Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2022/646 E. , 2024/5108 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2022/646 Karar No : 2024/5108 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü) KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava Konusu İstem: Davacı adına, bandrolsüz sigara bulundurduğunu
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2022/646 E. , 2024/5108 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2022/646 Karar No : 2024/5108 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü) KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava Konusu İstem: Davacı adına, bandrolsüz sigara bulundurduğunun tespit edildiğinden bahisle 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 13. maddesinin 5. fıkrası kapsamında takdir komisyonu kararına istinaden 2016 yılının Eylül dönemine ilişkin olarak tarh edilen özel tüketim vergisi ile kesilen vergi ziyaı cezasına ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ...tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla; olayda, 29/09/2016 tarihli tutanağa göre, ... karayolu üzerinde davacıya ait ... Dinlenme Tesisinin arka tarafında yer alan kapalı bahçe içerisinde park halinde bulunan plakası değiştirilmiş olan tır ile tırın yan tarafında ... plakalı aracın kapıları açık vaziyette bulunduğu, her iki aracın da terk edilmiş olduğu, yapılan aramalarda, tırın içinde streç film ile bunların arkasına dizilmiş 498.500 paket kaçak sigaranın ele geçirildiği, ... plakalı araçta ise suç unsuruna rastlanmadığı, faal olmayan tesis arkasındaki bahçede kilitli vaziyette bulunan depolarda yapılan aramada ise, daha önceden kaldığı değerlendirilen sigara kolilerine ait kağıt parçalarının bulunduğu, ele geçirilen kaçak sigaralar için TAPDK tarafından düzenlenen rapor esas alınarak takdir komisyonunca belirlenen matrah üzerinden vergi ziyaı cezalı olarak özel tüketim vergisi tarhiyatının yapıldığı, dosyanın UYAP kayıtlarıyla birlikte incelenmesinden, davacı hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet etmekten dolayı açılan ceza davasında, davacının bu dinlenme tesisini 2016 yılının Şubat ayında ... isimli şahsa kiraladığı ve buna ilişkin kira sözleşmesinin ön sayfasının dosyaya sunulduğu, ... isimli şahsın da kira sözleşmesini doğruladığı, ayrıca bahsi geçen ... plakalı aracın ruhsat sahibinin... olmasına rağmen, aracın harici sözleşme ile ...'e satıldığı, buna ilişkin harici satış sözleşmesinin dosyaya sunulduğu, ...'nın da aracın ...'e satıldığına ve davacı ...'yü tanımadığına dair ifade verdiği, arama yapılan tırın gümrük sahasındaki işlemleri prosedüre uygun şekilde tamamlanan başka bir tıra ait plakayı takmak sureti ile yurda giriş yaptığı, tır sürücüleri olan ...ve ...'nun dosyada sanık olduğu, ... isimli şahsın ifadesinde, gümrük sahasında kalan tırın sürücüsü olduğunu, aracın plakasının ve tıra ait evrakların çalındığını, davacı ...'yü tanımadığını belirttiği, dinlenme tesisinin yan tarafındaki iş yeri sahibinin alınan ifadesinde ise bu yeri davacının bir yıldır çalıştırdığını ancak adres ve telefon numarasını bilmediğini beyan ettiğinin görüldüğü, bu durumda kaçak sigara ile ilgisi bulunmadığı anlaşılan davacı hakkında tarh edilen vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergisinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacıya ait tesis içerisinde ele geçirilen bandrolsüz sigaralar nedeniyle davacı hakkında tarh edilen vergi ve cezalarda hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Davacının sahibi olduğu işletmenin kapalı olan arka bahçesinde park halindeki araçta ele geçirilen bandrolsüz sigaralar açısından bulunduran sıfatına haiz olup olmadığı hususu, hem ceza yargılamasının sonucuna hem de anılan işletme için sigaraların ele geçirildiği dönemi kapsayan bir kira sözleşmesinin bulunup bulunmadığının araştırılmasına göre ortaya konulacağından, anılan hususlar incelenmek suretiyle oluşacak hukuki duruma göre yeniden karar verilmek üzere temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı adına, bandrolsüz sigara bulundurduğunun tespit edildiğinden bahisle 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 13. maddesinin 5. fıkrası kapsamında takdir komisyonu kararına istinaden 2016 yılının Eylül dönemine ilişkin olarak tarh edilen özel tüketim vergisi ile kesilen vergi ziyaı cezasının iptali istemiyle dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun "Müteselsil Sorumluluk ve Ceza Uygulaması" başlıklı 13. maddesinin 5. fıkrasında, (Ek: 28/3/2013-6455/33 md.), 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 257. maddesinin verdiği yetki uyarınca kullanılma zorunluluğu getirilen özel etiketi veya işareti olmayan özel tüketim vergisine tabi malların bulundurulduğunun tespit edilmesi halinde, bu malları bulunduranlar adına; her bir tespit için bu Kanun'a ekli (III) sayılı listenin (A) cetvelinde yer alan malların 50 litreyi, (B) cetvelinde yer alan 2402.20 ve 2402.90.00.00.00 (yalnız tütün yerine geçen maddelerden yapılmış sigaralar) G.T.İ.P. numaralı malların 5.000 adedi aşması hâlinde ise müteselsilen sorumlu olmak üzere, bu malları bulunduranlar ile ithal veya imal edenlerden herhangi biri adına; malların tespit tarihindeki emsal bedeli veya miktarı üzerinden 11. maddedeki esaslara göre özel tüketim vergisinin re'sen tarh edileceği, bu tarhiyata ayrıca vergi ziyaı cezası uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Öte yandan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Vergi Kanunlarının Uygulanması ve İspat" başlıklı 3. maddesinin (B) bendinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu; gerçek mahiyetin yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği; vergiyi doğuran olayla ilgisi tabii ve açık bulunmayan şahit ifadesinin ispatlama vasıtası olarak kullanılamayacağı; iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan ve olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia edilmesi halinde, ispat külfetinin bunu iddia edene ait olduğu düzenlemesi yer almaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 13. maddesinin 5. fıkrasında; (III) sayılı listenin (A) ve (B) cetvelinde yer alan mallar bakımından, Kanun'un genel hükümleriyle düzenlenen vergiyi doğuran olay ve vergi mükellefinden farklı olarak ve "müteselsil sorumluluk ve ceza uygulaması" başlığıyla "bulundurma" fiili vergiyi doğuran olay, "bulunduranlar" da vergi mükellefi olarak kabul edilerek, bulunduranlar adına vergi tahakkuk ettirileceği ve vergi ziyaı cezası kesileceği kuralı öngörülmüştür. Anılan fıkra uyarınca, özel tüketim vergisi tahakkuku için "bulundurma" fiili ile birlikte bulundurulan ürünlerin de, kullanılma zorunluluğu getirilen bandrol veya kod olmayan ürünlerden olması gerekmektedir.Belirtilen bu iki koşulun birlikte gerçekleştiğinin tespit edilmesi durumunda re'sen vergi tarh edilerek vergi ziyaı cezası uygulanabilecektir. Re'sen tarh edilen özel tüketim vergisinin muhatabı ise yasal düzenlemenin doğal bir sonucu olarak bu malları bulunduranlardır. Vergi usul hukukunda öngörülen delil sistemi ile ispat külfeti yerine getirilmekte ve bu suretle vergi güvenliği ile vergi adaletinin sağlanması amaçlanmaktadır. Buna göre, vergiye tabi olayların tespitinde bu olaylara ilişkin her türlü delilin serbestçe kullanılmasına olanak sağlanırken, vergilendirmede vergiyi doğuran olayın ve bu olaya ilişkin işlemlerin gerçek mahiyetinin esas alınacağı kabul edilmektedir. Dolayısıyla vergi uygulamalarında olayın gösterildiği şekilde değil, gerçek yönüyle ele alınması ve buna göre işlem yapılması gerektiği izahtan varestedir. Dosyanın UYAP kayıtlarıyla birlikte incelenmesinden, ... tarihli tutanağa göre, ... karayolu üzerinde davacıya ait ... Dinlenme Tesisinin arka tarafında yer alan kapalı bahçe içerisinde park halinde bulunan plakası değiştirilmiş olan tırda yapılan arama neticesinde 498.500 paket bandrolsüz kaçak sigara ele geçirilmesi üzerine işyeri sahibi olan davacı hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet suçundan dolayı ... Asliye Ceza Mahkemesinin... sayılı esasına kayıtlı olarak kamu davasının açıldığı ve bu ceza yargılamanın halen devam ettiği, sanık olarak yargılanan şahısların ifadelerinde iş yerinin davacı tarafından ... isimli şahsa kiralandığını beyan etmelerine karşın, sigaraların ele geçirildiği tesisin yan tarafında bulunan işletme sahibinin ifadesinde tesisin 1 yıldır davacı tarafından işletildiğinin beyan edildiği, bu haliyle anılan ifadeler arasında çelişki bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacının sahibi olduğu işletmenin kapalı olan arka bahçesinde park halindeki araçta ele geçirilen bandrolsüz sigaralar açısından bulunduran sıfatına haiz olup olmadığı hususu, hem ceza yargılamasının sonucuna hem de anılan işletme için sigaraların ele geçirildiği dönemi kapsayan bir kira sözleşmesinin bulunup bulunmadığının araştırılmasına göre ortaya konulacağından, anılan hususlar incelenmek suretiyle oluşacak hukuki duruma göre yeniden karar verilmek üzere temyize konu kararın bozulması gerekmiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin kabulüne, 2.... Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine, 4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 09/12/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.