T.C... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ T.C. ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/650 Esas KARAR NO : 2025/946 (İnceleme aşamasında / Duruşmasız) (Davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine - davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile kararın kaldırılarak yeniden hüküm kurulması 353/1-b-2) T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNC…
T.C... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ T.C. ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/650 Esas KARAR NO : 2025/946 (İnceleme aşamasında / Duruşmasız) (Davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine - davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile kararın kaldırılarak yeniden hüküm kurulması 353/1-b-2) T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/07/2024 NUMARASI : 2016/197 Esas-2024/404 Karar DAVANIN KONUSU : Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Tazminat KARAR TARİHİ : 04/11/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 27/11/2025 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat davasında mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dairemize gönderilen dosyanın yapılan istinaf incelemesi sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İSTEM; Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; Müvekkilince, ... HES projesi kapsamında Mülga Elektrik Piyasasında İletim ve Dağıtım Sistemlerine Bağlantı ve Sistem Kullanımı Hakkında Tebliğin 6. maddesine göre ...'ın uhdesinde olan iletim yatırımını 2.999.516,82 TL harcayarak gerçekleştirdiklerini, geçici kabulünün yapıldığını, davalının 30.03.2010 tarihinde yayımlanan Enerji Piyasası İletim ve Dağıtım Sistemlerine Bağlantı ve Sistem Kullanımı Hakkında Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ'in 3. maddesi ile 26.04.2010 tarihinde EPDK kurul kararı ile kabul edilen "Geri Ödemeye Esas Gerçekleşen Yatırım Tutarı Tespit Metodolojisinde"ki kurallar çerçevesinde 1.191.227,03 TL olarak geri ödemeyi hesapladığı ve müvekkiline 30.05.2014 tarihinden itibaren 31.10.2023 tarihine kadar aylık 29.926,89 TL olarak ödemeye başlandığını ve ödemeye devam edildiğini, ancak iş bu geri ödemeye esas alınan kurul kararının iptali için açılan davanın Danıştay 13. Dairesinin 31.03.2015 tarihli kararı ile “...anılan düzenlemelerin tesislerin inşa edileceği araziden veya coğrafi konumdan kaynaklanacak maliyet farklılıklarını yansıtacak bir düzenleme olmadığı, bu durumun farklı coğrafi konum ve arazilerde inşa edilecek tesisler açısından hakkaniyete aykırı durumlara yol açacak nitelikte olduğu...” gerekçesiyle, iptal edildiğini, yerleşmiş içtihatlarda belirtildiği üzere; iptal kararlarının geriye yürüdüğü, iptal edilen kararın hiç alınmamış gibi ilke olarak eski durumun kendiliğinden geri geldiğini, iptal edilen kararın davacıdan başka kişileri de ilgilendirecek nitelikte ise davada taraf olmayan fakat iptal edilen kararla ilgisi bulunan üçüncü kişileri de etkileyeceği, bu nedenle davalı tarafından geri ödemeye esas alınan kurul kararına dayanılarak yapılan ödemenin hukuki dayanağının kalmadığı, müvekkili tarafından iletim yatırımına ilişkin masraf ve ödemeler ile davalı yanca yapılan ve yapılacak ödemelerin belirli olduğunu, bu nedenle arada oluşan geri ödemeye esas gerçekleşen yatırım tutarı farkının Danıştay kararı çerçevesinde değerlendirilerek, hesap edilmesi gerektiğini belirterek; müvekkili şirketin 154 kV Tirebolu TM'de Hat Fideri, 154 kV ... HES-154 kV Tirebolu TM arası 154 kV, 11,67104 km tek devre MCM iletkenli OPGW E.İ. Hattı Tesisini gerçekleştirdiğini, KDV hariç 2.999.516,82 TL yatırımın müvekkili şirket tarafından harcandığını, ... tarafından ödenen ve ödenmeye devam edilen tutarın ise 1.191.227,03 TL kadar olduğunu, bu sebeple müvekkilinin alacağının tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda artırılmak üzere şimdilik asgari 10.000,00 TL'nin davalı yanca geçici kabulün yapıldığı 27.09.2012 tarihinden itibaren işleyecek gecikme zammı ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. YANIT: Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; Davacı ile imzalanan Bağlantı Anlaşması kapsamında davacı tarafından yapılan yatırımın geri ödeme metodolojisi çerçevesinde müvekkili teşekkül tarafından davacıya ödenmekte olduğunu, 93 MW kurulu gücündeki ... Barajı ve HES'in iletim sistemine bağlantısını teminen akdedilen 01.07.2008 tarihli Bağlantı Anlaşmasının ticari unvan değişikliği nedeniyle 05.02.2014 tarihinde revize edildiğini, söz konusu Bağlantı Anlaşmasının 5. maddesi hükmü çerçevesinde ... tesislerine bağlanmak isteyen davacının bağlantıyı sağlamak için gerekli hatları ve tesisleri kendisinin yaptığını ve tamamladığını, teşekküllerince bu bağlantı nedeniyle yapılan masrafların davacıya taksitle geri ödenmekte olduğunu, ancak teşekküllerince geri ödeme yapılırken yatırımcının yaptığı masrafın aynen ödenmediğini, EPDK tarafından onaylanan Geri Ödemeye Esas Gerçekleşen Yatırım Tutarı Metodolojisine göre tesisin ne kadara yaptırılabileceği hesaplanarak bulunan bedelin dikkate alındığını, Danıştay kararı doğrultusunda Teşekküllerince yeni bir Geri Ödemeye Esas Gerçekleşen Yatırım Tutarı Metodolojisinin hazırlanarak EPDK'nın onayına sunulduğunu, söz konusu metodoloji EPDK tarafından onaylandığında tüm geri ödeme hesaplarının tekrar yapılarak bildirileceğini, yeni metodoloji yürürlüğe girdiğinde bu metodoloji uyarınca yapılacak hesaplamanın da taraflar açısından bağlayıcı olacağından bilirkişi tarafından metodoloji yürürlüğe girmeden bir hesaplama yapılamayacağı, 6446 sayılı E.P.K. nun 8. maddesi hükmü çerçevesinde yürürlüğe giren E.P. Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliğinin 20. maddesi 3 ve 4. fıkraları gereğince teşekküllerinin hazırlanan metodolojinin, EPDK tarafından onaylanmasını beklemekten başka çaresi olmadığını, Bağlantı Anlaşmasının 23. maddesinde” Bu anlaşmanın yürürlük tarihinden sonra mevzuat değişiklikleri taraflar açısından bağlayıcıdır” denildiğini, davacı ile imzalanan Bağlantı Anlaşmasının Ek-4'ü olan Tesis Sözleşmesinin 2. maddesinde geri ödemeye esas gerçekleşen yatırım tutarı metodolojisine göre belirleneceğinin öngörüldüğünü, davalıya yapılacak ödeme süresinin 10 yıl gibi uzun bir süreç olacağı göz önünde bulundurulduğunda, metodolojinin onayı sürecinin tamamlanmasının beklendiğini, Bağlantı Anlaşması Ek-4 Tesis Sözleşmesi kapsamında 154 KV Tirebolu TM. de bir adet Hat Fiderinin kabul onayının 27.09.2012 tarihinde, 154 kV ... HES-Tirebolu arası E.İ. Hattının geçici kabul onayının 25.11.2013 tarihinde yapıldığını, toplam yatırım tutarı olan 1.191.227,03 TL'nin faturasının teşekküllerince davacı hesabına gönderildiğini, 171.537,69 TL KDV nin de banka hesabına havale edildiğini, 10.03.2015 tarihinde gönderilen yazıları ile Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliğinin sisteme erişim ve sistem kullanım hakları başlıklı 38. maddesi ve EPDK'nun 22.12.2011 tarihli kararının 7. maddesi çerçevesinde davacıya ödenmesi gereken yatırım tutarı bedellerinin, aylık sistem kullanım bedellerinden mahsup edileceğini, Nisan 2014 döneminden itibaren Ocak 2015 dönemi dahil eksik mahsup edilen aylık sistem kullanım farkı 424.703,44 TL'den sehven ödenen 1.317,79 TL tutarındaki faiz düşüldükten sonra 423.385,65 TL tutarın hesaplarına havale edileceğinin bildirildiğini, teşekküllerince Bağlantı Anlaşması kapsamında tesis edilen bedeli iletim sistem kullanıcısı şirket tarafından karşılanan E.İ. Hattına ilişkin kamulaştırma harcamaları için davacı şirket tarafından teşekküllerine 2.030.392,22 TL ödeme yapıldığını, gerçekleşen yatırım tutarından kalan 607.639,35 TL ile birlikte 2.638.085,57 TL tutarın Şubat 2015 tarihinden itibaren bedel tamamlanıncaya kadar iletim sistem kullanım bedellerinden eksik ödeme yapılmak suretiyle mahsup edileceğinin bildirildiğini, ancak yeni metodoloji EPDK tarafından onaylandıktan sonra gerçekleşen yatırım tutarının yeniden hesaplanacağını ve bundan sonra davacı ile teşekkülleri arasındaki uyuşmazlığın kendiliğinden sona ereceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/07/2024 tarihli 2016/197 Esas 2024/404 Karar sayılı kararında özetle; Tüm dosya kapsamı, dava, cevap, taraflar arasında 01.07.2008 tarihinde imzalanan, ticari unvan değişikliği nedeniyle 05.02.2014 tarihinde revize edilen Bağlantı Anlaşması ile davacının Tirebolu TM-... HES tek devre E.İ. Hattı ile Tirebolu TM de 1 adet fider tesisi işi 1.679.276,15 TL bedelle yaptığı ve ...’ça 2010 tarihli EPDK nın onayladğı " Geri Ödemeye Esas Gerçekleşen Yatırım Tutarı Tespit Metodolojisi”ne göre hesaplayarak 1.191.227,03 TL olarak sistem kullanım bedelinden mahsup ederek ödediği, ancak iş bu 2010 tarihli metodolojinin açılan davalar nedeniyle Danıştayca iptal edildiği, davalı tarafından hazırlanan EPDK ca onaylanan 16.11.2016 tarihlinde yürürlüğe giren Metodoloji kapsamında, davalı ...'ce 22.04.2019 tarihinde yeniden hesaplama yapıldığı, davacıya 410.235, 79 TL tesis bedeli ve 51.689,71 TL KDV alacağı olmak üzere toplam 461.925,50 TL nin, davacı tarafından, davalı ...’a ihtirazi kayıtla faturalandırıldığı ve 14.05.2019 tarihli sistem kullanım bedelinden mahsup yoluyla ödeme yapıldığı, bilahare iş bu dava devam ederken bu Metodolojinin de iptali üzerine EPDK tarafından son olarak düzenlene 09.12.2021 tarih ve 10607 sayılı kurul kararı ile yürürlüğe konulan “Geri Ödemeye Esas Gerçekleşen Yatırım Tutarı Tespit Metodolojisi” yürürlüğe girdiğini, gerek bu düzenleme ve de gerekse bağlantı anlaşması hükmü gereğince önceden yapılan işe ilişkin olarak da bu metodolojinin uygulanacağı anlaşıldığından, mahkememizce, EPDK tarafından son olarak düzenlene 09.12.2021 tarih ve 10607 sayılı kurul kararı ile yürürlüğe konulan “Geri Ödemeye Esas Gerçekleşen Yatırım Tutarı Tespit Metodolojisi” dikkate alınarak, arazi ve coğrafi konum kaynaklı maliyet artışlarınında geri ödeme tutarının mahallinde keşif icra edilerek hesaplanmasına ilişkin son heyet raporu alındıktan sonra bu raporun usul ve yasal mevzuata uygun hazırlandığı görülmekle, bu heyetçe yapılan hesaplamaya göre davacıya ödenmesi gereken yatırım bedelinin 2.746.433,76 TL olduğu ve bunun 2.398. 713,78 TL olarak davalıca kabul edilerek davacıya ödeme yapıldığı, bakiyesi olan (2.746.433, 76 TL - 2.398.713,78 TL) = 347.719,98 TL nin eksik hesap edildiği ve ödenmediği anlaşılmıştır. Davalı tarafından dava sırasında düzenlenen ve yürürlüğe giren yeni metodolojilere göre yaptığı hesaplama ile ödenen 483.503,84 TL yönünden dava konusuz kalmış, yine bu ödeme nedeniyle davanın açılmasına davalı neden olmadığından yargılama gideri ve vekalet ücretinden bu miktar yönünden davalının sorumlu olmayacağı kabul edilmiştir. Yine bu şekilde yapılan ödeme kısmı için temerrüdün de gerçekleşmediği nazara alınarak davacı vekilinin geç ödemeden kaynaklı temerrüt faizi isteminin de yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Ancak dava tarihinden sonra yargılama sırasında yürürlüğe giren ve geçmişe etkili metedolojiden kaynaklı eksik hesaplamadan doğan 347.719,98 TL fark yönünden, davalı temerrütünün eksik hesap ve ödeme tarihinde gerçekleştiği kabul edilerek, bu eksik ödenen kısmın avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar vermek gerekiştir. Ayrıca davacı vekilinin ısah ile arttırılan ve dava konusu ettiği 483.503,84 TL lik kısmın davadan sonra ödenmesi nedeniyle, bu kısım yönünde dava konusuz kaldığından ve de davacının dava açmasında haklı olduğu kabul edilerek, bu kısım yönünden davalı aleyhinde yargı gideri ve vekalet ücretine hükmedilmiş, aşağıdaki şekilde karar verilmiştir gerekçeleri ile davanın kısmen kabulüne, 347.719,98 TL'nin 06/04/2023 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 2/2 maddesi kapsamında değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, eksik ödendiği belirtilerek ödenmesi talep edilen 483.503,84 TL yönünden ise dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, fazlaya ilişkin istemin reddine dair karar verildiği görülmüştür. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili tarafından verilen 03/06/2025 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından ... HES projesi kapsamında mülga Elektrik Piyasasında İletim ve Dağıtım Sistemlerine Bağlantı ve Sistem Kullanımı Hakkında Tebliğin 6. maddesine göre ...’ın uhdesinde olan iletim yatırımının gerçekleştirildiğini, davalı ... tarafından müvekkili tarafından yapılan ve 2.999.516,82 TL harcanan iletim yatırımının geçici kabulünün yapıldığını, müvekkili şirket tarafından gerçekleştirilen iletim yatırımına ilişkin geri ödeme tutarının, 26.04.2010 tarih ve 2536 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu kararıyla kabul edilen; Geri Ödemeye Esas Gerçekleşen Yatırım Tutarı Tespit Metodolojisi'ne göre ... tarafından 31.03.2014 tarihinde 1.191.227,03 TL olarak hesaplandığını, 26.04.2010 tarih ve 2536 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu kararıyla kabul edilen; Geri Ödemeye Esas Gerçekleşen Yatırım Tutarı Tespit Metodolojisi Danıştay 13. Dairesinin 31.03.2015 tarih ve 2010/2546E. 2015/1256K. sayılı kararıyla söz konusu Kurul Kararının iptal edildiğini, Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin isabetle verdiği diğer kararlarda olduğu gibi düzenleyici bir işlemin mahkemece iptal edilmedikçe veya yetkili kurum tarafından geri alınmadıkça geçerli ve yürürlükte olduğunu, müvekkili şirket tarafından açılan işbu dava ya da başkaca şirketler tarafından açılan kurul kararının iptal davaları sonuçlanıp kurul kararı iptal olmadığı müddetçe dava konusu bedellerin EPDK tarafından enerji piyasasında faaliyet gösteren şirketlerin lisanslarına derç edilmiş olan EPDK’nın meri mevzuatına uyma yükümlülüğü nedeniyle tahsil edileceğini, EPDK’nın düzenleyici işlemi iptal edilmiş ise, anılan karara göre fazladan alınan bedelin iadesinin gerektiğini, Danıştay 13. Dairesinin iptal gerekçelerinde yer alan arazi ve coğrafi konumdan kaynaklı maliyet farklılıklarının gözetilmek suretiyle yapılacak bilirkişi incelemesi doğrultusunda alacağın belirli hale gelmesinden sonra artırılmak üzere 04.03.2016 tarihinde belirsiz alacak davası açıldığını, davanın devamı sırasında Danıştay 13. Dairesinin 31.03.2015 tarih ve 2010/2546E. 2015/1256K. sayılı kararıyla verilen iptal kararına istinaden, 16.11.2016 tarih ve 6593-20 sayılı düzenleyici işlem mahiyetinde kurul kararı alındığını ve 26.11.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlandığını, iletim yatırım geri ödeme metodolojisine ilişkin alınan yeni Kurul kararının henüz kabulünün yapılmadığını, iletim yatırımlarında uygulanması ve tamamlanmış iletim yatırımlarının ise iptal kararındaki esaslar doğrultusunda hesaplanması gerekirken, davalı ... tarafından yeni metodolojiye göre müvekkili şirketin iletim yatırımı 28.03.2017 tarihli yazı ile yeniden hesaplandığını ve 455.769,55TL fark çıkarıldığını, yerel mahkemece müvekkili şirketin Tirebolu TM-... HES tek devre E.İ. Hattı ile Tirebolu TM de 1 adet fider tesisi işi davalı ... adına yapmış olduğu harcama kapsamında 23.12.2023 tarihli bilirkişi raporunda sadece, Tirebolu TM-... HES tek devre E.İ. Hattı için eksik ödeme hesabının yapıldığı, müvekkili şirketin iletim yatırımını ...'ın son faturayı düzenlediği tarihte değil, 11.09.2013 tarihinde teslim etmiş olduğunu, dava sırasında ... tarafından yapılan ek ödemelerin vadesinde ödenmediği hususları gözardı edilerek karar verildiğini, yerel mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporuyla eksik ödendiği sabit olan 483.503,84 TL yönünden davanın konusuz kalmadığını, yerel mahkeme kararının; "... tarafından hiç ödenmeyen KDV hariç 831.223,82-TL'nin davalı yanca elektrik iletim hattının geçici kabulünün yapıldığı 11.09.2013 tarihinden itibaren", bu tarihlerden itibaren talebimiz kabul edilmez ise "...'IN İLK ÖDEME YAZISI TARİHİ OLAN 31.03.2014 TARİHİNDEN itibaren işleyecek gecikme zammı ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine" şeklinde düzeltilmesine karar verilmesi gerektiğini, davalının temerrüt tarihi olarak davalı müvekkili şirketin düzenlemiş olduğu 06.04.2023 tarihinin kabulünün mümkün olmadığını, işbu davanın Danıştay 13. Dairesinin 31.03.2015 tarih ve 2010/2546E. 2015/1256K. sayılı iptal kararına dayalı olarak eksik ödenen iletim yatırım geri ödeme tutarının davalıdan tahsili amacıyla açıldığını, mahkemenin kararında yer alan son fatura tarihi olan 06.04.2023 tarihinin temerrüt tarihi olarak kabul edilmemesinin bir diğer sebebinin ise, yaklaşık on yıl önce kabulü yapılan tesiste, yeni bir geçici kabul bulunmaması olduğunu, ...'ın ilk geri ödemesini hukuka aykırı olarak hesapladığını, bu hususun Danıştay iptal kararlarıyla sabit olduğunu, iptal kararının geçmişe etkili sonuç doğurmakta olup, bilirkişinin hesap etmiş olduğu tutarın; ...'ın ilk hesaplamasının yerine geçtiğini, işbu davanın eser sözleşmesi olmayıp, davalı ... nam ve hesabına ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde hizmet sunma niteliğinde, hizmet sözleşmesine yakın özelliklere sahip "sui generis" bir sözleşme niteliğinde olduğunu, bu kapsamda işbu davanın yukarıda izah edilen çerçevede 04.03.2016 tarihinde belirsiz alacak davası olarak açıldığını, bu sebeplerle istinaf başvurularının kabulü ile ... tarafından vadesinde ödenmeyen ve yerel mahkemece değerlendirilmeyen kısma ilişkin olarak istinaf talepleri doğrultusunda "... tarafından vadesinde ödenmeyen KDV hariç 1.207.486,75 TL tutarın, TBK 100. madde hükmü tatbik edilmek suretiyle, ...'ın iletim sistem kullanım bedelinden mahsup ederek ödediği tutarların infaz aşamasında değerlendirilerek; davalı yanca geçici kabulün yapıldığı 27.09.2012 ve 11.09.2013 tarihlerinden itibaren, bu tarihlerden itibaren talepleri kabul edilmez ise ...'IN İLK ÖDEME YAZISI TARİHİ OLAN 31.03.20214 TARİHİNDEN itibaren işleyecek gecikme zammı ile birlikte davalıdan tahsili" şeklinde yeniden hüküm tesis edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili tarafından verilen 17/06/2025 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle; Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/197 E. Ve 2024/404 K. Sayılı kararı ile verilen kısmen kabul kararının istinaf incelemesinde kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, gerekçeli kararın hüküm kısmının 6. kararında vekalet ücretine 831.223,82 TL üzerinden hesaplama yapılarak hükmedildiğini, davada davanın kısmen kabulü ile 347.719,98 TL'nin 06.04.2023 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte ödenmesine karar verildiğini, 483,503,84 TL yönünden ise karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğini ancak bu miktar alacağın da vekalet ücreti hesaplamasında hesaba dahil edildiğini, yeni metodoloji ve hasaplama yöntemi yürürlüğe girmeden, ...'ın ödemesi/iade alması gereken miktarın belirlenebilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle yargılama aşamasındaki ödemelerin aleyhe vekalet ücreti hesaplamasında teşekkülüne yüklenmesinin hukuka uygun olmadığını, her iki sebepten de ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ilk derece mahkemesine sunmuş oldukları beyanlarında da belirttikleri gibi söz konusu metodolojinin yeniden düzenlendiğini ve EPDK'nın 09.12.2021 tarih, 10607 no'lu kararı ve 14/12/2021 tarihli ve 31689 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdiğini, yürürlükte olan bağlayıcı bir metodoloji bulunduğunu, bu sebeple ilgili davanın konusu kalmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, aynı konulu başka bir davada da Yargıtay'ın, beyanlarına benzer olarak Geri Ödemeye Esas Gerçekleşen Yatırım Tutarı Tespit Metodolojisinin taraflar için bağlayıcı olduğuna karar verdiğini, yeni metodoloji ve hasaplama yöntemi yürürlüğe girmeden, ...'ın ödemesi/iade alması gereken miktarın belirlenebilmesinin mümkün olmadığını, bu sebeple davacının geriye dönük faiz talebinin de reddedilmesi gerektiğini, ortada henüz ne vade ne de borç varken geriye dönük faiz talebinin hukuka aykırı olduğunu, 14/12/2021 tarihli ve 31689 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Metodoloji ile birlikte tüm hesaplamaların yapıldığını ve mevzuata uygun olarak fark ödendiğini, davacının faiz talep ettiği vade tarihindeki Geri Ödemeye Esas Gerçekleşen Yatırım Tutarı Tespit Metodolojisi ile şuan yürürlükteki Geri Ödemeye Esas Gerçekleşen Yatırım Tutarı Tespit Metodolojisi arasındaki farkı teşekküllerinin önceden hesaplayabilmesinin mümkün olmadığını, 14/12/2021 tarihli ve 31689 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Geri Ödemeye Esas Gerçekleşen Yatırım Tutarı Tespit Metodolojisinin Geçici 1. Maddesinde, mülga metodolojilere tabi olanlara da bu metodolojinin uygulanacağının açık olarak belirtildiğini, bu sebeple yürürlükte bir mevzuat varken bu mevzuata aykırı bir hesaplama yapılmasının mümkün olmadığını, davanın reddedilmesi gerektiğini, istinaf başvuru dilekçelerinde belirtilen karardaki durumla benzer olarak 14/12/2021 tarihli ve 31689 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Geri Ödemeye Esas Gerçekleşen Yatırım Tutarı Tespit Metodolojisinin Geçici 1. Maddesinde, mülga metodolojilere tabi olanlara da bu metodolojinin uygulanacağının açık olarak belirtildiğini, bu sebeple yürürlükte bir mevzuat varken bu mevzuata aykırı bir hesaplama yapılmasının mümkün olmadığını, bu sebeple de ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddedilmesi gerektiğini, tesis edilen EİH güzergahı ile emsal EİH güzergahının coğrafi konumunun ve arazi zorluğunun farklılık göstermesi sebebiyle oluşan maliyet farklılıklarının; coğrafi konum katsayısı ve arazi zorluk katsayısına formülde yer vermek marifetiyle kilometrik fiyatların zorluk derecesi oranında artışını sağlamakla hakkaniyetli bir geri ödeme tutarının hesaplanmasının sağlandığını, ilk derece mahkemesi kararında belirlenen faiz türünün de hukuka aykırı olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte faiz türünün kanuni faiz olması gerektiğinin açık olduğunu, anılan yasal düzenlemeler uyarınca, teşekküllerinin EPDK tarafından onaylanarak yürürlüğe giren yeni metodolojiye göre hesaplama yapması zorunluluk olup ortada keyfi bir uygulama bulunmadığını, aynı zamanda, Bağlantı Anlaşması gereğince yeni metodoloji uyarınca yapılan hesaplamanın davacı şirket için de bağlayıcı olduğunu, dosyaya daha önce sunmuş oldukları beyanlarda da görüleceği üzere yürürlükteki Metodolojiye uygun olarak tüm hesaplamaların teşekkülünce yapıldığını ve yönetmeliğe uygun olarak mahsup edildiğini veya ödendiğini, ayrıca davacının talebini kabul anlamına gelmemekle birlikte geri ödemenin yapılmasına ilişkin ilgili mevzuatlarda gecikme zammı ile birlikte ödenmesine dair herhangi bir hüküm bulunmadığını, Geri Ödemeye Esas Gerçekleşen Yatırım Tutarı Tespit Metodolojisi için ayrı ayrı hesaplama yaptığını ve ortaya çıkan miktarların da geciktirmeden davacıya ödendiğini ya da yönetmeliğe uygun olarak sistem kullanım faturalarından mahsup edildiğini, bu işlemin de mevzuata uygun olduğundan faiz talebinin reddi gerektiğini, bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355.maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda; Dava, taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne, konusu kalmayan 483.503,84 TL'lik alacak yönünden bu sebeple karar verilmesine yer olmadığına, 347.719,98 TL alacağın ise ödenmesi gerekli 06/04/2023 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 2/2. Maddesi kapsamında değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine dair karar verilmiş, bu karara karşı taraf vekillerinin yukarıda belirtilen gerekçelerle istinaf yoluna başvurdukları anlaşılmıştır. Taraflar arasında düzenlenen 01/07/2008 tarihli Bağlantı Anlaşmasının, EK-4 -eki olan, "Tesis Sözleşmesi" niteliği itibari ile dava tarihinde yürürlükte bulunun 6098 sayılı TBK'nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi niteliğinde olup davacı yüklenici davalı ise iş sahibidir. Bu sözleşme çerçevesinde davacı yüklenicinin 154 kw Tirebolu TM'de 1 adet 154 kw hat fideri tesisini gerçekleştirerek davalıya teslim ettiği, 27/09/2012 tarihinde işin geçici kabulünün yapıldığı, yine taraflarca bu bağlantı anlaşmasının 05/02/2014 tarihinde revize edildiği ve taraflarca onaylandığı konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Yine davadan önce 26/04/2010 tarihli ve 2536 sayılı EPDK kararı ile onaylanan "Geri Ödemeye Esas Gerçekleşen Yatırım Tutarı Tespit Metodolojisi"ne göre iş bedelinin hesaplanarak davacı tarafından düzenlenen faturada belirtilen tutarın en son "Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Yönetmelik" uyarınca sistem kullanım toplam tutarından mahsuplaşma yapılmak suretiyle ödendiği anlaşılmaktadır. 16/11/2016 tarihinde yürürlüğe giren metodoloji kapsamında davalı yanca 22/04/2019 tarihinde yeniden hesaplama yapılarak davacıya KDV alacağı ile birlikte toplam 461.925,50 TL'nin davacı yanca faturalandırılması üzerine 14/05/2019 tarihli sistem kullanım bedelinden davalı tarafından davacıya mahsup yolu ile ödeme yapıldığı, yine işbu dava devam ederken bu metodolojinin de iptali üzerine EPDK tarafından son olarak düzenlenen 09/12/2021 tarihli 10607 sayılı kurul kararı ile yürürlüğe konulan yeni metodolojinin yürürlüğe girdiği, gerek bu düzenleme ve gerekse taraflar arasındaki bağlantı anlaşması hükümleri gereğince önceden yapılan işe ilişkin olarak da bu metodolojinin uygulanması gerektiği anlaşıldığından mahkemece EPDK tarafından son olarak düzenlenen 09/12/2021 tarihli bu metodoloji dikkate alınarak, arazi ve coğrafi konum kaynaklı maliyet artışlarının da geri ödeme tutarının mahallinde keşif icra edilerek hesaplanmasına ilişkin olarak bilirkişi kurulundan rapor alınmasından sonra ve bu rapor usul ve yasaya uygun görülerek bu heyetçe yapılan hesaplamaya göre ödenmesi gereken yatırım bedelinin 2.746.433,76 TL olduğu, bunun 2.398.713,78 TL olarak davalıca kabul edilerek davacıya ödendiği, bakiyesi olan 347.719,98 TL'nin ise davacıya ödenmediği anlaşılmış, bu sebeple mahkemece davalı tarafından dava sırasında düzenlenen ve yürürlüğe giren yeni metodolojilere göre hesaplama yapılarak davacıya ödeme yapılmasında taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine ve mevzuat hükümlerine aykırı bir durum bulunmadığından yeni yönetmelik yürürlüğe girdikten sonra davalı iş sahibinin bu yönetmelik hükümlerini uygulayarak davacı yükleniciye yaptığı 483.503.84 TL'lik ödeme yönünden davanın konusuz kaldığı ve bu miktardaki ödeme yönünden davalının dava açılmasına sebebiyet vermediğinden bu miktar alacak yönünden davalının yargılama gideri ile de sorumlu tutulamayacağı kabul edilmiş, ancak davalı yanın eksik hesaplama yaparak ödemediği bakiye 347.719,98 TL'lik alacak yönünden ise davalının ödeme yapmayarak dava açılmasına sebebiyet verdiği kabul edilerek bu alacak yönünden davanın kısmen kabulüne ve bu alacağın ödenmesi gereken 06/04/2023 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 2/2. Maddesi kapsamında değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş olmasında usul ve yasa hükümlerine aykırı bir durum görülmemiş olduğundan davacı ve davalı vekilinin bu hususa ilişkin olarak yapmış oldukları istinaf gerekçelerinde dairemizce isabet görülmemiştir. Ancak davalı vekilinin diğer istinaf başvurusu yönünden yapılan değerlendirme sonucunda ise, mahkemece verilen hükmün gerekçesinde konusuz kaldığı anlaşılan 483.503,84 TL'lik alacak yönünden davalının dava açılmasına sebebiyet vermemiş olduğu, bu sebeple bu tutar alacak yönünden yargılama gideri ve vekalet ücreti ile sorumlu tutulmaması gerektiği kabul edildiği halde hükme ilişkin kısa kararda 483.503,84 TL'lik konusuz kalan alacağın da kısmen kabulüne karar verilen 347.719,98 TL'lik alacağa dahil edilerek toplam 831.223,82 TL alacak üzerinden davanın kabulüne karar verilmiş gibi davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmiş olması dairemizce doğru görülmediğinden davalı vekilinin bu konudaki istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun ise HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince kısmen kabulüne, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde düzelterek yeniden esas hakkında karar verilebileceğinden mahkeme kararının, HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına, 483.503,84 TL'lik alacak yönünden dava konusuz kaldığından bu kısım alacağın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve bu kısım alacak yönünden davalı iş sahibi dava açılmasına sebebiyet vermiş olmadığından bu kısım alacak ile ilgili olarak davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine, kalan alacak yönünden davanın kısmen kabulü 347.719,98 TL alacağın ödenmesi gereken ve temerrüdün gerçekleştiği 06/04/2023 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 2/2 maddesi kapsamında değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine dair dairemizce yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun, HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince KABULÜ ile, Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/07/2024 tarihli 2016/197 Esas 2024/404 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Davanın KISMEN KABULÜ ile, a-) Davacının talep etmiş olduğu 483.503,84 TL'lik alacak yönünden dava konusuz kaldığından bu alacağın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, b-) 347.719,98 TL alacağın 06/04/2023 temerrüt tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 2/2. Maddesi kapsamında bu tarihten itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 4-Harca esas tutar olan 347.719,98 TL alacak tutarı üzerinden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 23.752,75 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından peşin olarak yatırılan toplam 34.816,09 TL harç bedelinden mahsubu ile kalan 11.063,34 TL harç fazlasının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 5-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan toplam 34.816,09 TL harç bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1 ve 2 maddeleri uyarınca davaya esas tutar olan 347.719,98 TL'lik alacak üzerinden hesaplanan 55.635,19 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1,2 ve 3. maddeleri uyarınca hesaplanan 55.635,19 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Davacı tarafından ilk derece mahkemesi yargılaması sırasında başvuru harcı, tebligat gideri, müzekkere gideri ve bilirkişi ücreti olarak yapılan toplam 39.649,65 TL yargılama giderinin davanın kabul oranına göre hesaplanan 6.740,44 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Davalı tarafından ilk derece yargılaması sırasında yapılan toplam 128,00 TL yargılama giderinin 106,24 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyenin davalı üzerinde bırakılmasına, 10- HMK'nun 333/1 maddesi gereğince gider ve delil avansından bakiye kısmın yatıran taraflara iadesine, İstinaf incelemesi yönünden; 11-Davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olduğundan, davacıdan alınması gerekli 615,40 TL istinaf maktu karar harcı peşin olarak yatırılmış olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 12-Davacının yatırmış olduğu 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 13-Davalının istinaf başvurusunun kabul edilmiş olması sebebiyle istinaf karar harcı alınmasına yer olmadığına, davalı tarafından yatırılan 5.939,00 TL istinaf nispi peşin karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 14-Davalı tarafından yapılan 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 15-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 16-Kararın dairemizce taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1 maddesi gereğince kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 04/11/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... e- imzalıdır e- imzalıdır e- imzalıdır e- imzalıdır