T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/2849 KARAR NO : 2025/2909 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 01/09/2025 NUMARASI : 2024/431 E - 2025/819 K DAVANIN KONUSU: Tazminat KARAR TARİHİ: 13/11/2025 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan incele…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/2849 KARAR NO : 2025/2909 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 01/09/2025 NUMARASI : 2024/431 E - 2025/819 K DAVANIN KONUSU: Tazminat KARAR TARİHİ: 13/11/2025 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 30/12/2016 tarihinde ... operatörlü ... numaralı hattını ...'a taşıdığını, taşıma işlemini yaptığı tarihten beri faturalarını düzenli olarak ödemiş olduğunu, 2020 Yılında Covid-19 virüsü çıkınca işlerinin sarsıldığını, gelen faturasını ödeyemediğini ve hattının aramalara kapandığını, daha sonra kendisini hukuk bürosundan aradıklarını, kendisini hiç dinlemeden icra takibi başlattıklarını, borca itiraz ettiğini, arabuluculukta anlaşamadıklarını ve Bakırköy 9. Tüketici mahkemesi 2021/1464 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, haklı olduğunu kanıtlayamadığını beyan ederek davanın kabulünü, haklı olduğunun ve maddi manevi zararının ailesi ile arasının açılmasını ve ticari hayatının ve numarası kara listede olduğu için geri alamayıp e-ticaret sistemi düzenleyemediği için müşterilerinin kendisine ulaşamamasının zararının 250.000,00-TL zararının giderilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın görevli Asliye Ticaret Mahkemelerinde açılarak önce arabuluculuk dava şartının yerine getirilmesi gerektiğini, dava şartı olarak kabul edilen arabuluculuk şartının davacı tarafından yerine getirilmediğini, arabuluculuk başvurusu yapılmaksızın ikame edilen davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, Bakırköy 2. Tüketici Mahkemesi tarafından verilen görevsizlik kararında davacı tarafın tazminat taleplerinin ticari kayıp iddiasına dayanması sebebiyle davanın ticari dava olarak nitelendirildiğinin izah edildiğini, bu kapsamda, dosyanın Asliye Ticaret Mahkemelerine tevzi edilmesi sebebiyle davacı tarafından muafiyetten yararlanarak ödenmeyen eksik harcın tamamlanması gerektiğini, davacının dermeyan etmiş olduğu iddiaların somut gerçekliğe aykırı olduğunu, huzurdaki davanın reddinin gerektiğini, davacı ...'a karşı müvekkili şirket ... ... A.Ş. tarafından Mayıs- Haziran 2020 dönemli fatura alacaklarına ödeme yapılmaması sebebiyle Merkezi Takip Sistemi İcra Dairesi'nin... MTS sayılı dosyası ile icra takibine girişildiğini, ilgili takip dosyasına davacı tarafından sunulan 30.11.2020 tarihli dilekçe ile itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, akabinde taraflarınca müvekkili şirketin haklı alacağına kavuşması adına Bakırköy 9. Tüketici Mahkemesi'nin 2021/1464 E. Sayılı dosyası ile itirazın iptali istemli dava ikame edildiğini, iİlgili dosyada gerçekleştirilen yargılama neticesinde tanzim edilen 14.06.2024 tarihli gerekçeli kararla haklı davalarının kabulü ile icra takibinin kaldığı yerden devamına karar verildiğini, davacı tarafından ilgili icra dosyasından 05.02.2024 tarihinde icra dosya hesabı yaptırılarak aynı gün dosyaya ödeme yapıldığını, her ne kadar davacı tarafından 05.02.2024 tarihinde takip dosyasına konu asıl alacak ve fer'ilerine ilişkin ödeme yapılmış olsa da 14.06.2024 tarihli gerekçeli kararla lehlerine hükmedilen alacak kalemlerine ilişkin 17.06.2024 tarihli icra emrinin davacıya tebliğ edildiğini, davacının manevi tazminat talebinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davacının iddialarının aksine manevi tazminata hükmedilebilmesi için gerekli koşulların oluşmadığını, davacı tarafın talep edilen manevi tazminat miktarının yüksek olasının dahi davacının haksız kazanç sağlama saikiyle hareket ettiğini açıkça ortaya koyduğunu, davacı tarafça kendisinden haksız ve fahiş tahsilat yapılmaya çalışıldığı iddiasıyla 250.000,00 TL manevi tazminat talep edilmekte olduğunu, ancak bu talebin dayanakları izah edilmediği ve ispat edilmediği gibi esasen temelde kendi kusurundan kaynaklanan somut olay sebebiyle talep edilen 40.000,00 TL’nin yasal dayanaktan yoksun ve zenginleşme amacına yönelik olduğunu beyanla, haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın usulden reddine, şayet Mahkeme aksi kanaatteyse taraflarınca esasa ilişkin yapılan izahatlar çerçevesinde huzurdaki davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince, Davanın feragat nedeni ile reddine, karar vermiştir.Bu karara karşı davacı tarafça istinaf talebinde bulunmuştur. İstinaf dilekçesinde; ...'a karşı açtığı davada mahkeme hakiminin kendisini yeterince dinlemediğini, ses kayıtlarını delil olarak kabul etmediğini ve sürekli "avukat tutsaydınız" söylemleriyle kendisini yanlış yönlendirdiğini, mahkeme hakiminin tavrı ve yanlış yönlendirmeler nedeniyle davayı kaybetme riski oluşturduğunu, feragat yazısı istenmesi ve dosyanın aceleyle ilerletilmesi yüzünden mağdur olduğunu belirttiğini, istinaf süresi içerisinde gerekli ücretleri yatırarak dilekçelerini sunduğunu, hak ettiği istinaf incelemesinin yapılmasını ve reddedilmesini talep ettiği, ayrıca ses kayıtlarının neden istenmediğinin açıklanmasını istediğini, istinaf hakkının kabul edilmesini, aksi takdirde Cimer, Hsk ve diğer üst yargı mercilerine başvuracağını belirterek isteğinin geri çevrilmemesini ve süresinde yaptığı başvurusunu ve yatırdığı ücretin geçerli olmasını istemiştir.Davacı 22.07.2025 tarihli dilekçesi ile, davadan feragat ettiğini beyan etmiştir. Davadan feragat, davacının açmış olduğu davada talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir (6100 sayılı HMK m. 307). Feragat, davacının mahkemeye hitaben tek taraflı, açık bir irade açıklaması ile gerçekleşir. Yine aynı Yasa'nın 311. maddesine göre feragat, kesin hükmün sonuçlarını doğurur. Bu hükümler gözetildiğinde davadan feragatin davaya kendiliğinden son veren bir taraf işlemi olduğundan ilk derece mahkemesinin davanın feragat nedeniyle reddine dair kararı usul ve yasaya uygundur.Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerekmiştir. K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf başvurunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine,Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesinleştiğinde istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 13/11/2025