9. Ceza Dairesi 2021/12968 E. , 2023/6862 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/421 E., 2016/81 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Beraat TEMYİZ EDENLER : Katılan mağdur vekili, o yer Cumhuriyet savcısı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 say…
**9. Ceza Dairesi 2021/12968 E. , 2023/6862 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/421 E., 2016/81 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Beraat TEMYİZ EDENLER : Katılan mağdur vekili, o yer Cumhuriyet savcısı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Silifke Cumhuriyet Başsavcılığının 15.01.2015 tarihli ve 2015/101 Esas sayılı iddianamesi ile suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılması talep olunmuştur. 2. Silifke Ağır Ceza Mahkemesinin 18.02.2016 tarihli ve 2015/421 Esas, 2016/81 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediğinin sabit olmadığı gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraat kararı verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 07.03.2020 tarihli ve 14-2016/251874 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İsteği Somut gerçeğe ulaşmak adına yeterince araştırma yapılmadan ve katılan mağdurun çelişkili beyanlarına istinaden beraat kararı verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Katılan mağdurun tüm aşamalarda suça sürüklenen çocuğun kendisine karşı cinsel istismarda bulunduğunu samimi bir şekilde beyan ederek olay mahallini tarif etmesi ve husumet yokluğu karşısında sübuta eren eylemlerden ötürü mahkumiyet kararı yerine beraat kararı verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 2014 yılı yaz dönemi içerisinde kayden altı yaşında bulunan katılan mağdurun arkadaşları ile oyun oynamak için ... İlkokulunun bahçesine giderek vakit geçirdiği sırada adı geçenin yanına gelen suça sürüklenen çocuğun, katılan mağdurun elinde bulunan topacı alıp ısrarla istenmesine karşın geri vermekten imtina ettiği, devamında suça sürüklenen çocuğun katılan mağduru okulun karşısında bulunan atıl vaziyetteki binaya götürerek adı geçenin pantolonunu çıkararak göbeğine dokunduğu, 26.11.2014 günü katılan mağdurun ailesine durumu anlatması ile kolluk kuvvetlerine intikalin gerçekleştiği iddiasıyla görülen yargılama neticesinde Mahkemesince suça sürüklenen çocuğun aşamalardaki istikrarlı şekilde inkara dayalı savunması, katılan mağdurun aşamalardaki çelişkili anlatımları, katılan ile tanık ...'nin görgüye dayalı olmayan anlatımları, olay mahallinin iddia konusu suçun işlenmesine elverişli olmadığına dair 28.12.2014 tarihli kolluk tutanağı ve tüm dosya kapsamı itibariyle suça sürüklenen çocuğun suçları işlediğine dair delil bulunmadığı gerekçesiyle ayrı ayrı beraat kararı verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Hüküm Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, buna ilişkin gerekçelerin kanuni ve yeterli olduğu anlaşılmış, bu kapsamda hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1. 5271 sayılı Kanun’un 225 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan ''Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir'' şeklindeki düzenleme nazara alınarak yapılan değerlendirmede hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemden ibaret olduğu, açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması, davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulmasının kanuna aykırı olduğu gözetildiğinde, Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 15.01.2015 günlü iddianame ile suça sürüklenen çocuk hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan usulüne uygun açılmış dava bulunmadığı gözetilmeden bu suçtan beraat hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Anılan gerekçe ile Tebliğname'de onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. V. KARAR A. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Hüküm Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle; Silifke Ağır Ceza Mahkemesinin 18.02.2016 tarihli ve 2015/421 Esas, 2016/81 Karar sayılı kararında katılan mağdur vekili ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle; Silifke Ağır Ceza Mahkemesinin 18.02.2016 tarihli ve 2015/421 Esas, 2016/81 Karar sayılı kararın yönelik katılan mağdur vekili ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.10.2023 tarihinde karar verildi.