5. Ceza Dairesi 2012/14425 E. , 2013/4363 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Rüşvet almak ve vermek HÜKÜM : Sanıklar ... ve ...'un rüşvet vermek suçundan beraetlerine, sanık ...'nin eyleminin görevi kötüye kullanma kabulüyle mahkümiyetine Spor Genel Müdürlüğü vekilleri Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi; Sanıklar haklarında rüşvet almak ve vermek suçlarından kamu davası açıldığı, 3628 sayılı Yasanın 17 ve 18. maddelerine göre Hazinenin ve Ge…
**5. Ceza Dairesi 2012/14425 E. , 2013/4363 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Rüşvet almak ve vermek HÜKÜM : Sanıklar ... ve ...'un rüşvet vermek suçundan beraetlerine, sanık ...'nin eyleminin görevi kötüye kullanma kabulüyle mahkümiyetine Spor Genel Müdürlüğü vekilleri Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi; Sanıklar haklarında rüşvet almak ve vermek suçlarından kamu davası açıldığı, 3628 sayılı Yasanın 17 ve 18. maddelerine göre Hazinenin ve Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün bu suçun zarar göreni olmaları sebebiyle davaya katılma ve Ceza Muhakemesi Kanununun mağdur ... katılanlar için öngördüğü haklardan yararlanma olanağına sahip bulundukları ve müşteki Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü vekilinin temyizinin sadece sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik olduğu da gözetilerek, CMK'nın 237/2. maddesi uyarınca Maliye Bakanlığının ve Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün davaya müdahil olarak kabullerine karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Sanıklar ... ve ... haklarında rüşvet vermek suçlarından kurulan hükümlerin temyizen incelenmesinde; Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraet hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan ... vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise; Hükümden sonra 19/12/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Kanunla, TCK'nın 257/1. maddesindeki yaptırım sanık lehine değiştirilmesine rağmen, bu fıkraya atıfta bulunan ve sanığın eyleminin uyduğu kabul edilerek hakkında uygulanan 3. fıkrada, aynı Kanunla yapılan değişiklik sonucu öngörülen yaptırımın sanık aleyhine sonuç doğurduğu, yine hükümden sonra 05/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun 105/5-b maddesi ile TCK'nın 257/3. maddesi yürürlükten kaldırılmış ise de; bu tarih itibariyle sanığın eylemlerinin, 6352 sayılı Kanunun 87. maddesi ile değiştirilen TCK'nın 252/2. maddesinde düzenlenen suça dönüştüğü ve bu düzenlemenin de sanığın aleyhine olduğunun anlaşılmasına, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Suçu 5237 sayılı TCK'nın 53/1-a maddesindeki yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle işlemesine rağmen hakkında 53/5. maddesi gereğince cezanın infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanık müdafii ile katılanlar vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu cihetin yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasına mahkemenin temel cezayı alt sınırdan tayini şeklindeki takdiri de gözetilerek "5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki yetkiyi kötüye kullanması suretiyle atılı suçu işleyen sanık hakkında 53/5. maddesi gereğince cezanın infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan hapis cezasının takdiren yarı miktarı olan 5 ay süre ile 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki yetkileri kullanmaktan yasaklanmasına" ibaresi eklenerek sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.