T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2025/458 KARAR NO : 2025/1594 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 02/12/2024 NUMARASI : 2024/166 Esas - 2024/1203 Karar DAVA : Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat DAVA TARİHİ: 23/03/2015 KARAR TARİHİ: 03/10/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heye…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2025/458 KARAR NO : 2025/1594 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 02/12/2024 NUMARASI : 2024/166 Esas - 2024/1203 Karar DAVA : Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat DAVA TARİHİ: 23/03/2015 KARAR TARİHİ: 03/10/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 21/07/2009 tarihinde ...'ın sürücü olarak bulunduğu ... plakalı araçtan seyir halinde iken, aracın kaza yapması sonucu yaralandığı ve malul kaldığını, kusur oranına göre 26/12/2014 tarihinde güvence hesabından 61.150,00 TL ödeme yapıldığını, ... Sigorta tarafından ödeme yapılmaması nedeniyle Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/278 E. sayılı dosya ile tazminat davası açıldığını, Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde yapılan yargılamada maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumundan rapor alındığını ve müvekkilinin artan maluliyetinin E cetveline % 42 olarak tespit edildiğini bu nedenle %75 kusur oranına göre tespit edilecek olan (daha önce yapılmış olan 61.150,00 TL ödemenin mahsubu ile) HMK'nın 107.maddesi gereği talep sonucunu hesap bilirkişi raporundan sonra arttırmak üzere tüm talep, dava ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 50.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, davanın ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'a ihbarı gerektiğini, davacı yanın müvekkili aleyhine açılan davanın birleştirildiği 2015/278 E. sayılı dosyada alınan bilirkişi raporlarına dayanarak talepte bulunduğunu belirtmiş ise de taraflarına tebliğ edilmeyen işbu raporların, yokluklarında yapılan incelemeler olduğunu, itirazların hiçbirini karşılar mahiyette olmadığı gibi olay tarihinde geçerli teminat limitleri gözetilerek, ... tarafından yapılan ödemenin güncellenmesi sonucu varsa aşan zararın tespiti gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kabulü ile 88.850,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava öncesi yapılan ödeme ve dava tarihi gözetildiğinde, KTK gereği hak düşürücü sürenin geçtiğini ve davanın reddinin gerektiğini, Karayolları Trafik Kanunu 97. maddesi gereği, dava açmadan önce ek tazminat talebiyle müvekkil kuruma başvuru yapılmadığından da davanın reddinin gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporlarına karşı haklı itirazlarının değerlendirilmediğini, maluliyet oranları arasında çelişkiyi giderecek rapor alınmadığını, olay tarihi 2009 olduğu halde maluliyet raporunda 29/04/2016 tarihli acil kaydı bulunduğundan, vekil edenin ödeme yaptığı 24/11/2014 tarihinden sonra geçirilmiş ikinci bir kaza olmasının muhtemel olduğunu, davacının artan maluliyetinin bu kazaya ilişkin olabileceği hususu gözetildiğinde, konunun araştırılmamış olmasının da eksik incelemenin bir başka göstergesi olduğunu, kusur raporu ATK'dan alınmadığından hükme esas alınamayacağını, davacının olay tarihinde 12 yaşında olması nedeniyle ebeveyn müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hesaplama raporunun hatalı tespitler içerdiğini, yeniden hesap raporu alınması gerektiğini, davacının yolcu konumunda olduğu araç sigortacısına açılan dava sonucunda ödeme miktarlarının güncellenmediğini, hesaplama yapılırken 12 yaşından itibaren gelir elde ediyorcasına ve iyileşme dönemi içinde hesap yapıldığını, hesaplama yapılırken teknik faiz uygulanmadığını, iyileşme süresi belirlenmiş olmasına rağmen sürekli sakatlık tazminatının olay tarihinde itibaren hesaplanmasının da hatalı olduğunu, davacı yanın taleplerini iki kez artırım yoluna gittiğini, ıslah tarihinde zamanaşımı süresinin dolduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Mahkemece ilk verilen hükmün istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 18/01/2024 tarih, 2023/1947 Esas ve 2024/78 Karar sayılı kararı ile " ...Mahkemece ilk verilen hükmün istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 15/03/2023 tarih, 2022/980 Esas ve 2023/449 Karar sayılı kararında aynı doğrultuda belirtildiği üzere davacının dava dilekçesinde açıkça artan maluliyet içinde tazminat talep edildiği, davalı ... tarafından davadan önce yapılan ödemenin davacının %23 maluliyet oranına göre hesaplandığı belirtilmiştir. 18/10/2017 tarihinde ATK' dan alınan raporda davacının maluliyetinin % 42 olduğu belirlendiğinden, davacının tazminata konu trafik kazası nedeniyle artan maluliyet oluştuğu açıktır. Davacı, %23 daimi maluliyeti için davalıyı ibra ettiğinden ibraname düzenleme tarihinden sonra oluşan artan maluliyet, ibraname kapsamında değildir. Bu nedenle mahkemece 26/12/2014 tarihli ibranın üzerinden 2 yıl geçtiği yönündeki değerlendirmesi isabetli olmamıştır. ...Dosya kapsamında hükme esas alınan ATK raporu ve kusur raporunun davalıya tebliğ edilmeden karar verilmesi doğru olmamıştır. Mahkemece hükme esas alınan ATK 3. İhtisas Kurulunun 18/10/2017 tarihli maluliyet raporunda davacının tıbbı kayıtlarının incelendiği, bizzat muayene edilerek kaza ile illiyet bağı kurularak değerlendirme yapıldığı görülmektedir. Davalı vekilinin maluliyet raporu yönünden istinaf dilekçesinde bahsedilen ... Hastanesi'nin 29.04.2016 tarihli ve hila sayılı Nöroşirurji epikriz rapor özet içeriğinde 2009 tarihindeki kazaya ilişkin olduğunun açık olduğu görülmekle bu yöne ilişkin istinaf yerinde değildir. Mahkemece Daire kararımız kapsamına göre davanın kabulüne karar verilmiş ise de gerekçeli kararda davacının artan maluliyeti yönünden kabul edilen tazminat miktarına nasıl ulaşıldığı açıklanmamıştır. Mahkemece aldırılan bilirkişi raporunda %23 ve %42 maluliyet oranları üzerinden ayrı ayrı hesaplama yapıldığı talebin artan maluliyet olması nedeni ve davacının %23 maluliyet oranı üzerinden tazminat ödemesinin davalı yanca yapılmış olduğu dikkate alınarak, zararı karşılanmayan %18 fark maluliyeti yönünden hesaplama yaptırılması gerekmektedir. Bu kapsamda yapılacak hesaplamada daha önceden ödenen kısmın %23 maluliyet oranına ilişkin olması nedeni ile ödemenin mahsup edilmemesi gerekmektedir. Davalı vekilinin cevap dilekçesi kapsamında davacının dava öncesi ek tazminat için kurumlarına başvurduğunu beyan ettiği görülmekle KTK 97. maddeye yönelik istinaf yerinde değildir..." gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesinin12/06/2023 tarih 2023/387 Esas ve 2023/673 Karar sayılı kararına karşı davalı tarafından verilen istinaf dilekçesinde aktüerya raporu hesaplama yöntemine ilişkin istinaf talebi bulunmadığından karşı taraf lehine bu hususlarda usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Bu yöne istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Davalı vekilinin maluliyet raporu, KTK'nın 111/2. maddesinde düzenlene hak düşürücü süre ile 97. maddesinde düzenlene başvuru koşuluna yönelik istinaf taleplerinin Dairemizin 18/01/2024 tarih, 2023/1947 Esas ve 2024/78 Karar sayılı kararı ile esastan değerlendirilmiş olması nedeni ile aynı yöne ilişkin istinaf talebi yerinde görülmemiştir. Mahkemece hükme esas alınan kusur bilirkişi raporuna göre dava dışı davacının yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araç sürücüsü ...'ın % 25, plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün ise % 75 oranında kusurlu olduğu, aynı olay nedeniyle ceza yargılamasının yapıldığı Küçükçekmece 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 2010/2282 Esas sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporuna göre sürücü ...'ın tali derecede, plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün asli derecede kusurlu olduğunun tespit edildiği görülmektedir. Bu durumda Mahkemece hükme esas alınan kusur raporu ile ceza yargılaması sırasında alınan kusur raporlarının birbiriyle örtüştüğü ve olayın oluşuna uygun düştüğü nazara alındığında kusura, davacının emniyet kemeri takmadığına ilişkin bir saptama bulunmadığı gibi aksinin davalı tarafça da ispat edilememiş olması nedeniyle müterafik kusura yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.Aynı trafik kazası nedeni ile ... plakalı araç trafik sigortacısı dava dışı ... Sigorta A.Ş. hakkında açılan davada Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/03/2020 tarih, 2015/278 Esas ve 2020/269 Karar sayılı ilamı ile hükmedilen tazminatın ... plakalı aracın % 25 kusur oranına göre hesaplanmıştır. Eldeki dava da ise plakası tespit edilemeyen aracın %75 kusur oranı üzerinden davalı ...'ndan tazminat talep edilmiş ve %75 kusur orana göre tazminat için davanın kabulüne karar verildiğinden mükerrer tazminata hükmedildiğine ilişkin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. Davacı İlk Derece Mahkemesinin 12/06/2023 tarih, 2023/387 Esas ve 2023/673 Karar sayılı kararını istinaf etmediğinden hükme esas alınan 17/06/2021 tarihli bilirkişi raporunda ki hesaplama ve tazminat miktarı bakımından davalı lehine, davalı vekili tarafından da kaza tarihinden itibaren maluliyet hesabı yapılmasına, hesaplama formülüne, yetiştirme giderine ilişkin istinafı olmadığından bu yönlerden de davacı lehine usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Bu tespit doğrultusunda mahkemece maddi tazminat miktarı bakımından usuli kazanılmış haklar gözetilmeden güncel veriler üzerinden ek rapor aldırarak ilk hükümdeki miktarı dahi aşacak biçimde tazminata hükmedilmesi davalı taraf yararına oluşan usuli kazanılmış hakları ihlali sonucunu doğurduğundan doğru olmamıştır. (Yargıtay HGK'nun 18.02.2020 tarih, 2016/21-817 Esas ve 2020/167 Karar sayılı ilamı da bu yönde) Dairemiz tarafından yapılan bu değerlendirme doğrultusunda usul ekonomisi de gözetilerek ek rapor alınmadan basit bir hesaplama ile sonucu ulaşılması mümkün olduğundan 17/06/2021 tarihli bilirkişi raporunun 10. sayfası üst kısmında davacının % 42 oranında tespit edilen maluliyet oranı tablosunda %42 yazılan kısma artan maluliyet oranı olan %19 yazılarak hesaplandığında davacının nihai artan maluliyet tazminatının 259.045,49 TL olduğu tespit edilmiştir. Davalı ...'nın bakiye limiti 88.850,00 TLolup bu miktar, davacı vekilinin istinaf etmediği İlk Derece Mahkemesinin 12/06/2023 tarih, 2023/387 Esas ve 2023/673 Karar sayılı ilamında hükmedilen 53.386,25 TL'yi aştığından davalı lehine tazminat miktarı bakımından oluşan usuli kazanılmış hak nedeniyle 53.386,25 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Bu nedenle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : A- Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre:1-Davanın KISMEN KABULÜ ile 53.386,35 TL sürekli iş göremezlik tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlalaya ilişkin istemin reddine, 2-Alınması gerekli 3.646,82 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 657,68 TL harcın mahsubuyla bakiye 2.989,14 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından yapılan 44,40 TL başvurma harcı, 170,78 TL peşin harç, 486,90 TL tamamlama harcı, olmak üzere toplam 702,08 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafça posta, tebligat, bilirkişi gideri olarak yapılan 6.339,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre 3.808,39 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına5-a-)Davanın kabul edilen kısmı üzerinden AAÜT gereğince hesap edilen 30.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,b-)Davanın red edilen kısmı üzerinden AAÜT gereğince hesap edilen 30.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,6-Davalı tarafından yatırılan kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde istem halinde davalıya iadesine,7-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN ;1-Davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,2-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan 235,25 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 1.683,10 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.03/10/2025