14. Hukuk Dairesi 2015/3430 E. , 2017/3058 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 21.01.2013 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 06.03.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği d…
**14. Hukuk Dairesi 2015/3430 E. , 2017/3058 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 21.01.2013 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 06.03.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, kişisel hakka dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Davacı vekili; müvekkilinin davalıların murisinden 2207 ada 19 parselde kayıtlı (Eski 463 ada 2 parsel) 3. Nolu daireyi kaba inşaat halinde iken noter satışı ile satın aldığını, bedelini ödeyerek 10 yıldan beri içerisinde oturduğunu, davalılar babaları öldükten sonra arsa tapularını aldıklarını, ancak tapu da müvekkiline hisse verilmesi talep edildiği halde bu güne kadar buna yanaşmadıklarını öne sürerek taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkili adına hissesi oranında tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili; davacı tarafından müvekkillerinden uygun bir toprak payı verilmesi hususunda bir talepte bulunmadığını, teklif edilen miktardaki toprak payını da kabul etmediğini savunarak davanın reddini savunmuştur. Mahkemece; yapı imara aykırı olduğundan pay tescili talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir. Eser sözleşmelerinin bir türü olan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi, taraflara karşılıklı hak ve borçlar yüklemekte; yüklenici, finansı sağlayan arsa malikinin taşınmazı üzerine bina yapma işini üstlenmekte, arsa maliki ise inşa edilecek binadaki bir kısım bağımsız bölümlerin mülkiyetini yükleniciye devretmeyi vaat etmektedir. Arsa sahibi ile yüklenici arasında düzenlenen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince yükleniciye bırakılması kararlaştırılan bağımsız bölümü yüklenici TBK'nın 183. maddesine dayanarak üçüncü kişilere temlik edebilir. Temlik alanın sözleşme tarafını ifaya zorlayabilmesi için kendi edimini yerine getirmesi zorunludur. Nitekim TBK'nın 97. maddesinde "Karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerekir." hükmüne yer verilmiştir. Bu nedenle, yüklenici ile yükleniciden temlik alan (davacı) arasında düzenlenen temlik sözleşmesi gereğince tarafların borç ve alacaklarının neler olduğu sözleşme hükümleri çerçevesinde incelenip değerlendirilmesi gerekmektedir.