Başvurucu, kadastro çalışmaları neticesinde adına tescil edilen taşınmazın tapusunun, Hazine tarafından açılan dava sonucunda iptal edildiğini ve taşınmazın yayla vasfıyla özel siciline tesciline hükmedildiğini belirterek, mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
Başvurucu, kadastro çalışmaları neticesinde adına tescil edilen taşınmazın tapusunun, Hazine tarafından açılan dava sonucunda iptal edildiğini ve taşınmazın yayla vasfıyla özel siciline tesciline hükmedildiğini belirterek, mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Başvuru, 7/1/2013 tarihinde Ödemiş Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinde Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm Birinci Komisyonunca, 11/3/2013 tarihinde başvurunun karara bağlanması için Bölüm tarafından ilke kararı alınması gerekli görüldüğünden, Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün maddesinin (3) numaralı fıkrası uyarınca, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. OLAYLAR VE OLGULARA. Olaylar Başvuru dilekçesindeki ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu tarafından, İzmir ili Ödemiş ilçesi Artıcak köyü 130 ada 5 parsel (kadastro çalışmaları sonucu verilen ada ve parsel numarasıdır) sayılı taşınmazın satın alma ve zilyetlik olgularına istinaden adına tescili talebiyle Ödemiş Asliye Hukuk Mahkemesine tescil davası açılmıştır. Mahkemenin 27/5/1997 tarih ve E.1996/313, K.1997/187 sayılı kararı ile taşınmazın başvurucu adına tapuya tesciline karar verilmiştir. Bahse konu karar temyiz edilmekle, Yargıtay Hukuk Dairesinin 27/11/1997 tarih ve E.1997/11513, K.1997/11994 sayılı kararı ile dava konusu taşınmazın orman veya yayla vasfının bulunup bulunmadığı hususlarını içermeyen araştırma ve incelemenin hüküm kurmaya yeterli olmadığı belirtilerek bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak yürütülen yargılama neticesinde 24/1/2000 tarih ve E.1998/38, K.2000/2 sayılı karar ile taşınmazın başvurucu adına tapuya tesciline hükmedilmiştir. Karar temyiz edilmekle, Yargıtay Hukuk Dairesinin 23/5/2000 tarih ve E.2000/3989, K.2000/4910 sayılı kararı ile Mahkemece uyulmasına karar verilen bozma ilamı gereğinin yerine getirilmediğinden bahisle bozulmuştur. Mahkemece bozma kararı üzerine yürütülen yargılama neticesinde, dava konusu taşınmazın başvurucu adına tapuya tesciline karar verilmiş ve ilk derece mahkemesi kararı Yargıtay Hukuk Dairesinin 23/10/2001 tarih ve E.2001/7092, K.2001/7874 sayılı kararı ile onanmıştır. Hazine vekili tarafından yapılan karar düzeltme başvurusu üzerine, Yargıtay Hukuk Dairesinin 11/2/2002 tarih ve E.2002/269, K.2002/976 sayılı kararı ile dosya kapsamı uyarınca dava konusu taşınmazın yayla vasfında olduğu gerekçesiyle Dairenin onama kararının kaldırılmasına ve ilk derece mahkemesi hükmünün bozulmasına karar verilmiştir. Ödemiş Asliye Hukuk Mahkemesince bozma ilamına uyularak 6/6/2002 tarih ve E.2002/106, K.2002/260 sayılı karar ile başvurucunun tescil talebinin reddine hükmedilmiştir. İlk derece Mahkemesi kararı kanun yollarından geçerek kesinleşmiştir. Başvuruya konu taşınmaz daha sonra başlayan kadastro tespit çalışmaları kapsamında, kazandırıcı zamanaşımına elverişli zilyetliğe istinaden başvurucu adına tespit görmüş, yapılan tespit, askı ilan süresi içinde kadastro mahkemesine dava açılmadığı belirtilerek 27/1/2006 tarihinde kesinleşmiştir. Hazine tarafından, yukarıda bahsedilen Mahkeme kararları ile taşınmazın yayla vasfında olmakla zilyetlikle kazanılamayacağına ve bu suretle başvurucunun tescil isteminin reddine hükmedildiği belirtilerek, kesinleşen Mahkeme kararları nazara alınmaksızın başvurucu adına yapılan tescilin iptali ile taşınmazın yayla vasfıyla özel siciline tesciline karar verilmesi istemiyle dava açılmıştır. Ödemiş Asliye Hukuk Mahkemesinin 30/3/2012 tarih ve E.2011/285, K.2012/176 sayılı kararı ile dava konusu taşınmazın kadimden beri yayla olduğunun ve bu niteliği itibariyle zilyetlikle kazanılamayacağının daha önceki kesinleşen Mahkeme kararlarıyla sabit olduğu ve belirtilen kararlardaki taşınmazla miktar ve hudut itibariyle aynen örtüştüğünün keşfen belirlendiği belirtilerek, davanın kabulü ile taşınmazın tapu kaydının iptaline ve yayla vasfıyla özel siciline tesciline karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi kararı temyiz edilmekle, Yargıtay Hukuk Dairesinin 4/6/2012 tarih ve E.2012/7272, K.2012/7938 sayılı kararı ile yargılama giderleri yönünden bozulmuş, Yargıtay Hukuk Dairesinin karar düzeltme talebinin reddine dair 17/10/2012 tarih ve E.2012/11503, K.2012/12002 sayılı kararı ile bozma kapsamı dışında kalan taşınmazın tapu kaydının iptaline ve yayla vasfıyla özel siciline tesciline dair ilk derece mahkemesi hükmü kesinleşmiştir.B. İlgili Hukuk 22/11/2001 tarih ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun maddesinin birinci fıkrası, 21/6/1987 tarih ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun ve maddeleri, 25/2/1998 tarih ve 4342 sayılı Mera Kanunu’nun maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları.