10. Hukuk Dairesi 2013/12347 E. , 2013/25180 K. Mahkemesi :İş Mahkemesi No : 2011/163-2013/76 Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine hükmedilmiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Dava 5510 sayılı Kanun…
**10. Hukuk Dairesi 2013/12347 E. , 2013/25180 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi No : 2011/163-2013/76 Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine hükmedilmiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Dava 5510 sayılı Kanun’un geçici 7/1’inci maddesi uyarınca uygulama alanı bulan, mülga 506 sayılı Kanun’un 79/10 hükmü uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re'sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır. Davacı, davalılardan Belediye Başkanlığı nezdinde 25/07/1994-06/07/1996 tarihleri arasında arası dönemde çalıştığının tespitini talep etmiş olup, davacının hizmet cetvelinde talep edilen dönemde bildiriminin bulunmadığı, 05/07/1996 tarihi sonrasında davalı ... nezdinde bildirim yapılmaya başlandığı belirlenmekle, Mahkemece, tanık anlatımları ve toplanan deliller değerlendirilerek davanın reddine karar verilmiş olup, yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir. Hizmet tespit davalarında tanıklar, HMK 241. maddesinde belirtilen durum ayrık olmak üzere açıkça vazgeçme olmadıkça dinlenmek zorundadır. Başka bir anlatımla gösterilen tanıklardan bir kısmının tanıklığı ile ispat edilmek istenilen husus hakkında yeter derecede bilgi edinildiği takdirde, Mahkemece geri kalanların dinlenmemesine karar verilebilir. Buna göre, adı geçen tanıkların dinlenmemeleri için, dinlenen tanıklarla ispat edilmek istenen hususun yeter derecede aydınlanmış olması gerekir. Akrabalık veya diğer yakınlık da başlı başına tanık beyanını değerden düşürücü bir sebep değildir. O halde tanıklar HMK 240 ve devamı maddeleri uyarınca dinlenilmelidir. Aslının aynı olarak dosyaya ibraz olunan 1996 yılının 6. ayına ait işçi ücret bordrosunda davacının adının bulunduğu ve bordronun talep dönemine ait görüldüğünden, öncelikle belgenin aslı getirtilmeli, ayrıca Mahkemece dinlenilen ve 1994-1999 yılları arasında belediye meclis üyesi olduğunu beyan eden ... tarafından ücretlerin imza karşılığı muhasebeden ödeme belgesi imzalamak suretiyle yapıldığı beyan edildiğinden, Belediyeden talep edilen döneme ait başkaca bordro bulunup bulunmadığı araştırılmalı, re'sen araştırma ilkesi doğrultusunda; işyeri dönem bordroları getirtilerek mahkemece re’sen kanaat edinmeye yetecek kadar kayden bordrolu tanıklar dinlenilmeli, ulaşılamadığı takdirde, davacının çalışmaları hakkında bilgi sahibi olabilecek komşu veya benzeri işleri yapan başka işverenler ve bu işverenlerin çalıştırdığı bordrolara geçmiş kişiler saptanarak bilgi ve görgülerine başvurulmalı, sonradan dinlenen tanık beyanları ile daha önce dinlenen tanık beyanları arasında çelişki oluşması halinde, bu çelişki giderilmeye çalışılmalı, toplanan tüm kanıtlar birlikte değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre bir karar verilmelidir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 20.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.