T.C. İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2025/380 Esas KARAR NO :2025/790 DAVA:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:25/06/2021 KARAR TARİHİ:13/11/2025 Mahkememizde görülen Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVA /Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; Davalı tarafından müvekkilleri aleyhine .... Asliye Ticaret Mahkemesi .... Sayılı kararı ile 31/03/2019 vade tarihl…
T.C. İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2025/380 Esas KARAR NO :2025/790 DAVA:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:25/06/2021 KARAR TARİHİ:13/11/2025 Mahkememizde görülen Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVA /Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; Davalı tarafından müvekkilleri aleyhine .... Asliye Ticaret Mahkemesi .... Sayılı kararı ile 31/03/2019 vade tarihli 20.000,00 USD bedelli bonoya dayanarak 113.246,00 TL (1 USD=5,6623 01/10/2019 tarihli dolar kuru) alacak miktarı ile ihtiyati haciz kararı alındığını, .... İcra Müdürlüğü'nün 2019/... E. Sayılı dosyası ile iddia edilen alacak esasa geçilmiş olup takip konusunu müvekkili ... tarafından borçlu sıfatı ile düzenlenip diğer müvekkili ... tarafından kefil sıfatı ile imza edildiği iddia olunan; 30.12.2018 vade tarihli 10.000,00 USD bedelli 26.01.2019 vade tarihli 50.000,00 USD bedelli 28.02.2019 vade tarihli 15.000,00 USD bedelli 31.03.2019 vade tarihli 20.000,00 USD bedelli 30.04.2019 vade tarihli 20.000,00 USD bedelli 31.05.2019 vade tarihli 20.000,00 USD bedelli 30.06.2019 vade tarihli 20.000,00 USD bedelli 30.07.2019 vade tarihli 20.000,00 USD bedelli 30.08.2019 vade tarihli 20.000,00 USD bedelli Olmak üzere 9 adet bono ihtiva eder bir ticari ilişki mevcut olmadığını, takip konusu senetler üzerindeki imzaların müvekkillerine ait olmadığını, müvekkillerinin davalıya karşı hiçbir borcu olmamasına rağmen ihtiyati haciz kararı alındığını ve başlatmış olduğu icra takibinin haksız ve kötü niyetli olduğunu, Davalı ... tarafından .... İcra Müdürlüğü 2019/... E. Sayılı dosya ile başlatılan takibe dayanak oluşturan senetlerin ön yüzünde borçlu sıfatıyla müvekkili ...'nun kefil sıfatı ile de müvekkili ...'nun isimleri ve imzaların kendilerine ait olmadığını, Senet metinleri üzerinde müvekkillerin isimlerinin "... ..." ve "... ..." olarak görüldüğünü , halbuki müvekkillerinin soy isimlerinin "..." değil "..."' olduğunu, belirterek ; Davanın kabulü ile müvekkilleri ... ve ...'nun davalı yana borcu olmadığının tespitine, .... İcra Müdürlüğü 2019/... E. İcra takibinin iptaline, dava konusu takip dosyasının teminatsız veya sayın mahkeme aksi kanaatte ise mahkemece uygun görülecek bir teminat mukabilinde ve işbu dosya kapsamında yapılacak yargılama neticesi verilecek mahkeme kararının kesinleşmesine kadar, davaya konusu borcun ödenmesini engeller mahiyette ve icra takibinin durdurulması amacıyla ihtiyat-i tedbir kararı verilmesine, haksız ve kötü niyetli olarak takip başlatan davalı taraf aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine dair karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP /Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle; ... Asliye Ticaret Mahkemesi 03/10/2019 tarih, 2019/... D.iş ve 2019/... Karar No kapsamında %15 teminat miktarı olan 113.246,00 TL yatırılmak suretiyle takip borçluları ... ile ... aleyhine ihtiyati haciz kararı alındığını, Akabinde .... İcra Müdürlüğü’nün 2019/... Esas sayılı dosyası kapsamında senetlerden kaynaklı olarak 04/10/2019 tarihinde kambiyo takibine geçildiğini, İhtiyati haciz mahkeme kararı alınmasını takiben, .... İcra Müdürlüğü 2019/... Esas sayılı dosyasından borçluların malvarlıkları sorgulanarak, aktif menkul, gayrimenkul ve 3. Şahıstaki alacakları gibi malvarlıkları üzerine ihtiyati hacizler uygulandığını, Davacı/borçlular aleyhindeki icra takibi kesinleşmesine mütakiben kesin haciz işlemlerine başlanıldığını, Borçlu ... adına kayıtlı 35 adet aktif taşınmazlarına kayden haciz şerhleri işlendığını, tapu takyidatları incelendiğinde taşınmazların kaydında ipotek şerhleri ile diğer haciz alacaklılarının toplam 27.000.000,00 TL’ye yakın borç kaydı olduğunun görüldüğünü, ipotekli taşınmazlar cebri icra yolu ile ipotek alacaklıları tarafından hemen hepsi satışa çıkarıldığını,bu taşınmazlar kaydında haciz şerhi olmasına rağmen ipotek borcunu karşılanmadığından müvekkili alacaklıya herhangi bir ödeme gelmediğini, Diğer borçlu ... adına sorgu yapıldığında ise bu kişiye ait herhangi bir menkul, gayrimenkul,3. Kişilerde hak ve alacağa rastlanılmadığını,tasarrufun iptali davasının açılmasının üzerinden yaklaşık 1,5 yıl geçmesi ve davacı ... vekili tarafından tasarrufun iptali davasına da süresinde cevap verilmesine rağmen ve tüm haciz işlemlerine hiçbir şekilde itiraz edilmediğinden, davacıların menfi tespit davası açmakta kötü niyetli olduklarını bildirmiştir . Davalı vekili ayrıca; .... İcra Müdürlüğü 2019/... Esas sayılı dosyası kambiyo takiplerine mahsus haciz yolu olduğu, icra takibine geçildikten sonra 2004 Sayılı İcra Ve İflas Kanunu gereği senetteki borçlu ve kefillerin tamamının icra dosyasında müteselsil ve müştereken borçlu konumuna geçtiğini, Söz konusu icra dosyasına konu 9 adet bono, kambiyo senetleri mahiyeti gereği şekil ve kurucu unsurlarına sahip olup, kambiyo senetlerinden olduğunu, işbu senetlere esas gerek mahkemeden ihtiyati haciz kararı alınmış gerekse icra müdürlüğü tarafından icra takibine geçilmiş olduğunu, somut olayda taraflar arasında ticari ilişki olup olmaması kambiyo takiplerine mahsus haciz yoluna engel olmadığını Davacılar vekili dava dilekçesinde değindiği diğer bir konu icraya konu bonolardaki soy ad yazımında "Lordoğlu" yerine "..." yazıldığı, bu sebeple senetlerdeki el yazısının borçlulara ait olmadığını beyan etmiş ise de ...’nun vekili tarafından tasarrufun iptali davasına sunulan cevap dilekçesinde bile müvekkilinin soy adını " ..." şeklinde yazdığını, bu şekilde kayıtlara geçtiğini, Davacılar vekilinin dilekçesinde sürekli olarak müvekkillerinin borçlu olmadıkları, senetlerdeki imza ve yazılarının müvekkillerine ait olmadığını iddia etmiş ise de bu hususla ilgili davacılar tarafından açılmış veya yürütülen herhangi bir Cumhuriyet Savcılığı dosyası bulunmadığını belirterek ; Davacı taraftan eksik alınan harç bedelinin yasal sürede tamamlattırılmasını, yasal sürede davacılar tarafından eksik harç mahkeme veznesine depo edilmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini,Usul ve esasa uygun yürütülen .... İcra Müdürlüğü 2019/... Esas sayılı dosyasının devamına, Davacı tarafın haksız şekilde istemiş olduğu ihtiyati tedbir talebinin Reddine, eğer ki Sayın mahkemenizce ihtiyati tedbir kabulü ile takibin durdurulmasına karar verilecek ise de dava değerinin .... İcra Müdürlüğü 2019/... Esas sayılı dosyasının 26/06/2021 tarihli dosya alacağının değerinin alınması ve yatırılacak teminat bedellerinin bu bedel üzerinden hesap edilerek vezneye davacılar tarafından depo edilmesine, Tamamı ile kötü niyetli açılan davacı tarafları ayrı ayrı olmak üzere %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin davacı taraflara ayrı ayrı yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava İİK 72 gereğince icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkememizce yapılan 27/01/2022 tarihli duruşma da taraflar arasındaki uyuşmazlık ... İcra müdürlüğünün 2019/... Esas sayılı takip dosyası nedeniyle İİK 72 gereğince menfi tespit istemi konusunda olduğu, davacıların takibe konu 9 adet bono üzerindeki imzaların kendilerine ait olmadığı, senette yazılı ... soyisminin doğru olmadığı, her iki tarafından %20 den az olmayan kötü niyet tazminatı talebi bulunduğu şeklinde tespit edilmiştir. Mahkememizce 08/09/2022 tarih, 2021/.... esas, 2022/... karar sayılı karar ile; "..1-Davanın kabulüne, davacı ... ( TC no:...) ve davacı ... (TC no: ...) nun ... İcra müdürlüğünün 2019/... esas sayılı takip dosyasında takibe konan 30.12.2018 vade tarihli 10.000,00 USD bedelli 26.01.2019 vade tarihli 50.000,00 USD bedelli 28.02.2019 vade tarihli 15.000,00 USD bedelli 31.03.2019 vade tarihli 20.000,00 USD bedelli 30.04.2019 vade tarihli 20.000,00 USD bedelli 31.05.2019 vade tarihli 20.000,00 USD bedelli 30.06.2019 vade tarihli 20.000,00 USD bedelli 30.07.2019 vade tarihli 20.000,00 USD bedelli 30.08.2019 vade tarihli 20.000,00 USD bedelli 9 adet bono nedeniyle davalı takip alacaklısı ... e ( Tc no: ...) borçlu olmadığının tespitine, ... İcra müdürlüğünün 2019/... esas sayılı takibin iptaline, 198.221,40 USD karşılığı 1.131.487,40 TL nin %20 si oranında kötü niyet tazminatının davacılar lehine davalıdan tahsiline" dair karar verilmiştir. Davalı vekilinin kararı istinaf etmesi üzerine dosya bölge adliye mahkemesine gönderilmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi 30/04/2025 tarih, 2023/66 esas, 2025/645 karar sayılı ilamında; "...Senetteki imzanın borçluya ait olduğunun ispat külfeti senet elinde olup, takibe başlayan ve imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir. (HGK 26/04/2006 tarih, 2006/12-259 E., 2006/231 K. sayılı kararı) Bu durumda davanın niteliği itibari ile imzanın borçluya ait olduğunu kanıtlama külfeti alacaklıya aittir. İİK 170/a-son fık., (Ek fıkra: 09/11/1988 - 3494/34 md.) Her ne suretle olursa olsun, imza inkarı itirazı geri alınmış veya borç kısmen veya tamamen kabul edilmiş ise bu madde hükmü uygulanmaz. HGK 14/03/2012 tarih, 2012-12-62 esas, 2012-142 karar sayılı kararında;" Tüm bu açıklamalar göstermektedir ki, direnme gerekçesinde yer verildiğinin aksine, taraflar arasında ticari ilişkinin varlığı; borçlunun, daha önce aynı şekilde düzenlenen çekleri hiç itirazsız ödediği; davacı/borçlunun bu şekilde davalı/alacaklıda güven duygusu oluşturduğu; daha önce görülüp kesinleşen ve tarafları aynı olan mahkeme kararıyla belirgindir. Hal böyle olunca, davalı/alacaklının, eldeki davanın dayanağı çekleri takibe koymakta kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğunu kabule olanak bulunmamaktadır. Davacı/borçlu bunun aksini de kanıtlayabilmiş değildir. O halde, mahkemenin; gerekçesi yerinde değilse de, sonucu itibariyle doğru bulunan, kötü niyet tazminatı ve para cezası taleplerinin reddine ilişkin direnme kararının; yukarıda açıklanan, değişik gerekçelerle onanması gerekir."denilmektedir. Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde davacılar tarafından icra takibine konu senetlerdeki imzanın kendilerine ait olmadığını ileri sürdükleri, imzaya itirazın mutlak itirazlardan olduğu herkese karşı ileri sürülebileceği ATK raporu ile icra takibine konu senetlerdeki imzanın davacıların eli ürünü olmadığı tespit edilmiş ise de davalı tarafından taraflar arasında ki temel ilişkiye dayalı olarak sıralı çekler verildiği ve üç adetinin ödendiğini ileri sürdüğü davalı tarafından 10/02/2022 tarihli dilekçesi ile ... Genel Müdürlüğü'ne ve Ataşehir şubesine müzekkere yazılarak üç adet bononun ödenip ödenmediğinin sorulmasını talep ettiği mahkemece müzekkere yazılmadığı, 24/03/2022 tarihli davalı vekili dilekçe ekinde watsap yazışmalarını ve 05/11/2018 tarihli senet ödeme dekontunu ibraz ettiği mahkemece bu belgeler de değerlendirilmeden eksik inceleme neticesinde karar verildiği anlaşılmıştır. Tüm bu nedenlerle davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın esastan incelenmesi için ait olduğu mahkemeye iadesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile mahkememiz kararını kaldırmıştır. Mahkememizce kaldırma kararı doğrultusunda yargılamaya devam edilmiştir. Tüm dosya kapsamına göre; Taraflar arasında sıralı senetler verildiği, senetlerden davaya konu edilmeyen 25.09.2018 tanzim tarihli 31.10.2018 vade tarihli 10.000,00-USD bedelli, 25.09.2018 tanzim tarihli 31.11.2018 vade tarihli 10.000,00-USD bedelli ve son olarak 25.09.2018 tanzim tarihli 31.01.2019 vade tarihli 10.000,00-USD bedelli senetlerin karşılığı olan bedellerin davalıya ödendiğine ilişkin kayıtların bulunduğu görülmektedir. 25.09.2018 tanzim tarihli 31.10.2018 vade tarihli 10.000,00-USD bedelli senedin ödendiği ancak senet aslının ilgilisi tarafından teslim alınmadığı, 25.09.2018 tanzim tarihli 31.11.2018 vade tarihli 10.000,00-USD bedelli ve 25.09.2018 tanzim tarihli 31.01.2019 vade tarihli 10.000,00-USD bedelli senetlerin ... tarafından ödendiği ve senet asıllarının ... tarafından teslim alındığı anlaşılmıştır. Davalılar ödemeyi yapan ... ile fiili veya organik bağ içinde olmadıklarını beyan etmişlerdir. Ancak dosya içerisinde bulunan kayıtlara göre, ... ile ...'nun bir dönem Av. Hamdi Say isimli avukat tarafından temsil edildikleri, İstanbul ... İcra Müdürlüğü 2019/.... Sayılı dosyasında yine ... ile ...'nun borçlu sıfatının yer aldığı, yine ....İcra Müdürlüğünün talimat yazısı neticesinde ....İcra Müdürlüğünün ... Tal. Sayılı dosyasında 29.01.2021 tarihinde borçlular ... ve ... aleyhine gerçekleştirilen hacze istinaden ...'ın aynı zamanda şube yetkilisi olduğu ... .... Ltd.Şti. tarafından istihkak iddiasında bulunulduğu, ...'nun yine ...'ın aynı zamanda şube yetkilisi olduğu ... .... Ltd.Şti. bünyesinde işçi olarak çalışması nedeniyle maaşına haciz işleminin gerçekleştirildiği görülmektedir. ...'ın uzunca bir süreden beri borçlularla fiili bir birliktelik içinde olduğu görülmektedir. Sıralı senetlerin iki tanesinin ... tarafından ödenerek asıllarının da teslim alındığı sabit olup, yükümlülük altında bulunmayan birinin kendi namına ödeme yapması hayatın olağan akışı içerisinde pek mümkün görünmemektedir. ... ile davacıların belirtilen açıklamalar doğrultusunda fiili ve ekonomik birliktelik içinde oluşu karşısında, ... tarafından ödenen sıralı senetlerin dışında kalan senetlere karşı davacılar tarafından imza itirazında bulunulması çelişkili davranış yasağına aykırılık teşkil edeceğinden, davaya konu senetlerdeki imzaların davacılara ait olmamasının bu aşamada bir öneminin bulunmayacağının da anlaşılması karşısında davanın reddine ve de teminat yatırılarak takip durdurulmadığı için davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Yukarıda açıklanan nedenlerle; H Ü K Ü M / 1-Sabit olmayan davanın reddine, davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince peşin alınan 19.322,98-TL den 615,40-TL maktu karar harcının mahsubu ile kalan 18.707,58-TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, 3-Davalı vekili lehine karar tarihindeki avukatlık asgari ücret tarifesi üzerinden hesap olunan 176.408,24-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 4-Davalının yapmış olduğu 114,65-TL tebligat giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-HMK 333. md. uyarınca davacı tarafından yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası talebi halinde davacıya iadesine, Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul BAM da istinaf yolu açık olmak üzere oy çokluğu ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.13/11/2025 Başkan ... e-imzalıdır Muhalefet şerhi vardır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır