1. Hukuk Dairesi 2009/4110 E. , 2009/5224 K. "" MAHKEMESİ : FETHİYE 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ, TARİHİ : 17/12/2008 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, maliki olduğu 129 ada 70 parsel sayılı taşınmazını davalıya satış şeklinde temlik ettiğini, ancak bu satışın muvazaalı olup, aslında taşınmazı oğlu olan dava dışı M... E... G...’e 150.000.-YTL’ye satmak üzere anlaştıklarını ve M... E...’in isteği üzerine davalıya tapuda devrin yapıldığını, satış bedelini ödemeyi taahhüt e…
**1. Hukuk Dairesi 2009/4110 E. , 2009/5224 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : FETHİYE 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ, TARİHİ : 17/12/2008 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, maliki olduğu 129 ada 70 parsel sayılı taşınmazını davalıya satış şeklinde temlik ettiğini, ancak bu satışın muvazaalı olup, aslında taşınmazı oğlu olan dava dışı M... E... G...’e 150.000.-YTL’ye satmak üzere anlaştıklarını ve M... E...’in isteği üzerine davalıya tapuda devrin yapıldığını, satış bedelini ödemeyi taahhüt eden M.. E...’in bedeli ödemediğini ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile adına tescili isteminde bulunmuştur. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacının kendi muvazaalı işlemine dayanamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, tapu iptal ve tescil isteklerine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; çekişme konusu 129 ada 70 parsel sayılı taşınmazın davacı Ali Gök tarafından 26.05.2005 tarihli akitle davalı L... Ö... 'ye satış yoluyla temlik edildiği anlaşılmaktadır. Davacı, 129 ada 70 parsel sayılı taşınmazını aslında dava dışı oğlu olan M... E... 'e satışı konusunda anlaşmalarına rağmen alıcının isteği üzerine davalıya tapuda devredildiğini ve bedelinin ödenmediğini ileri sürerek, eldeki davayı açmış, davalı ise taşınmazı satın aldığını ve bedeli ödediğini savunmuştur. Mahkemece, keşif icra edilerek tanıklar dinlendikten sonra 25.06.2008 günlü oturumda, davacı vekili dava dilekçesindeki iddiaların içeriği ile ilgili olarak davalı tarafa yemin teklif ettiklerini bildirmiş, buna karşın davalı vekili de iddianın ancak yazılı delil ile kanıtlanabileceğini savunmuştur. Gerçekten 05.02.1947 tarih ve 20/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca inançlı işlem teminat mukabili temlik, nam'ı müstear ve taraf muvazaasına dayalı davaların ve iddiaların ancak yazılı delil ile kanıtlanması mümkündür. Ne var ki, eldeki davada dava dilekçesinin içeriği ve ileri sürülen iddiaların niteliği itibarı ile anılan İçtihadı Birleştirme Kararının somut olayla ilgisinin bulunmadığı, çekişmenin satış bedelinin ödenmemesinden kaynaklandığı açıktır.