4. Hukuk Dairesi 2011/8449 E. , 2012/10857 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat .... tarafından, davalı ... ... aleyhine 28/09/2007 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 17/03/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili ve davalı taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik ha…
**4. Hukuk Dairesi 2011/8449 E. , 2012/10857 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat .... tarafından, davalı ... ... aleyhine 28/09/2007 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 17/03/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili ve davalı taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının tüm, davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davacıların öteki temyiz itirazına gelince; a)Dava, haksız şikayet nedeniyle kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, davacı ... yönünden istemin reddine, davacılar ..., ..., ... yönünden kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacılar ve davalı tarafından temyiz olunmuştur. Davacılar vekili, davacıların İstanbul Barosuna kayıtlı avukat olduklarını, davalının, akrabaları ..... ve ablası ..... ile miras nedeniyle uyuşmazlık olduğu, bu kişiler tarafından Av. ..., Av. ... ve Av. ...'a vekalet çıkarıldığını, davacı avukatların, davalıya karşı açılan ve davalının açtığı davalarda bu kişilerin vekilliğini yaptıklarını, bu davalar sürerken İstanbul'da patlamalar meydana geldiğini, davalının ise bu olayı, davacı avukatlara duyduğu kin ve nefretten kaynaklanan intikamına alet edip bu patlamalarda davacı avukatların da rolü olduğunu iddia eden bir mektup yazarak, bu mektubu Sinop Jandarma Alay Komutanlığına gönderdiğini, söz konusu mektubun Sinop Jandarma Komutanlığı tarafından İstanbul Terörle Mücadele Şubesine sevk edildiğini, emniyet görevlilerinin de Av. ...'na ait hukuk bürosuna geldiklerini ve tahkikat yaptıklarını,davalı hakkında Sinop Asliye Ceza Mahkemesine İftira suçundan kamu davası açıldığını,beyan ederek manevi tazminat istemli eldeki davayı açmıştır. Davalı, davacılardan ... ile aralarında ....Köyündeki araziler nedeniyle dava bulunduğunu ve kendisinin açılan davalarla sıkıştırılmaya çalışıldığını, bir gün kahvehanede çay içerken televizyonda İstanbul'daki patlama olayının görüntüsünü seyrettiğini ve çok üzüldüğünü, davacı tarafın gazetede ve tv ekranlarında silahlı grup mensubu olarak bulunduğu, gazete küpürleri elinde olduğundan şikayet ya da ihbar amacı ile değil yalnızca vatandaşlık görevi gereği devletin yetkili kurumlarına durumun bildirildiğini, zaten devlet arşivlerinde kayıtların bulunduğunu, Türkiye Cumhuriyetini koruyan ve gözeten bir birey olduğunu, yalnızca devlete yardımcı olmak düşüncesiyle hareket ettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davalının ihbar mektubunda isimlerini belirttiği davacılarla ilgili olarak herhangi bir somut delil ve emare bulunmadığı halde aralarındaki adli yargıda devam eden davaların etkisiyle, bu davalarda vekil olarak görev yapan bir kısım davacılar hakkında isim de belirtmek suretiyle ihbar mektubu tanzim ederek bu davacıların kişilik haklarına ağır surette saldırıda bulunduğu, davacılardan ...'un ihbar mektubunda adının geçmediği gerekçesi ile davacı ... yönünden istemin reddine ,davacılar ..., ..., ... yönünden ayrı ayrı 800 TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Sinop Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/188 Esas 2009/34 Karar sayılı dosyasında davacı ... davalı hakkında iftira suçundan şikayetçi olmuş ve mahkemece suç sabit görülerek davalının cezalandırılmasına karar verilmiştir. Ayrıca bahse konu ihbar mektubunda "bunlar bu adreste 20 kişiden fazladır...Diğerlerinin isimlerini bilmiyorum...hepsi Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur..Bunlar örgüt gibi çalışmaktadır" ibareleri yer almaktadır. Davacı Av. ...'un 2002 yılında Av. ...'nun ofisinde staj yapmaya başladığı ve daha sonra da SSK'lı avukat olarak çalışmaya devam ettiği dosya kapsamı ile sabittir.Mahkemece bu yönler nazara alınarak davacı ... lehine de manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. b)Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminat ödetilmesini isteyebilir. Yargıç, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir. Çünkü yasanın takdir hakkı verdiği durumlarda yargıcın, hukuk ve adalete uygun karar vereceği Medeni Yasa'nın 4. maddesinde belirtilmiştir. Takdir edilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Dava konusu olayın niteliği, olay tarihi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde davacılar yararına takdir edilen manevi tazminat azdır. Daha üst düzeyde manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda (2/a-b) sayılı bentte gösterilen nedenlerle davacılar yararına BOZULMASINA; davalının tüm, davacıların öteki temyiz itirazlarının ise (1) sayılı bente açıklanan nedenlerle reddine ve temyiz eden davacılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 20/06/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.