18. Ceza Dairesi 2018/8132 E. , 2019/3826 K. "" KARAR Hakaret suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 22/05/2018 tarihli ve 2017/175 soruşturma, 2018/8167 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Kocaeli 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 12/06/2018 tarihli ve 2018/3216 değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine…
**18. Ceza Dairesi 2018/8132 E. , 2019/3826 K.** **"İçtihat Metni"** KARAR Hakaret suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 22/05/2018 tarihli ve 2017/175 soruşturma, 2018/8167 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Kocaeli 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 12/06/2018 tarihli ve 2018/3216 değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03/12/2018 gün ve 2018/96920 sayılı istem yazısıyla dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi: İstem yazısında “Dosya kapsamına göre, müşteki ...'ın kendisine borcu olan Mehmet isimli kişiyi kastederek şüphelinin cep telefonu hattına 29/12/2016 tarihinde gönderdiği "Abi bu Mehmet ne kadar onursuz haysiyetsiz şerefsiz bi adam çıktı" şeklindeki mesaja karşı şüphelinin cevaben attığı "Bu yazdıkların daha çok sana uyuyor ???? bana öyle geldi" şeklindeki mesaj içeriğinden şüpheli hakkında atılı hakaret suçunun unsurlarının oluştuğunun değerlendirildiği, bununla birlikte şüphelinin üzerine atılı hakaret suçunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesi gereğince uzlaşmaya tâbi olduğu, ancak soruşturma aşamasında müştekiye ve şüpheliye usûlüne uygun uzlaştırma işlemi yapılmadığı anlaşılmakla, soruşturma dosyasının uzlaştırma işlemlerinin usulüne uygun olarak yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir. Hukuksal Değerlendirme; CMK'nın 160/1. maddesinde, "Cumhuriyet Savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar.", 160/2. maddesinde "Cumhuriyet Savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için. emrindeki adli kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.'' 170. maddesinin 2. fıkrasında,"Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler. 172. maddesinin 1. fıkrasında, "Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir.'" hükümleri düzenlenmiştir. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen mahkeme, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.