Seyahat A.Ş.'nin çalıştırmış olduğu otobüs işletmeciliğini, diğer davalı ....'ye devrettiğini ve bu husus gerekçe yapılarak diğer çalışanlar gibi davacının da işine son verildiğini, haklarının ödenmediğini, alacaklarının ödenmesinden 4857 sayılı İş Kanunu'nun 6. ve 1475 sayılı İş Kanunu gereğince her iki davalının da müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla mesai ve yıllık izin ücreti alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar, davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile hüküm altına alınan alacakların davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. Kararı davalılar vekilleri temyiz etmiştir. 1-İşyeri devrinin esasları ve sonuçları 4857 sayılı İş Kanunu'nun 6. maddesinde düzenlenmiştir. Sözü edilen hükümde, işyerinin veya bir bölümünün devrinde devir tarihinde mevcut olan iş sözleşmelerinin bütün hak ve borçlarıyla devralan işverene geçeceği öngörülmüştür. Devir tarihinden önce doğmuş ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlar açısından, devreden işverenle devralan işverenin birlikte sorumlu oldukları aynı Yasanın üçüncü fıkrasında belirtilmiş, devreden işverenin sorumluluğunun devir tarihinden itibaren iki yıl süreyle sınırlı olduğu hükme bağlanmıştır. Değinilen Yasanın 120'nci maddesi hükmüne göre, 1475 sayılı Yasanın 14'üncü maddesi halen yürürlükte olduğundan, işyeri devirlerinde kıdem tazminatına hak kazanma ve hesap yöntemi bakımından belirtilen madde hükmü uygulanmalıdır. Anılan maddeye göre, işyerlerinin devir veya intikali yahut herhangi bir suretle bir işverenden başka bir işverene geçmesi veya başka bir yere nakli halinde, işçinin kıdemi iş yeri veya işyerlerindeki hizmet akitleri sürelerinin toplamı üzerinden hesaplanmalıdır. Bununla birlikte, işyerini devreden işverenlerin bu sorumlulukları, işçiyi çalıştırdıkları sürelerle ve devir esnasındaki işçinin aldığı ücret seviyesiyle sınırlıdır. Maddî ve maddî olmayan unsurların devri söz konusu olmaksızın da işgücünün önem taşıdığı sektörlerde ekonomik birliğin önemli unsuru olan işçilerin devri de, iş yeri devri olarak kabul edilmelidir. Devirden sonra işyerindeki ekonomik birliğin kimliğini koruyup korumadığının saptanabilmesi için, yürütülen faaliyetin devirden sonra yeni işveren tarafından aynı veya özdeş biçimde sürdürülmesi ölçütü yanında, işyerinin taşınmaz ve taşınır malları ile maddî olmayan varlıkların, işyerinde çalışan işçilerin sayı ve uzmanlık bakımından çoğunluğunun, bunun yanı sıra müşteri çevresinin devredilip devredilmediği, devir öncesi ve sonrasındaki faaliyetler arasında benzerlik olup olmadığı, devir sebebiyle işyerinde faaliyet askıya alınmışsa askı süresi gibi koşullar da gözönünde tutulmalıdır. 4857 sayılı Yasanın 6. maddesinde yazılı olan “hukukî işleme dayalı” ifadesi geniş şekilde değerlendirilmeli, yazılı, sözlü ve hatta zımnî bir anlaşma da yeterli görülmelidir. Bu açıklamalar ışığında, iş hukukunda işyeri devrinin işçilik alacaklarına etkileri üzerinde ayrıca durulmalıdır. İşyeri devri halinde kıdem tazminatı bakımından devreden işveren kendi dönemi ve devir tarihindeki son ücreti ile sınırlı olmak üzere sorumludur. 1475 sayılı Yasanın 14. maddesinin ikinci fıkrasında, devreden işverenin sorumluluğu bakımından bir süre öngörülmediğinden, 4857 sayılı Yasanın 6. maddesinde sözü edilen devreden işveren için öngörülen iki yıllık süre sınırlaması, kıdem tazminatı bakımından söz konusu olmaz. O halde kıdem tazminatı işyeri devri öncesi ve sonrasında geçen sürenin tamamı için hesaplanmalı, ancak devreden işveren veya işverenler bakımından kendi dönemleri ve devir tarihindeki ücret ile sınırlı sorumluluk belirlenmelidir. Feshe bağlı diğer haklar olan ihbar tazminatı ve kullanılmayan izin ücretlerinden son işveren sorumlu olup devreden işverenin bu işçilik alacaklarından herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır. İş yerinin devredildiği tarihe kadar doğmuş bulunan ücret, fazla çalışma, hafta tatili çalışması, bayram ve genel tatil ücretlerinden 4857 sayılı Kanunun 6'ncı maddesi uyarınca devreden işveren ile devralan işveren müştereken müteselsilen sorumlu olup devreden açısından bu süre devir tarihinden itibaren iki yıl süreyle sınırlıdır. Devir tarihinden sonraki çalışmalar sebebiyle doğan sözü edilen işçilik alacakları sebebiyle devreden işverenin sorumluluğunun olmadığı açıktır. Bu bakımdan devirden sonraya ait ücret, fazla çalışma, hafta tatili çalışması, bayram ve genel tatil ücreti gibi işçilik alacaklarından devralan işveren tek başına sorumlu olacaktır. Somut olayda, Mahkemece marka-alan adı devir sözleşmesiyle... marka ve logolarının Ulusoy Seyahat Nakliyat A.Ş.’ye devri ile 4857 sayılı Yasanın 2. maddesi kapsamında tarifi yapılmış işyerinin maddi olmayan unsurlarından marka haklarını devretmiş olmasının 4857 sayılı Yasanın 6. ve 1475 sayılı Yasanın 14/6. maddesi kapsamında işyeri devri olarak kabulünün gerektiği gerekçesiyle, hüküm altına alınan alacaklardan davalılar müteselsilen sorumlu tutulmuştur. Bununla birlikte, Mahkemece devir ilişkisinin tespiti bakımından işçilerin devri hususu araştırılmamıştır. Davalı ... şirketinde çalışan işçilerin ne kadarının diğer davalı ... şirketine devredildiği araştırılıp sonucuna göre işyeri devrinin koşullarının bulunup bulunmadığı değerlendirilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. 2-Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının izin kayıtları ve ücret bordrolarından kullandığı tespit edilen bir kısım yıllık izin süreleri hak ettiği yıllık izin süresinden mahsup edilerek yıllık izin alacağı hesaplanmıştır. Dosya kapsamında davacının imzası bulunan tüm yıllık izin belgeleri dikkate alınarak, bu belgelere göre davacının kullandığı anlaşılan yıllık izin süresi toplamı hakettiği yıllık izin süresinden mahsup edilerek bakiye süreye göre yıllık izin alacağı hesaplanması gerekli iken eksik inceleme ile karar verilmesi hatalıdır. SONUÇ:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 18.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.